Eleştiri Üzerine Ufak Bir Eleştiri

Malumunuz olduğu üzere eleştirinin makbulü yapıcı olanıdır,yıkıcı olanı değil.Ana muhalefet liderinin basına vermiş olduğu beyanlar yıkıcı eleştirinin başlıca örneklerindendir. Bu neviden beyanlarla kutuplaşmanın önünü açtığı gibi,bu meyanda Akp ve Chp'nin gücüne güç katmış oluyor.Çünkü solcular başka bir sol parti sempatizanı oldukları halde oyum heba olmasın diye Chp'ye oy veriyor.Aynı şekilde sağcılarda farklı bir partiye inandıkları halde oyum Chp'ye yaramasın mantığıyla Akp'ye oy veriyorlar.Nasıl kutuplaşma ama ,sağcı ve solcu-Akp ve Chp.Bu düzende iki parti böyle gider.Diğer partilerin esamesi okunmaz.
Eleştirilerin dozajının ayarlanması-fazla abartılmaması hususu da önemlidir.Yapılan yıkıcı,dozajını aşmış,abartılı eleştiriler karşı tarafı mazlum yapar.Aklıma ilk etapta Cumhuriyet Mitingleri geliyor.Vatan-Millet-Rejim-Laiklik velhasılı devletimizin temel dinamikleri elden gidiyor vaveylalarıyla düzenlenen bu toplantıların sonucunda ne olmuştur?Evet,trajikomiktir ama Akp mazlum damgasını yemiştir ve oyları yüzde 26 lardan yüzde 47 lere çıkmıştır.Eee,Türk Milleti'de her zaman mazlumların yanında olduğuna göre...Şimdi hala 'yılmak yok,yıkmaya devam' mı acaba...'Durmak yok,yola devam diyenlerin' karşısında...

(Y.E.K.)