Aman da aman! Yaz, yaz bitmez. Bir gece evimde ben zor bir günün ardından pineklemekte! Telefon çaldı. Çocuğum hasta. Acile gittik. İlaç almam lazım. Buyurun buradan yakın!

Geçmiş olsun. İki Dakka sonra ordayım. Gittim de. Lakin o bir gece de yaşanabilecek ne varsa yaşadım. Buna karşın hangisini yazayım. Nerden başlayayım.

Nöbetçi eczaneye vardık. İçimden dedim ki eczane bulmuşken birkaç tane de ilaç kendim için alayım. Nezle grip olayları! Aldım da. Verdim parayı.

Bir bayan eczane de oturmakta. Meğersem Maliye Denetmeniymiş. Aha dedim. İzlemekte. Fiş almakta mıyız? Almamakta mıyız? Zaten geçim derdi. Yazılamayan bin bir türlü masraf. Ama yazılmak için sonsuz sayfalarca gelir. Elde avuçta kalan bir öpücük dahi bulunmamakta!

Dedim ya. Ben Yeni Yakayım. İdare edilmem gerekmekte. Beni ya idare edecekler ya da beni bu diyardan silecekler. Yeni yaka olmak zor. Çocukken oyuncağı olmayan çocuk gibidir insan. İkinci kek dilimini yiyemeyen bir çocuk!

İyi dedik. Kayıt dışını kayıt içine almaya çalışmaktalar. Peki ya yanımda çocuğunun ilaçlarını almaya gelen memur adam ne yapsın. Medula yani İlaç Takip Sistemi diye bir sistem bulunmakta. Ve çalışmıyor. İlaçlarını da alamamakta!

Ben kahraman. Ben gecelerin adamı! Atıldım. Olur, mu öyle şey. Devlet baba Maliyecisini buraya koymuş. Beklemekte. Adam memur. Fakat Medula çalışmıyor diye çocuk daha Yeni Yaka olmadan gidimi verecek.

Eczacı sordu. Ne iş yapmaktasın. Duruma göre verecek ilaçları. Sonra da yarın gel diyecek. Vay babam vay anam ki ne vay!

Çile biter mi. Bitmez. Adı Vatandaş. Adı memur. Acilde altı yaşında ki çocuğa 12 yaşının ancak kullanabileceği ilaçları yazmışlar. Baba olmak zor! Belki anne olmak daha da bir zor! Ama o an için baba orada.

Bana baktı. Acile gitmesi ve reçeteyi değiştirmesi lazım! Sağım solum belli olmaz. Götürmeyebilirim. Küçük çocuğun ismi Cuma! Hâlbuki Perşembe olmalıydı. Çarşambadan geleceği belli!

İlaç sektöründe ki en büyük tekel devlet! Medula, Uyap derken hayatımız değişti. Kimlik numaraları falan filan! Değişim değişmekle de bitmiyor. Devamlı bir değişim içerisindeyiz. Elektrik saati su saati falan da filan!

Ben demedim. Sadece sordum. Kaç adet nöbetçi eczane var dedim. Altı dedi. Evet. Altı. Işıklı Nöbet Panosu bulunmayan nöbetçi eczane bana altı cevabını verdi. İçeri de oturan bayan denetmen nazikti. O an için Ne Medula sistemi ne de Işıklı Nöbet Panosu onu ilgilendirmekteydi. Dün ilaçları Büyük Marketlere sokmakla eczanelere gözdağı verenlere sesleniyorum.

Lütfen beni görmezden geliniz. Adım Cuma değil. Perşembeyle de bir alakam bulunmamakta. Hele ki Üniversite Öğrencisi hiç değilim. Bırakında daha yeni sahip olmayı başardığım Yeni Yakam lekelensin. Bırakında eskisin. Ama gözdağıyla değil. Ama copla değil.
Mersin İçel Burak Canlı