Ci’enen bir cinlik daha yapıp, davet ettiği İlhan Kesici’yi konuşturmadı.
Neden davet ettin, niçin konuşturmadın?
İşte bu sorunun cienen tarafından verilebilecek bir cevabı yok.
Adı ci’enen ya; “ci” deyip kaçması ondan.
Yandaşlığını veya buna dayalı korkaklığını “ci” diyerek yapan üç harfliye ne söylenebilir ki?

İşin özüne bakalım:
Medya dediğimiz üç, ya da beş harfliler halâ hükümetin baskısı altında. Her birinin sahibi iş adamı. Ve her biri devlet ihalelerine tutkun. Ellerindeki aleti bol kaymaklı ihaleler için kullanıyorlar.
Güya, 10. Beş yıllık kalkınma plânını konuşacaktı sunucu.

Programını Bodrum’dan yapıyormuş, Kesici’yi oraya davet etmiş.
Gittiğinde verilen cevap ilginç: “Program, elimizde olmayan nedenlerle iptal edildi. Başka bir programda görüşmek üzere…”
Böyle bir ciddiyetsizlik ancak bizim medyamızda olur. Zaten buna alışığız.
Belli ki, İlhan Kesici ismi birilerine korku veriyor. Oysa O, Devlet Planlama Müsteşarlığı’ndan gelen bir müktesebatla bildiklerini kamuoyuyla paylaşmak için çağrılmıştı.

Bakın, 10. beş yıllık kalkınma planının Komisyon’da kabul edildiğini biz vatandaşlar, ancak bu iptal edilen program sayesinde öğrendik.

Yeterince tartışıldı mı, tartışılmadı mı, üstten gelen bir emirle her zamanki gibi parmak kaldırılarak mı kabul edildi, bilenimiz yok.

Bilgi sahibi olmadığımız için, fikir sahibi de değiliz.
Yani, ülkemiz için hayati önem taşıyan kalkınma planının onuncusunun içeriğini bilmiyoruz.
İlhan Kesici, o programda konuşabilseydi bize bunları anlatacaktı. Ayrıca Dünya ekonomisinin durumundan, Türkiye’nin mevcut durumdan nasıl etkilendiğinden veya ekonomimizin nasıl bir seyir takip etmesi gerekeceğinden söz edecekti.
Milletvekili iken, bütçe konuşmalarında gösterdiği performans unutulmadı.
Benim tahminim: Korktular ve konuşturmadılar.
Ayrıca, İlhan Kesici yeni bir siyasi oluşum için ismi geçen çok önemli bir isim.
Devleti iyi biliyor, ekonomiyi iyi biliyor, halkın dilinden çok iyi anlıyor.
Yabancı dili ve kültürel birikimi var.
Milletin değerleriyle, hayat tarzıyla barışık bir kişilik.
Milli ve manevi değerlerle mücehhez bir insan.
Her alanda rakipleriyle boy ölçüşebilecek birikime sahip.
Olur da, merkezde yeni bir parti kulursa başına düşünülen ilk isim.
Kendisi, bu iş için ne kadar niyetlidir, bilemeyiz.

Ama merkezde bir siyasi oluşumdan söz edilince insanların aklına öncelikle onun ismi geliyor.
Katlarınca yalanlandı ama; gazetelerin yazdığına göre, Cumhurbaşkanımız da parti kurdurmaya niyetlenmiş. Başına Odalar Birliği Başkanı Hisarcıklıoğlu’nu getirecekmiş. Tutar mı, tutmaz mı, ayrı konu.

Seçimler yaklaştıkça AKP iktidarının sonunu getirecek demokratik hamleler bir bir hayata geçirilecek gibi görünüyor.
AKP’nin tek başına iktidar dönemini noktalayacak gelişmelerin yapı taşları döşeniyor.

Belli ki Cumhurbaşkanı da, Tayyip beyin Cumhurbaşkanlığı hevesine ket vuruyor.
Kendisi yeniden seçilemese bile, oyları bölüp Tayyip beyi oraya çıkartmamaya kararlı. Duruşuyla bunu hep gösteriyor.
Bu durumda, üçüncü bir ismin ipi göğüsleme şansı hiç de zayıf değil!

Mehmet Necati GÜNGÖR