Öcalan istedi Kandilden ve Mahmur’dan terör örgütü üyeleri düz ovaya indiler! Hem de ne iniş...
Habur Sınır Kapısından öyle bir girdiler ki, sanki zafer kazanmış havasında idiler. Mağrur ve gururlu bir eda ile ayaklarında mekap,sırtlarında ise üniformaları ile göğüslerini gere gere yurda girdiler.
Onları Habur’da DTP’li vekiller ve seçmenler karşıladı. Zafer kazanmış gibi gelen mekaplı, üniformalı örgüt elemanlarını bağırlarına bastılar.
Gövde gösterileri içinde konvoy oluşturarak uzun bir yolculuk sonrasında Diyarbakır’a geldiler.
Ve Diyarbakır’da dev bir kutlama mitingi düzenlediler. Platformun arkasında örgütü simgeleyen üç renk, ellerde ki bayraklar da da o üç renk!
Müthiş bir örgüt şhow...
Ülkem adına üzüldüm. Düşürüldüğümüz durum adına üzüldüm. Her sağ duyulu yurttaş da üzüldü...
Başbakan’da bu görüntülere kızmış!
Görünene köy kılavuz istemez. Bunun olacağını başbakan bilmeliydi. Bilmesi gereken sonuca kızmak, olsa olsa halkın tepkisini yatıştırmaya dönük olur.
Dış basında uzun süredir iktidarın çeşitli iç ve dış kesimler ile dağdan inişler için görüşmeler yaptığını yazıyor.
Tıpkı Ermenistan ile İsviçre’de uzun süreli görüşmeler gibi...
“Tarihi fırsat” söylemleri bu görüşmelerin varlığına işarettir. “Kürt açılımı” da o görüşmelerin sonucu gerçekleştirilmiştir.
Dağdan inenler de o sürecin sonucunda Habur’dan zafer gösterileri ile yurda girmiştir.
Sürecin planlandığı her halinden bellidir.
Aksi halde Habur’a savcı ve hakim gönderilmezdi. Hatta hukuk devleti ilkelerine aykırı olarak mahkemenin HSYK kararı olmadan Habur’a taşınması da olmazdı.
Tüm bunların olması siyasal iktidarın da rolünü ortaya koymaktadır.
Seyyar mahkemede yapılan yargılamada, gelenlerin pişman olduklarını söylememesine rağmen, TCK 221 .maddeden yararlanmaları da düşündürücüdür.Hatta “sayın Öcalan” sözlerini ısrarla ve bilinçli bir şekilde söylemelerine rağmen bu sözlerin tutanaklara geçirilmemesi de düşündürücüdür.
Mevcut durumun TCK 220.maddeye uygun düşmesine rağmen 221.maddeye dayalı karar verilmesi de düşündürücüdür!
Özetle hukuk guguk edilmiştir.
Bu durum bile bir ön sürecin ve pazarlıkların yaşandığını göstermektedir. O nedenle başbakanın DTP-PKK tarafından gerçekleştirilen Habur-Diyarbakır arasında yaşanan görüntülere kızma hakkı yoktur.
Çünkü sürecin bir aktörüdür.
İlk gelen grubun ardından İçişleri Bakanı tarafından söylenen sözler de iktidarın sürecin içinde olduğunun kanıtıdır.
Başbakanın ilk sözleri de...
Şimdi düşünelim. Ya Avrupadan geleceği söylenen grupta, İstanbul’da Habur benzeri törenler ile karşılanırsa!
DTP açıklamalarına bakacak olursak bu olacaktır. Brüksel’de basın toplantısı, Düsseldorf’tan törenle uğurlama ve İstanbul’da törenle karşılama...
Plan budur.
Ancak Habur sonrası başlayan haklı tepkiler Başbakanı tedirgin etmiştir. Başbakanın son açıklamalarında bu tedirginliği görmek olanaklıdır.
O kaygı nedeniyle Avrupa’dan geliş ertelenmiştir.
Şimdi tepkilerin soğuması beklenecek ve plan o zaman işletilecektir.
Öcalan istedi Mahmur ve Kandil’den gelenler oldu. Ne acı değil mi? Şimdi yeni bir “eve dönüş” benzeri yasa üzerinde çalışılıyormuş.
Acaba Gelecek yıl Başbakan ya da Öcalan Nobel Barış Ödülüne aday gösterilir mi?
BOP’un şimdiki başkanı Obama aldığına göre pekala olabilir.
Ben bekliyorum!..
Köy görünüyor, kılavuza gerek yok.

HİLMİ TAŞKIN
hilmi.taskin@mynet.com