NEVRUZ’A GÖLGE DÜŞÜREN GÖRÜNTÜLER
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve diğer BDP’lilerin, Nevruz’dan önce, kutlamaların olaysız geçmesi ve demokratik ortama yakışır bir şekilde gerçekleşmesini temenni ettikleri biliniyor. Ancak Nevruz görüntülerinden anlaşıldığı üzere BDP Yöneticilerinin bu temennilerinin ne yazık ki yetersiz kaldığı ve istenmeyen olayların yaşandığı görülüyor.
Batman’da Nevruz kutlamaları sonrası merkeze doğru yürüyüşe geçen BDP’li vekillerin ve kalabalığın güvenlik güçleri ile çatıştıkları kaydediliyor. Olaylar esnasında temsili olarak PKK kıyafeti giyen BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız’ın eline taş alarak polis ve yoldan geçen araçları taşladığı, milletvekili Bengi Yıldız ve Ayla Akat Ata’nın da aralarında bulunduğu kalabalığın caddeyi trafiğe kapatan grubun içinde de yer alarak molotof kokteylli saldırılara iştirak ettiği bildiriliyor.
BDP’li milletvekili Sırrı Sakık, Mersin’de BDP’nin düzenlediği Nevruz kutlamalarında karşımıza çıkan isim olarak gündeme yansıyor. Mersin’de Kürtçe ve Türkçe şarkılar eşliğinde şenlenen kutlamalarda, Abdullah Öcalan ve terör örgütü PKK’yı simgeleyen bez parçalarının açılmasının barışa gölge düşürdüğü vurgulanıyor. Konuşmasında Çanakkale’de Türk-Kürt beraber Kurtuluş Savaşı verildiğini söyleyen Sırrı Sakık’ın “Ancak sonra İttihat ve Terakki geleneğinin bu ruha ihanet ettiği, başta Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ve İsmet İnönü olmak üzere geçmiş bir çok Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın inkarcı olduğu” yönündeki sözlerinin ardından, kalabalığın provoke olarak ismi sayılanları yuhalaması bardağı taşıran son damla olarak göze çarpıyor. Halkı temsil etmek üzere seçilmiş bir milletvekilinin Nevruz gibi bir barış şenliğinde, hem de seçimler arifesinde halkı kışkırtması ve provakatör kimliğine bürünmesi ise siyasete yakışmayan teröristvari bir görüntü yaratıyor.
Bu arada İstanbul Kazlıçeşme’deki Nevruz töreninde kürsüye çıkan BDP milletvekili Sebahat Tuncel’in, Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının yanında konuşma yapması da, BDP’nin terörden asla vazgeçemeyeceğinin bir kanıtı olarak haberlerdeki yerini alıyor. Kürtlerin demokratik talepleri ile ilgili sürecin gün geçtikçe daha da olumlu havaya girmesinin ardından BDP milletvekillerinin tavırlarının, ortamı bulandırmak için yarattıkları bahanelerin, halkın aklını karıştırmaktan başka bir işe yaramadığı düşünülüyor. Fırsat bulduğu her ortamda kadın ve çocukları ön saflarda kullanan BDP’nin, Nevruz alanlarındaki davranışlarının, kendi yetersizliklerinin ve önemsenmek isteklerinin bir göstergesi olduğu düşünülüyor.
Demokratik ortama gölge düşüren bir başka Nevruz kutlamasının da Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaşandığı bildiriliyor. BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna’nın konuşmasının ardından ilçe merkezindeki “demokratik özerklik” adı altında kurulan çadıra yürüyen kalabalığın, bir dershanede asılı Türk bayrağının indirilmesini istemesi ve binayı taşlaması, baharın müjdecisi Nevruz’u lekelemeye yetiyor.
Alanları kirleten bu görüntülerle, Nevruz’u günün anlam ve önemine uygun şekilde kutlayanları birbirinden ayırmak gerektiğini, kültürümüzde her zaman barış ve sevgiyle özdeşleşen baharın müjdecisini, yönlendirmelerden, kışkırtmalardan etkilenmeden, akıl ve sağduyuyla, toplumsal barışın sürdürülmesine katkıda bulunarak, ayrılık yaratmak isteyen kötü niyetlilere izin vermeyerek kutlayanlardan, Kürt, Türk hepimizin büyük memnuniyet duyduğu gerçeğini de unutmamak gerekiyor.

Helin Demir
helindem@mynet.com