CEMAAT PARTİSİ DEĞİLMİŞ!
Mehmet Necati GÜNGÖR

Yeni Partileşmeler başlıklı yazıma iki türlü tepkiler aldım.
Eleştirenlerden bazıları Cemaatin partisini çok abartmışsın. Nurcu-Süleymancı bir arada demişsin. Okuyan de sanacak ki bu parti büyük bir güçle geliyor. Haksız bir şekilde bu partiye güç vehmetmişsin.

Asıl tepki, konunun muhatabından geldi.
Telefonum çaldı. Arayan kadim bir dosttu. Kardeşim diyebildiğim dostlardan biri: Ömer Haluk Pirimoğlu. MHP den istifa ettikten sonra, Prof. Abdurrahim Karslı nın partisinde kurucular heyetinde yer almış.

Hoş beşten sonra dedi ki: Hocamız yazdıklarınıza üzülmüş. Durum bildiğiniz gibi değil. Abdurrahim bey benim liseden öğrencim. Kendisini yıllardır tanırım. Çok değerli bir insandır. Şu veya bu cemaatin adamı değildir. Milliyetçi, dindar, inançlara saygılı ve vatansever bir şahsiyettir. Herkesi, her kesimi kucaklayan bir yapıya sahiptir. Bilmenizi istedim.
Sonra, telefonu Abdurrahim bey e verdi.
Abdurrahim bey nazik ve kibar bir insan. Sitemlerini bir akademisyene yaraşır nezaket sınırları içerisinde iletti.
Keşke bana sorup öyle yazsaydınız.
Cevaben dedim ki; bir konferansınızı dinlemiştim. Orada fikriyatınızla ilgili yeterince bilgi sahibi oldum. Yani şimdi siz Nurcu olmadığınızı mı söylüyorsunuz?
Demek istedi ki cemaat adamı değilim. Fikren bir cemaate yakın durmuş olabilirim. Bu, kurduğumuz partinin cemaat partisi olduğunu göstermez.

Sonra bazı isimleri sıralayarak sordu:
Haluk Pirimoğlu Nurcu mu? Rıza Müftüoğlu nurcu mu? Uğur Aksöz nurcu mu?, Mete Aslan nurcu mu? Aydın Tümen nurcu mu, İrfan Demiralp nurcu mu?
Bunlar, partimizin kurucuları arasında yer alacak isimler. Demek oluyor ki bu parti bir cemaat partisi değil. Bizim Partimiz merkezde bir partidir.
Saydıkları isimlerin çoğu milliyetçilerden oluşuyordu.
Söz milliyetçiliğe geldiğinde de Said-i Nursi nin şu sözlerini ezberinden nakletti:
Allahü Zülcelâl Hazretleri, Kur an ı Kerim de öyle bir kavim gelecek ki, onlar Allah ı severler. Allah da onları sever (Maide 54) diye buyurmuştur. Ben de bu beyân-ı ilahî karşısında düşündüm ki, bu kavmin bin yıldan beri âlem-i İslâm ın bayraktarlığını yapmış Türk milleti olduğunu anladım. Bu kahraman millete hizmet yerine dört yüz elli milyon hakiki Müslüman kardeş bedeline birkaç akılsız kavmiyetçinin peşinden gitmem.
Sonra da ilave etti:
Ben, milliyetçilik duygularımı bu anlayıştan aldım.
Bizim için kişinin beyanı makbuldür. O beyandan anlaşılan şudur:
Parti ne Cemaatin, ne nurcuların partisiymiş. Adı Hakka Hizmet değil, Merkez Parti olabilirmiş.
Cemaat derken, Prof. Abdurrahim Karslı cemaat-i müslimin den olduğunu vurguluyor.
Nur Cemaatine sempatisi olduğunu ise hem konferansından, hem yukarıdaki referans beyanından anlıyoruz. Zaten, kendisi de gizlemiyor.
Anlaşılan, Abdurrahim beyi üzmüşüz.
Samimi beyanımdır: Onu bilmeden üzmek, beni de ziyadesiyle üzdü.
Telefonda karşılıklı helâlleştik. Biribirimize alacaklı ve verecekli kalmadık.