PKK, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ

Türkiye’de terörist faaliyetler içerisinde yer aldıklarından dolayı, illegal yollardan yurtdışına çıkan ve gittikleri Avrupa ülkelerinin yasal boşluklarından yararlanmak suretiyle, örgütlenme ve kadrolaşmalarını oluşturan terör örgütü mensupları, ülkemiz aleyhine propaganda faaliyetlerinin yanı sıra, terör örgütü PKK’ya maddi gelir temin etmek amacıyla uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmaktadırlar. Hiçbir şekilde uyuşturucu faaliyetlerine karışmadığını belirten bu örgütün sempatizan ve militanlarının bu derece yoğun bir şekilde uyuşturucu olaylarıyla ilgilerinin tespit edilmesi bunların ferdi faaliyetlerin çok ilerisinde olduğunu göstermektedir. Diğer bir ifadeyle, bu şahıslar örgüt tarafından uyuşturucu madde kaçakçılığına yönlendirilip görevlendirilmektedir.

Örgüt için uyuşturucu ticareti, geliri yüksek, nakliyesi kolay, alıcısı bol, üretimi çok ve denetimsiz, pazarlama ağı kolay kurulabilen ve Dolar-Euro ile satılabilen bir özellik gösterdiğinden en cazip gelir kaynağı olarak görülmektedir.

Bir insanlık suçu sayılan terörle ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadelede uluslararası hukuka ve insan haklarına saygılı bütün ülkeler arasında sıkı işbirliği ve dayanışmanın yapılması zorunludur. Buna uymayan ülkelere karşı da gerekli önlemlerin alınması hayati bir konudur.

Ülkeler uyuşturucu madde satışının ve kullanımının engellenmesi, kullananların maruz kaldığı zararların en aza indirilmesi konusunda en yüksek seviyede tedbirler belirlemek ve bu tedbirleri uygulamak durumundadırlar.

Bu bağlamda terör örgütü PKK’nın bu tür faaliyetlerinin bilinmesine rağmen yurt dışında ve bilhassa Avrupa ülkelerinde himaye bulmasında önemli unsurlardan biri, ülkemizin terör örgütü PKK’ya karşı yürüttüğü mücadeledeki haklılığın yeterince anlatılamadığı, muhatap alınan devletlerin gereği gibi aydınlatılamadığı, buradaki boşluğun, terör örgütlerinin yurt dışı uzantılarınca yapılan aleyhte propagandalarla, tek taraflı doldurulduğu, muhtelif uluslar arası münasebetler vesilesiyle anlaşılmaktadır.

Örgütün Avrupa ülkelerinde ve hatta Rus-Yunan-Rum lobileri yardımıyla ABD’de ülkemizi etkileyecek kadar bir çok faaliyetlerde bulunabilmesini, bazı çevrelerin değişik nedenlerle terör örgütü PKK’yı desteklemelerine ve örgütün yaptığı propaganda çalışmalarına bağlamak mümkündür.

Terör örgütü PKK, propaganda kanadını temsil eden kuruluşlarla birlikte, kendisini destekleyen kuruluşlar sayesinde Avrupa Konseyi’ni, Avrupa Parlamentosu’nu ve AİHM gibi değişik sivil toplum örgütlerini Türkiye’ye karşı harekete geçirebilmekte ya da en azından ülkemiz aleyhine kanaatlerin oluşmasına katkı sağlayabilmektedir.

Bu propaganda faaliyetleriyle örgüt, Türkiye’yi dış ilişkilerinde zora sokmaya çalışmakta ve böylelikle Türkiye’yi Güneydoğu’daki terörle mücadele ve yöre halkının güvenliğini sağlama çabalarında tek başına bırakmayı amaçlamaktadır.

Bazı Avrupa ülkeleri terör örgütü PKK’nın gerçek yüzünü bilmelerine rağmen çeşitli nedenlerle örgütün bu yöndeki faaliyetlerine izin vererek desteklemekte ve hatta bazen Türkiye ile ilgili olan diplomatik ilişkilerde de bazen terör örgütü PKK’nın söylemlerini referans noktası olarak göstermektedirler.

Son günlerde yine terör örgütü PKK, “Uyuşturucu kaçakçılığı yapmadığı, uyuşturucuya karşı mücadele ettiği, asıl uyuşturucu kaçakçılığının Türkiye Cumhuriyeti tarafından yapılarak terör örgütü PKK’ya karşı yürütülen mücadeleyi finanse etmede kullanıldığı” yolunda bir dizi propaganda faaliyetine girişmiştir. Hazırlanan mesajların uyuşturucu ile mücadeleden ziyade, doğrudan Türkiye’yi hedef aldığı açıktır. Özellikle Avrupa gençliğini zehirleme yoluyla elde edilen gelirler silah temininde kullanılmakta ve masum insanların hayatları tehdit edilmektedir.

Yıllardır verilen aktif mücadele ile marjinalleşen terör örgütü PKK, şu anda varlığını sürdürebilmek için sözde barış söylemleri arkasına sığınarak faaliyetlerini siyasi arenaya kaydırma aldatmacası içindedir. Sadece Türk insanına değil, uyuşturucu ticaretiyle tüm dünyaya zehir saçan bir terör örgütüne karşı bütün ülkelerin üstlerine düşen görevi yerine getirmeleri gerekmektedir. Uluslararası bir sorun olduğu bilinen uyuşturucu kaçakçılığı ve terörle mücadelede başarının sağlanması da her türlü art niyetten uzak gerçek manadaki “Uluslararası İşbirliği”ne gidilmesi sonucu gerçekleşecektir.

Helin Demir
helindem@mynet.com