Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    37
    Rep Gücü
    102

    Ortadoğuda kürtler ve kürt devleti

    İnsan düşünmeden yapamıyor.
    Tüm Ortadoğu ülkelerinde mevcut olmalarına rağmen; Türkiye, Suriye, İran ve Irak'ta nüfus bakımından sayıları fazla olan Kürtler; gerçekten sadece bizde mi sözüm ona hakir görülüyor, eziyete uğruyor.

    Ben eminim ki; Türkiye'de yaşayan Kürtlerin çok büyük çoğunluğu bu ülkede yaşadıkları için şükrediyor. Çünkü onlar bu ülkede etnik ayrımcılığın yapılmadığını; ülkenin üniter yapısına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve yönetim şekline hangi ırk ya da mezhepten olunursa olunsun izin verilmeyeceğini, en önemlisi de etnik ayrımcılığı yapanların bu işten nemalanan Kürtler olduğunu çok iyi biliyor.

    Bu etnik ayrımcılığı yapan Kürtlerde çok iyi biliyor ki; Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu bu ülkelerin içinde en rahat yaşamı dün de bu gün de Türkiye'de sürüyorlar.

    İsterseniz çevremizdeki diğer ülkelere bir bakalım:

    Suriye:
    300.000 den fazla Kürt; vatandaşlık hakkından mahrum yaşıyor. Bunların hiçbir yasal hakkı yok. Çünkü devletin gözünde vatandaş bile değiller. Mal, iş, toprak edinme hakları yok. Devlet destekli eğitimden yararlanamıyorlar. Gene devlet destekli sağlık yardımı onlara yasak. Pasaport alamıyorlar. Hukuki temsil hakları yok. En basit insani hak olan yasal evlilik hakları bile yok. Diğer Suriye vatandaşlarıyla eşit hakları olması için çaba harcayacak bir parti kurmalarını bırakın, böyle bir talebi dile getirmeleri bile mümkün değil.

    İran:
    Eşit olmayan politik ve sosyal hakları bir kenara bırakın; din ve mezhep ayrımcılığıyla karşı karşıyalar. İfade ve parti kurma gibi bir özgürlükleri yok. Kürtçe yasal dil değil. Kendi dillerinde eğitim almayı bırakın okur yazar Kürt nüfusu bile çok az.

    Irak:
    2003 yılında Amerika'nın Irak'ı işgalinden önce Kürt nüfusun durumu içler acısıydı.
    Halepçe katliamında 5.000 den fazla Kürt öldü. Anfal kampanyası ile 1,5 milyon Kürt zorunlu göçe tabi tutuldu. 180.000 Kürt bu göç esnasında öldü. Kürt kadınlar Araplaştırılma politikasına tabi tutuldu.

    Yaşadıkları ülkelerde Kürtler; genç, yaşlı, çocuk, kadın, erkek, asker, sivil demeden insanları öldürdükleri, ayrı bir ülke kurma hedefleri olduğu için değil; sadece Kürt oldukları için bu eziyetlere tabi tutuldular.

    Bir de ülkemize bakalım.
    Halepçe katliamında sınırlarını Kürtlere açan tek ülke Türkiye oldu. Hem de Saddam Hüseyin'le karşılıklı terörist iadesi ve sınır ötesi operasyon yapma antlaşmasının bozulmasını göze alarak. Öyle ki; o güne kadar bu anlaşma çerçevesinde Türk Ordusu PKK'ya karşı rahatlıkla Irak sınırı içinde operasyon yapabiliyor, yakalanan PKK'lı teröristler derhal Türkiye'ye teslim ediliyordu. Bu antlaşma nedeni ile Saddam Hüseyin ülkemize sığınan peşmergelerin terörist olduğunu ve iadesi gerektiğini söylediğinde, olumsuz yanıt verdiğimiz için; uzun süre sınır ötesi operasyon yapamadık.
    Deprem evlerimizi peşmergelere tahsis ettik. Onlara özel doktorlar görevlendirdik.

    Bizim yaptığımız bu insani davranışlar uluslar arası arenada dikkat çekmedi.
    Buna karşılık uluslar arası gazeteler Fransa Devlet Başkanının eşi Bayan Mitterand ülkemize gelip bir Kürt çocuğunu -dişlerine bakarak- seçip yanında Fransa'ya götürdüğünde Fransa'nın ne büyük bir ülke olduğundan bahsettiler.

    Geçmişte kendimize zarar verecek boyutta Kürtlere yardımcı olduğumuzu unutan DTP Diyarbakır Belediye Başkanı gibileri ise; Türkiye'de Kürtlere karşı insan hakları ihlalleri olduğunu, Kürtçe'nin resmi dil olması gerektiğini, Kürtlerin Türkiye nüfusun dörtte birini (bu rakamı nerden buldularsa artık) oluşturduğu halde etnik azınlık olarak kabul görmediklerini, daha fazla demokrasi istediklerini cehaletten kaynaklanan cesaretle dile getiriyor.

    Dünyada sadece federasyon ile yönetilen ülkelerde birden fazla resmi dil vardır. Ki her federasyonla yönetilen ülkede bile bu geçerli değildir. Bilindiği üzere biz federasyonla yönetilmiyoruz.

    Biz Kürtleri etnik azınlık olarak görmüyoruz. Çünkü kendimizden görüyoruz.

    Orta Doğuda yaşayıp da "Türkiye'deki Kürtlerden daha fazla özgür, insan haklarına saygılı, sosyal ve politik her türlü güvenceye sahibim" diyebilecek bir tek Kürt yoktur. Bugünün K. Irak’ında da durum; Saddam döneminden farklı değil. Barzani’nin peşmergeler aracılığıyla adam kaçırdığı ve haraç aldığıyla ilgili K. Irakta yayınlanan gazetesinde yazı yazan Avusturya vatandaşı bir Kürt tek celsede 30 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.

    Bu gün K. Irak'ta kurulması muhtemel Kürdistan ve onun yöneticilerine gelince. Geçmişte bel bağladıkları emperyalistlerin kendilerini nasıl ortada koyduklarını hatırlatmakta yarar var.

    Eminim Barzani babasının 1970'lerde Tercüman Gazetesine verdiği röportajda İngilizlerin ne için kendilerine para yardımı yaptığıyla ilgili açıklamasını hatırlıyordur. Ben gene de bizdeki emperyalist uşaklığı yapan Kürtlere hatırlatayım:

    2. Dünya Savaşında Almanya tarafını tutan İran'da; Rusya ve İngiltere n***** katliamlar yapan Kürtlere ödül olarak İran sınırları içinde 1946 yılında Rusya ve İngiltere destekli Özerk Mahabad Kürt Devleti kurduruldu.

    Kukla Kürdistan kendini kollayan Rusya ve İngiltere'ye güvenip Azeri topraklarını da işgale kalkışınca hem Azeriler hem de İranlılar tarafından direnişle karşılaştı. Türkiye; Rusya'ya çektiği telgrafla, kurulan bu kukla devletten desteğini çekmezse bunu savaş sebebi sayacağını bildirdi. Aynı dönemlerde Amerika İran'la anlaşma imzalayınca, kurulan bu kukla devlet sadece 11 ay yaşayabildi. Mahabat Kürt Devletinin Genel Kurmay Başkanı Mustafa Barzani (Mesut Barzani'nin babası) Rusya'ya sığındı. Cumhurbaşkanı Gazi Mehmet ve İçişleri Bakanı Seyf Gazi ise bağımsızlıklarını ilan ettikleri Çarçıra Meydanında idam edildiler.

    Sultan Abdülhamit'in dediği gibi "Tarih tekerrür etmez. Tekerrür eden hatalardır"
    Görünen o ki K. Irak'taki Kürt yönetimi ve Türkiye'de yaşayan başta DTP'liler olmak üzere emperyalist uşaklığı yapanlar hatalarını tekerrür ettirmekte ısrarcılar.

  2. #2
    Tecrübeli Üye sebahat35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    39
    Mesaj
    362
    Rep Gücü
    1492

    Cevap: Ortadoğuda kürtler ve kürt devleti

    Sultan Abdülhamit'in dediği gibi "Tarih tekerrür etmez. Tekerrür eden hatalardır"
    şu söz ne kadar önemli.

Benzer Konular

  1. Bayraklaşamayan Kürtler ve Türklük
    Arkun Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-10-2011, 10:00 PM
  2. Kürtler'in devleti olsun mu?' anketi
    Guney Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 08-10-2010, 09:45 PM
  3. Ortadoğuda cıa in suikast timleri kol geziyor
    saklıdost.imper Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-07-2009, 07:11 PM
  4. Pkk, dtp ve kürtler
    helindem Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-02-2009, 11:31 AM
  5. Kürtler Türkiye'nin sırtında bir yük mü?
    YukseLL Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 04-11-2008, 01:50 AM
Yukarı Çık