DTP BİR ÖYLE BİR BÖYLE
Bayramlar birlik ve beraberliğin sembolü olarak bilinir. Bayramda küsler barışır, insanlar birbirleriyle bayramlaşır ve bir dahaki bayramlara ulaşmak için temennilerde bulunulur. İyi dileklerle yapılan konuşmalardan sonra şekerler dağıtılır… Bunların hepsi gelenek ve göreneklerimizdendir. Ancak son günlerde bayramların da maalesef bazı siyasi çekişmelere sahne olduğu, istenildiği gibi yaşanamadığı dikkat çekiyor.
DTP Diyarbakır İl Başkanlığı’nda yaşanan bayramlaşma krizi de buna en güzel örneği teşkil ediyor. DTP Diyarbakır İl Başkanlığı’nın, bayramı memleketi Diyarbakır’da geçiren Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker’in bayramlaşma randevusunu kabul etmediği, basına yansıyan haberler arasında yer alıyor. Eker, kentteki siyasi parti il başkanlıklarını ziyaret etmek isterken, üstelik de ilk olarak DTP’ye gidecek iken, DTP randevu vermeyince görüşmesini iptal ediyor. DTP İl Başkan Yardımcısı Cafer Kan ise, “Bu kadar cenazeler gelip giderken, bu ziyaret doğru olmazdı. Bu yüzden ziyareti iptal ettik. Ayrıca Bakan Eker buraya geldiği zaman tepkiyle karşılaşabilirdi. Bu olumsuzluğun yaşanmasını istemedik. Randevunun iptal edildiğini kendisine bildirdik.” şeklinde ifadeler kullanarak, gerekçelerini açıklıyor. Cafer Kan bu açıklamayı yapmasına yapıyor ama PKK’nın eylemsizlik kararına rağmen hala şiddetten vazgeçmediğini, terörden medet umduğunu unutuyor. Demokratik açılım sürecinin gündemde olduğu şu günlerde herkes elinden gelen her şeyi yapmaya hazırken ve hiç kimse eski günlere dönmek istemezken gelen şehit haberleri, PKK’nın gerçek barıştan yana olmadığını, belki de açılımı istemediğini belli ediyor. DTP Diyarbakır İl Başkanlığı’nın, bayramlaşmayı reddederken, Kürt ve Türklerin yıllarca bir arada yaşadıklarını, birbirlerinden kız alıp verdiklerini, Türkiye’de her türlü devlet görevini başarıyla sürdürdüklerini, her türlü hakka sahip olduklarını ve Kürtlerin savunucusu olduğunu söyleyen terör örgütü PKK ve siyasi uzantısı DTP’nin aslında Kürtleri temsil etmediğini hatırlayamadığı varsayılıyor.
Diyarbakır’da yaşanan bu olumsuzluğun aksine Muş’un Malazgirt ilçesinde DTP’li Belediye Başkanı Mehmet Nuri Balcı’nın şehit Yusuf Ulaş’ın cenazesine katılması, bir nebze de olsa yüreklere su serpiyor. Şehidimizin ailesine taziye ziyaretinde bulunan Balcı’nın, bayram kutlamalarının tümüne de protokol ile birlikte iştirak etmesi ve komandoların tek tek bayramını kutlayarak yanaklarından öpmesi, vatanseverliğin ve kardeşliğin en güzel örneğini teşkil ediyor. “Bayramlarda ayrım yapmadan herkesle bayramlaşmak, kucaklaşmak gerekiyor. Asker- sivil her kesimin başkanıyım. İnsancıl yaklaşımımız inşallah ülkeye barış, sevgi ve kardeşlik getirir. İnşallah güzel günler yakındır” sözleriyle duygularını ifade eden Balcı’nın tavrının diğer DTP’lilere, hatta Kürtlerle Türklerin yakınlığından şüphe duyan herkese örnek olması gerekiyor.
Demokratik açılım ile birlikte DTP’de iyice su yüzüne çıkan ayrışmaların sonunun nereye varacağı herkes tarafından merak ediliyor. DTP’nin açılım konusunda samimi olup olmadığı da bir türlü anlaşılmıyor. Yalnız artık Kürt-Türk herkesin anlaması gereken tek bir şey var o da, hiç kimse terör ve acı istemiyor. Yani yapılması planlanan şeyin adı “açılım” veya ne olursa olsun, herkes tarafından destek görmesi ve Türkiye’yi barış dolu günlere götürmesi bekleniyor. Çağdaş ülkeler seviyesindeki Türkiye’nin, uzaya giden rakipleri varken dünyada önemli bir yer edinebilmesi için, artık terörden uzak ve medeniyete daha yakın yaşayabilmesinin en doğal hakkı olduğu düşünülüyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com