Mülakatla mebus yaptığın arkadaşlar en kritik oylamada fire vermeye başladıysa işin bozuktur usta!
Kolay gelenler, kolay götürürler insanı.
Bu bir “esfele safilin” niteliğidir.
İnsan, her zaman “eşref-i mahlukat” değildir.
Bazen “çukurların çukuru” da olur.
Diyeceğim o ki, insanların nankörlük damarı da vardır.
Sen, “bizden” dediğin insanları manavda armut seçer gibi seçip bir yerlere getirirsen, onlar da sana “yumuşak armut” muamelesi çekerek haddini bildirirler.
Bilirsiniz, armudun yumuşağı çürüme alametidir.
Lüzumundan fazla bekletirsen, hem tadı, hem bereketi gider.
Ama “esfele safilin” insanı armut değil ki, parmağınla yoklayıp değer biçesin.
Bunlar yoklamaya da gelmiyorlar baksana!
8 fire!
Gitti mi erken seçim hayalin güme!
Bak, bütün ittifakların çöküyor.
Cemaatin desteğini çoktan kaybettin. Şimdi onlar, kardeşinin yanında saf tutup seni tasfiye etmeye çalışıyorlar, haberin yok!
“Devlet adamlığı vasfı bunda yok, onda var.” diyerek seni küçümsüyorlar, ötekine yelken açıyorlar.
Sen, 73 tane insana “ben dahil kimse üçüncü dönemden sonra mebus olamayacak” der, onları aşağı gönderip, kendini yukarı çıkarmaya çalışırsan isyan başlar usta!
İşte bak, ucu göründü.
“Sen yukarı çıkarak kendini kurtaracaksın ama;
Ya biz?”
Bu soru bir kere sorulmaya görsün, gerisi çorap söküğü gibi gelir.
Çözülme hızlanır, hızlanır, bir de bakarsın ki güvendiğin dağlara kar yağmış!
Tabiat kuruladır usta;
Kar, önce tepelere düşer.
Tepen karlanıyor usta!
Kardeşlik bir yere kadar!
Bakmayın onun “kardeşim” dediğine.
İşin içine “ego” denen illet girerse,
Kardeşlik, mardeşlik hak getire…
Bir de bakmışsın; en büyük düşmanın, kardeşin!
Duyduklarımdan haber vereyim mi?
Seni içerden vuracaklar!
Karşına aday olarak çıkmazsa bile,
“merek (samanlık) yandıysa onlara da kalmadı ya” hıncıyla,
Mereği yakacaklar.
Yani, seni 2.80 uzatacaklar!
Hayallerine kar yağıyor usta!

Mehmet Necati GÜNGÖR