ERZURUM FENA ÇARPAR!
Mehmet Necati GÜNGÖR

Erzurum, denizden 1950 metre yükseklikte bir yayla şehirdir.
Yazı kısa, kışı uzundur.
Geçimi zordur.
Soğuğu haşindir.
Burada çay tabaklarının neden bardaklar üzerinde taşındığını düşündünüz mü?
Çaycı, üç-beş adım ötedeki dükkana çay taşırken soğumasın diye.
Üç-beş adımda çayını soğutan Erzurum, bir mevsim boyu insanını çarpmaz.
Soğuğu serttir ama huyu yumuşaktır. Kalleşliği yoktur.
Bu iklim, karakterine de yansımıştır Erzurumlunun.
Erzurumlu da serttir;, fakat vefasızlık, kalleşlik, kıskançlık nedir bilmez.
İçi sıp sıcaktır Erzurum insanının.
Sevecendir.
Hele yabancıya, misafire karşı canımı ye! mesafesindedir.

İktidara sesleniyorum:
Yüzde yetmiş oy alıyorsunuz diye, bu şehrin insanınını koyun gibi görme!
Halkı uysaldır ama, tekmesi pektir.
Nice iktidarları devirmiş, hak eden nice politikacıları tepesinin üstüne dikmiştir.
Ey Ulaştırma Bakanı! Ey Erzincanlı komşum! Ne alıp veremeyeceğin var Erzurum'la?
Hızlı trenin yolunu bile değiştirdiğini söylüyorlar hemşerilerim.
Buradaki bazı hizmetleri Erzincan'a aktardığını anlatıyorlar.
Sana fena kızıyorlar.
Senin yüzünden belki temsil ettiğin iktidara da kızacaklar.

İstersen, Yıldırım Akbulut'un başına gelenleri anlatalım.
O da bir Erzincanlı.
Ne hikmetse o da Erzurum'a yan baktı.
Hukuk Fakültesini, Polis Okulu'nu Erzurum'dan alıp Erzincan'a kaydırdı.
ANAP kongresi yaklaşıyordu.
O sakin tabiatlı Erzurumlu, bakın, intikamını nasıl aldı.
Çok sevip güvendiği Yıldırım'a karşı yanılgının intikamını oylarıyla aldı.
Hinterlantındaki illerin delegelerini de etkileyerek Yıldırım'ı Genel Başkanlıktan düşürdü.
Sonra da ANAP'ı yer ile yeksan etti.
ANAP bir daha buradan milletvekili çıkaramadı.
Binali beyi ben de taktir ederim. Türkiye'de çok başarılı işlere imzasını attı.
O'nu kabinenin yıldızı diye tanımlayan biriyim.

Ama ben de Erzurumluyum.

Duyduklarımdan dolayı Binali beye artık ben de içten içe kızgınlık biriktiriyorum.
Nedir bu Erzincanlı bakanlardan, Başbakanlardan çektiklerimiz sorusunu ben de soruyorum kendi kendime.

Bir uyarı:
Erzurum'un insanı sevecendir, vefalıdır ama bir yere kadar.
Ekmeğine dokunduğun an hem sillesini, hem tekmesini yersin!
Yüzde yetmiş oya güvenme. Bir anda bitiverirsin!
Erzurum, çarparsa fena çarpar!