16 Şubat 2014 Pazar 12:56

İlahiyatçı-Yazar İhsan Eliaçık, Marksistler'in dini aydınlanma kafasıyla algıladıklarını belirterek, "Artık markisist dünyanın İslam'ı dinlerden bir din değil; dinlere karşı bir devrim olduğunu görmesi gerekiyor" dedi.




Dine aydınlanma anlayışıyla bakıldığına kişisel bir vicdan işi, tamamen inançla ilgili bir kavram olarak nitelendiğini kaydeden Eliaçık, Marksistlerin bu noktada yanılgı yaşadıklarını dile getirdi.

"Marksistlerin, İslam'ın dinlerden bir din değil; dinlere karşı devrim olduğunu görmesi gerekiyor" diyen Eliaçık, "İslam, insanlığı uyuşturucu dinlerin etkisinden kurtarmak için gelmiştir. Bu açıdan dinler tarihinde bir reformdur. İslam'a bireysel bir inanç diyen aydınlamanın ve modern burjuvazinin bakış açısı ile bakarsanız fena halde yanılırsınız.

Oysa İslam, tevhidci; birlikçi, eşitlikçi yeni bir hayat talebi ve tarihsel-toplumsal bir devrimdir. Bir üst yapı kurumu değil; tümüyle üstyapıdır. Kapitalizm öncesi çağların eşitlikçi, özgürlükçü dinsel dilidir.

Kur'an'da Allah kendini yoksulun, ezilenin, mağdurun, mazlumun yerine koyarak konuşur.

"Allah", bu anlamda insanın, tarihin, hayatın ve doğanın akışının bu coğrafyadaki (Mezopotamya-Akdeniz havzası) soyutlanmış ifadesidir.

Marx'ın ifadesi ile vicdansız bir dünyanın vicdanıdır. Marx'ın "din halkın afyonudur" sözü olumsuzluk ifade etse bile söyledikleri Hristıyan-Katolisizm için geçerlidir. Burada "Hangi din?" diye sormak icap eder.

Hatta "Dinin hangi yüzü?". Bir eşitlikçi, halkçı, vicdan yüzü var, bir afyon yüzü"¦ Çünkü dinler de devrimler gibi acılar ve ızdıraplar içinde doğar. İktidar, rahat ve konfora gömülünce biter.

Tarihe baktığımızda bütün dinlerin isyan ve başkaldırı olarak doğduğunu görüyoruz"
¦ Marx'ın analizleri, İslam'ın sosyal adalet dilinin maddi dile çevirilişi olarak okunabilir. Dinî dil, maddi olana yabancılaşma değil; onun dinsel ifadesidir" dedi.
yuzdeyuzhaber

seckince