Afgan Kralı, 3. Cumhurbaşkanımız Celâl Bayar'a kıymetli bir tazı hediye etmişti.
Bayar da tazıyı Atatürk Orman Çiftliği'nin hayvanat bahçesine verdi.
Bunu alın, parasıyla da falanca köyün çeşmesini yaptırın şartıyla.
Tazıya, (köpeğe) değer biçilir. Para, Bayındırlık Bakanlığı'na verilir.
Bakanlık, köyün çeşmesini yapar.
Sonra, 27 Mayıs ihtilâli olur.
O Cumhurbaşkanı, meşhur 'Köpek Davası'ndan yargılanır.

O Cumhurbaşkanının nasıl bir Cumhurbaşkanı olduğuna bakalım:

Önce, istiklâl Savaşı'nın 'Galip Hoca'sıdır.
Silahını alıp, düşmana karşı savaşmış.
Atatürk'ün yakın arkadaşı olmuş.
Cumhuriyetin ikinci Başbakanı, üçüncü Cumhurbaşkanı.
1950'lerde Dünya Bankası Menderes Hükümeti'ne 50 milyon dolar gibi bir destek sağlamıştı.
O günlerin ölçüsüne göre yüksek bir değer.
Bu paranın 25 milyon Dolar'ı Seyhan Barajı, 12.5 milyon Dolar'ı, Sınai Kalkınma Bankası'nın kuruluşu, 2.5 milyonu silo yapımı, kalan 10 milyon Dolar'ı da çeşitli başka işler için kullanılacaktı.
Bayar, yanına dönemin 32 yaşındaki genç Su İşleri Genel Müdürü Süleyman Demirel'i de yanında götürmüştür.
Bayar, kendisine tahsis edilen Blair Hous'ta verilen ziyafede katılır.
Yemekten sonra davetlilerle ayaküstü sohbet edilirken Bayar, Bankadan Kemer, Gediz, Demirköprü ve Hirfanlı Barajları için de ek kredi talebinde bulunur.
Dünya Bankası Başkanı Eugene Black'ın yardımcılarından Garner, bu talebi, Türkiye'nin geri ödeme kapasitesini de düşünerek açıklamaya çalışırken bir tercüme yanlışlığı ile o sözler Bayar'a 'Ama Türkiye'nin itibarı yok ki şeklinde açıklanır.
İşte, kıyamet burada kopar.
Yabancı ülkelerin ve uluslar arası kuruluşların eleştirilerinden bunalmış olan Bayar, 'üç kuruş kredi için memleketime bu sözü söyletmem' der ve sohbeti bitirir.

Yanındakilere dönerek Dünya Bankası temsilcisi Lifting'in derhal Türkiye'den alınması talimatını verir.
Lifting, birkaç gün içinde karısı ve çocuklarıyla birlikte ülkeyi terk etmek zorunda kalır.
Bu olaydan altı yol sonra 27 Mayıs ihtilâli olur, o kahraman Cumhurbaşkanı asrın en gülünç davası olan 'köpekdavası' ile yargılanır.
Amerika'ya kafa tutan sadece Bayar mıydı?
Dönemin ABD Başkanı Johnson'a 'dünya yeniden kurulur, Türkiye de o yeniden kurulan dünyada yerini alır diye kafa tutan Başbakan da, yine Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı olan, Atatürk'ün yakın arkadaşı İnönü'dür.
Bitmedi, iki başbakan daha:
'Haşhaş benim köylümün ekmek parasıdır' diye haşhaş ekiminin yasaklanması talebine erkekçe direndiler ve Türk köylüsünü ABD'nin bu küstah tavrına yem etmediler.
Rahmetli Ecevit ve Rahmetli Demirel.
Onlar, beyaz atlarına binip gittiler.
Bize, kala kala 12 kaldı.
Ve 12 Şehit!
Kimse çıkıp 'Al patriotunu, neyderim tımarını' diyemedi.


KÖPEK DAVASI!
Mehmet Necati GÜNGÖR