Bizleri bugün yönetenlerin politika eğitimlerini, tecrübesini bu ülkeyi yöneten, kendisinden önceki liderlerden aldığı anlaşılıyor. Çünkü bu ülke yöneticileri dün dündür, bugün bugündür sloganıyla bizleri yönetmiyorlar mıydı?


Eğitimini iyi almış bir öğrenci misali, Sayın Başbakanımızın dün söylediğinin, bugün tam tersini söylemesi, yapması ne toplumda nede basında hiçbir tepki almıyor, yadırganmıyor adeta. Sanırım geçmişte bizleri yöneten liderler, bu toplumu, istedikleri gibi yönetmeye alıştırmış. Tabi ondan sonra gelecek liderlerde, toplumun alıştığı davranışlara göre hareket etmesi çok normaldir. Bunun için Sayın Başbakanımızı ben şahsen kınamıyorum. Çünkü bu toplum böyle davranışları, düşünmeden seçtiği liderlerle, hak ediyor da ondan.


Tüm bu sözleri neden söylediğime gelince. Bugünlerde günün konusu olan bedelli askerlik, neredeyse şekillendi kanun çıktı gibi diyebiliriz. İşte sizlere Başbakanımızın bu konu ile ilgili çok uzaktan değil, seçim öncesinde, bedelli askerlik ile ilgili topluma açıklamasını, (Başbakan'ın seçim öncesi bedelli açıklaması) başlığı altında, internet ten sorgulatıp izleyebilirsiniz.


Bakın Sayın Başbakanımız seçim öncesi, Türk halkına bedelli askerlik konusunda, neler söylemiş nasıl bir söz vermiş. Tabi bu sözleri, birde geçenler de aynı konu ile ilgili, yaptığı açıklamasıyla karşılaştırmanız gerekecek.



(Böyle bir sorumluluğun altına Tayyip Erdoğan olarak giremem. Çünkü parası olan var, parası olmayan var. Parası olan bastıracak parayı, askerlikten kurtulacak, eeee parası olmayan da gidecek askerliği yapacak.

Kimlerle görüştüysem ben, kenar köşedeki izbe yerlerdeki vatandaşım, Onlar hiç bu işe sıcak bakmıyor.

E biz yola çıkarken, kimsesizlerin kimi olarak çıktık. O zaman sormamız lazım, ona göre de adımımızı atmamız lazım. )


Bu sözler Sayın Başbakanımız Tayyip Erdoğan a aittir. Buna benzer birçok konuda ve aradan çok fazla zaman geçmemesine rağmen, her söylediğinin tam tersini söylemedi mi Sayın Başbakanımız? Doğrusu buna çok üzülüyorum. Çünkü kaptanına güvenemeyen bir gemide yol almak, tüm yolcuların korku içinde olmasına neden olurda ondan. Bu gemide bende bir yolcu olduğuma göre, tedirgin olmakta haklıyım sanırım.



Tabi insan sormadan geçemiyor. Seçimden önce söylediği bu doğrular, gerçekler, güzel düşünceler, ne oldu da birden değişti? Böyle bir sorumluluğun altına giremem diyen Başbakanımız ne değişti de, böyle bir sorumluluğun altına girdi. Ülkemizde akan kan mı durdu? Artık şehit haberlerini, çok şükür duymuyoruz diyebiliyor muyuz?



Parası olan bastırıp parayı askerlikten kurtulacakta, olmayan gidip askerlik yapacak öylemi, serzenişi birden neden değişti? Yoksa seçim öncesi söylenenlere siz bakmayın mı demeliyiz? Oy alabilmek için her yol denenmelimi? Amaca ulaşmak için, her şey mubah mı bu yolda yoksa?



Sayın Başbakanımız seçim öncesinde, kenar köşedeki, izbe yerlerdeki vatandaşlarımızla görüştüğünde, hiçbirisi bu işe sıcak bakmadığını söylüyordu. Peki, şimdi bu vatandaşlarımızın fikrimi değişti? Yoksa oyumuzu aldık, onlarda kim oluyor zihniyeti hiç değişmeyecek mi?



Sayın Başbakanımız yola çıkarken, kimsesizlerin sahibi olarak yola çıktığını söylüyordu. Ne oldu yoksa artık sahipler el mi değiştirdi de, onları düşünen onlara soran bile yok. Bedelli askerlik, inadına o kadar yüksek bir ücretle belirlendi ki, bırakın köşe bucak halkın istifadesini, normal gelirli vatandaşlar bile istifade edemiyor. Yani yine piyango zengine çıktı, yine adaletin topuzu zenginden taraf vuruyor.


Hayırlısı olsun diyelim. Çünkü elden başka bir şey gelmiyor. Toplum olarak sanırım bizlerin yaptığı bir yanlışlık var, önce onu tespit etmeliyiz. Eğer doğru tespitte bulunup, yarayı doğru ilaçla tedavi etmediğimiz takdirde, daha çok kendimiz söyler, kendimiz dinleriz.

Çünkü düşünmeyi unutan, aklını kullanamayan toplumları Rabbim, pislik içinde bırakırım diyorsa, bizlere düşen aklını kullanabilen bir toplum olmak olmalıdır.

Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK