PKK TARAFINDAN KATLEDİLENLER

PKK tarafından gerçekleştirilen silahlı eylemlerin, bu ülkeye ve en çok da Kürtler’e zarar verdiği noktasında hemen herkes hemfikir. PKK şiddetinin, sadece binlerce insanın ölümüne, on binlercesinin yaralanmasına ve sakat kalmasına değil, Türkiye’nin milyonlarca dolar kaybetmesine, dolayısıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel, ekolojik, demografik yönden kalkınmasına da engel olduğu biliniyor. Bu arada PKK’da işi biten veya örgüt yönetiminin koyduğu katı kurallara harfiyen uymakta eksik kalanların, bir yandan kendi arkadaşları tarafından canice katledildikleri görülürken, diğer yandan cinayetlerle ilgili açıklamaların internet sitelerine yansımaya devam ettiği kaydediliyor.
Ünlü Kürt aydını ve yazarı Mahmut Baksi’nin kız kardeşi Lamia Baksi’nin İsveç Hükümeti’nin ajanı olduğu, örgüt içine bu amaçla gönderildiği bahane edilerek, tutuklanması için talimat verildiği, Lamia Baksi’nin Kuzey Irak’ın Hakurke bölgesinde, örgütsel faaliyetlerde bulunduğu sırada Cemil Bayık tarafından tutuklandığı hususu, Nasname sitesinde yıllar sonra bir kez daha okurlara duyuruluyor.
Elleri ve ayakları bağlanan ve Apo kişiliğinin bilgisi ve isteği doğrultusunda işkenceye alınan Lamia’nın, bir süre direndiği, bu direnişin hiçbir fayda getirmeyeceğini gördüğünden ve bir an evvel bu rezaletten kurtulmak istediğinden dolayı, olmayan “suçunu” itiraf ettiği vurgulanıyor.
Külliyen yalanlardan oluşan ifadelerin yazılarak örgüt yönetimine gönderildiği, bir süre sonra kadının iflah olmayacağı, kadınlığını kullanarak adamları düşürdüğü, yoz ilişkiler geliştirerek örgütü çökertmek istediği, İsveç Hükümeti’nin sicilli ajanı olarak Olof Palme cinayetini araştırmak için geldiği öne sürülerek, gerekenin yapılmasının istendiğine dikkat çekiliyor.
“Gerekenin yapılmasından” kastın, kızın öldürülmesi anl***** geldiği, nitekim emir eri Cemil Bayık’ın bu emri yerine getirdiği belirtilirken, Lamia’nın acı sonu yine o günkü vahametiyle gözler önüne seriliyor.
Lamia’nın günlerdir işkencede olmasından ve soğukta kalmasından dolayı güçten düşmüş göründüğü, ama ölüme gittiğini bildiği halde yol almaya çabaladığı, ölümü mevcut yaşama tercih ettiğinin her halinden anlaşıldığı, kazma kürek taşıyan iki kişinin Lamia ve beraberindekileri takip ettiği, Zagros’un karşı kayalığında takiben yarım saat sonra bir silah sesinin yankılandığı, bir süre sonra gidenlerin bir kişi eksik olarak döndükleri ve bu kişinin de ne yazık ki Lamia olduğu…, Şemdin Sakık tarafından kaleme alınan “Apo” isimli kitabın satırlarında dehşet verici bir şekilde yer alıyor.
Şemdin Sakık, gözlerinin önünden gitmeyen ve beyninden silinmeyen bu vahşetten bir gün sorumlu tutulacağını aklının ucundan bile geçirmezken, örgüt yönetimi tarafından Mahmut Bakşi’ye, “O değerli militanımız Lamia’yı da bu Şemdin ve çetesi vurdu, onlarca adamımızı böyle götürdüler. Yıllardır bu çeteyle savaşıyoruz. Bunlar her gün birkaç Lamia öldürürler, sizin gibi aydınlar bu gerçeği anlamalılar…” denilerek yalanlar dizilmeye devam edildiğini aktarıyor.
Sudan bahanelerle kanlarına girilen kadınların bütün ailelerinin örgütün hizmetine koşturulduğu, sorumluluğun başkasının üzerine atılması gibi ucuz mafyöz taktiklerin örgüte temel tarz seçildiği, gerçekleştirilen her köy baskınından sonra bu eylemleri koyan gruplar ve grup sorumlularının ödüllendirildiği ise, “Apo” isimli kitapta okuyabileceğimiz ürkütücü enstantanelerden sadece bazıları…
Şemdin Sakık gibi, PKK’nın ve silahlı mücadelenin günün koşullarının gerisinde kaldığını değerlendiren birçok örgüt mensubu, Kongra-Gel yönetiminin şiddet politikasında ısrar etmesinin mantığa aykırı olduğunu anlayarak, iç hesaplaşmalar yapıyor ve yaşadıkları isyanı çeşitli internet sitelerinde dile getiriyorlar. Elbette bunlar sadece iletişim imkanı bulanların yakarışları, bu imkanı bulamayan buzdağının altındaki kitlenin büyüklüğünü ise kestirmek güç. Erime ve çöküş sürecine giren örgüt yönetimi, yok oluşunun göstergelerini telafi etmek ve aykırı görüşü savunan örgüt mensuplarına ders vermek amacıyla cinayetlerini sürdürürken, örgüt tarafından gerçekleştirilen antidemokratik uygulamalar ise, yine örgüt mensupları tarafından aydınlatılıyor. PKK tarafından katledilenler, acı bir anı olarak gündemimize düşüyor.

Helin Demir
helindem@mynet.com