Bir deneyin bakim. Vallahi deneyin. İktidara muhalefet olmak! Yağmur altında rüzgâra karşı yürümekten daha da bir zordur.

Hem iktidara muhalefet olacaksın hem de Ana muhalefetten olmayacaksın. Of ki ne of!

Ben İktidara dolu, dolu muhalefet olmaya çalıştım. Eleştirdim. Olabildiğince eleştirdim. O kadar çok eleştirilecek yeri vardı ki. Anlatmakla bitmez.

İtildim. Kakıldım. Küçük ve hor görüldüm. Dışlandım. Etrafımdakiler beni teker, teker değil top yekûn terk ettiler.

Birileri benim ilgili yazılarımı arşivlemiş. Ellerine sağlık olsun. Gerekirse diye de eklemiş. Sağolsun.

Oradan buradan gelen telefonlar bir yana büroma nerden geldiği belli olmayan tipler. Seç silah mı bombamı trafik kazası mı?

İnsana insanca yaşam hikâyesinin zırvalığını göreli epey bir zaman geçti. Baş, baş olalı Düzemece Mahkemelerin varlığını da bizlere Meclisten seslenerek ilan etti.

Bitmeyen terör. Bitmeyen düşmanlıklar. Onarılamayan tıkanmışlıklar bilenleri yerlerinden etti.

Diyelim ki Hacısınız. Diyelim ki İmanlısınız. Diyelim ki İnançlısınız. Hayatınızda bir kere sadece bir kere iktidara muhalefet olmayı bir deneyin. Allah rızası için deneyin. Cehennem azabını ruh bedenden ayrılınca değil hele ki Sırat Köprüsün de hiç değil şu anda hissetmeye başladınız demektir.

Dedemin babası dikti. Fazla yaşayamadı. Kurtuluş Savaşında Bayrağı taşıyacağım diye gitti. Onun oğlu da gülemedi. Güldürmediler. Kara düzenin bekçileri bugün gibi dünde gerçek Hasan Tahsinleri sevmezdi.

Hiçbir yasa dışı örgütle ilişki içerisine girmedim. Hiçbir yasa dışı eylemde bulunmadım. Sadece muhaliftim. Dolu, dolu muhalif olmaya çalıştım. Zam. Terör. Haksızlık. Hukuksuzluk. Ve Silivri olaylarını eleştirdim.

Diyarbakır Cezaevinin şovunu yapanlara Mersin Cezaevini işaret ettim. Ama onlar şovun peşindeydiler. Amaçları şovdu.

İktidar, iktidar olalı yumurtaya bu derece de ceza kesilmedi. Kesilmeyecekte. Coplar öğrencilerin üzerinden eksik olmadı. Olmayacakta. Terör bu derece de azmadı. Azmayacakta. Zamlar koyun da zamlar benzinde kat ve kat arttı. Artışlar durmayacakta. İşsizler çoğaldıkça çoğaldı. Azalmayacakta.

Birbirimize karşı tahammülümüz kalmadı. İstenen de buydu. Bıktık. Bıktırılmak istenmekteydik. Korkutulduk. Çünkü muhaliftik. Çarpanlar soyanlar baş tacı edildi.

Bana şimdi Silivri’yi işaret ediyorlar. Ben de onlara Hasan Tahsinleri. Bana şimdi sus yazma diyorlar. Ben de Hasan Tahsin gel bizi kurtar diyorum. Mersin İçel Burak CANLI