TEHDİT EDEN PKK, TAK PARAVAN MI?
Nasname’de yayınlanan bir yazıda PKK’nın her alanda olduğu gibi "TAK kontrol dışı bir yapılanmadır, kendi inisiyatifiyle hareket ediyor, bizimle organik bir bağı yok" gibi açıklamalarının da yalan olduğunun bir kez daha ortaya çıktığı belirtiliyor. Her şeyin çok açık olduğu, Öcalan’ın belirlediği stratejiyi "avukatlar" vasıtasıyla maşalara ilettiği, bu maşaların da, aldıkları emirleri yerine getirdikleri, yerine getirilen emirlerin Kürtlere zarardan başka bir şey kazandırmadığı ifade ediliyor. Abdullah Öcalan’ın “Şivan’la ilgili değerlendirmelerim olacak. Mehmet Metiner, Orhan Miroğlu’nun isimlerini dahi ağzıma almak istemiyorum. Birileri bunlara ‘sus’ demelidir. Özellikle Muhsin Kızılkaya gibileri. Bu kişileri tamamıyla para ilişkileriyle kendilerine bağlamışlar” ifadelerini kullanmasının ardından hedef gösterilen insanların TAK tarafından tehdit edilmesi dikkat çekici görülüyor.
İnternet sitesine koyduğu bir bildiriyle söz konusu şahısları tehdit eden TAK’ın kurucusu olarak bilinen, PKK’nın eski yöneticilerinden Hıdır Sarıkaya, Taraf gazetesine yaptığı açıklamada, TAK diye bir örgütün olmadığını, PKK’nın üstlenmekten çekindiği, zorluk altına gireceği eylemlerden kaçınma amacıyla oluşturduğu paravan bir örgüt olduğunu söylüyor. Bir dönem PKK’nın en önemli isimlerinden olan, örgütteki ayrışmadan sonra Osman Öcalan’la birlikte PWD’yi kuran Hıdır Sarıkaya, Kürt aydınlarına tehdidin arkasında TAK’ın değil PKK’nın olduğunu savunuyor. TAK’ın tamamen gizli bir şekilde örgütlendirilmek istenen terör eylemlerini kendisine esas alan, PKK’nın bizzat üstlenemeyeceği ve yapmak isteyip de yapamadığı eylemleri havale ettiği bir örgüt statüsünde olduğunu ifade eden Sarıkaya, TAK’ın kendi başına bir örgüt olmadığını belirtiyor.
Şivan Perwer’in TAK’a ilişkin bir açıklamasının bulunmadığını, hükümet yetkilileri ile görüşerek Türkiye’de demokratik ortamın oluştuğunu ve dönebileceğini söylediği, PKK’nın bu yüzden Şivan’ı hedef yaptığını anlatan Sarıkaya, PKK’nın bu eylemi yapması hem Kürt hem de dünya kamuoyundan tepki göreceği için konuyu TAK’a havale ettiğini vurguluyor.
PKK’nın, dolayısıyla TAK’ın ölümle tehdit ettiği şahısların durumunun basına yansımasının ardından çeşitli kesimlerden de tepkilerin geldiği görülüyor. Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Küreken tarafından yapılan basın açıklamasında, “Susturun” talimatının yerine ulaştığı ve Kürt aydınlarına karşı mekanizmanın harekete geçtiği, “Kürtlerin birliği” konuşulurken yazar, sanatçı ve farklı düşünen aydınların tehdit edilmesinin, birlik söylemlerini inandırıcı olmaktan çıkardığı, demokrasinin farklılıklarla birliktelikten başladığı,.sürekli demokrasiden bahseden kurumların ve bireylerin kendileri gibi düşünmeyenlere karşı “susturun” talimatlarının sadece kendilerine duyduğu güvensizliği ortaya çıkaracağı ve korkularını ifade edeceği” kaydediliyor. Kürt aydınlara, yazarlara yapılan baskı ve tehdidin kınandığı açıklamanın sonunda bu tür tehdit ve baskıların Kürtlerin çıkarlarına hizmet etmediği, sadece Kürt düşmanlarını sevindirdiğine dikkat çekiliyor.
Daha önce de PWD-NERİN adlı internet sitesinde yayınlanan “Peygamberlerin İşleri!.” adlı makalesinde TAK’la ilgili ilginç ve bir o derecede de korkunç bir iddiaya sahiplik eden Hıdır Sarıkaya’nın, “PKK’nın TAK için 1 milyon dolar ödenek ayırdığı” şeklindeki açıklaması da bilinenler arasında yer alırken, günümüz itibariyle PKK’nın aynı taktikleri uygulamaktan bıkmadığı, çaresiz kaldığı zamanlarda yine aynı yollara başvurduğu anlaşılıyor. Tehdit, tehdit ve tehdit, yine tehdit………
Helin Demir
helindem@mynet.com