GÖLE MAYA ÇALMAK
Mehmet Necati GÜNGÖR


Televizyonlarda Davutoğlu’nu dinledik.
Mardin’den ses veriyordu.
Oysa Akşehir’de olması gerekirdi.
Hoca Nasreddin, Akşehir’de gölü mayalamıştı.
Davutoğlu Mardin’de neyi mayaladı, anlaşılamadı.
Hoca’ya sormuşlar ya, “Maya tutar mı?” diye.
O da cevap vermiş:
“Ya tutarsa?”
Davutoğlu’nun ki o hesap.
Tutar mı, tutmaz mı, onu zaman gösterir de;
Bizce “hayal pilavına kaşık sallamak” tan öte bir anlam ifade etmedi bu konuşma.
Temenniler güzel, kardeşlik vurgusu güzel, yaraların sarılması güzel, kamu düzeninin sağlanması güzel.
Daha dün; o bölgede bir camide imam, Cuma namazında şehitler için dua istiyor.
Cemaat ayaklanıyor, nasıl böyle bir duada bulunursun diye.
Tüylerimizi diken diken eden bir olay.
Cami cemaati bile bölünmüş.
Asıl soru şu:
“Bu kardeşliği nasıl sağlayacaksınız?”
Davutoğu, hükümetin stratejisini 10 maddede açıklamış.
Birinci madde; milletle devlet arasındaki farkları tamamen kaldıracaklarmış.
Nasıl bir fark, anlayamadık.
İkinci madde; kamu düzeninin inşası.
İyi ya, bütün millet bunu bekliyoruz. Teröristle halk ayrılsın, kamu düzenini tehdit eden unsurlar imha edilsin.
Günlerden beri bunun yapılmaya çalışıldığını sanıyorduk.
Üçüncü ayak; yeni anayasa, demokratik reform.
İnsanın “bu ne ayak?” diye sorası geliyor.
Demokratik reformdan “Türksüz vatandaşlık tarifi”, ya da yok sayılan “Türk tipi” başkanlık olmasın?
Sosyal yaraların sarılmasına “hayır” diyen kim?
Bölge ekonomisini ayağa kaldırdınız da, elinizden tutan mı oldu?
“Tarihi dokuyu koruyan şehir ihya çalışmaları.”
Doku mu kaldı Allah aşkına?
Etkin bir iletişim sağlanacak, olup biten dünyaya etkin bir şekilde anlatılacakmış.
Anlaaat, dinleyen kim?
Yerel yönetimlerin yetkileri arttırılacakmış.
Artık, muhatap, milletin ta kendisi olacakmış.
Apo’dan vaz mı geçildi?
“Balkanlardan Ortadoğu’ya birleştirici kardeşlik ruhu.”
Kim istemez sayın Davutoğlu?
Hayallerinizin bir kısmına katılmamak mümkün değil.
Ama, gerçekler ortada ve ne yazık ki değişmiyor.
Ülkeyi bu duruma kim getirdi?
O hendekler kimlerin gözleri önünde kazıldı?
Patlayıcılar yerleştirilirken sizler neredeydiniz?
Şehir diye bir şey mi kaldı? Her yer harabe.
Desenize; AKP’li müteahhitlere yeni iş alanları açılacak…
İyi de, bu binaların yeniden yerle bir edilmeyeceğini nasıl garanti ediyorsunuz?
Biz bu masalları çok dinledik.
“Gölge etme, başka ihsan istemez.”
Diyojen.
“Bizim oğlan bina okur, döner döner yine okur.”
Türk atasözü.