Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Kimse “enver paşa”lığa soyunmasın!

GÜNCEL GÜNDEM Kategorisinde ve Özgün Makaleler Forumunda Bulunan Kimse “enver paşa”lığa soyunmasın! Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Mehmet Necati Güngör'den son günlerde gerilen Türkiye Suriye ilişkilerine dair bi makale Mehmet Necati GÜNGÖR “Komşularla sıfır sorun” politikası, komşumuz ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Uzay:))
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    42
    Mesaj
    11.460
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    93742

    Kimse “enver paşa”lığa soyunmasın!

    Mehmet Necati Güngör'den son günlerde gerilen Türkiye Suriye ilişkilerine dair bi makale

    Mehmet Necati GÜNGÖR
    “Komşularla sıfır sorun” politikası, komşumuz Suriye bağlamında altı ay gibi kısa bir zaman içerisinde “sıfır muhabbet”e dönüştü. Bakalım, ilerleyen zamanlarda diğer komşularımızla durumumuz ne olacak?!
    Beşar Esad’la Tayyip Erdoğıan’ın kardeş kucaklaşması,
    İki ülke arasında vizelerin kaldırılması,
    Ortak Bakanlar kurulu toplantıları…
    Evet, hepsi 6 ay içerisinde yerle bir oldu!
    Peki, ne oldu da sıfır sorundan sıfır muhabbete ulaştık?
    Bu sorunun cevabı fazla karmaşık değil. Çünkü her şey kendini belli ederek gelişiyor bu dünyada.
    Libya’yı hatırlayalım. “NATO’nun Libya’da ne işi var?” diye soran ses bu gün suskunluk içerisinde Libya’nın NATO uçaklarıyla bombalanmasını seyrediyorsa, Suriye için “taşeron”luğa soyunması aynı mantıkla irdelenmeli.
    Esad’la kardeş kucaklaşması altı ayını bile doldurmadan nasıl oldu da güreşçi peşrevine dönüştü?
    Her şey, küresel gücün çıkarları etrafında gelişiyor da ondan! Bakınız; bir yazımızda yine bahsetmiştik: ” Küresel güç yerin üstüyle değil, altıyla ilgili” diye. Evet, Suriye’nin altında bir zenginlik yok. Ama ileride İsrail’e, dolayısıyla ABD’ye gidecek bir zenginliğin önünü kesiyor.
    Denizde, Suriye-İsrail arasındaki bölgede, Hayfa’ya 35 kilometre mesafede bulunan çok zengin doğal gaz yatakları var. Bu yataklardan her biri 45 milyar dolarlık rezerve sahip. Hayfa limanının ileride dünyanın enerji merkezi haline getirilmesi gibi büyük bir projeden söz ediliyor. Kuzey Irak petrollerini de Hayfa limanına akıtıp, İsrail’i petrol ve doğal gazda dünyadaki en etkili güç konumuna getirecekler.. İsrail’in bu konuda çok ciddi yatırımları var. Projedeki tek engel Esad yönetimi. Suriye’nin başına ABD ve İsrail yanlısı bir yönetimi getirmek istiyorlar. İşte bunun için düğmeye bastılar!
    Esad’ın da Kaddifi’nin de kendi halklarına yaptıklarını onaylamak mümkün değil. Gideceklerse de gitsinler. Kimsenin umurunda olmaz. Ancak, bu işin “demokrasi” kılıfı altında yapılmasının ikna gücü sıfırdır; bunun bilinmesi gerekir.
    Dönelim, bizdeki gelişmelere:
    Anamuhalefet lideri “ABD’ye taşeronluk yapıyorsunuz” deyince kızılca kıyamet koparanlar, bu böyle değilse altı ayda neyin değiştiği konusunda bizi inandıracak enstrümanları ortaya koymalıdırlar! Oysa, görünen tek enstrüman; ABD Dışişleri Bakanı Clinton’un bir süre önce ülkemize yaptığı seyahat sonrasında gelişen tutum değişikliğidir.
    Açıkça şu görülüyor ki, ABD, partneri İsrail’in yüksek çıkarları nedeniyle artık Esad’ı Suriye’nin başında görmek istemiyor. Bunu da, kendisi Ortadoğu bataklığına bir daha saplanmadan yapmak istiyor.
    Eee, “eşbaşkan” ne güne duruyor?
    ABD basınında son günlerde yer alan “Erdoğan yağlamaları” nı da analiz edecek olursak, Başbakanımıza gaz verip Türkiye’yi Suriye’ye saldırtmak istiyorlar.
    Bizimki ise çoktan araziye uymuş Suriye’ye ültimatom çekiyor. “İki hafta içinde reformlarını ilan edersen et, etmezsen gösteririm sana!”
    Dışişleri Bakanını gönderirken kendi ültimatomunu götürdüğü zannediliyordu. Sonradan ABD’li yetkililerin ağzından öğrenildi ki Davutoğlu Esad’a Clinton’un mesajını taşımış! İyi mi?
    Peki, Türkiye Suriye’ye saldırır mı?
    Bunu “Enver Paşa” sendromuyla açıklamak gerekir diye düşünüyorum.
    “Enver Paşa” adlı eseriyle bu konuda inceleme yapan Şevket Süreyya Aydemir, Enver Paşa’yı 1908-1914 arası döneme bakarak şöyle tanımlıyor:
    “1908’in Hürriyet Kahramanı Binbaşı Enver Bey, işte bu kısa devrede Enver Paşa, daha doğrusu imparatorluğun tek söz sahibi olan, genç, inançlı, muhteris, daha doğrusu hem kaderci hem de kaderini yaratan adam olarak sahnededir.”
    Birileri Enver Paşa olmaya niyetlenmişse tarih ona gerekli dersi veriyor.
    Aman ha!!! Kimse bu günlerde Enver Paşa’lığa soyunmasın!

  2. #2
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Anamuhalefet lideri “ABD’ye taşeronluk yapıyorsunuz” deyince kızılca kıyamet koparanlar, bu böyle değilse altı ayda neyin değiştiği konusunda bizi inandıracak enstrümanları ortaya koymalıdırlar!
    Evet bekliyoruz geçerli enstrumanlar nelerdir diye...Ayrıca diğer iyi ilişkiler içindeymişiz gibi gözüken ülkelerle aramızdaki ilişkiler acaba ne kadar iyi veya ne kadar iyi gidecek...?

    Aaaa bu arada Sn.Yüksell satır aralarında önemli cümleleri sarı değil de başka renk,koyu renk yapar mısınız...Malum, gözlerin biri 3 diğeri 3,5...Okurken zor oluyor... Şimdiden teşekkürler...

    Sağlıcakla kalınız...

Benzer Konular

  1. Enver Paşa Vatan Haini Mi?
    sheytan Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 16-11-2010, 04:26 PM
  2. Ben Artık Paşa Değilim" Gazi Mustafa Kemal Paşa .. Tabii ki anlayana
    HALK Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-08-2010, 11:14 AM
  3. Enver ören
    gerçekler Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 05-08-2009, 10:06 AM
  4. lıda kullanan arkadaslar
    ifhygenıa Tarafından Diyet ve Dengeli Beslenme Foruma
    Yorum: 36
    Son mesaj: 26-04-2009, 02:50 AM
  5. Paşa'm
    dogangunes Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 22-02-2008, 06:31 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık