AMERİKALI UZMANDAN TÜRKİYE’YE KÜRT SORUNU KONUSUNDA ÖVGÜ
Bölgede ve dünyada yaşanan değişim sürecinin etkisiyle, Türkiye Kürt sorununun çözümü bakımından önemli bir noktaya gelmiş durumda bulunuyor. 29 Temmuz 2009 tarihinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın verdiği startla başlayan Kürt açılımı, sonraki adıyla demokratik açılım, Türkiye’nin barış, demokrasi ve Kürt sorununun çözümü yönünde şimdiye kadar attığı en önemli adımlardan biri olarak yorumlanıyor. Kürt sorununun özgür bir biçimde tartışılmaya açılmasının sorunun çözümü için gerekli atmosferin oluşmasına katkıda bulunduğu biliniyor. Demokratik açılımla ilgili çalışmalar son hızla sürerken olumlu-olumsuz tepkiler de gündemdeki yerini koruyor. Amerikalı uzman Graham Fuller’in görüşleri de olumlu tepkilerden bir tanesi olarak basında yer alıyor.
Türkiye ve Orta Doğu üzerine çalışmalarıyla tanınan ve bir süre önce Washington’da bir toplantıya katılan Amerikalı uzman Graham Fuller, Amerika’nın Sesi Radyosu’nda 09 Mart 2010 tarihinde yayınlanan açıklamasında; Türkiye’de Kürt sorununun çözümü yönünde kaydedilen ilerlemeyi övüyor. Demokratik açılımın bazı açılardan başarısızlığa uğradığını söyleyen Graham Fuller, buna rağmen Türkiye’de bu konuda bir değişim yaşandığını belirtiyor.
12 yıl önce Lehigh Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Henri Barkey ile birlikte Türkiye’de Kürt sorunuyla ilgili bir kitap yazdığını hatırlatan Fuller, “Bu kitapta Türk toplumunun Kürtlerin varlığını tanıması ve Kürt kültürüne saygılı olması gerektiğini savunduğunu” ifade ediyor. Graham Fuller, şimdi gelinen noktada Kürtlerin varlığının kabul edildiğini, Kürt, Kürtçe ve Kürt tarihi gibi terimlerin masaya yatırıldığını kaydederek, bu tamamlananların işin % 75’ini oluşturduğunu söylüyor.
Amerika’nın Sesi Kürtçe servisine konuşan Graham Fuller, bütün bu gelişmelerin önemli olduğunu vurgulayarak son yaşanan ilerlemeleri PKK ya da başka kesimlerin istismar etmesinden kaygılandığını aktarıyor. Açılımın başarısızlığa uğraması halinde ise barış yanlısı Kürtlerin önemli fırsatlar kaçıracağını savunuyor. Bu nedenle BDP’nin ılımlı politikalar izleyerek kendini terör örgütü PKK’dan uzaklaştırması gerektiğini bildiriyor.
Graham Fuller İmralı sakini Abdullah Öcalan’ın da barışçı sürece katılmayı arzu edebileceğine işaret ederek, dışlanmak istemeyeceğini düşünüyor.
Uzun yıllardan sonra Kürt sorununun demokratik biçimde çözümüne dair adımların atılması çok önemli bir gelişme olarak yorumlanırken, barış ve çözümü destekleyenlerin fikirsel katkıları konuya daha bir anlam ve önem katıyor. Demokratik açılımın başarılı sonuçlara ulaşabilmesi için terör örgütü PKK’nın kesinlikle silahlara veda etmesi “olmazsa olmaz” koşul sayılırken, dış devletlerin bu konudaki destekleri, Avrupa’da çeşitli ülkelerde gerçekleşen son operasyonlar, uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com