Acı üstüne acı...

Ankara/Kumrular ve Çukurca terör eylemleri...

Şehit cenazeleri, Türkiye çapında protestolar ve acılar henüz çok
tazeyken hemen arkasından gelen Van depremi...

Deprem günü Van'a PKK saldırısı ve 4 asker yaralı...

Vaziyet buyken, sunucu Müge Anlı'nın yapmış olduğu talihsiz yorum ve
son derece anlamsız kaçan bazı internet mailleri...

BDP cephesi bu yorumları kınadı, aynı şekilde BDP'ye en karşıt MHP de...

Bu arada, depremin hemen ertesi günü gazete sayfaları ve televizyon
ekranlarında, "bu depremin ve paylaşılan acıların, bir barış ve
kardeşlik fırsatı olabileceği, Kürt sorunu denilen sorunun çözümüne
katkı sağlayabileceği"ne dair görüşler beyan edildi, "inşallah"
denildi, sanki Türkler ile Kürtler arasında bir savaş ve düşmanlık
varmış gibi...

Burada bu insanların, ya gerçekten Türkler ile Kürtler arasında bir
düşmanlık olduğunu düşündükleri, ya da PKK ile Kürtleri maalesef
birbirine karıştırdıkları anlaşılmış oldu.

Oysa, Kürt başka, PKK bambaşkaydı, oysa, 30 yıldır süregelen ve adı
bir türlü konamayan bu savaş ise PKK ile T.C.Devleti arasındaydı.

Hal böyleyken, belki de milyonlarca M.Anlı söylemi ve benzer internet
maillerinin açıklaması, analizi ne olabilirdi?

İşte, herkesin hiç çekinmeden cesurca söyleyebileceği şey değildi bu.
Ama, gerçek maalesef bu idi...

Bakın, şöyle açıklayalım bu gerçeği;

Apo, PKK ve siyasi temsilcisi BDP, bir bütün ve belli ölçüde de halk
desteği var arkalarında...

PKK terörü 30 yıldır devam ediyor...

Sen, hayatını kaybeden Mehmetçiğe "şehit" der, ardından gözyaşı
dökerken, o da "kardeşimiz" dediği PKK'lı teröriste şehit diyor, sen
Türk bayrağı açarken, o da PKK'yı sembolize eden bayrağı açıyor,
Öcalan resmi taşıyor.

Sen; "Kahrolsun PKK", "Türk-Kürt kardeştir, PKK kalleştir" derken, o;
"PKK halktır, halk burada, hepimiz PKK'lıyız", "Yaşasın Başkan Apo"
diyor.

Hiç olmadığı halde, tüm Kürtlerin temsilcisi olduklarını söylüyor,
"biz Kürtler" diyorlar.

Sokak eylemlerinde polis, asker taşlıyor, molotof atıyor, araç
yakıyorlar. Kim adına yapıyorlar bütün bunları; PKK...

Peki, kim bunlar? Uzaydan mı gelip gidiyorlar? Sadece dağdakiler mi
PKK'lı? Şehirlerde, ilçelerde, köylerde yoklar mı? 2 milyonu aşkın oyu
kim verdi? Bu oyu verenler kimler, uzaydan gelmediler ya!

İşte tüm bu nedenlerdendir ki; zaman zaman PKK ile Kürtler
karıştırılabiliyor, böylesi bir algı toplum içerisinde oluşabiliyor,
M.Anlı, hiç kuşkusuz bir anlamda milyonların sözcüsü olabiliyor.

Suç kimde?

Suç, asla bu milyonlarda değil. Suç; 30 yıldır elini taşın altına bir
türlü koymayan, ancak şu günlerde "Benim adıma öldürme" diyerek, sesi
az da olsa yeni yeni çıkmaya başlayan çoğunluktaki Kürt
vatandaşlarımızda.

Suç; PKK ile arasına mesafe koymayı bırakın, tam tersi "biz PKK'lıyız"
diye adeta bas bas bağırarak bu algıyı yaratan ayrılıkçı Kürtlerde.

Aslına bakarsanız, ayrılıkçı Kürtler için bu bir suç değil, tam tersi,
bir başarı. Çünkü PKK'nın Kürt-Türk çatışması yaratma isteğini yerine
getirmeleri onlar için suç olamaz, olsa olsa övünülecek bir başarıdır
bu.

Hiç kızma Demirtaş, hiç kızma... Milyonların bu kaçınılmaz algısını
siz yarattınız ve bunu bilerek ve isteyerek yaptınız. Dolayısıyla suç;
sadece ve sadece "Benim adıma öldür" diyenlerde...

Sabahattin Talu
sabahattintalu@gmail.com