Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Ruhsal mesajlar-2

    Merhaba!

    Ruhsal Rehber JOHN’dan Mesaj (1970) :

    “1960-1970 yılları arasında verilen mesajlarda yansıtılan kurtarma planları, acil durum planları ve geçici önlemlerdi. Bunlar normalde olmayan en son çare operasyonlarıdır. Komşunuz olan planetlerdeki hayat formları eterik niteliktedir. Bu yüzden, planetinize inmek ve insanları alıp götürmek için vibrasyonlarını düşürmeleri gerekir, bu da onların birçok tehlikeyi göze almaları demektir. Aslında bir planetin kurtuluş çabası kendi içinden gelmelidir. Uzay araçlarıyla kurtarılanların bir cennete geri getirilmeleri söz konusu değildir, çünkü dünyanızın fizik olarak yenilenmesi yetmez, planetin hafızasında yer alan eterik, astral ve mental dengesizliklerin de giderilmesi gerekir. Kurtarılacak olanlar, gezegenin geçmişiyle ilgili bağlardan kendilerini tamamen arındıramazlar, afetlere yol açan tesirleri şefkatle gidermek zorundalar.

    “Yakın zamanda dünyanın eterik yapısında yeni enerjiler açığa çıkmış ve bir dengelenme meydana gelmiştir, insanlık için yeni kurtuluş kanalları açılmıştır. Şimdi meydana gelecek olası bir nükleer felaket dünya nüfusunun acilen tahliyesini gerektirmektedir. Yeni şuur hareketleriyle uyum içinde olan kişilere hiçbir zarar gelmeyecektir. Fizik bedenleriniz değişmekte ve insanlık bir bütün olarak mutasyona uğramaktadır. Sizler tahrip edilemez olan yüksek şuur ile uyumlu hale geliyorsunuz. Dış dünyada ne olursa olsun, bu şuura uyumlanmış insana hiçbir şey olmaz.

    “Planetinizin fizik kabuğu yeni eterik şuurunun bir tezahürü olmaya doğru ilerliyor, eskisinden daha fazla ışık ve sevgi ortaya koyuyor. Bu değişimlerden ötürü fizik bir uzay teması artık bir ihtiyaç olmaktan çıkmıştır, uzaylı kardeşleriniz geri çekilmişlerdir. Şimdi size yüksek düzeyde enerji bedenlerle gelmektedirler. Onlarla temas kurmak istiyorsanız şuurunuzu ve vibrasyonlarınızı yükseltmelisiniz. Kozmik kardeşlik kapasitenizi yükseltinceye kadar uzaylı kardeşleriniz sizinle temas kurmayacaklar. Onlar dünya halkının kıyam ederek şuurlanmasını ve büyük yaşam düzenini kurmak için birlikte çalışabilecekleri ortamın yaratılmasını bekliyorlar. Uzayda devasa araçların olduğu doğrudur, küçük bir gezegeni andıran bu araçlarda tüm hayatlarını geçiren ırklar var. Kainattaki iki şeyi ayıran unsur ne zamandır ne de uzay, sadece şuurdur! Bunu anladığınızda, Yeni Çağdaki tüm uzay temasının anahtarı önünüze konmuş olacaktır.”
    Sayfa: 16-24

    TEMEL ALT YAPI KİTAPLARI
    CİLT : 2
    BİLİM ARAŞTIRMA MERKEZİ YAYINLARI


    devam edecek.............

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Rehber Varlık KEMAL YOLCUSU’ndan Mesaj :


    “Madde kainatına intikal eden varlıkların başlıca silahları irade, iktidar ve şuurdur. İrade, iktidarı dengede tutan, onu sevk ve idare eden güçtür, varlığın en büyük desteğidir. Varlık doğrultusunu hep iradesiyle belirler. İktidar, ruhun savunma aracıdır, istenildiği zaman istenildiği kadar harcanabilen bir güçtür, insan önüne çıkan engelleri iktidarıyla aşar. Şuur ise, ruhun ayırt edici niteliğidir, şuursuz ruh, ruhsuz şuur düşünülemez.

    “ Şuur; akıl, zeka, hayal gücü, yargılama ve mantık güçlerinin merkezidir. Ruhun ruh niteliğini kazanması için irade, iktidar ve şuur niteliklerini kazanması şarttır, bunlar onun asli unsurlarıdır. Ruh önce iktidar ile temasa geçer ve alma yeteneğine göre buradan iktidar elde eder, sonra sıra iradeye gelir. İktidarla kaynaşmış irade ort***** şuur da dahil olur. Bu üç unsurla ruh kişilik kazanır ve ruhun asli cevheri meydana gelir. İşte ruhlar arasındaki iktidar, irade ve şuur farkları hep bu alıp verme esnasındaki oranlara bağlıdır, bu oranlar varlığın karakterini yaratır. Biri diğerinden daha az ya da daha fazla almıştır, insanlar bu üç unsuru alma oranıyla birbirlerinden farklı olurlar. Üç unsur herkese Tanrı tarafından eşit olarak verildiği halde ruhların bunlardan yararlanması aynı derecede değildir. Kişilik ve karakterlerin farklılığını oluşturan sebep budur.”
    Sayfa: 33-35

    Rehber Varlık KEMAL YOLCUSU’ndan Mesaj :


    “Kader planını hazırlayan ruh, bu planı uyguladıktan sonra bedenin gelişimini idare etmeye başlar. Fakat ruh melekelerinin tümü, yani irade, iktidar ve şuurunun tümü bu sahada rol oynamaz. Eğer ruh planını geniş, melekelerini dar tutmuşsa sonuç olumlu olmaz ya da planını dar, melekelerini geniş tutmuşsa sonuç yine olumlu olmaz. Ruhun yeteneği ve evrim düzeyi, bu planı düzenleme esnasında melekelerini kullanış şekliyle ölçülür, yani ruh belirli melekeleri insan bedenine çizdiği plana uygun verebilmişse sonuç olumlu olur. Ruhun belirli deneyimler için kısmi şuura, kısmi irade ve iktidara ihtiyacı vardır, eğer yeteneklerinin tümünü kullanırsa yapılan deneyim yanar, ziyan olur.

    “İnsan beden taşıdığı süre içinde tüm varlığını, kainattaki deneyimlerini ve alemlerin niteliklerini sezecek olsa insan olarak yaşamaya razı olmaz. Tüm kudretini kullandığı zaman bir anda her şeyi yakıp yıkar, kendi arzusuna göre hareket eder. Bu durumda, kainatın sadece bir kısmıyla meşgul olup kader planının içeriğini önceden bilecek ve onu uygulamak istemeyecektir. İşte bu yüzden insan geçmiş yaşamlarını hatırlamaz, çıkarı gereği böyle olmalıdır, geleceği bilmemesi gerekir. Ruh ve madde doğrudan birbirlerine hükmedemezler. İkisinin birleşmesinden oluşan insani melekeler, yani insani şuur, insani iktidar, insani irade vardır. İşte insanı ömrü boyunca idare eden güç budur, bu güce insanın cüzi iradesi denir. İnsan meydana geldikten sonra artık ruhun ve maddenin değil, kendi insani şuurunun, yani cüzi iradesinin emrindedir, ait olduğu dünyanın gereklerine uymak zorundadır.

    “Ruh, melekelerini insan bedeninin maddi kısmına bağladığı için artık o kısma istediği zaman hükmedemez. İnsani şuurun formülü yaşamsal planda iyi düzenlenmişse insan o plandaki amacını mutlaka gerçekleştirecektir. Ruhun bir takım melekeleri burada şekil değiştirmiştir, çünkü artık maddenin şekil değiştiren bir nüfuzu vardır, yani ruhun kısmi şuuru bir nevi madde olmuş, maddeleşmiştir, uyum sağladığı alemin yasalarına tabi olmuştur. Bu yüzden insan ruhunun görüşü de tamamen insani olmuştur. Hidrojen ve oksijen atomları birleşerek nasıl suyu meydana getiriyorsa, madde ve ruhun birleşmesinden de madde ve ruha kesinlikle benzemeyen bir başka unsur, yani insan meydana gelmiştir, ama yine de insanın hem ruhu hem de maddesi vardır.

    “Ölümle birlikte asla dönüş başlar, bu ruhun maddeden çözülmesidir. Ruhun melekeleri maddeden sıyrılır, ruh ve madde asıllarına dönerler. Ölüm sonrasında bu sıyrılış birdenbire olmaz, nitekim kendilerini maddeden kurtaramayan varlıklar ölüm sonrasında karmaşa devreleri geçirirler, bu devreler insan ölçüsüyle asırlar kadar uzun sürebilir. Ruhun başarısı evrimiyle orantılıdır, ama insan kendi açısından bu başarıyı asla ölçemez. Çünkü insan maddeyle kaynaşmış ruhun, bir başka deyişle insan şuurunun üstünde bir idrakle düşünemez. Görüşleri hemen her zaman indi, miyop ve sakattır. Kainatta süfli bir şey yoktur, sadece evrim vardır. İyilik, kötülük ve dünya çıkarları, dünya düzeni için icat edilmiş görece değerlerdir, insan dünyada yaşadığı sürece bu değer yargılarına tabidir. Ölümle ruh ve madde asıllarına döndüklerinde orada kullanılacak deyimler dünya ve insan ölçülerine sığmaz.”
    Sayfa: 37-40

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    Rehber Varlık KEMAL YOLCUSU’ndan Mesaj (1950) :
    “Tanrı yarattığı kainatları bizzat idare etmez, onu yüksek, çok yüksek varlıklara havale eder, yaratılmışlar onun idare memurlarıdır! Kainatta büyük bir çalışma düzeni vardır, orada zerre kadar aksaklık yoktur. Aksaklıklara indi ve miyop görüşlerin yol açtığı hatalar sebep olur. Kainat büyük bir düzen içinde devreder durur. Güneşiniz kendi aleminizin merkezidir ve kendine ait gezegenleri vardır. Güneş geçmişte tek parça iken kuvvetli bir eksen hareketiyle parçalanmış ve bu parçalar madde kainatının çekme itme yasalarına uyarak denge kurmaya çalışmış ve sistemi meydana getirmişlerdir.
    “Gezegenlerin eksen ve yörünge olmak üzere iki türlü hareketi vardır. Dünya evrime dönmeyle başlamış ve varlıkların deneyim yapmalarına sunulmuştur. Kainattaki her varlığın bir amacı ve anlamı vardır, orada değersiz ve yersiz hiçbir şey yoktur. İnsan hatalı gibi görünür, ama onun her hatasında bir kayırma, bilinmeyen bir amaç gizlidir. Madde şuursuz ve iradeden yoksun bir varlıktır, şuurlu varlıkla temas ona cazip gelir. Maddede iktidar da yoktur. Eğer maddede bir enerji gözlemlenmişse, o bölgenin bir ruh tarafından istila edildiğine hükmetmek gerekir. Eğer maddede iradi bir hareket varsa, orası mutlaka bir ruhun etüt sahasıdır.”
    Sayfa. 41-42

    Rehber Varlık KEMAL YOLCUSU’ndan Mesaj :
    “Yaratılmışların Tanrıyı idrak etmeleri evrim düzeylerine göre değişir. Örneğin, ruh aleminde yeni meydana gelmiş bir varlık çevresinden kendine bir Tanrı seçmeye kalkarsa bu ya çok sevdiği ya da korktuğu bir varlık olacaktır. Fakat evrimleşerek kainatın büyüklüğünü idrak edince artık her önüne gelene Tanrı demeyecek ve Tanrı fikriyle laubali olmayacaktır. Büyük ruhlar ve varlıklar evrimleştikçe Tanrıyla aralarında köprü kurmaya çalışmazlar. Tanrıyla aralarındaki büyük mesafeyi idrak edip onunla birleşmek şöyle dursun, adını anmaya bile cesaret edemezler. Tanrı yaratıklarıyla görüşmez, evrim düzeyi ne olursa olsun onlarla yarenlik etmez. Onun emirleri sonsuz bir düzen içinde gerçekleşir.”
    Sayfa: 42-43

    Rehber Varlık KEMAL YOLCUSU’ndan Mesaj :
    “Anlaşmazlık evrim için bir gerekliliktir, değerini bilmek için kainat çapında düşünmek gerekir. Sizin gözünüzle bakıldığında zararlı olduğu sanılır, oysa madde kainatındaki evrim laboratuvarının en önemli unsurudur. Kemal yolcuları bu laboratuvarda çeşitli deneyimler geçirmek zorundadırlar. Anlaşmazlık kainatın tümünde vardır, evrim boyunca da olacaktır. Anlaşmazlık olmasaydı çatışma da olmaz, evrim deneysel olmaktan çok teorik düzeyde kalırdı. Hatalar tekrarlandıkça varlıklar hatadan kurtulma çarelerini ararlar, yanlışlık daima düzensizlikten kaynaklanır. Ruhun yüzeyine çarpan olaylar derine inip şuuraltındaki birikintilerle temas etmedikçe bir kıymet ifade etmezler. Istırap ruha renk verir, ıstırapla renklenmeyen ruh ders alamaz. Önce hayat dersi, sonra görüş berraklığı ve bakış keskinliği insanın olayları berrak bir şekilde görmesini sağlar.”
    Sayfa: 46-47

    devam edecek..........

Benzer Konular

  1. Bir Ruhsal Bozuklukla Yaşamak
    merkür Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-03-2014, 06:26 PM
  2. Ruhsal Mesajlar/Goethe
    mopsy Tarafından Parapsikoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 24-12-2009, 09:12 PM
  3. Ruhsal travma
    İnci Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-12-2009, 08:23 PM
  4. Ruhsal Çöküntü İlaçları
    İnci Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-11-2009, 02:51 PM
  5. BEETHOVEN ve RUHSAL YOL
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-10-2009, 05:56 PM
Yukarı Çık