Mersin Burak Canlı
Aziz bir dostum bu cümleyi bana bir anda söyleyiverdi. Bu sevgili Üstatta daha neler var neler. Adam durmuyor döktürüyor.

Beni de eleştiriyor. Neymiş ben tüm Siyasi Partilere göz kırpmaktaymışım. Aslında kendisinin bana eleştiri olarak yönelttiği şey bir insanın helâda ki faaliyetlerine benzer. Helâda ki faaliyetler ne kadar doğalsa siyasi partilere de göz kırpmak bir o kadar doğaldır.

Hayatım boyunca hiç çalmadım diyen kişinin öncelikle çalma pozisyonuna gelmesi gerekmektedir. Ben bu yazıda çalanları savunma gibi bir durumda değilim. Fakat ben çalmadım diyenlere soruyorum siz hiç çalabilecek pozisyonda bulundunuz mu?

Hele bir bulun. Bak neler göreceksin neler. Neyse ben siyasi partilere her bir siyasetçi gibi tabiî ki göz kırpacağım. İşim bu. Bu bir dengedir. Dengenin sağlanabilmesinin de yolu budur.

Lakin şu saatten sonra da benim Siyasi Partiyle de işim olmaz. Göreceğimi gördüm. Artık görecek de bir şey kaldıysa bırakalım da oda eksik kalsın. İnsanların eteklerinde ki taşları bilmekteyim. Gerisi de melankoliden ibaret.

Hatta yakın bir akrabam demekte “yahu sen iktidarın partisinden aday yapsalar olacağını söylemektesin. Tamam ol. Ama yapsalar olacağını söyleme” İşte bu bizim hikâyemiz.

Olmak ayrı şeydir. Gitmek ayrı şeydir. Onun gibi hissetmek ayrı şey. Hani derler ya takiyye yapıyorlar diye. Bu da biraz buna benzetilebilir.

Benden ne köy ne de kasaba olmazmış. Ya hu kardeşim ben ne köy ne de kasaba olmak için çabalamaktayım. Benim çabam adam gibi olabilme çabası dahi değildir. Bugün simit dahi yiyemeyen yarın yiyebilecek miyim diye düşünenin çabası ne oladır ki. Bunlara karşın gene de yine de inadına Benim çabam ya olduğun gibi ya da göründüğün gibi olabilme çabasıdır.

Son zamanlarda yazdıklarımı yayınlamıyorum diye beni her gün yazmıyor sanmayasınız. Yazıyorum. Lakin her yemeğe burnunu sokan iş bilirlerimiz yüzünden devamlı olarak baskı altına alındığımızdan dolayı da hareket olanağımız Tarihte İşgal altında bulunan İstanbuldaki Padişahımızın hareketsizleştirilmesinde ki gibi olanaksızlılaştırılmıştır.

Tek ve birer olarak menfaati uğruna babasını tanımayanları açıklamayacağım. Onun yerine daha da iyisini yapacağım. Bekleyin ve görün. O zamana kadar nefes almayı başarır da adımlarımız bizi izlerse biliniz ki ve bilsinler ki “ Menfaatleri uğruna hareket edenler. Ben menfaatim uğruna hareket ediyorum diyebilmelidir. İnandığım nedir bilmiyorum. Veya inandığım zayıf. Bu halde menfaatim bu. Şu durumda da ben buradayım. Demelilerdir. Erdem budur. Yoksa gerçek erdemin menfaatleri uğruna hareket edenlerin yanında olmadığını zannetmeyin. Azının veyahut ta çoğunun yanındadır. Çünkü onlar Oldukları şeyleri saklamadan olurlar. Ve Görüntüleri olduklarını işaret etmektedirler. Buna karşın da menfaatleri yönünde hareket ederlerken de O koca ve içi boşaltılmış yerler de onların aslında ne olduklarını da bilmektedir. Sürçü lisan ettiysek affola. Mersin Burak Canlı