Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 Toplam: 6

Iddialar ve sonuçları

GÜNCEL GÜNDEM Kategorisi Özgün Makaleler Forumunda Iddialar ve sonuçları Konusununun içerigi kısaca ->> Dinci internet sitelerinin Büyükanıt'ın Genel Kurmay Başkanı olması ile başlattığı karalama kampanyasından bir cümle: "Güvercin yürekli şahin değil; Yahudi yürekli ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    37
    Rep Gücü
    102

    Iddialar ve sonuçları

    Dinci internet sitelerinin Büyükanıt'ın Genel Kurmay Başkanı olması ile başlattığı karalama kampanyasından bir cümle: "Güvercin yürekli şahin değil; Yahudi yürekli hain!"



    "Büyükanıt'ın dedesi ve anneannesi Ürdün'ün Maan şehrinde dünyaya gelmiş ve Yahudi istihbarat örgütü olan Nili'ye hizmet etmiştir. Zaten Büyükanıt Genel Kurmay Başkanı olunca ilk kutlayanlardan biri de İsrail olmuştur. Hatta İsrail Hükümeti dedesinin mezarını göstermek için Büyükanıtı İsrail'e davet etmiş. (bu iftiralarda bulunanlar o dönem Kudüs topraklarının Osmanlıya ait olduğunu, İsrail diye bir devletin olmadığını bilmiyor anlaşılan) Ancak Büyükanıt bu durumdan çekindiği ve kendisine sabetayist yakıştırması yapılır endişesi ile gitmemiştir."



    İlker Başbuğ'un Genel Kurmay Başkanı olacağı kesinleştiği dönemde Vakit Gazetesi Başbuğ'un ağlama duvarı önünde dua ederken görüldüğü resimleri birinci sayfadan yayınladı. Sanki rutin bir İsrail gezisi değil de; özellikle ziyaret edilmiş bir yer olarak gösterildi. Ve Vakit Gazetesi istediğini elde etti. Müstakbel Genel Kurmay Başkanı hakkında da Yahudi iftirası tüm dinci internet sayfalarında, gazetelerinde çığ gibi büyüdü.



    Başbuğ'un Mescit-i Aksa'da çekilen fotoğrafları yayınlanınca dahi özür dilemek akıllarına gelmedi bu dinci basının. Aslına kendileri de çok iyi biliyordu. Ağlama duvarında çekilmiş fotoğrafın hiçbir anlam ifade etmediğini. Ne de olsa Türkiye'de her yıl binlerce insan, örneğin Hıristiyanların yarı Hacı oldukları Selçuk'taki Meryem Anayı ziyaret ediyordu.



    Bu terbiyesiz ve iftiracı gruplar için Başbuğ'un Kara Kuvvetleri Komutanı iken akşamları basından gizli şehit ailelerini ziyarete gitmiş olması, onların dertlerine ortak olmaya çalışması önemsiz bir ayrıntıydı. AB Komisyon Başkanına "Türk Ordusunu başka ordularla karıştırma!" diye ders vermesinin önemsiz olduğu gibi.



    Mustafa Kemal Atatürk için "Yahudi diktatör, dinsiz ve namussuz mason, Yahudi Atatürk" diye iftira ve hakaretler yağdırmaktan çekinmeyenlerin; Başbuğ ve Büyükanıt için ağza alınmayacak hakaretlerde bulunmaları, Kemalistler için "tescilli kafirler" demeleri çok doğal.

    Hele de bu iftiraları ve hakaretleri nedeniyle herhangi bir yaptırımda bulunulmuyorsa.



    Gördüğünüz gibi söz konusu kişiler Türk Ordusunun en başındakiler olunca iftira ve yalanlarla dolu kanıtsız iddialarda bulunmak son derece doğal karşılanıyor. Çünkü amaçları zaten gerçeği yazmak değil; iftira ve yalanlarla Türk Ordusunu karalamak ve halkın orduya duyduğu güveni zedelemek. İnsanları delillere ve belgelere dayanmadan karalamak, iftirada bulunmak, insanları bu yolla birine karşı kışkırtmak, duyduğu güveni zedelemek; zaten bu kesimin uzmanlık alanı.



    Peki Büyükanıt ve Başbuğ hakkındaki bu iftiraların gerçek olduğunu var sayalım. Bu kişiler meslek yaşamları boyunca Yahudilere karşı korumacı bir tavır mı sergiledi, onlara karşı Müslümanlara göstermediği hoşgörüyü mü gösterdi? Milli birlik ve bütünlüğümüzü yok sayan açıklamalarda mı bulundu? Türkiye'nin uluslar arası arenada elini zayıflatacak gerçek dışı girişimlere onay mı verdi?



    Böylesine ellerinde bir kanıt dahi olmadan iftiralarda bulunanlar, "belge yok ama yaptığı icraatlar kanıttır" dahi diyemeyenler; Başbakan Erdoğan'a, Amerikan Musevi Komitesi tarafından verilen Yahudi Cesaret Ödülünü görmezden gelmektedir. Şimdi Erdoğan; sırf bu ödülü aldı diye kendisini Yahudi mi ilan etmemiz gerekiyor?



    Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak için öne sürülen yalan ve iftiralarla dolu iddialardan sonra, gelelim Cumhurbaşkanı A. Gül ile CHP'li Canan Arıtman polemiğine.



    Öncelikle şunu belirtmem gerek; ben insanların etnik kökeninin değil; milli şuura ve vatan sevgisine sahip olup olmamasının daha önemli olduğuna inanırım. İnsanları etnik kökenlerine göre kategorize etmek; bütünün parçası oldukları bilincini yok etmeye hizmetten farksızdır. İşte bu yüzden Başbakan Erdoğan'ın Türkiyelilik kavr***** hep karşı oldum. Zaten kendine aydın diyen ve onların izinden gitmekte sakınca görmeyen Türkleri gördükçe "Ben bu kampanyaya destek olmam; çünkü konuyu çok iyi bilmiyorum. Ben bu bayrağın altında yaşıyorum. Bana Ermeni asıllı denmesini bile sevmiyorum. Asıllı yada asılsız kelimelerini anlamıyorum. Tamam ben Ermeni'yim ama bunu her fırsatta belirtmek bana saçma geliyor" diyerek açıklayan Garo Mafyan'ı ve onunla aynı fikirde olanları düşününce; etnik köken kavramının ne kadar saçma olduğunu görüyorum.



    Cumhurbaşkanı Gül'ün kökeninin Ermeni olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren oturduğu makamın hakkını verecek kadar ülke menfaatlerine hizmet etme aşkı hissedip hissetmediğidir. Bu açıdan baktığım zaman Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan birinin; Ermeni diyasporası için hizmet ettikleri kuşku götürmez kişiler tarafından başlatılan imza kampanyası konusunda "demokrasi" bahanesiyle tarafsız kalması kabul edilebilir bir durum değildir. Çünkü bu kampanyanın demokratik bir girişimle alakası yoktur. Osmanlı ve Türk arşivlerinin yanı sıra, Rus ve İngiliz devlet arşivlerinin de 1915 olayları için Türklerin tehcir konusunda haklı olduklarını belirttikleri bir çok belge dururken ve Ermeniler kendi devlet arşivlerini dahi açmıyorken, A. Gül'ün; demokratik görünümlü bu imza kampanyasını "demokrasinin varılacak yere gidilmek için binilen tren olarak kullanıldığını" görmesi ve makamının gereği olarak Türkiye Cumhuriyetinden yana tavır alması gerekirdi.



    Cumhurbaşkanı A. Gül'ün sözde aydınların başlattığı kampanya da sessiz kalması ne kadar yanlışsa (ve o yanlıştan herhangi bir açıklama yaparak hala kurtulmamıştır); bu kampanyaya karşı, özellikle ASALA terör örgütünün katlettiği diplomat yakınlarının başlattığı ve milli şuura vakıf, gerçek vatanseverlerin desteklediği "özür dilemiyorum" kampanyalarının yanında yer almaması da o kadar yanlıştır. Bizler Cumhurbaşkanı A. Gül'ün hala "Bunun demokrasiyle özgürlükçü düşünceyle alakası yok. Bu; Türkiye Cumhuriyetine atılan iftiralara, sözde aydınların ortak olmasıdır. Ülkeme işlemediği suçları atfedenleri kınıyorum" demesini beklemekteyiz. Tıpkı mensuplarına Yahudi dönmesi diye iftira atılan Genel Kurmay'ın yaptığı "bu kampanya yanlış olduğu kadar ülkeye zarar verecek sonuçlar doğurabilecek davranıştır." açıklaması gibi.



    Tüm bu gelişmelerin ışığında ortaya iki gerçek çıkmaktadır. Birincisi; CHP'li Arıtman'ın öne sürdüğü iddia ile ilgili kendisini "Dişi Hitler" olarak gösterecek kadar fanatik olanlardan tutun da, gereksiz ve yersiz bir açıklama olduğuna kadar varan açıklamaların; Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Ordusunun en üst düzey temsilcilerine iftira ve karalamalar yapılırken sessiz kaldığıdır.

    İkincisi ise Ermenilerle ilgili bir gerçektir ki bu beni en az birincisi kadar üzmektedir. Gerçek bir milli şuur ve vatan sevgisine ne yazık ki bizler değil; Ermeniler sahiptir. Siz bugüne kadar Ermenistan'da yaşayan her hangi bir aydının ülkesi aleyhine ve Türkiye lehine bir tek cümle sarf ettiğini duydunuz mu? Çok uzağa gitmeye gerek yok. Resimlerle ve canlı tanıklarla kanıtlanmış Hocalı katliamı, hala işgal altında olan Dağlık Karabağ bölgesinde işlenen vahşetler hakkında; Ermenistan'da yaşayan bir tek aydının ülkesini kınadığına, yapılanların yanlış olduğuna ve özür dilenmesi gerektiğine dair açıklamasını okudunuz mu? Ne yazık ki bizi içten yıkmayı hedefleyenler milli şuuru yok etmiştir. Milliyetçilikle ırkçılığı bir sayan zihniyet; milli şuuru, milli menfaatleri Türk tarihinden silmiştir. Bu yüzden ülke menfaatlerini gözeten birimler hakkında asılsız iftiralara ses çıkartılmamakta, ülkemin insanlığa karşı suç işlediğine dair açılan özür kampanyasına imzalar atılmakta ve desteklenmektedir.



    ŞEBNEM ÖZBEK

    23.12.2008


    --
    Şebnem ÖZBEK

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Iddialar ve sonuçları

    Dincilik, ırkçılık ve milliyetçilik tarih boyunca hep bölücülüğe neden olmuştur ve olmaya da devam edecektir.
    Bunun sonuçları da aşağılama, horgörme, çıkar kavgası olarak ortaya çıkmaktadır.
    Bu da insanları birbirine düşman etmekte ve savaşlara götürmektedir.
    Sonuç olarak, dünya toplumu için zararlı ve sakıncalıdır.

    Saygılar...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sebahat35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    39
    Mesaj
    362
    Rep Gücü
    1492

    Cevap: Iddialar ve sonuçları

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dincilik, ırkçılık ve milliyetçilik tarih boyunca hep bölücülüğe neden olmuştur ve olmaya da devam edecektir.
    Bunun sonuçları da aşağılama, horgörme, çıkar kavgası olarak ortaya çıkmaktadır.
    Bu da insanları birbirine düşman etmekte ve savaşlara götürmektedir.
    Sonuç olarak, dünya toplumu için zararlı ve sakıncalıdır.

    Saygılar...
    dinciliği ırkçılığı anladım da , milliyetçiliği yani ulusçuluğun nasıl bölücülük olduğunu anlamadım?

    senin milliyetçilik tanımın nedir?

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Iddialar ve sonuçları

    Alıntı sebahat35´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    dinciliği ırkçılığı anladım da , milliyetçiliği yani ulusçuluğun nasıl bölücülük olduğunu anlamadım?

    senin milliyetçilik tanımın nedir?
    Milliyetçilikten (ulusçuluktan) kastım, dünyanın devletler bazında sınırlarla bölünmesidir.
    Ve bu da bir kutuplaşma ve bölücülüktür.

    Başka sorunuz varsa seve seve yanıtlarım.
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sebahat35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    39
    Mesaj
    362
    Rep Gücü
    1492

    Cevap: Iddialar ve sonuçları

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Milliyetçilikten (ulusçuluktan) kastım, dünyanın devletler bazında sınırlarla bölünmesidir.
    Ve bu da bir kutuplaşma ve bölücülüktür.

    Başka sorunuz varsa seve seve yanıtlarım.
    sınırların olmaması için öncelikle insan genlerinden kötülüğü cıkartmak gerek ,
    şöyle ifade edeyim bazen ütopik bir denizde yüzdüğünüzü düşünüyorm...

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye carloss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.712
    Rep Gücü
    28877

    Cevap: Iddialar ve sonuçları

    Gül'ün kütüğünü koruma peşine düşen medya o zaman ne kadar güzel bir şekilde saldırmıştı Genelkurmay başkanımıza, o zamanda kimsenin soyunun geldiği yeri değiştirmeyeceğini niçin savunmamışlardı.

Benzer Konular

  1. Şike operasyonunda flaş iddialar...
    bursali68 Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-07-2011, 12:05 PM
  2. 2011 YGS sonuçları
    dogangunes Tarafından Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 28-04-2011, 08:33 PM
  3. En yaygın bilimsel iddialar
    YukseLL Tarafından Bilim ve Astronomi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-12-2009, 01:17 PM
  4. hac sonuçları
    ayserose_8484 Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 31-05-2007, 01:47 PM
  5. Ermeni Sorunu iddialar ve Gercekler
    sibel Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 29-01-2007, 03:56 PM
Yukarı Çık