Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Uzay:))
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    42
    Mesaj
    11.461
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    93742

    Faili meçhullerde madalyonun öteki yüzü

    Faili meçhuller konusu bugünlerde yeniden gündeme geldi.
    Bu konuda yazmış olduğum "Faili Meçhul Sakızı" başlıklı yazımın hemen
    sonrasında, geçmişte bölgede görev yapmış rutbeli-rutbesiz birçok
    kişiden e-mailler aldım.
    Bu e-maillerin ortak noktası genellikle şu idi;
    "Bölgede 25 yıldır artarak devam eden resmen bir savaş var. Özellikle
    1990-1993 yılları arasında PKK neredeyse tüm bölgede hakimiyet kurmuş
    durumda. Hemen hemen her gün çatışma, karakol baskınları ve şehitler.
    Gündüzleri Devlet var, geceleri ise tamamen örgüt. Bazı il ve çoğu
    ilçelerde eli silahlı teröristler faaliyet gösteriyorlar, Devlet'e
    kurşun atıyorlar. Bölgede tam bir kaos yaşanıyor. Örgütün 'kurtarılmış
    bölge' dediği birçok yerleşim birimi, örgütün dağ kadrolarındaki
    teröristler ve halkın içindeki silahlı milis kadroları tarafından ele
    geçirilmiş. Nerdeyse örgüt bir canavara dönüşmüş ve Devlet ise adeta
    sinmiş bir kuzu gibi savunmada. Artık bölge tamamen elden çıkıyor
    gibi".
    İkinci ortak nokta ise şu;
    "Bazı insanlar, sanki orada böyle vahim bir durum hiç yokmuş, olmamış
    ve Devlet orada keyfinden önüne geleni asmış-kesmiş-öldürmüş gibi bir
    durum yaratıyor. Evet, 25 yılı aşkın bir süredir orada resmen bir
    savaş var, kimsenin elinde çiçek yok. Doğru değildir, insanlık
    dışıdır, ancak ne yazık ki olmuştur ve bazı faili meçhuller
    yaşanmıştır, belki de mecbur kalınmıştır. Ama hiç öyle denildiği gibi
    bu keyfi olmamıştır. Ayrıca faile gidenler de hiç öyle melek de
    değillerdir. Neredeyse hepsi, birçok kez uyarılmalarına rağmen örgüte
    malzeme ve istihbarat sağlamış, sağlamaya devam etmiş ve eylemlerde
    bizzat yer alarak askerlerin şehit edilmesinde önemli rol
    oynamışlardır. Hem bu sayı böyle abartıldığı gibi de değildir.
    Devletin durumu ciddiye aldığı dönem, yumruğunu masaya vurduğu dönem
    1994 yılı ikinci yarısıdır. Zaten örgüt yandaşları da faili meçhuller
    dönemini bu dönem olarak gösterirler. Yani onlara göre 1.5 yıl
    içerisinde 20 bin faili meçhul cinayet işlenmiştir. Akıl var, yakın
    var, bu tamamen büyük bir abartı ve tamamen bir yalandır. Bu yalanın
    söylenmesi/söyleyenler değil, buna inanılması/inananlar ve birer cani
    gibi gösterilmemiz bizi üzüyor, kahrediyor. Bizler kanımızla,
    canımızla, gece-gündüz, kar-kış demeden son derece zor şartlarda
    mücadele ettik, şehit ve gazi olduk, yine oluruz. Bizler taşın altına,
    değil elimizi, canımızı, bedenimizi, ruhumuzu koyduk, yine koyarız.
    Ama, bize yapılan bu haksızlık, bu iftira, hatta neredeyse düşmanlık
    her gün bizi üzüntüden öldürüyor".
    Evet, savaş gerçekten çok kötü bir şey, ama ne yazık ki oluyor,
    olabiliyor. Bu, sadece bizde ve sadece bugün değil, tüm dünyada ve
    geçmişte oldu ve maalesef dünya döndüğü sürece de olacak. Anlaşılacağı
    üzere, savaşın da kendine özgü farklı bir psikolojisi ve gerçeği var.
    Bu bir sportif müsabaka değil, bu bir mücadele. Ne yazık ki savaşların
    bazen kanunları olmayabiliyor, çünkü burada çiçek verilmiyor, kan
    akıyor, can veriliyor.
    Bir tarafta Devlet var, diğer tarafta eli silahlı bir örgüt. Devlet'in
    hukuku, kanunu var, örgütün yok, ama savaş halindeler, can
    pazarındalar. Gerçekten çok zor bir durum olsa gerek.
    Geçmiş dönemde bölgede görev yapmış bir üst rütbeli komutan; "1992-93
    yıllarında örgüt dağda 10 bin kişiydi. Ancak köy ve kasabadaki silahlı
    milisleri 10 binleri aşmıştı. Çoğu, gündüz köylüydü, gece terörist.
    Dağı besleyen, eylemleri yapan ve yaptıran da bunlardı. Dağdaki 10 bin
    ile savaşır, yenersiniz, ama şehirdekini, köydekini bilemez ve
    göremezsiniz, çünkü kimsenin alnında yazmıyor. Birçok faaliyetin,
    silahlı eylemin altından hep bunlar çıkarlar, ama içimizde yaşarlar.
    Milisler, dağ kadrosundan daha tehlikelidirler. Çünkü, sanki
    halktanmış gibi içinizde yaşar, arkanızdan vururlar. Asıl tehlike işte
    bu milislerdir. Çünkü milisler, örgütün gözüdür, kulağıdır, tetik
    çeken parmağıdır" şeklinde bir açıklamada bulunmuştu.
    Bütün bu olup bitenleri birleştirip bir değerlendirme yaptığınızda
    çıkan sonuç şu gibi görünüyor.
    Bölgede gerçekten son derece kanlı yaşanan/yaşanmış bir savaş var ve oldu.
    Terör ve terörist sadece dağda, kırsalda değil, içimizdeydi.
    Bir dönem (1992-93) bölgede hakim olan-olmaya çalışan güç örgüttü ve
    Devlet sadece savunmada kalmıştı.
    Bu bir savaştı ve gerçekti ve maalesef faili meçhul bazı cinayetler de
    ne yazık ki yaşandı. Belki de mevcut vahim durum nedeniyle yaşanmak
    zorunda kalındı, ama "her önüne geleni" anlamında keyfiyet asla yoktu.
    Sayı ise bu kadar abartıldığı gibi 20 bin falan da değildi, olamazdı
    da. Çünkü, yaklaşık 30 yıldır süren bu savaşta toplam can kaybı 35 bin
    civarındayken, Devletin işi ciddiye aldığı o 1-1.5 yıllık dönem
    içerisinde 20 bin kişinin faili meçhul cinayete kurban gitmiş olması
    mümkün olmayıp, akla ve mantığa yatkın değildi, olamazdı da.
    Faili meçhule gidenler, öyle denildiği veya gösterilmeye çalışıldığı
    gibi mazlum, saf, temiz, sade vatandaş, melek de değillerdi.
    Ancak bütün bunlara, o son derece zor şartlara, her türlü vahim mevcut
    durumlara rağmen, her ne şekil ve şartta olursa olsun, işlenmiş olan
    veya işlendiği iddia edilen faili meçhul cinayetleri haklı göstermek,
    gerekçe göstererek haklılık kazandırmaya çalışmak, insanlık adına
    kabul edilir bir durum asla değildir, olamaz da.
    Ve ancak, ancak ve ancak, burada özellikle anlatılmak istenen, vurgu
    yapılan, altı çizilen; yaşananların çok daha doğru ve net
    anlaşılabilmesi adına, sadece "meçhul"un değil, biraz da gündeme dair
    şartları ortaya koyup "malum" gerçeklerin, sadece "madalyonun görünen
    yüzü" değil, az da olsa, biraz da olsa, azıcık da olsa, öteki "gerçek
    yüzü"nün ortaya konulmasıdır.

    Sabahattin Talu
    sabahattintalu@gmail.com

  2. #2
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    O bölgede o yıllarda nelerin yaşandığından bihaber insanlar güllük gülistanlık hayatları içerisinde atıp tutuyorlar.

Benzer Konular

  1. Faili Meçhüller
    YukseLL Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 25-02-2012, 04:32 PM
  2. Faili meçhul sakızı
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 10-02-2010, 05:28 PM
  3. Fiilin Faili...
    Guney Tarafından Mesaj Panosu Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 28-12-2009, 03:29 PM
  4. Öteki Medine
    ajan Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-12-2009, 01:48 PM
  5. Faili meçhul bu sevginin
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-02-2009, 02:46 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık