Şansın yasaları aslında olasılık ve istatistiğin yasalarıdır. Bu yasalar penceresinden bakıldığında düzensiz, ve karmaşık olayların arkasında aslında bir düzen bulunduğunu anlayabiliriz. Dolayısıyla, daha önce çok şaşırdığımız, tuhaf ve açıklanamaz gibi görünen bazı olayların aslında sıradan ve açıklanabilir; daha önce sıradan bulduğumuz ya da farkına bile varmadığımız olayların ise özünde çok ilginç olduklarını keşfedebiliriz.

Bu yasaları mutlaka kendi yaşamımızda içselleştirmek zorunda değiliz. Ne de olsa bir köpek balığının avlanma stratejileri ya da fillerin sayısının azalması bizi direkt ilgilendiren konular olmamasına rağmen entelektüel nedenlerle ilgi gösteririz. Şansa ve onun yasalarına da bu gözle bakmak lazım. Evrende, insan ilişkilerinde tesadüfi denilen ya da öyle görünen olgular ne ölçüde ve nasıl açıklanabiliyor, bunu merak etmemiz yeterli.

“Kendi şansını yaratmak” gibi bir kavram ana hipotezlerden biri olmamalıdır. Şans bir grup olgusudur, dolayısıyla onun yasaları tek tek kişiler ve onların başına gelen olaylar üzerinden değil çoğul olaylardan anlaşılabilir. Bu kavrayışa sahip olan kişiler belki başlarına gelen şanslı/şanssız olayları daha farklı idrak edip, geleceklerini daha iyi yönlendirebilirler.

Başımıza gelen bazı iyi olaylar bizi sevindirir, rahatlatır, mutlu eder; bazı tatsız olaylar, aksilikler ise, canımızı sıkar, belki o günümüzü mahvedebilir. Ancak her iki durumda da hayatımızın akışı, o günden itibaren kısa vadede ciddi biçimde değişmez. Öte yandan hem iyi hem kötü yönde öyle olaylar yaşayabiliriz ki, biz artık eski biz olamayız. Yaşamımız değişmiştir, en kötü durumda da ortadan kalkmıştır.

Öyleyse bu olayları ayırt etmek için farklı sözcükler de kullanmalıyız. Şans ve talih sözcüklerini bu amaçla kitapta farklı anlamlara gelecek şekilde kullanabiliriz.. Burada sözcük seçiminin üzerinde durmayalım, yani şans yerine “X”, talih yerine “Y” de diyebiliriz. Şanslı/Şanssız ve Talihli/Talihsiz kavramlarını fayda, zaman ve olasılık olmak üzere 3 eksende ayıarak, “Belirsizlik dünyasında neleri kontrol edebiliriz, neleri edemeyiz?”, “Şanslı olmak ne demektir?”, “Şans artırılabilen bir şey midir?”, “Talihsiz olaylar önlenebilir mi?” türünden soruların yanıtları aramalıyız. Bu noktada olasılık nedir sorusunun yanıtı da şu olabilir: Belirli bir olayın gerçekleşmesine ilişkin yargımızın derecesini gösteren [0,1] aralığında bir sayıdır.

Şans, rastlantı, tesadüf gibi kavramlar, hepimizin üzerine konuşabileceği, ancak özünde bulanık olan, çoğu zamanda metafizik bağlamlarıyla ele alınan kavramlardır. Şans diye bir olgu bilimsel düşüncenin temelinde her daim varolmuştur. Şansın matematiği ise olasılık teorisinin yasalarından başka bir şey değildir.



Kaynak: RNA http://on.fb.me/1n4Grnq