DANİMARKALI BAKAN: “ROJ TV’Yİ KAPATMAK YARGININ İŞİ”
O YARGI NE ZAMAN GÖREVİNİ YAPACAK? NE ZAMAN GERÇEKLERİ GÖRECEK?
Provokatör yayıncılık ilkesinden asla vazgeçmeyen, PKK tarafından yapılan propagandalara ilişkin terör söylemlerini, örgüt yöneticilerinin açıklamalarını yayınlamak için bir dakika bile düşünmeden karar veren, adeta ülkede bir savaş varmış izlenimi yaratarak, örgütle güvenlik güçleri arasındaki çatışmaları ve sonuçlarını abartılı sayılarla an be an yayınlayan örgüt kanalı ROJ TV, örgütsel faaliyetlerine devam ediyor.
Nato Şefi seçilmeden önce Türkiye’nin oylarını alabilmek için, Nato Şefi olduğu zaman ROJ TV’nin kapatılması konusu üzerinde önemle duracağı yönünde sözler veren eski Danimarka Başbakanı, yeni Nato Şefi Anders Fogh Rasmussen başta olmak üzere diğer Danimarkalı makamların, konu ile ilgili söylemlerini unuttukları ya da görünürde iki ülkenin dostane ilişkiler içinde olduğunu savunsalar da şiddet kanalının kapatılması için ellerinden geleni yeteri kadar yapmadıkları, Danimarka Dışişleri Bakanı Lene Espersen’in Türkiye’ye yaptığı ziyarette bir kez daha ortaya çıkıyor. Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile görüşen Espersen’in “Danimarka’da mahkemelerin bu kararları verdiği, bakanların konuya karışamayacağı” sözleri bile, her gün ekranlarından şiddet saçan, program aralarına eylem talimatları monte eden, çocuklara yönelik çizgi filmlerde bile örgütsel ifadelere yer veren ROJ TV’nin kapatılmasına karşı bir türlü Türkiye’yi sevemeyen Danimarka’nın tutumunu gözler önüne seriyor.
Bin Ladin’in öldürülmesinin ardından Obama’nın operasyonla ilgili Pakistan’a yönelik teşekkür ifadelerinden de anlaşılacağı üzere, terörle mücadelede uluslararası işbirliğinin önemi her geçen gün daha da önemli olarak karşımıza çıkıyor. Ama ne yazık ki Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in de söylediği gibi, Türkiye’nin terör örgütü bilgilerini ilgili ülkelerle paylaşmasına rağmen, aynı anlayışı, aynı işbirliğini görmediği, bunun da başka bir üzüntü kaynağımız olduğu gerçeği karşımızda duruyor. Buna örnek mi istiyorsunuz? O kadar çok ki. Ama burada konuyu dağıtmamak için sadece ROJ TV ile ilgili örnekleri yazıyorum:
Örnek 1: Terör örgütü PKK’nın yayın organı ROJ TV, aralarında çeşitli Danimarkalı politikacılar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile Nobel Ödülü sahibi Güney Afrikalı rahip Desmond Tutu’nun da bulunduğu 150 kişi tarafından Nobel Barış Ödül'üne aday gösteriliyor. Haber kamuoyunda şaşkınlık ve esefle karşılanırken, Danimarkalı fizikçi İnge Genefke, “ROJ TV Kürtlerin çektiği acıları ve Türkiye’deki durumu dünyanın görmesini sağlıyor. Türk medyası iktidarın baskısı altında bulunduğundan gerçekleri kamuoyuna aktaramıyor. ROJ TV ise, gerçeği kamuoyuna aktarıp Kürtlerin ulusal bilinci ve adalete olan inançlarının oluşup gelişmesine katkıda bulunuyor” diyerek, terörizm kokan görüşlerini bildiriyor.
Örnek 2 : ROJ TV’nin 1 Mayıs 2011 tarihli Türkçe haber bülteninde, 1 Mayıs’ın ROJ TV için de önemli bir gün olduğu, Danimarka'da yılın ifade özgürlüğü ödülünün, düzenlenen bir törenle ROJ TV temsilcilerine verildiği, ödül töreninde, televizyonun Kürt sorununun çözümüne ve ana dilin geliştirilmesine yönelik katkılarına dikkat çekildiği belirtiliyor.
Sadece bu iki örnek bile Danimarka’nın ROJ TV konusundaki tavrını anlamak için yetiyor. Daha önceden de bilindiği üzere Dışişleri Bakanlığı tarafından Danimarka yargısına, güncel bir şekilde ROJ TV ile ilgili kanıtlar gönderiliyor ve Danimarka ne yazık ki her seferinde bunların yeterli olmadığını, daha başka yeni kanıtların gönderilmesi gerektiğini söylüyor. Türkiye terörle mücadele konusunda üzerine düşen görevleri yerine getiriyor. Üzerine düşen görevleri yapmayanın ise üzücü de olsa Danimarka makamları olduğu anlaşılıyor.
Şimdi ben Türkiye’nin bir vatandaşı olarak soruyorum. Danimarka makamları, yargısı ve konu ile ilgili kim varsa, ROJ TV konusundaki gerçekleri ne zaman görecekler, adil görevlerini ne zaman yapacaklar?
Helin Demir
helindem@mynet.com