Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Rezalet

GÜNCEL GÜNDEM Kategorisinde ve Özgün Makaleler Forumunda Bulunan Rezalet Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> REZALET AKP Hükümeti sayesinde bugüne kadar yaşanmamış, köklü ve ciddi bir devlet anlayışına sahip hiçbir ülkede de yaşanmayacak bir çok ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    37
    Rep Gücü
    102

    Rezalet

    REZALET
    AKP Hükümeti sayesinde bugüne kadar yaşanmamış, köklü ve ciddi bir devlet anlayışına sahip hiçbir ülkede de yaşanmayacak bir çok rezaletle karşılaştık. Maalesef bu rezaletlerin çoğunluğu da PKK ve onun katil lideri A. Öcalan'la ilgili.
    Nasıl olur da tecrit edilen ve sadece avukatlarıyla görüşmesine izin verilen eli kanlı terör örgütü lideri, hücresinde yazdığı kitabı; gizlice hapishaneden çıkartır, bastırır ve son anda Kültür Bakanlığından "Bandrol" almaya çalışırken yakalanır. Demek ki Kültür Bakanlığındaki çalışan da işin farkına varmayıp, gereken yerleri uyarmasa; A. Öcalan en çok okunanlar listesine girecek!
    Acaba Apo; bu kitabı hangi ara yazdı. Öyle ya DTP'lilere göre Apo; işkence görüyor, kötü muameleye tabi tutuluyor, saçları kesiliyor, tecrit hayatı yaşadığı için psikolojisi bozuluyor.Bu durumda Apo; kendilerini yalancı çıkarmıyor mu? Baksanıza adamın keyfi yerinde "Kültür ve Sanat Devrimi" ismini verdiği ve Kürt kültürü konusunda kendi siyasi görüş ve önerilerini ayrıntılarıyla anlattığı bir kitap bile yazıyor. Ve ne hikmetse TV kanalları "Sivil Anayasa" ve "Kürt Sorunu" panellerinden zaman bulup bu konuyu gündeme getirmiyor.
    Düşünsenize binlerce kişinin ölümüne sebep olan bu şahsiyetsiz adam kitabını yazıyor; çok büyük bir ihtimalle avukatları aracılığıyla yazdığı nüshaları İmralı'dan çıkartıyor, Diyarbakır Kültür Bakanlığının on-line hizmetinden faydalanıp "Bandrol" için başvuruyor. Kitabın yazarı kısmına da -kendinden o kadar emin ki- Abdullah Öcalan yazabiliyor.
    Kültür Bakanlığının Diyarbakır Bürosunda çalışanlar; internet üzerinden yapılan bu başvuruyu isim benzerliğidir diye dikkate almayıp, merkeze gönderiyor. Allah'tan ki merkezdekiler daha aklı başında (helal lokma yemiş de diyebilirim) insanlarmış ki; konuyu araştırıyorlar ve İmralı canavarının kitabı yazdığı ortaya çıkıyor.
    Ancak işin ortaya çıkması da sorunu çözmüyor. Çünkü Kültür Bakanlığı; evrakları tam olan her başvuruya 10 gün içerisinde "Bandrol" vermek zorunda. Kültür Bakanlığı; İmralı'da keyfi yerinde olmasa bavul içerisinde kaçabilecek kadar rahat bir yaşam süren eli kanlı terör örgütü liderinin; Adalet Bakanlığı ile yazışmaları sonunda, kitabına "Bandrol" vermekten son anda kurtuluyor. Kitap çoğaltılmadan tüm kopyaları toplatılıp onların söylemiyle "skandal" benim söylemimle "rezalet" dallanıp budaklanmadan ört pas ediliyor.
    Benim merak ettiğim şu; Apo'nun avukatlarıyla olan görüşmeleri kameraya alınıyor mu? Eğer alınıyorsa nasıl oluyor da bu cani; avukatları aracılığıyla bu kadar rahat bir şekilde örgütünü yönetebiliyor? Eğer böyle bir yasa yoksa, neden AKP "tüm mahkeme yolu kapanmış, kurtuluş umudu kalmamış mahkumların avukatlarıyla olan görüşmeleri videoya kaydedilir" diye bir yasa çıkartmıyor. AB ve insan hakları savunucuları akbaba gibi başımıza çöreklenir diye mi? Söylesenize kimin umurunda bu? PKK'nın kanlı lideri içerden örgütünü yönetecek; biz belki de bunu önleyecek yasayı çıkartamayacağız öyle mi?
    Merak etmeyin Apo'nun kitap basma rezaletiyle ilgili bir "günah keçisi" bulundu. Hemen İmralı'dan çıkartılan nüshalarını kitaplaştıran İstanbul'daki Gün Matbaa hakkında soruşturma açıldı.
    Peki bu yeterli mi? İmralı'da sözde tecrit altında bulunan bir mahkumun; bir değil, on değil, elli değil, yüzlerce sayfalık nüshaları nasıl çıkardığının hesabı sorulmayacak mı? Adalet Bakanı çıkıp "Orada yüze yakın personel var. Bir kişi için bu kadar personel tutmak mantıklı değil. İmralı'ya birkaç kişi daha gönderebiliriz" diye açıklama yapıyor. Peki daha elinizdeki tek bir mahkumun dışarıdaki örgütünü yönetmesinin, siyasi kanatları olan DTP'ye direktifler göndermesinin, terör eylemleri planlamasının, cinayetler işletmesinin ve nihayetinde kitap yazıp basmaya kalkmasının önünü kesememişken; 3-4 tane daha PKK'lı katili İmralı'ya Apo'nun yanına OKEY oynasınlar diye mi gönderiyorsunuz?
    Niçin; gözaltında işkencede öldürülen Engin Çeper için özür dileyen Adalet Bakanı, bu rezalet için bize bir özür dileme ihtiyacı hissetmiyor?
    Adalet Bakanlığının ve İmralı'daki sorumlu her kimse bu kaçıncı rezaleti. Adam Suriye'de nasıl örgütünü rahat rahat idare ediyorsa, bugün de İmralı'da aynı şekilde idare ediyor. Bu konuda hücre cezasının yeterli olmadığını görmüyorlar mı? Nasıl bir hukuk sistemi eli kanlı bir terör örgütü liderinin bu kadar rahat hareket etmesine izin verir?
    PKK ve DTP ile ilgili rezalet bu kadar da değil. Bir rezalete de TBMM Başkanı sıfatıyla Köksal Toptan imza attı.
    Meclisteki kadın milletvekillerinin eşleri için düzenlediği yemeğe DTP milletvekili Fatma Kurtalan'ın hala PKK'nın dağ kadrosunda görevli eşine de davetiye gönderdi. Bizler; Fatma Kurtalan gibi eşi hala PKK'nın katil kadrosunda olan birinin Atatürk'ün kurduğu bu ülkede milletvekilliği yapmasını ve bizim vergilerimizden maaş almasını bile hazmedemiyoruz. Bir de eşine yemek davetiyesi gönderiliyor. Gerçi Toptan; kendisi yurtdışı gezisinde olduğu için davetiyelerin kimlere gönderildiğini bilmediğini, danışmanlarının hata yaptığını ve özür dilediğini açıkladı. Ancak; devletten maaş alan herhangi bir çaycıdan bahsetmiyoruz. TBMM Başkanının danışmanından bahsediyoruz. Eğer bir yemek davetiyesi hazırlanmasında böyle bir hata yapılabiliyorsa; çok daha önemli diğer işlerde devlet ciddiyetinden endişe duymamak elde mi? İş disiplini, devlet adamlığı kimliği, bilgi, uzak görürlülük, yetenek, dikkat, yaptığı işe önem vermek, ciddiyet gibi sıradan özellikler dahi; böyle bir rezaletin yaşanmasını önleyebilirdi. Bu rezalete neden olan kişi TBMM Başkanının danışmanı değil; herhangi bir özel şirket Genel Müdürünün danışmanı olsaydı; o kişi aynı gün işten çıkartılırdı.
    Bitti artık dediğim terör örgütü son 6 yıldır yeniden hortladı. Bu eli kanlı katillere kol kanat geren Barzani ile AKP Hükümeti; muhabbeti her geçen gün daha da koyulaştırıyor. Hani bu iyi ilişkiler işe yarasa dert etmeyeceğim. Teröristler artık dağ yollarında değil; TEM otoyolunda polisle çatışıyor. Türkiye eskisi gibi köklü devlet anlayışını, devlet ciddiyetini sağlamadığı, ülke gidişatına gözlerini kapattığı müddetçe de bu durum devam edecek.
    Apo'nun yakalandığı haberlerini TV'de izlediğim günü hatırlıyorum da. Ne kadar heyecanlanmıştım, ülkemle nasıl da gurur duyuyordum. Nihayet şehitlerimin kanının hesabı sorulacak diye mutluluktan uçmuştum. Bugünse tüm bu yaşananlardan sonra, o günkü hislerim tam tersine döndü. Söylesenize; İmralı canavarının yazdığı kitabı son anda piyasadan çeken, teröriste yemek davetiyesi gönderen, terörü yok etmek konusunda en ufak bir adım dahi atamamış hükümetin yönettiği devletimle nasıl gurur duyayım?
    Ben yaşanan bu rezaletler konusunda bu kadar rahatsızsam, kim bilir canlarını bizim için toprağa veren şehitler ve onların yakınları neler hissediyordur. Peki siz ne hissediyorsunuz; oyunu ve vicdanını iki çuval kömüre, iki kilo pirince satanlar? Kendi evinize de terör ateşi düşünceye kadar sessiz kalmayı ve verilen sadakalara şükretmeyi mi?
    ŞEBNEM ÖZBEK

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: Rezalet

    Her kelimene katılıyorum
    ve eklemek istiyorum,yakında abd istiyor diye adamı salıverecekler,bakarsınız cumhurbaşkanı yapmışlar
    acil buna dur demek gerekiyor,onuda ancak biz ,halk yapabilir..uyumayın uyanın..tekrar tekrar uyanın..

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye sebahat35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    39
    Mesaj
    362
    Rep Gücü
    1492

    Cevap: Rezalet

    Sayın Erdal Sarızeybek'in bir konuşması olmuştu bununla ilgili ;

    Be Allah'tan korkmazlar, İmralı'da yatan bebek katili, bölücü başı yattığı yerden örgütü idare ediyor. Benim orgeneralim `terörist' diye adı çıkıyor. Konuşma yasağı var. Ergenekon'u sözde terörle mücadele adına medyada yayınlıyorsunuz, peki PKK terör örgütü değil mi? Sözde terörle mücadele adına yüzlerce polis eşliğinde generalimizi alıyorsun, siyasi parti başkanını alıyorsun, rektörü alıyorsun, herkesi gözaltına alıyorsun. Peki teröristleri niye gözaltına almıyorsun. 5 milyon kişiyi dinliyorsunuz, bizleri dinleyeceğinize. Gidin DTP ile onun işbirlikçilerini dinleyin, pkk terör örgütünü çökertirsiniz.

Benzer Konular

  1. Canlı yayında rezalet
    YukseLL Tarafından SMN Magazin Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 31-08-2010, 07:16 PM
  2. YouTube'daki Rezalet Devam Ediyor!
    Bay X Tarafından Duyurular-SSS Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 20-08-2007, 07:04 PM
Yukarı Çık