PKK TARAFINDAN KATLEDİLEN BİRCAN’IN HİKAYESİ

Genel olarak, “Her türlü düzenleyici kurala karşı gelmenin, planlı, örgütlü ve eylemli bir şekilde yaygınlaşarak, öldürücü, yıkıcı, mevcut sosyal ve siyasi yapıyı tahrip edici hareketlere dönüşmesi” şeklinde tanımlanan terör, yüzyılımızın en büyük sorunlarından biri olmuştur. Ülkemizde de 1960’lı yıllardan sonra, devletimizin birlik ve bütünlüğünü yok etmeye yönelik bir çok terör örgütü türemiştir. Bu örgütler nedeniyle yoğun olarak yaşanan sorun kapsamında bir çok gencimiz terör örgütlerince kandırılarak kullanılmıştır. Sonuçta bu batağa düşen gençlerimiz ve aileleri perişan olmuş, ulusumuz ise terörün yarattığı acılara katlanmak zorunda kalmıştır. Terör batağına bulaştıktan sonra gerçekleri gören, kurtulmak için çaba sarf eden fakat kendini kurtaramayan binlerce gencimizin geleceği kararmıştır.

PKK içerisinde Ayşe, Dersimli Ayşe, öğretmen Ayşe gibi adlarla anılan ve Doğan Süzer ile birlikte Apocu Cinayet Şebekesi’nce katledilen Tunceli 1961 doğumlu, 10 çocuklu ailenin bir ferdi olan Bircan Yıldız da, kurtulamayanlardan sadece bir tanesi. Bircan Yıldız’ın ağabeyi Özcan Yıldız tarafından Nasname sitesine gönderilen bir açıklamada; Bircan’ın 1970’li yılların ikinci yarısında PKK tarafından daha çocuk yaşta kandırıldığı ve 18’ini bile dolduramadan evden ayrılarak dağlara kaçırıldığı belirtiliyor. Ailesinin imha edilmesi riski ile örgüte katılan Bircan’ın, örgüt içerisinde defalarca kez arkadan ateş edilerek katledilen insanların hikayelerine tanık olduğu kaydediliyor.

Bircan’ın ağabeyi Özcan Yıldız, İsveç’e iltica ettikten sonra Çetin Güngör ile karşılaştığını, PKK’dan ayrılan Güngör’ün, “Biz kendi ellerimizle bir canavar yarattık, bu canavarı yok etmek görevi de esas olarak PKK’dan ayrılanlara düşüyor” şeklindeki fikirlerini öğrendiğini, Güngör’ün kendisine Bircan’ın Irak’ta bir PKK kampında yine PKK tarafından katledildiğini söylediğini açıklıyor. Özcan Yıldız kısa bir süre sonra Çetin Güngör’ün de Stockholm’de öldürüldüğünü aktarıyor. Özcan Yıldız ayrıca, Güngör’ün katilinin kitlenin gazabından ve linç edilmekten İsveç polisi tarafından kurtarıldığını, Güngör’ün öldürülmesinden hemen sonra Baki Karar tarafından İsveç basınına yapılan açıklamada; Bircan’ın da içinde bulunduğu bir grubun PKK tarafından katledildiğinin dünya kamuoyuna duyurulduğunu, bir karışıklık olabilir düşüncesiyle Bircan’ın öldürüldüğüne inanamadığını vurguluyor. Ancak sonraları PKK’dan ayrılanlar aracılığıyla Mehmet Oktay adlı birisi ile tanıştığını, Oktay’ın Ali Haydar Kaytan’ın Bircan’ın saçlarını ellerine dolayıp kamp içerisinde ibret olsun diye yumrukladığını anlattığını da acı ile haykırıyor.

Özcan Yıldız, yine o dönemde Haftanin ve Lolan kamplarında tutuklu, gardiyan ve sorumluların kimlerden oluştuğunun bir bir yazıldığına, katillerin ete kemiğe bürünerek cinayet şebekesinin ifşa olduğuna dikkat çekiyor. İşin daha çirkin tarafının ise, PKK saflarındaki çocukluk, mahalle veya okul arkadaşlarından aldığı, “Yoldaşımız yaşıyor ve mücadele içerisindedir” şeklindeki yanıtları hatırladıkça midesinin bulandığına işaret ediyor.

Kardeşinin acısıyla her gün yeni bir delil bulmak için çabalayan Özcan Yıldız, sonraları Bircan’ın nerede ve ne şekilde katledildiğinin epey bir açıklık kazandığını, Delil kod adlı Doğan Süzer ile birlikte öldürüldüğünü öğrendiğini, Bircan ile Doğan’ın birbirlerini sevdiklerini, o dönemde PKK içerisinde Apo ve şürekasına karşı açıkça bayrak açıp mücadele veren bir grubun üyelerinden çoğunun infaz edildiğini, Saime Aşkın’ın da bu dönemde öldürülenlerden biri olduğunu, mümkün olursa Bircan ve Doğan’ın mezar yerini tespit edip onları Tunceli veya Malatya’ya götürmeye çalışacağını, iki elinin katillerin yakasında olacağını belirtiyor. Açıklamalarının sonunda çektiği ızdırabın artık dayanılmaz olduğunu ifade eden Özcan Yıldız, “Lanet olsun katillere” diyerek, Bircan ve Doğan’ın gönlünde yaşayacağını söylüyor.

PKK tarafından katledilen Bircan, şiddet ort***** kurban verdiğimiz gençlerimizden sadece bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Acılı aileler yaşadıklarını anlattıkça PKK’nın acımasız, hain ve şiddet sever özellikleri bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Sevgi kavramını suç sayan bir anlayışın hakim olduğu PKK’ya karşı tüm kamuoyunun duyarlı olması ve kararlı adımlar atması bekleniyor.

Helin Demir
helindem@mynet.com