BİRİLERİ ZEKAMIZLA ALAY EDİYOR!

Başbakanımız bakın ne buyurmuşlar: “Ada ile biz görüşmeyiz, görüştürürüz.”
Ada dediği İmralı. Görüşülen kişi terör örgütünün eli kanlı lideri.”
Görüştürülen, devletin ilgili kurumları.
Görüşmenin konusu: silah bıraktırma pazarlığı.
Yaptıkları ilk gizli görüşme muhalefet tarafından dillendirilince “Bunu iddia edenler ********dir!” diye kükredi.
Gizlilik aleniyet kazanınca bu defa “biz değil, devlet görüşüyor” noktasına geldi.
Devlet dediği, “O benim talimatımla bu görüşmeleri yapıyor. Kimseye yetirtmem” sözleriyle koruma altına aldığı MİT Müsteşarı olmalı.
Şimdi “İmralı” yerine “ada” diyor;
“biz görüşmüyoruz, devlet görüşüyor” sözünü de “biz görüşmeyiz, görüştürürüz”e çeviriyor.
Anlamayalım diye.
Aptalız ya; biz de bütün bunları yedik!
Sormazlar mı?
Görüştüren siz iseniz, görüşen kim?
Hangi devlet?
Ya da; “hangi hükümetin yönettiği devlet?”
Muhalefet sözcüleri ise başka alem:
CHP Lideri Kılıçdaroğlu “görüşmelerin mahiyeti gizlenmezse buna itirazımız olmaz” diyor,
MHP Sözcüsü de, kendisi asmayıp, “buyurun siz asın” diye ip attığını unutarak “Hükümet Öcalan ipine sarıldı” pişkinliğine sığınıyor.
Evet, iktidarıyla muhalefetiyle bu zat-ı muhteremler milletimizin zekasıyla açıkça alay ediyorlar.

Kamuoyu bu olaya pür dikkat kilitlenmişken; gündemi değiştiren bir başka olay cereyan ediyor:
28 Şubat’ın Genelkurmay Başkanı Org. İsmail Hakkı Karadayı gözaltına alınıyor, tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk ediliyor, mahkeme beklenmedik bir kararla Karadayı’nın yaşlılık halini göz önünde bulundurarak tutuklamıyor; ancak adli kontrol şartıyla serbest bırakıyor.

Tam bu sırada televizyonlardan terör örgütü lideri ile yapılan görüşmenin haberi geçiliyor:
MİT Müsteşarı’yla görüşmesinde Öcalan Ahmet Türk ve Ayla Akat’ı aracı tayin ettiğini bildiriyor.
Ve sabah saatlerinde bu iki BDP Milletvekili Öcalan’la görüştürülüyor.
Görüşmenin içeriği açıklanmıyor ama, belli ki silah bıraktırmanın esas ve şartları konusunda “görüştürenler” ile “görüşülen” arasında mutabakat sağlanmış.

Öcalan’ın tayin ettiği bu iki elçi hem BDP ile, hem Kandil’le, gerektiğinde de “görüştürenler” ile görüşerek ikna turları atacak.
Eli kulağındadır;

Yakında bir genel afla bütün PKK militanları salıverilecek, ele başların yurtdışında herhangi bir ülkeye gönderilmeleri sağlanacak, bu arada Türk Ordusu’nun tutuklu subay ve generalleri de terör affıyla harmutlanarak serbest bırakılıp, toplumdaki tepkiler azaltılmış olacak!

Yani, bizi böylece avutup, kandırmaya çalışacaklar.
Acınacak halimizi özetleyen açıklama ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’den geldi:
“Sosyal yardımlar toplumda uyuşturucu etkisi yapmış!”
Dağıtılan yardımlar asgari ücretin iki mislini buluyormuş. Bu durum devletin imkanlarını bir hayli zorlamışmış! Yardımlar bu haliyle devam ettirilemezmiş!
Mizah gibi.
“görüşmeyiz ama görüştürürüz” e ne kadar benziyor:
“uyuşturmayız” ama “uyuşturturuz!”
Toplumu kömürle, bulgurla, makarnayla “uyuşturtanlar”, onun zekasıyla alay ediyorlar.
Mesele budur!

Mehmet Necati GÜNGÖR