Bİ ÇAY GETİR KITLAMA
Fantezi müziğin Erzurum sesidir İbrahim Erkal.
Son türküsüyle Erzurumlunun bam teline basmış:
Bi çay getir kıtlama, e bi dur içim patlama
Söz ve müziği Erkal'a ait olan türkü henüz çok yeni.
Erzurumlular fıkır fıkır bu türküyle yatıp kalkıyorlar.
Bir kültür bundan daha güzel bir şekilde nasıl anlatılır?
Erzurum deyince çayın kıtlama içimi akla gelir.
Ama, son dönemlerde iktisat olsun diye pek çok yerde kalıp şeker yerine toz şeker veriliyor çayın yanında.
Bu da biz Erzurumluları sinirlendiriyor.
Şekerin sertinden geçtik, parmakla kırılanını bile bulamıyoruz kafelerde.
Bizim şeker, Erzurumun havası ve insanı gibi sert olur.
Çekiçle kırılır, gıdım gıdım içilir.
Dil üzerinde dolaştırılarak.
Bir yudum çay, dil üzerindeki o minik şekerle buluşur.
Erzurumlu bir minik şekerle bir bardak çay içer de doydum demez.
Hele getir gardaş sözü, daha çok kahvehanelerdeki garsonlara söylenir.
Erzuumlu bir çayla yetinmez.
Cırılıncaya kadar içer.
Hadi, fıkrasını da anlatalım:
Eşi Erzurum'a atanmış bir hanım, Erzurumlu bayanların gününe katılır.
İki çay içtikten sonra, teşekkür eder ev sahibine.
Ama, çay gelmeye devam eder.
Çok teşekkür ederim, artık almayım der, yine gelir.
Bakar ki bir hanım yeter artık, çırıldım anam der, ona artık çay gelmez.
Demek ki işin raconu buymuş diye düşünür
Ve son gelen çay üzerine cirildim anam der, ve çay gelmez.
Erzurum'da çay cırılıncaya kadar içilir.
Kıtlaması yanındadır, kaşığı da yoktur.
Eh, bir de limonlu olursa keyfine keyif olmaz.
Sağol İbrahim.
Eskiden semaverler fıkırdar dinliyerek neşelenirdik,
Şimdi senin bi çay getir kıtlama'nla fıkırdıyoruz.

Mehmet Necati GÜNGÖR