Partilerin içi karışık gibi görünüyor.
AKP, iktidardan düşmüş olmanın hesaplaşması içinde. Dışarı bilgi sızdırmamaya çalışıyorlar.
CHP, yüzde 35'lik beklentisine ulaşamamanın hayal kırıklığını yaşıyor.
MHP, umduğu tırmanışı gerçekleştirememenin başkaldırısını yaşayacak gibi. Iğdır milletvekili Sinan Ogan, attığı twitlerle bunun işaretini verdi.

Partilerdeki muhtemel iç hesaplaşmaları bir yana bırakarak önümüze bakalım:

Öncelikle akla gelen, AKP-CHP koalisyonudur. Kemal Derviş'in ifadesine göre büyük ağabey bunu istiyor.
Beştepe'nin hükümet kuruluşunu olmaz'lara bağlayarak 45 gün içerisinde erken seçim kozu kullanabileceği ihtimal dahilindedir.
Bu durumda muhalefet partilerinin ellerini çabuk tutmaları gerekecektir.
Muhalefet partileri, hükümetten önce Meclis çalışmalarına yoğunlaşmalıdır.
Zira, demokrasiye kurulan tuzakların temizlenmesi için önlerindeki tek fırsat, 45 gün içerisinde gerekli yasa değişikliklerini yaparak Türkiye'nin normalleşmesini sağlamaktır.

Yapılacak işler bellidir.

Öncelikle yüzde 10'luk barajı yüzde 5'e çekecek bir Anayasa değişikliğinin önü açılmalıdır. Anayasa değişikliği kapsamında Cumhurbaşkanının seçim şekli dahil, yetkileri yeniden düzenlenmeli, bu değişiklikler parlamenter rejimin ruhuna uygun hale getirilmelidir.. Anayasa değişikliği referandum sayısı için AKP'nin desteğine ihtiyaç vardır ki, bu da Davutoğlu'nun maharetine bağlıdır.

Yasa değişikliklerine gelince;
Başkanlık Divanı Oluşturulduktan sonra sür'atle komisyonlar kurulmalı, 4 Bakanın Yüce Divan'a gönderilmesi başta olmak üzere, Adli sistemdeki arızaları giderecek düzenlemeler behemehal yapılmalıdır.
Siyasi Partiler ve Seçim Yasaları yeniden ele alınmalıdır.
Hükümet kurma çalışmaları Meclis'in çalışmalarına paralel olarak yürütülmelidir.
Meclis, bu düzenlemeleri 45 gün içerisinde yapamaz, Beştepe'nin düğüm planı başarı kazanırsa yeniden başa dönülmüş olur ki, bu ülkeyi kaosa sürüklemekten başka bir işe yaramaz. Demokrasi, hukuk devleti, özgürlükler yeniden kayıp hanesine yazılır.
Bu defa AKP halka dönüp bakın, biz olmadan hükümet bile kuramadılar temasını işleyerek oylarını artırabilir, yeniden iktidar bile olabilir.
HDP, ödünç oylarını bir dahaki seçimde kesinlikle kaybedecektir. Bundan böyle yüzde 13'ü bulması hayal ötesi bir hayaldir. Onun için kırmızı çizgiler öne sürmeden, başta barajın düşürülmesi olmak üzere üzerinde mutabakat sağlanabilecek hususların gerçekleşmesine mutlak katkı sağlamalıdır.
Önceliğimiz; Meclis'te normalleşmeye yardımcı olacak yasaların çıkarılması, buna paralel olarak ülkeyi selamete çıkaracak bir Hükümetin kurulmasıdır.
Bu da Meclis'in 45 gün içinde yapacağı çalışmalara bağlıdır.

Üçüncü bir ihtimal daha var:
Hükümet kurulamaz, ülke ekonomik krize sürüklenirse; bu millet geçmişte yaptığını yapar, sorumlu gördüğü partileri sistem dışına iter.
Böyle bir ihtimal, hepsi için geçerlidir.

Mehmet Necati GÜNGÖR