Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Zaman geyikleri

    Merhaba



    Gece ve gündüzü oluşturan galaktik hareketler zaman olabilir mi? Evrendeki devasa uzaklıklarda yani dünyamızdan 1000 ışık yılı uzakta duran bir yapı bizden 1000 ışık yılı geride midir veya ileride midir? Mesafeler zaman olabilir mi?
    Ya da yer çekiminin etkileri azaldıkça zaman yavaşlar mı? 1 milyar ışık yılı uzaktan bize gelen bir yıldızın ışığı dünyaya ulaştığında kaynağındaki zamanla bizdeki zaman bir birinden farklımıdır? Geçmişimizden bize gelen ışık zaman mıdır? Kütleler arası mesafe ve kütle çekiminin zaman üzerinde etkisi var mıdır?

    Kütle çekiminin fazla veya az olması sonucunda buna maruz kalan enerji ve madde çeşitliği etkilenir. peki bunun etkilerine zamanın yavaşlaması ve hızlanması demek ne kadar doğrudur? Yerçekiminin etkilerinin yüksek olduğu bir yerde yaşayan birinin ömrünün az olması etkilerinin düşük olduğu yerde ömrün uzaması kadar doğal bir şey olamaz.

    Ömrü uzayan insan mı yavaşlayan zamandır yoksa yer çekiminin zayıflığımı? Uzayan ömrün yerçekimi etkisinin zayıf olması ile kişinin fiziki yapısı üzerinde etkilerinin azaltmış olmasıyla ilgilisi olabilir mi? yahut yerçekimini meydana getiren madde zaman olabilir mi? evren saati her yerde aynı mıdır yoksa farklı mıdır? diye sorular uzayıp gider.

    Afrika savanlarında uzun ömür yaşamakta olan fillerle bir haftalık ömrü olan kelebekleri karşılaştırın iki canlı arasındaki uzun bir yaşam farkı var. Yaşama durumunu zamanla ilgili bir durum olabilir mi? zaman kelimesini hemen, hemen her konuşmamızda değinir ve onu konumlandırdığımız rakamsal düzeneklere göre hareket eder ve zaman dilimlerini kullanırız. Kullandığımız zaman dilimleri yıllar, aylar, günler, saatler, dakikalar ve saniyeler çok konuşmamıza rağmen bunları neden şimdiye kadar görmedik? Varlarda bize mi görünmüyorlar? Neden fiziksel bir izahı yok zamanın?

    İki nokta arasında gidip geldiğinizi farz edin, yavaş yürüyerek 10 dakikada gidiyorsunuz 10 dakikada da geri geliyorsunuz. Biraz hızlandığınızda bu durum 7 dakikaya, motosikletle ile de 2 Dakikaya düşmektedir. Hızlı yürüyerek ve motosikletle mesafeyi kısaltınız veya kendi deyiminizle zaman kısaldı oysaki tükettiğiniz enerji artı enerjinin yardımı ile standart ve değişmeyen mesafeyi rakamsal boyutta kısaltınız, bu sırada madde üzerinde yürüdünüz ve yerçekimine karşı enerji harcadınız bu durumlardan hangisi zamandır? İki noktanın arası mı? Harcadığınız enerji mi? yoksa yerçekimine karşı yürümeniz mi? yada yer çekimine sebep olan madde mi? elbette bunların tümünün sebebi ve sebeplerin potası olan ‘’madde’’ zamandır.

    1000 ışık yılı bizden uzak olan bir yıldızdan bize gelen bir ışık mesafeden dolayı dünyamıza geç gelebilir. Hatta bu ışık bize yetiştiğinde yıldız çoktan sönmüş içe çökmüş yok olmuşta olabilir yıldızın orada olmaması dünyanın ve yıldızın başka zaman diliminde olduğuna bir işaret midir? Tabii ki hayır, mesafelerden dolayı bize geç gelen ışık bizi yanıltmaktadır, dünya ile yıldız veya o konumda olmayan bir şeyle biz aynı zamanı daha doğrusu evreninin tek ve eşit saati olan anı paylaşmaktayız.
    Gördüğümüz gibi çok yerde kullanılmasına rağmen, anlamı üzerine bir mutabakat olmayan bir kavram. Anlayamadığımız bir kavram olmasına rağmen, zaman konusu ile ilgili yapılan çalışmalar düşündüğümüzde yüksek ihtimalle sonuçsuz kalabilecek çalışmalar olacaktır.

    TURAN ZENGİN
    turanzengin33@hotmail.com

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Evrenin yani maddenin sonsuzlukta belirmesiyle birlikte insanoğlu kural, ölçüm ve rakamlar yardımıyla kendine bir ömür biçti, bu duruma da zaman dedi. Madde olmadan önce olmayan zaman maddenin varlığıyla konumlandırıldı.
    Zamanı çoğul tarif ettiğimizde:

    1) 3 boyutun varlığı
    2) Sonsuzluktaki enerji alış-verişi
    3) Sonsuzlukta madenin devinimi
    4) Sonsuzlukta maddenin direnişi diye;
    Zamanın anlamlarını 4 ana başlık altında toplayabiliriz. Eğer bu anlamları teke düşürürsek karşımıza ‘’ zaman = madde’’ sonucu ile karşılaşırız. Zaman varsa madde vardır, madde yoksa zamanda yoktur. Sadece tek bir zamandan bir ‘’an’’dan söz edebiliriz. Tek zaman olan an üzerinde durduğumuz satıh, ayak bastığımız yer yani maddedir. Maddeni devinim halinde olmasına sonsuzluğun madde üzerindeki etkileri veya sonsuzluğun içinde devinim halinde olan maddenin ömrü de diyebiliriz. Zamanı madde olarak kabul etmediğiniz taktirde, onu anlatmak için yapacağınız tüm açıklamalar, maddenin sonsuzluktaki tüm durumlarıyla ilgili olacaktır, bu durumlar 3boyut, sonsuzluktaki enerji alış verişi, maddenin devinimi ve maddenin sonsuzluktaki direnişidir. Bu duruma göre kendi memleketime yapacağım yolculuk zamanda yolculuk mudur? Zaman ve madde aynı şey ise ki eğer anlattıklarımda haklıysam yapacağım yolculuk zamanda yolculuktur.

    Dile getirilen Geçmiş ve gelecek boyutları evren ömür içinde değerlendirdiğimizde geçmişe gitmek tüm evrenin eski bir devinim haline yolculuk etmek demektir bu durum şu manaya gelir evrendeki tüm atomik yapıyı eski durumuna getirmek anl***** gelir ki bu imkansız bir durumdur. Elinizde tüm atomları şekillendirecek ve eski şeklini aldıracak bir enerji olsa dahi bunu nasıl ve ne kadar uygulayacağınız soru işaretleridir? Ve atomlara uygulayacağınız enerji sonucunda atomların bu enerjiye ne tepki vereceği belirsizdir. Bu düşünceler kısaca olanaksız bir hayal olmaktan ileri gidemez.
    Zaman olarak bilinen devinimi bir boyut olarak kabul etmek bu konuda yapılan çalışmaları başarısız bir o kadarda anlaşılmaz ve karmaşık hale getirmektedir.bu olanaksız durumu anlatmaya çalıştım. Önümüze konulan, dayatılan bilgileri araştırmak ve kendimizce sorgulamak durumundayız. Bir kişinin dediği bir şeyi çoğunluğun kabul etmesi, tam olarak doğru olduğu anl***** gelmez o halde doğru gibi algılanması kadar denilenleri sorgulamakta gerekmektedir. Bu durum bu tür düşüncelere kulak veren insanların bir görevidir. Denileni tamamen kabul etmek ve hiç araştırma yapmadan denileni ezberlemek bilimin sorgulama ayağını ortadan kaldırır. Yeryüzünde yaşayan biri olarak evrenin gizemini araştırmayı ve bu konuda çabalamayı seviyorum her insanında çevreyi, dünyayı ve evreni seven bir yönünün olduğunu düşünmekteyim.

    Gelecek yüzyıllarda ilerleyen teknolojinin yardımıyla insanlığın ufku daha genişleyecektir, bizi heyecanlandıran sonra şaşkınlığa düşüren ve ardından hayretler içinde bırakan uzayın kapıları aralanacaktır. İnsanlığın geleceği uzayla ilgilidir, evrendeki gözümüzün görebildiği yapılara gitmek ve orada yaşam alanları kurmak belki bir hayal ama ileride mutlaka ve mutlaka gerçekleşecek bir olay gibi görünüyor. Bu tahmini yapmamım ardındaki gerçek dayanak teknolojiyi orantılamaktan geçmektedir.

    Geçmişimizde yaşamış olan atalarımıza bugünün şartları anlatılabilseydi, atalarımızın vereceği tepki ne olurdu? Belki denilenlere inanmayacaklardı belki denileni çılgınlık kabul edecek ve güleceklerdi? Belki de içlerinden bazıları anlatılan durumların bile üstüne çıkabileceğinin hayalini kurardı? Teknolojinin durmadan gelişmeye açık olması ve kendini yenileyerek ilerlemesi insanlığın hem başarısı hem geleceğini inşa etmesidir. Gelişmiş bir medeniyet için ilerleyebilecek saha uzaydır.

Benzer Konular

  1. Fenerbahçe geyikleri!..
    YukseLL Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 04-04-2012, 02:29 AM
  2. Men kararı sonrası F.Bahçe geyikleri
    YukseLL Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 27-08-2011, 02:37 PM
  3. Fenerbahçe Şike Geyikleri
    YukseLL Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 06-08-2011, 11:43 PM
  4. İnternetteki derbi geyikleri:
    YukseLL Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-10-2009, 10:38 AM
  5. Derbi geyikleri (fenerbahçe 4 galatasaray 1)
    YukseLL Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 10-11-2008, 10:33 PM
Yukarı Çık