“Üç-beş ağaç”tan insan ormanları yaratmak. Akilli bunu başardı.
Kesilen üç-beş ağacın yerine, Taksim’de, Kızılay’da, Gündoğdu meydanında, daha pek çok ilimizde, hatta yurt dışında pek çok merkezde insan ormanları oluştu.
Yüzbinlerce fidan, yüzbinlerce çınar, yüzbinlerce meşe, yüzbinlerce akasya, yüzbinlerce iğde ağacı…
Fırtına ekenlerin estirdiği kasırgaya karşı birbirine sarılarak, birbirine su vererek, birbirinin yarasını sararak direnen bir orman!
Ağaçlar dile geldi; hep bir ağızdan destansı bir direnişin türkülerini söylediler.
Ormancı bu işe şaştı kaldı.
“Bu ideolojik bir kalkışmadır!”
Evet, bu kalkışmanın bir ideolojisi vardı: “Demokrasi!”
Tıpkı Komünizm gibi, Faşizm gibi o da bir ideolojidir.
Komünizm yıkıldı. Faşizm zaman zaman birilerinin kafasında depreşiyor ama, demokrasi onu her seferinde ezip geçiyor.
İnsan ormanlarının sayesinde…
Taksim’de böyle oldu, Tarihte de böyle olmuştu. Demokrasinin paletleri despotizm heveslilerini her zaman sinek gibi ezip geçti.
Tramvay da aslanın kuyruğunu kopardı.
Kuyruğu kopan aslanları, o alemle ne yaparlar bilirsiniz.
Önce dışlarlar, sonra hesabını keserler.
Koptu bir kere, dikiş tutmaz ki iliştiresin.
Yürüyen, duyan, düşünen, tepki gösteren ağaçlardan herkese mesaj var:
İktidara: “Bu topraklar sahipsiz değil. Sana yetki verildiği diye her istediğini yapamazsın. Hizaya gel!”
Küresel güçlere: “Çılgın Türklerin at üstünde yazdığı destanları bir daha oku da, aklını başına al. Parlayan at gem tutmaz, bunu bil!”

Açılımın şımarttıklarına: “Bu kardeşlik dayanışmasını gör ve ibret al. Bak, spor fanatikleri bile birbirlerine sarıldı, birbirlerini kolladı. Bu orman birbirine sarıldığında ayrık otlarına hayat hakkı vermez! Çünkü, onlara gün yüzü göstermez. Ayağını denk al!”
Yandaş medyaya: “Orman kendini gösterdi, siz bir ağacı bile göremediniz. Bu utançla kahrolun emi!”

Biri soruyor:

Onlar da var mıydı? (Ülkücüleri kastederek.)
Çakallar ürktüğüne göre, kurtlar oradaydı!
Yani; milliyetçisi ile, sağcısı ile, solcusu ile, ülkücüsü ile herkes…
Milyonlar…
Ağaçlar, köklerinin üstünde toprağı delip bir orman yarattılar.
Üç-beşini kessen ne olur; ormanlar kesile kesile bitmez ki!...

Mehmet Necati GÜNGÖR