NEYİN YÜZDE ELLİSİ?
Mehmet Necati GÜNGÖR

Başbakan, “bu ülkede muhalefet boşluğu var” derken, pek de haksız sayılmaz.
Zira, bizim de kanaatimiz odur ki, ülkemizde iktidar yeterince boşluk doldurmuş. O kadar ki; bazen muhalefetin görevini de bilmeden kendisi yapıyor.

Siz, kuvvetler ayrılığı diye bir kavramın olduğuna bakmayın.

İktidar, sadece yürütmeyi doldurmakla kalmıyor, öteki alanları doldurma gücünü “usta”lıkla kullanıyor.
Yasama organında istediği yasayı anında çıkarabiliyor.
Yargıya ayar çekebiliyor.
Dördüncü kuvvet dediğimiz basını ise istediği şekilde yönlendirebiliyor.
Böyle bir ülkede iktidar boşluğundan söz edilemeyeceği açık. Biz de bunu kabul edenlerdeniz.
Ya “muhalefet boşluğu?” işte buna yürekten inanıyoruz.
Evet, bu ülkede muhalefet boşluğu var.
Başbakanla hiç olmazsa bu fikir üzerinde tam ittifak halinde olduğumuzu söyleyebilirim.

Önce şu “YÜZDE ELLİ” meselesinden başlayalım:
Her muhalefet sözcüsü, ya da kendini muhalif sanan erbab-ı kalem yüzde elliyi peşinen iktidara ciro etmiş vaziyette. Anket manket nafile. Yüzde elliyi peşinen iktidara vermişler de, geri kalan yüzde elli üzerinde “hüküm ferma” olmaya çalışıyorlarmış gibi bir hava içindeler.

Ne kadar yanlış!
Anketler bile bu sonucu vermezken, muhalefetin “sizin yüzde elli” diyerek, halkın yarısını iktidara yazması komediden de öte bir durum.

Ya, anlı-şanlı muhalif yazarlara ne demeli?
Bunun halk üzerindeki etkisini bir düşünün. “Muhalefet bile iktidara yüzde elli şans veriyor. O halde istikrarı sürdürmek adına ben de oyumu AKP’ye vermeliyim” demez mi?

Bu neyin hesabının sonucudur.

Hangi anket, hangi araştırma böyle bir sonucu muhalefetin önüne koyuyor?
Memlekette bu kadar yanlış varken, bu ülkenin halkı hiç mi uyanmıyor dersiniz?

Oysa, bizim kendi halinde yaptığımız araştırma ve sorgulamalar, çapı küçük olsa bile böyle bir sonucu vermiyor.
Kime sorsan AKP’ye oy vermemiş.
Kime sorsan bu seçimde AKP’ye oy vermeyeceğini söylüyor.
Bunlar korku içinde mi bunları söylüyorlar?
Yoksa, utandıkları için mi?
Her ne olursa olsun, iktidar Kürt meselesinden ve yolsuzluk iddialarından bir hayli yıpranmış durumda.
Oylarının, bırakın yüzde elli olması, kırk olması bile şüphelidir.

Muhalefet bunu görmüyor mu? Feraseti mi tıkandı?
Yoksa, AKP’yi iktidarda tutmak gibi bir görevi var da biz mi bilmiyoruz.
Bazen öyle düşünmüyor da değiliz.

Muhalefetin, mahalli seçimler için yaptığı aday belirlemelerine bakın, anlarsınız.
MHP, Ankara’da Mansur Yavaş’ın kazanacağını bile bile, başka birini aday göstererek Melih beye örtülü bir destekte bulunmuş olmuyor mu?


CHP ise teklif götürdüğünü işittiğimiz Mansur Yavaş konusunda ısrarını pek dolu dolu sürdüremiyor olmalı ki, başka isimler de telaffuz edilebiliyor.
İktidar, Binali Yıldırım’la neredeyse İzmir’i de alacak; ana muhalefet partisi henüz ne İstanbul’u, ne Ankara’yı ve ne de İzmir adaylarını belirleyebildi.

Gürsel Tekin’in mızıkçılığı belki “İstanbul’u alıyoruz” diyen muhayyer aday Sarıgül’ü bile çelmeleyecek.

Hadi hayırlısı diyelim ve muhalefet sözcülerini bir kere daha uyaralım:
İktidara verdiğiniz yüzde elli neyin yüzde ellisidir?
Şaşkınlığınızın olmasın!?