1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12

Uydu terimleri

Uydu Sistemleri ve Alıcıları Kategorisi Uydu Sistemleri Forumunda Uydu terimleri Konusununun içerigi kısaca ->> SAT (Satellite) Ekvatorun 22,237 mil yukarısında sabit yörüngede, dünyayla eşit hız, ve aynı yönde ( saatte 7,000 mil doğudan batıya ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    Uydu Terimleri

    SAT (Satellite)
    Ekvatorun 22,237 mil yukarısında sabit yörüngede, dünyayla eşit hız, ve aynı yönde ( saatte 7,000 mil doğudan batıya doğru) dönen sofistike bir elektronik haberleşme aktarma istasyonu.. uydu...

    LNB (Low-Noise Blocker down-converter)
    Antenden gelen mikrodalga sinyallerin girerek 950-2050 MHz bant aralığına dönüştürüldüğü konvertör cihazı. Düşük gürültü blok dönüştürücü, çanağın topladığı uydu (mikrodalga) sinyallerini güçlendirip alıcı tünerinin işleyebileceği daha düşük frekans bandına indirir. Düşük Gürültü Blokeri. Bir LNA, frekans değiştirici ve ara frekans kuvvetlendiricisinden oluşan, 12 GHz'lik uydu işaretlerini 900-1700 MHz'lık ara frekansa çeviren blok. Bu blok çanak antenin odak noktasındaki feedhorna doğrudan bağlanır ve bir kablo ile uydu alıcısına irtibatlanır.

    EMU (Yazılım)
    EMU yukarıda bahsedilen CAM'ın yaptığı işi gören bir Hex; yani makine dilinde bir programdır. Programın içinde bu paralı televizyonları izleyebilmek için gerekli yazılımların dışında menülerde dolaştığınızda karşılaştığınız uydular, transponderlar (TP), frekanslar, kanallar, keyler (yani paralı yazılımları izlemek için gerekli anahtar harfler-rakamlar), görüntü özellikleri, arka planlar, hareketli sistemler için gerekli komutlar vs. bulunur. Her uydu alıcısının aynı bilgisayarlardaki gibi işlemcileri vardır. Örneğin NEXT 8000 XCAM'da STI 5512 kullanılırken, PLUS ve XCAM PLUS modelinde STI 5518 işelemci kullanılır. Bu demek oluyor ki her uydu alıcısının kendine özel yazılımı vardır ve sadece o yazılım yüklenirse çalışır. Buna dikkat etmek çok önemlidir. EMU (yazılım) her receiverda bulunan bir EPROM'a (Erasable Programmable Read Only Memory; yani yazılıp silinebilen hafıza) bazı yollarla yazılır. EMU'yu (yazılımı) atmanın bir diğer yolu da RS-232 (COM-Seri İletişim) kablo kullanmaktır.

    CAM
    İngilizce'deki "Conditional Access Module" kelimelerininin kısaltmasıdır. Yani belirli şifreleme yöntemleri kullanarak (Viaaccess, Irdeto, Conax, Seca, Mediaguard, Nagravision, Cryptoworks vb.) paralı yayın yapan TV kuruluşlarının abonelerine verdiği modüllerin genel adıdır.

    CIF (Common Intermediate Format)
    Hem PAL hem de NTSC den nispeten kolayca çıkartılabilen CCITT nin kabul ettiği bir ara televizyon sunum formatı. Örnek sayısı 625 satırlık avrupa sisteminden, saniyedeki çerçeve sayısı ise 525 satırlık amerikan sisteminden alınarak 360x288 ve 29.97 Hz'lik ortak CIF standardı elde edilmiştir.

    ARA KABLO
    (RS-232 kablo)

    Ara kablo; yazılımı internetten indirdikten sonra, PC'nizdeki hard diskten, seri port iletişim kuralları ile bir program yardımıyla uydu alıcısının EPROM'una yüklemek için gerekli kablodur.

    RSA KEY
    Nedir? Ne işe yarar? Bize faydasi nedir?

    Bilindiği gibi şifreli tv kanalları 16 haneli keylerle acılmakla birlikte bu kanalların
    açılması için sistem RSA denilen key sisteminede ihtiyac duyuyor. Bu keyleri
    daha önce pek bilmememiz ve kullanmamamız yazılımla birlikte verilmesinden kaynaklanıyordu.
    Son verilen yazılımlarda menülere RSA key girişinin eklenmesiyle birlikte rsa keyleri girme özelliği kazanıldığından yeni yazılımı beklemeden rsa keyleri girerek kanalı acabileceksiniz. Şu anda bu keyler Hotbird uydusundan yayın yapan polsat paketindeki kanalları ve Hispasattan yayın yapan cabo paketindeki kanalları izlememize yarıyor.
    Tabii bunun için de değişen yeni rsa keylerin bilinmesi gerekli.

    AES key
    Nedir? ne işe yarar?

    AES key sadece bazı cihazlar için gerekli olup her cihaz için gerekli değildir.
    via2 desteği olan cihazlarda kullanılır.Birçok cihazda bu keyleri girmeden şifreli kanalları izleme imkanı vardır.

    EMBEDDED Nedir ne işe yarar?

    Embedded; gömülü ya da çakılı modülü içerisinde takılı bulunan anlamındadır.Ayrıca bir modüle ihtiyaç kalmadan orjinal yada funkart gibi smartkartları takabileceğiniz bir arabirime sahip olan receiverler için kullanılır. Bu tip receiverlerde direk kart giriş yuvası vardır. Gömülü diye tabir edilen bu modüller, receiverin marka ve modeline göre değişiktir.
    Next8000 'lerde Xcam gömülü modül vardır.
    Next 7600'lerde ise SKY gömülü modül bulunur.
    Yine bazı SUNNY receiverlerde SKY, bazılarında ise Matrix gömülü modüller mevcuttur.

    FTA :

    Şifresiz kanal demektir.Bazı receiverler sadece bu özelliği taşıdığından şifreli kanalları bu özellikteki receiverlerle izleme imkanı yoktur.

    CI :
    Modül takılabilir anl***** gelen Common Interface kelimelerinin kısaltılmışıdır. Yani bu özelliğe sahip receiverlerde modül(cam) takmak için uygun boşluk ya da boşluklar mevcuttur.Receiverin marka ve modeline göre bu boşluklar bir ya da iki adet olabilir.(Örnek next 8000 serisi receiverlerde gömülü modülün dışında sonradan modül takılabilir iki adet modül boşluğu mevcutken,bazı diğer markalarda bu boşluk bir adettir)
    Sonradan takabileceğimiz bu modüllerle receiverlerde emu yazılımı ile izlenme imkanı olmayan bazı şifreli kanallar izlenebilmektedir.

    Feed nedir?

    uydudan canlı yayın aktarımı anl***** gelir.Yayınların bir dağıtım merkezinden gerekli yayın merkezlerine aktarılması diyebiliriz.

    Mac nedir?
    MAC (A, B, C, D2) (Multiplexed Analogue Component) Çoklanmış analog unsur. Özellikle uydu yayınları için geliştirilmiş bir grup TV yayın formatı. Renk, ışık, ses ve eşzamanlama işaretlerinin sıkıştırılarak bir satır boyunca ayrı ayrı zamanlarda gönderildiği bir renkli görüntü TV yayını gönderim sistemi. A, B, C, D2 gibi alt grupları ses ve data sinyallerinin iletiminde kullanılan çeşitli metotlara işaret etmektedir

    D-MAC

    D-MAC MAC TV formatının bir diğer şekli , özellikle uydu yayınları için geliştirilmiş bir format MAC (Multiplexed Analogue Component),

    D2-MAC
    D2-MAC MAC TV formatının bir şekli , özellikle uydu yayınları için geliştirilmiş bir format MAC (Multiplexed Analogue Component). Resmi analog, sesi ve senkronizasyonu digital olarak gönderen yayın sistemi. Daha çok İskandinav ülkelerinde kullanılır..

    KU-BAND
    Ku-Band Ku Bandı. 10,700...17,000 GHz(Gigahertz) frekans aralığındaki uydu yayın bandı . Bu band şu anda ABD de FCC tarafından 2 kısma bölünmüştür. İlki 10.7-12.2 GHz FSS (Fixed Satellite Service) olarak bilinir. Şu anda Kuzey amerikada 22 FSS Ku bandı uydusu mevcuttur. Güçleri transponder başına 20-45 watt arasıdır. Düzgün alınabilmesi için 90-150cm çanak gerekir. 12.2 - 12.7 GHz kısmında ise transponder başına 100-200 watt güçte BSS (Broadcast Satellite Service). uydular bulunur.Bunların yayınları 35-60cm çanaklarla alınabilir.

    MHZ
    MHz (Megahertz) Mega bir milyon demektir. Hertz de saniyedeki saykl sayısını ifade eder. Bir milyon hertz (saniyede bir milyon saykl) demektir.

    Nagravision
    tv şifreleme sistemi olup,Nagravision (Syster) Avrupada Teleclub ve Premiere in (Analog programları için) kullandıkları, Digital verisyonu da olan (türk Star Digital, Multicanal) bir paralı tv şifreleme sistemi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye süvari - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    eskişehir
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    60
    Mesaj
    197
    Rep Gücü
    1181

    Cevap: Uydu Terimleri

    Gerçekten güzel bir açıklama paylaşımın için saol bilmeyen arkadaşlar için bir öğrenme fırsatı...Ayrıca Dısecq le ilgili konuyuda buraya ekleyelim.
    Disecqin amacıda çoklu çanak kullanımında cihaza tek kablo girişiyle yani her çanaktan ayrı ayrı kablo girişini bir arada toplamaktır.Tşşkr Ederim.Saygılarımla

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    stat Uydu terimleri

    Actuator ; (Aktüatör) Hareketli bir anteni döndürmeye yarayan motor ve aksamından oluşan parça. Hareket kolu veya sadece KOL da denir.

    Absolute Positioning ; (Mutlak konumlandırma) Bir konumun iyi şekilde tanımlanmış bir koordinat sistemine göre belirlenmesi. Genelde bu jeosantrik bir sistemdir. (örneğin orijini(başlangıç noktası) arzın merkezi olan bir sistem böyle bir sistemdir)

    Abstract Syntax ; (Soyut Sentaks) Makina merkezli yapılandırmalardan veya kodlandırmalardan bağımsız bir veri yapısı tanımı.

    Activate ; (Etkinleştir) Diskte bulunan belirli bir anahtar listesinden bir UCS$CKEYLISTx klasörüne .UNT dosyası şeklinde bir birim anahtar listesinin üretilmesi için kullanılan terim. Bir anahtar listesinin etkinleştirilmesi, anahtar listesi kaynak dösyasının şifresini açar ve kendi şifre anahtarıyla birlikte içeride kullanılacak bir SAC dosyasını üretir. Anahtar listesinin etkinleştirmesini tamamlamak için bir şifre gerekir.

    Aerial (Anten)

    AFC ; (Automatic Frequency Control) Alıcıyı seçilen frekansa kenetleyen ve istasyonun zamanla kaymasını önleyen kontrol sistemi.
    ACC ; (Access Control Center) ACC, alıcı cihazların izin durumlarını kontrol edip, şifreleme(enkoder) sistemlerinin kullanması için uyduya yayının çıkartıldığı yere gönderir.

    Access Method ; (Erişim metodu) Bir şebekedeki çeşitli modların kabloya nasıl erişeceğini belirleyen kurallar.

    ACK ; (Acknowledgment) Bir mesaj bloğunun hatasız yerine ulaştığını belirtmek üzere geri gönderilen mesaj.

    ACP ; (Access Control Processor) IRT'nin içinde bulunan bir parça.

    ACSE ; (Association Control Service Element) İki uygulama arasında ilişki kurdurmak üzere OSI 'de kullanılan bir metod.
    ADC ; (Analog to Digital Conversion) Analog sinyalleri sayısal gösterimine dönüştürme işlemi.

    ADA ; (Audio Distribution Amplifier) Ses dağıtım yükselticisi(amplifikatörü)

    Advertiser ; Reklam veren. Reklamını yayınlatmak için belirli bir ücret ödeyen kişi ya da kuruluş.

    Advertising Awareness Research ; (Reklam farkındalık araştırması) Reklamın verimini ve reklam aracılığıyla marka bilinci yaratma yolunda gösterilen başarıyı ölçmek üzere yapılan bir araştırmadır. Reklam verilmeden önce ve reklam yayınlandıktan sonra yapılır.

    Advertorial ; Siyasal, ekonomik ya da sosyal bir olayla bağlantılı olarak bir kuruluş lehinde yapılan reklam çalışmasıdır

    ADDMD ; (Administrative Directory Management Domain). Bir PTT idaresi tarafından işletilen rehber (X.500) klasörü yönetimi .

    AET (Application Entity Title) Bir OSI başvuru biriminin yetkili ismi, genellikle rehber içindeki özgün bir isimdir.

    AFC (Automatic Frequency Control) Otomatik frekans kontrolu. Alıcıyı seçilen frekansa kenetleyen ve istasyonun zamanla kaymasını önleyen kontrol sistemi ve devresi. Bu devre sayesinde bir sinyalin frekansına otomatk olarak kumanda edilir.

    AFT (Automatic Fine Tuning) Otomatik ince ayar. Bir cihazın belirli bir aralıkta en yüksek verim alınan frakansa ayarlanma işlemini kendiliğinden yapan elektronik devre.

    AGC (Automatic Gain Control) Devrenin kazancını veya çıkış seviyesini belli bir değerde sabit tutan kontrol sistemi veya devresi.. Bu devre sayesinde giriş sinyal seviyeleri değiştiği halde yükselticinin kazanç düzeyi otomatik olarak değiştirildiğinden çıkış seviyesi hep aynı kalır.

    Agency Catalogue ; (Ajans Kataloğu) Bir ürünü tanıtmak veya satış yapmak amacıyla tüketiciye doğrudan posta ile gönderilen katalogdur.

    Agency Commission ; (Ajans Komisyonu) Gazete, dergi veya radyo televizyon şirketi tarafından müşteriye ajansça fatura edilen brüt reklam ücreti üzerinden yapılan bir indirim şeklinde reklam ajansına ödenen komisyondur.

    Air Date; (Yayınlanma Tarihi) Bir reklamın medyada yayınlanacağı tarih.

    Airtime ; Bir radyo veya tv reklamının süresi.

    Airtime Buyer ; Bir ajanstaki radyo/tv reklam süresi satın alma işiyle görevli kişi.

    AKM ; (Apogee Kick Motor) Yörüngede dönüp uyduyu jeostasyoner yörüngeye yerleştirmek üzere ateşlenen roket motoru. Uyduyu GTO 'dan GEO ya geçirebilmek için uydu üzerinde bulunan bu motor kullanılır

    ALC ; (Automatic Level Control) Otomatik seviye kontrolu. Bir sinyalin belirli bir seviyede kalmasını sağlamak üzere otomatik ayar yapan elektronik devre.

    Allocation ; Bir girişimciye, dağıtılmak üzere hazırlanmış belirli miktardaki promosyon ürünü.. Herhangi bir kapasiteyi genel olarak bir müşteriye tahsis etme(ayırma)işlemi.

    Almanac ; (Almanak) Tüm uyduların yörünge bilgilerinin, saat düzeltmelerinin, ve atmosferik gecikme parametrelerinin kaydının tutulduğu bir bilgisayar dosyası. Bir GPS uydusu tarafından bir GPS alıcısına iletilir ve orada GPS alıcılarının kolay uydu seçimlerini gerçekleştirmesini sağlar. Almanak bilgisi GPS seyrüsefer hesaplarının yapılmasından önce mutlaka elde edilmiş olmalıdır.

    Alpha Channel ; (Alfa kanalı) İki diğer görüntüyü kompozit yaparken filtre olarak kullanılan siyahbeyaz görüntü.Alfa kanalı iki görüntünün arasında kullanılır ve geri plandaki resmin hangi kısımlarının ve ne ölçüde öndeki resme yansıtılacağını belirler. Bu resmin her pikselinin gri tonu (%0 siyah, %100 beyaz) şeffaflığın miktarını tanımlar.

    Amplifier Kuvvetlendirici , Bir elektronik sinyalin kuvvetini arttırmak için kullanılır

    Analog ; : Halen AM radyo ve çoğu telefon sistemlerinde kullanılan bilgi aktarımın elektromanyetik akımdaki dalga şeklinin değişmesi ile gerçekleştiği sinyal iletişimi metodu. Dijital aktarımının aksine bu bilgi gönderme şeklinde sürekli değişken miktarlar söz konusudur. Ayrıca analog sinyal ışık ses ısı ve basınçtaki değişikliklerden etkilenir.

    Anten ; (Antenna) Elektromagnetik enerjiyi elektrik akımına dönüştüren cihaz veya sistem. (Uydulardan gelen mikrodalga sinyalleri alıp uydu alıcısına gönderilmek üzere toplayan herhangi alet.) Bir antenin kazancı antenin uzunluğu yada alanı ile doğru orantılıdır.

    AM Modulasyon ; AM terimi, İngilizce'de genlik modülasyonu anl***** gelen iki kelimenin baş harflerinden oluşturulmuştur. İsminden de anlaşılacağı gibi AM'de asıl olan genliğin değişimini sağlamaktır. Bunun için taşınacak sinyal kendinden daha yüksek frekansa sahip bir sinyalle çarpılmaktadır. Matematiksel analiz yapıldığında, iki sinyalin çarpımıyla elde edilen sinyalin, taşıyıcı sinyalin frekansına yakın bir frekansa sahip olur.

    Analog Video ; Seviyeleri (renkleri) tanımlamakta sınırsız sayıda düzgün adımın kulanıldığı bir görüntü sinyali.

    Anti-taping ; Video sinyallerini özel değişiklik yapılmamış videoteyplerin güzel görüntü kalitesiyle kaydedemeyeceği şekilde değiştirme işlemi. Kopye koruması içindir.

    Antialiasing ; (Gölge Giderme) Bilgisayar görüntülerinde komşu piksellerin renklerini birleştirerek çift çizgi gölge izlerini azaltmakta kullanılan yöntem. Yaygın olarak düzgün kenarlı yazılar elde etmekte kullanılır.

    Anywhere Fix Bir uydu alıcının kendisine yaklaşık olarak bulunulan yer ve saat bilgileri dahi verilmeden konum hesapları yapmaya başlayabilme yeteneği..

    AOR ; (Atlantic Ocean Region) Atlantik okyanusu bölgesi

    Antenna Efficiency ; ( Anten Verimi) Antene gelen elektromagnetik enerjinin anten tarafından toplanan kısmının yüzde olarak miktarı.

    Antenna Illuminator ; (Anten Aydınlatıcısı) Elektromagnetik enerjiyi yansıtıcı anten çanağına gönderen veya toplayan eleman. Feedhornç

    Aperture ; (Apertür) Anten açıklığı. (Antenin uydu sinyaline açık kalan kesiti.). Parabolik antenin elektromagnetik enerjiyi toplayan kısmı.

    Apex ; Hareketli antenin dönerken çizdiği yayın en üst noktası.

    Apoapsis ; Esas gezegen ile uydudan oluşan sistemin bir eliptik yörüngesindeki yerçekimi merkezinden en uzak noktası. Örneğin dünya esaslı yörünge sistemlerindeki apoapsise “apogee” denilir.

    Apogee ; Eliptik bir uydu yörüngesinde uydunun yeryüzünden en uzak olduğu nokta. Dünya çevresinde düzgün dairesel yörüngeye sahip jeosenkron uydular, jeosenkron yörüngeye yerleştirilmeden önce yeni atıldıklarında önce apogee'si 22,337 mil civarında olan epey eliptik bir yörüngeye yerleştirilirler. Burada dönmekteyken uydu 22,237 millik uygun uzaklığa vardığı anda uyduyu bu uzaklıktaki sabit dairesel yörüngesine yerleştirmek üzere bir roket motoru ateşlenir.

    Apsis ; Bir eliptik yörüngenin uzun eksenindeki uzak uç noktalarından biri. (apogee ve perigee birer apsisdirler).
    ARA Kablo ; (RS-232 kablo) ; PC'nizdeki hard diskten, seri port iletişim kuralları ile bir program yardımıyla uydu alıcısının EPROM'una yüklemek için gerekli kablodur.
    Arc ; Gökyüzünde Clarke kuşağındaki uyduları birbirine bağlayan hayali yay

    ARGP ; (Argument of the perigee) Uydunun yörünge düzleminde bulunan ve uydunun hareket yönünde ölçüldüğünde yükselen nod ile perigee arasında kalan açı.

    Ascending Node ; (Yükselen Nod) Uydunun ekvator düzlemini kuzey istikametinde kestiği nokta.

    Associate ; (İlişkilendirme) Bir anahtar listesinin ilişkilendirilmesi , bir kategorinin uzun dönem periyodu ile aktive edilen anahtar listesinin ilişkilendirilmesidir. Bu ilişki oluşturulduğunda, özgün anahtar listesinde belirtilen birim anahtarlar için kategori döneminin yetkilendirme mesajları üretilir.

    Asynchronous Communications ; (Asenkron Haberleşme) Bir şebekede datanın organize mesaj blokları halinde değil de üretildiği şekilde akması yöntemi. (Çoğu zaman PC'ler arasında bu yöntem kullanılır). (ATM'ye de bakınız)

    Aspect Ratio TV ekranındaki bir resmin genişliğinin yüksekliğine oranı. Konvansiyonel olarak 4:3 tür. ; Şimdilerde HDTV(high definition tvlerle) widescreen 16:9 geniş ekran formatı yaygınlaşmaktadır. Bu oran görüntüyü oluşturan düşey tarama çizgilerinin sayısıyla birlikte , video sinyalini digitalleştirmek için gereken örnekleme oranını belirler.

    Attenuator ; (Zayıflatıcı) Sinyali zayıflatan pasif eleman.

    Attitude Control ; Uydunun güneşe ve yere göre duruş konumunun kumandası.

    Attribute ; Bir özelliği açıklayan karakteristik. Bir özellik hakkında sorulan sorular gibi de düşünülebilir.

    Atmospheric Drag ; Dünya atmosferi yüzünden uyduya yavaşlatma yönünde etki eden kuvvet. Yeryüzüne 160km ‘den daha fazla yakınlaşıldığında atmosfer bir uydu yörüngesinin çözünmesine (uydunun yere doğru spiralle birkaç tur içinde düşmesine) yolaçar. 700 km yüksekliğin üstüne çıkıldığında ise atmosferin hemen hemen hiçbir etkisi kalmaz.

    AM ; (Amplitude Modulation) Genlik modülasyonu.
    Temel bant sinyalinin taşıyıcı dalganın yüksekliğini (genlik - amplitüd) değiştirerek arzulanan bilgi içeriğini taşır hale gelmesiyle yapılan kipleme (modülasyon) yöntemi.

    AMS ; (Automatic Music Sensor) Otomatik müzik algılayıcı. Bir sinyali sürekli denetleyerek müzik sinyalinin varlığını otomatik belirleyen elekronik bir devredir.

    Attenuation ; (Zayıflama) Gönderme ve alma noktaları arasında elektromanyetik dalgalardaki güç kaybı.

    A.T.S. (Average Time Spent) Bir yayına izleyicinin ayırdığı ortalama süre.

    AV ; (Audio Visual ) TV ve sesin tüm yönleriyle ilgili görsel-işitsel cihazlar.

    Availability Belirli bir coğrafi bölgenin GPS konumlandırması yapılabilmesi için bir günde (elevasyon açısı belli bir dereceden yüksek olan ve PDOP değeri belirli dereceden az olan) yeterli sayıda uyduya sahip olduğu saat sayısı için kullanılır.

    Average Audience Rating ; (Ortlama İzleyici Oranı) Bu oran kısa bir süre içinde aralıklı olarak yapılan bir dizi ölçümün ortalaması alınarak bulunur.

    Average Frequency ; (Ortalama Sıklık) Belirli bir izleyici kitlesini kapsayan bir reklamın her medyadaki ortalama görünme oranı.

    Average Net Paid Circulation ; Bir dönemde satılan toplam dergi adedinin aynı dönemde yayınlanan toplam dergi sayısına bölünmesiyle elde edilen, bir derginin sayı başına ortalama tirajıdır.

    Audio Subcarrier ; (Ses Alt Taşıyıcısı) Birleşik TV işareti içinde sesin module edildiği yaşıyıcıç Ülkemizdeki TV yayınlarında bu taşıyıcı frekansı 5.5 MHz'dir. Diğer ülkelerde 4.5, 5 ve 6 MHz ses taşıyıcıları kullanılmaktadır. Uydu yayınlarında ise bu taşıyıcı 5 ila 9 MHz arasındadır.

    Automatic Frequency Control (AFC) ; (Otomatik Frekans Kontrolü) Alıcıyı seçilen frekansa kenetleyen ve istasyonun zamanla kaymasını önleyen kontrol sistemi ve devresi.

    Automatic Gain Control (AGC) ; ( Otomatik Kazanç Ayar)ı (OKA). Devrenin kazancını veya çıkış seviyesini belli bir değerde sabit tutan kontrol sistemi veya devresi.

    Audience Duplication ; (Mükerrer izleyici) Aynı reklamları farklı tv ve radyo kanallarında gören izleyici oranı.

    Audience Flow ; Bir radyo/tv programının öncesi ve sonrasında izleyicilerin o programı izleme oranını hesaplama amacıyla yapılan değerlendirmedir.

    Audience Holding index ; Bir radyo/tv programının başını izleyenlerin o programı sonuna kadar izlemeyi sürdürme derecelerini gösteren endekstir.

    Audience Loyalty ; (İzleyici sadakati) Bir radyo/tv programının popüler hale gelerek belirli bir izleyici kitlesine hitap etmesidir.

    Audience Measurement ; (İzleyici Ölçümü) Radyo/tv programlarını izleyenler arasında yapılmış araştırma sonuçlarının hesaplanmış ve nitelenmiş halidir.

    Audience Profile ; (İzleyici Profili) Bir yayın türünün tipik izleyici kitlesinin belirli bir türdeki reklamların izletilmesine uygunluk derecesini belirlemek amacıyla yaş, eğitim, gelir düzeyi v.s özelliklerinin saptanmasıdır

    Audience Share ; Kişinin belirli bir süre içinde belirli bir kanalı izlemeye ayırdığı zamanın tüm izleme zamanına oranı.

    Azimuth ; (Azimut) Bir doğrultuyu belirlemek üzere kuzeyden itibaren ölçülen pusula açısı. Gerçek Kuzeye göre yatay açı anl***** gelmektedir.Yatay doğrultuda uydu anteninin belli bir uyduya doğru bakması gereken doğrultudur. Yatay doğrultuda uydu anteninin belli bir uyduya doğru bakması gereken doğrultu. Pusuladan bakıldığında 0 derece Kuzey, 180 derece Güney olacaktır. Çanak anteninize saat yönünde yaptıracağınız hareket sonucu oluşan açıdır.

    Az-El Mount ; Düşey ve yatay doğrultuda uyduyu izlemek üzere antenin hareket ettirilebildiği montaj mekanizması.Bu mount tipinde bir uydudan diğerine geçiş için iki farklı ayar (azimut ve elevasyon ayarı) gerekir

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443
    Bakış Açısı ; Çanak antenin uydudaki yayınları sorunsuz bir şekilde alabilmesi için uyduya doğru bakması gereken açı.

    Blackout Circle ; Bir karartma dairesi (veya spot hüzme). Belirli coğrafi koordinatlar(x,y,z) , ve dairesel bir bölge için bir yarıçapı tanımlayarak, belirli bir yayının o bölge içinde alınmasının engelenmesini sağlayan bir program parametresidir. Spot hüzme bunun tam tersidir, çünkü spot hüzme alanının sadece içinde kalan bölgesinde yayının alınabilmesi içindir. Her alıcı (IRD) dekoderli cihazın bulunması gereken bir (x,y,z) koordinatı bulunur ve bu şekilde program parametresi olan karartma dairelerine ve spot hüzmelere göre cihazın yeri belirlenebilir. Buna dairesel karartma (circular blackout) da denir.

    Blanking ; (Karartma) Normal bir televizyon sinyali her saniyede gönderilen 30 ayrı resim karesinden oluşur. Bunlar o kadar hızla arka arkaya geçerler ki insan gözü bunu hareket olarak algılar. Televizyon ve hareketli resim (film) sistemlerinin temeli budur. Karartma ise bir kare resim ile soraki arasındaki boşluktur. Video işaretinde görüntünün iletilmediği ve resim tübünün elektron hüzmesinin geri dönüşü için karartıldığı süredir. Bu aralıkta normal televizyon cihazlarının algılamayacakları özel bazı data sinyalleri de gönderilebilir.

    Balanced ; ( Dengeli) İki ucuda toprağa bağlı olmayan ve simetrik olan eleman veya sistem

    Back Cover (Arka kapak) Reklam konulan kitap/dergi arka kapağı.

    Back end ; Plak, kitap veya posta ile sipariş alan kulüplere üye olan kişilerin daha sonra satın aldıkları ürünlerin listesidir. Ayrıca, "doğrudan alışverişin gerçekleşebilmesi için tamamlanması gereken işlemler" anlamı da vardır. .

    Backer Card ; (Reklam panosu) Duvara yapıştırılmak veya direğine yerleştirmek üzere hazırlanan büyük bir reklam panosudur.

    Backhaul ; Sahadan merkeze dağıtılmak üzere gönderilen noktadan - noktaya görüntü aktarımı. Bir yer istasyonunu yerel bir şebeke veya nüfus merkezine bağlamak üzere kullanılan yersel bir haberleşme kanalı.

    Backoff ; Gezgin dalga tübünün daha lineer çalışabilmesini sağlamak üzere giriş ve çıkış güç seviyelerinin düşürülmesi işlemi.

    Banner ; Perakende malların reklamlarında kullanılan ve her iki taraftan da okunabilen sergi posterleridir. Web sitelerinde ve e-posta reklamcılığında kullanılmak üzere hazırlanan sabit veya çoğu zaman da hareketli görüntüye sahip belirli boyutlardaki reklam panolarıdır. Gazetelerde yer alan bazı tür manşetler için de bu sözcük kullanılmaktadır.

    Barter ; (Takas) Radyo/tv reklamı verenlerin reklam ücretini kısmen veya tamamen mal vererek ödemesidir.

    Baseband ; Uydudan alınan ses ve görüntü sinyallerinin birarada TV cihazının gösterebileceği şekilde modüle edilmiş RF haline getirilmeden önceki ham hali. Bir televizyon kamerası , uydu alıcısı veya video kayıt cihazında ara frekans bazında doğrudan elde edilen temel sinyaldir. Sadece stüdyo monitörlerinde izlenebilir. Konvansiyonel tv cihazlarının kullandığı RF (VHF / UHF) kanallarına dönüştürülmesi için modülatör gerekir.

    BALUN ; (Balanced-to-Unbalanced) Dengeliden dengesize çeviren eleman. Dipol anten gibi simetrik bir sistemi koaksiyel kablo gibi bir ucu topraklı (simetrik olmayan) bir sisteme uyduran eleman

    Banpass Filter Band ; (Geçiren Süzgeç) Sadece belli bir frekans bölgesini geçiren, onun altında ve üstündeki frekansları zayıflatan süzgeç devresi.

    Bandwidth ; ( Band Genişliği )Bir devrenin veya sistemin çalıstığı veya geçirdiği frekans bölgesinin genişliği. Örneğin bir telefon hattında konuşma sesinin taşınabilmesi yaklaşık 3KHz bir bant genişliği gerektirir. Oysa yerel bir TV kanalı 6 MHz kullanır. Uydularda ise karışımın engellenebilmesi için daha geniş 17.5-72 MHz arası bir bant kullanılır.

    Bandpass Filter ; Sadece belli bir frekans bölgesini geçiren onun altında ve üstündeki frekansları zayıflatan süzgeç devresi.

    Beam ; Uydu yayın alanı. Geniş, dar veya spot hüzme olabilir.

    Bleed ; (Silme baskı) Kağıt veya yer ebadının tamamını kapsayan grafik çalışma, ya da baskı kasdedilir.

    Beamwidth Bir çanak antenin alış açısı/ alış hüzme genişliği. Yayın veya alış gücünün yarıya veya 3dB düştüğü noktalar arasındaki açı. Konik şekillidir. Büyük antenlerin daha dar hüzme genişlikleri olur ve o yüzden uzaydaki ya da yoğun yayın trafiği olan yerel linkler arasındaki seçiciliği daha iyidir. Daha dar hüzme daha yüksek alış seviyesi ve daha iyi haberleşme performansı demektir.

    Bearing ; Bulunulan konumdan varılacak yere doğru olan pusula istikameti.

    Begin Of Life ; Ömrünün başlangıcı (uydunun)

    Below the Line Advertising ; (Çizgi altı reklamcılık) Çizgi üstü reklamcılığın dışında kalan tüm reklam faaliyetleri. Doğrudan adrese reklam, satış noktası ürün sergileri, alışveriş broşürleri, hediye dağıtımı ve sponsorluk sağlanması gibi faaliyetler için kullanılır.

    Best Time Available ; Radyo/tv reklamlarının içinde yayınlanacağı programlara ilişkin talimatlar.

    BNC Connector ; ( BNC Konnektör) 90 derece çevrilerek çekilmek suretiyle çıkarılıp takılan ve 1GHz'e kadar yüksek frekanslarda kullanılabilen fakat daha çok video işaretlerinin bağlanması için kullanılan bağlantı elemanı

    Boarsight ; Bir alıcı veya verici antenin alış veya veriş doğrultusu.

    Broadcast ; Umuma yapılan yayın.

    Band ; Spektrumda belli bir frekans aralığını içina alan bölge.

    Bandpass Filter ; (Band Geçiren Süzgeç) Belirli bir frekans bandının altında veya üstünde kalanları zayıflatan, arasında kalan frekanslardaki sinyalleri ise hiç zayıflatmadan geçiren elektronik süzgeç devresidir.

    Block Down Converter ; 3.7 - 4.2 GHz arası frekanstaki sinyalleri UHF veya daha düşük frekanslara indirmeye yarıyan alet (1 GHz ve altı).

    Blue Screening ; (Mavi ekranlama) Maske olarak renkli (genellikle mavi veya yeşil) arkaplan rengi kullanılarak bir resmi diğerinin üzerine monte etmekte kullanılan bir post prodüksiyon tekniği. Eskiden optik printer kullanılarak çok uzun sürede ve pahalı şekilde yapılabilen bu işlem şimdi bilgisayar yazılımları ile çok kolay yapılabiliyor.

    Billing ; Reklam ajansının, reklam verene çıkardığı hesaptır. Reklam verenin ajans üzerinden harcadığı para da kasdedilebilir.

    BISDN ; (Broadband Integrated Services Digital Network) Genişbant Tümleşik Hizmetler Sayısal Şebekesi.

    Bit ; En küçük dijital bilgi birimi.

    Bit Rate ; Dijital aktarımın hızı Mbit/s olarak ifade edilir. Bir PAL resmin gönderimi için yaklaşık 5Mbit/s gerekirken VHS için sadece 2.5 Mbit/s yeterlidir.

    Boresight ; Çanağın baktığı yer. Esas alış (veriş) istikameti

    BPF ; (Band Pass Filter) Sadece belli bir frekans bölgesini geçiren, onun altında ve üstündeki frekansları zayıflatan (engelleyen) aktif veya pasif süzgeç devresi.

    Brand (Marka) Herhangi bir ürün, ya da hizmetin özel adıdır. Genellikle bir desen ve etkili bir sözcük ya da sözcükler kullanılarak uygulanır. Amaç, ürünün benzerlerinden ayırt edilmesini sağlamaktır.

    Brand Awareness ; (Marka farkındalığı) Yapılan anketler doğrultusunda marka bilincini gösteren tüketici yüzdesi.

    Brightness ; (Parlaklık) Görüntü sinyalinin içindeki aydınlık miktarını belirleyen unsur.

    B-Mac ; Televizyon sinyallerini gönderme ve şifrelemede kullanılan bir yöntem. Bu yayınlarda MAC (Multiplexed Analog Component) sinyalleri içinde digital ses, video eşleme, yetkilendirme ve diğer bilgiler taşıyan digital börstün zaman bazında çoklanmasıyla elde edilir

    Billboard ; Dükkanların dışında bulunan ve üstüne poster iliştirilmiş küçük panolardır. Genel olarak dış mekan reklamcılığı kasdedilmektedir.

    Brokerage ; (Komisyonculuk) Bir malın ya da hizmetin alım satımına aracılık etme. Bunun için alınan komisyon . Ticari aracılıktan alınan ve genellikle işin tutarının yüzdeyle belirtilen kısmı kadar olan paydır.

    Broad Beam ; Geniş bir coğrafi bölgeyi kapsayan geniş dairesel hüzme.

    Broadcasting ; Geniş bir alandaki izleyiciye ulaşabilmek üzere elektronik medya kullanımı.Tanımlı geniş bir grup içindeki çok sayıdaki kullanıcıya gönderilen yayındır

    Body Stabilized ; Uydunun tüm gövdesinin yere doğru tam ayni duruşta sabit kalmasını sağlayan uydu kontrol sistemi. Üç eksen sabitleme de denir.

    Bolt on Promotion ; Üretici firmanın dağıttığı, ve satın alınan ürünün kısa dönemde satışını arttırabilecek unsurlar içeren satış promosyonlarıdır.

    Booster ; (Güçlendirici) Daha çok zayıf radyo tv sinyallerini güçlendirerek görüntünün ve sesin daha iyi kalitede alınabilmesini sağlamak üzere kullanılan sinyal yükseltici (amplifikatör) cihazları kasdedilir.

    BSS ; (Broadcast Satellite Service ) kelimelerinin baş harflerinin kısaltılmasıdır. TV/Radyo Uydu Yayını anl***** gelmektedir.

    BUD ; (Big Ugly Dish) Kocaman çirkin çanak

    Buffer ; (Tampon Bellek) Genel olarak RAM esaslı olan ve bilgisayar verilerini kısa bir süre için tutan cihaz. Elektronik bellek. RAM hızının çok yüksek olması nedeniyle bu tampon bellekler digital video gibi süre bazlı işlemlerde etkinliği çok arttırabilmektedir.

    Built-in Mic ; Kendinden mikrofonlu cihaz kasdedilir.

    Business Television ; Uydu üzerinden görüntü aktarımını da içeren kurumsal haberleşme teçhizatı. Yaygın kullanım alanı toplantılar, ürün sunumları ve eğitimdir.

    Buttonhook Feed ; Feed kısmından antenin arkasındaki LNA'ya sinyali yollayan şekilli dalga kılavuzu.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443
    Cable-TV ; (Kablo-TV sistemi) TV işaretlerinin kablo yardımı ile dağıtıldığı sistem.

    CAM ; (Conditional Access Module) Yayının alımını belirli bir grup kullanıcıyla sınırlamaya yarayan koşullu erişim modülü.

    Cable ; Bakır tel veya koruyucu bir kılıf içinde bulunan optik fiberden yapılma aktarma ortamı.

    Cable Affiliate ; Kar için veya halkın izlemesi için sinyalleri alıp yeniden yayınlayan bir şirket.

    Carrier Phase , L1 veya L2 taşıyıcı sinyaline dayalı olarak yapılan GPS ölçümleri.

    Carrier-aided tracking ; GPS taşıyıcı sinyalinin sözde gelişigüzel koda tam olarak kilitlenmenin sağlanmasında kullanıldığı bir sinyal işleme stratejisidir. Standart yaklaşımdan daha hatasızdır.

    Cassegrain ; (Cassegrain Antenna) Ana parabol yansıtıcıya ek olarak konveks hiperbolik ikincil yansıtıcının da bulunduğu çanak tasarımı. Bu prensiple çalışan antenlerde odak noktasındaki ikincil yansıtıcı enrjisini ana yansıtıcının merkezindeki feede /feedden yansıtır.

    CATNIP ; Common Architecture for Next Generation Internet Protocol. Gelecek nesil internet protokolü için ortak mimari. 3 IPng adaylarından birisi..

    CATNR ; (Catalog number) NASA tarafından verilen ve bir uyduyu tam olarak tanımlayan uyduya özel numara

    Carrier ; (Taşıyıcı) Bilgi sinyalini aktarmakta kullanılan temel radyo sinyali. Bir tek radyo frekansı işgal eder. (Common Carrier terimine de bakınız.). Haber işaretinin modülasyonla üzerine bindirildiği taşıyıcı dalga.Temel radyo, televizyon veya telefon gönderme merkez sinyali. Bir analog sinyalde taşıyıcı gelen sinyale uyumlu olarak genligiyle(yükseltip eksilterek) veya frekansıyla (yukarı veya aşağı kaydırılarak) oynanarak modüle edilir. Analog modda çalısan uydu taşıyıcıları genellikle frekans modülasyonludur.

    Carrier Frequency (Taşıyıcı frekansı) Ses data ve görüntü sinyallerinin gönderildiği ana frekans. . Mikrodalga ve uydu haberleşme vericileri 1 ile 14 GHz arasındaki bantta çalışır. ( GHz saniyede bir milyar saykıldır.).

    CATV (Cable Televison) Community Antenna TV System. Kablolu televizyon. Ortak anten sistemi. Ortak bir santral yardımı ile birden fazla daireye TV işaretlerini dağıtan sistem. Kablo-TV sistemi. TV işaretlerinin kablo yardımı ile dağıtıldığı sistem. ABD'de daha çok kırsal bölgelerde uzak bir büyük şehirden yapılan yayını yakındaki bir dağın tepesine kurulan büyük bir anten sistemi aracılığıyla alıp yükselticiden geçirip televizyon kanallarına modüle ederek bir koaksiyel kabloyla evlere dağıtan küçük şirketlerin yaptığı iş kastedilmektedir. Çoğu zaman bir dekoder veya dağıtım kademesini bir doğrudan yayın (DBS) sisteminden ayırt etmek için kullanılır.

    CCD ; (Charge Coupled Device) Elektrik yüklerinin bir hücreden diğerine aktarılması suretiyle çalışan hafıza elemanı. TV kameralarında gorüntü elde etme ve saklamada kullanılır.

    C-Band ; ( C-Bandı) 3.7-4.5 MHz arasını kapsayan uydu yayın frekans bölgesi. Amerikada ve Asyada çokça kullanılan ve artık büyük anten gerektirmesi nedeniyle pek tercih edilmeyen frekans aralığı.

    Carrier ; (Taşıyıcı) Haber işaretinin modülasyonla üzerine bindirildiği taşıyıcı dalga.

    Carrier-to-Noise Ratio (C/N) ; Alınan işarette taşıyıcı gücünün gürültü gücüne oranı. Alınan işaretin temiz olması için bu oranın yüksek olması gerekir.

    Cassagrain Antenna ; Bir çanak ve ikinci bir yansıtıcı yardımı ile elektromagnetik dalgaları toplayarak LNB'ye ulaştıran anten sistemi

    CDMA ; (Code Division Multiple Access) Kod bölüşmeli çoklu erişim. (Spread Spectrum terimine de bakınız.) İstasyonların birbirleriyle karışmanın önüne geçebilmek için dağınık spektrum modülasyonları (spread spectrum) ve ortogonal kodlar kullandıkları çoklu erişim düzenlemesi kasdedilir.

    Cellular Telephone ; Seyyar (mobil) telefon gereksiniminin büyük kısmını karşılayan güncel teknoloji. Ultra High Frequency (UHF) bandında çalışır. Birkaç mil aralıkla bulunan çok sayıda radyo "cells" hücre birimlerinden oluşan ağın uçlarında küçük, düşük güçlü radyo-telefonlar bulunur.

    Centre-feed Dish ; Odak ve feedhorn'un ortada olduğu çanak tipi. (Bkz. Primary-Focus PFA) Parabol anten de denir. Diğer tip Offset antendir

    CEP ; (Circular Error Probable) İstatistiksel bir yatay doğruluk ölçüsü. CEP değeri veri noktalarının %50’sini içine alan belirli çaptaki bir daire olarak tanımlanır. Böylece veri noktalarının yarısı 2D CEP dairesinin içinde diğer yarısı dışında kalmaktadır.

    Chrominance Krominans ; Renkli bir resimdeki rengin cinsini ve doyma miktarını gösteren renk bilgisi işareti

    Channel (Kanal) Bir yayının işgal ettiği toplam frekans bölgesi veya bu bölgenin özel numarası. ABD de kanal frekansları FCC ( Federal Communications Commission) tarafından belirlenir. Televizyon sinyalleri gerekli tüm bilgileri taşıyabilmek için 6MHz gibi bir frekans bandına gerek duyarlar.

    Character Generator ; (Karakter üretici) Görüntülerin içinde kullanılacak yazıları üretmekte kullanılan yazılım veya donanım. Genelde donanım kullanılıyor ise bu terim kullanılır. Aynı işlem eğer yazılımla yapılmakta ise buna Video Titler denir.

    Chroma Keying ; (Renk anahtarlaması) Öndeki görüntünün bazı anahtar bölgelerini transparan(şeffaf) yaparak bir görüntü sinyalini diğerinin üstüne eklemekte kullanılan gerçek zamanlı bir teknik. ChromaKey her pikselin açık veya kapalı olduğu bir maske üretir. Kenarların keskinliği nedeniyle bu efekt çok sahte görünebilir. Color keying ve blue screening ile benzerdir.

    Chrominance ; (Krominans) Televizyon sinyalinin resmin renk bilgilerini taşıyan kısmı. Renkli bir resimdeki rengin cinsini(hue) ve doyma miktarını(saturation) gösteren renk bilgisi işareti. Krominans düştükçe renk zayıflar. Siyah beyaz bir videoda krominans bilgisi yoktur. Bir video sinyali sadece krominans(renk) ve luminans(parlaklık) bilgilerinden oluşur. Sembolleri Cr ve Cb ‘dir.

    Churn ; Abonelerin bağlanma, ayrılma, arttırma, azaltma durumlarının hesabını tutmayla ilgili kablo yayıncılığı terimi

    Clarke Belt (Clarke Orbit) Doğrudan ekvator'un 36.000 km üstündeki yörüngede uydular yere göre sabit konumda kalabilmektedirler. Bu yörüngeye Arthur C. Clarke anısına bu isim verilmiştir. Ayrıca jeostasyoner yörünge de denilmektedir. Yeryüzünden 22,237mil uzaklıktaki bu dairesel yörüngeye jeosenkron (jeostasyoner - yere göre sabit) bu yörüngede radyo televizyon data yayınları yapan tüm haberleşme uyduları yerleştirilmiştir. Bilim kurgu romanları yazan Sir Arthur C. Clarke bu fikrini (postula) ilk olarak 1945'de Wireless World dergisinde yayınladı. Bu yörüngedeki uydular her ne kadar dünya ile birlikte saatte binlerce mil hızla dönmektelerse de, dünya üzerindeki bir noktadan bakıldıklarında bulundukları yere çakılı sabit konumda görünürler. Çünkü dönüşlerindeki açısal hız dünyanınki ile tam aynıdır.

    Clarke Kuşağı ; Arthur Charles Clarke'ın kendi ifadesiyle: "...Yeryüzünden tam doğru mesafedeki bir yapay uydu her 24 saatte bir tur yapacaktır. Yani böyle bir uydu yerden bakıldığında ayni noktada kalır ve yeryüzünün neredeyse yarısı tarafından da optik olarak görülebilir. Doğru yörüngede olan ve birbirinden 120 derece açıda bulunan bu aktarıcı istasyonları tüm gezegene televizyon ve mikrodalga kapsama alanı sağlayabilir.

    C / N (Carrier-to-Noise ratio) CNR - olarak da yazılır. Taşıyıcının gürültüye oranı. Alınan işaretteki taşıyıcı gücünün gürültü gücüne oranının (dB) cinsinden ifadesi. Alınan işaretin temiz olması için bu oranın yüksek olması gerekir. Bir antenin performansını gösteren ölçü. Taşıyıcı / gürültü oranı HDTV için 14-16.5dB arasındadır. Oysa SDTV için 4dB kadarı yeterli olur. Belirli bir band genişliği içinde alınan taşıyıcı sinyal gücünün alınan gürültünün gücüne oranı. Ölçü birimi dB dir ve doğrudan G/T ve S/N ile ilişkilidir. Bir video sinyalinde C/N ne kadar büyük olursa resim de o kadar iyi olur.

    Circular Polarisation ; ( Dairesel Polarizasyon) Yayılma esnasında doğrultusu düzgün bir şekilde dönen elektromagnetik dalganın polarizasyonu.

    Cinemascope ; (Sinemaskop)2.21:1 Aspect ratio ile izlenen yatay genişliği yüksek olan görüntü.

    Circular Polarisation ; Dairesel Polarizasyon. Yayılma esnasında doğrultusu düzgün bir şekilde dönen elektromagnetik dalganın polarizasyonu. Düşey / yatay polarizasyon kullanan çoğu ABD uydularının aksine uluslararası intelsat uyduları yere gönderdikleri yayınlardan kimilerini vida gibi dönen polarizasyonda yapmaktadırlar. Bazı uydularda hem sol el hem de sağ el dönüş istikametli yayınları aynı anda aynı frekanstan yapılmaktadır. Bu ise uydunun taşıyabildiği kanal kapasitesini iki katına çıkartmaktadır

    CIF (Common Intermediate Format) ; Hem PAL hem de NTSC den nispeten kolayca çıkartılabilen CCITT nin kabul ettiği bir ara televizyon sunum formatı. Örnek sayısı 625 satırlık avrupa sisteminden, saniyedeki çerçeve sayısı ise 525 satırlık amerikan sisteminden alınarak 360x288 ve 29.97 Hz'lik ortak CIF standardı elde edilmiştir.

    CI ; Modül takılabilir anl***** gelen Common Interface kelimelerinin kısaltılmışıdır. Yani bu özelliğe sahip receiverlerde modül(cam) takmak için uygun boşluk ya da boşluklar mevcuttur.Receiverin marka ve modeline göre bu boşluklar bir ya da iki adet olabilir.(Örnek next 8000 serisi receiverlerde gömülü modülün dışında sonradan modül takılabilir iki adet modül boşluğu mevcutken,bazı diğer markalarda bu boşluk bir adettir)
    Sonradan takabileceğimiz bu modüllerle receiverlerde emu yazılımı ile izlenme imkanı olmayan bazı şifreli kanallar izlenebilmektedir.

    Clark Belt ; (Klark Kuşağı) Durağan uyduların bulunduğu, yerdenyaklaşık 36000 km yükseklikte ve ekvatorun tam üstünde yer alan hayali kuşak. Kuşağın adı, haberleşme uyduları ile ilgili ilk bilim kurgu hikayesini yazan Arthur C. Clark'ın anısına verilmiştir, kendisi halen SriLanka'da yaşamaktadır.

    Clamp ; (Kırpma) Görüntü dalga şeklinden enerji dağılımına ilişkin unsuru ayıran bir görüntü işleme devresi .

    Clipping ; (Audio) Ses kaydı sırasında, eğer bir giriş sinyali teçhizat tarafından uygun şekilde yeniden üretilebilecek en üst seviyeden daha yüksek ise o zaman sinyal maksimum noktasında kesilir. Bu işlem genellikle seste bozulmaya neden olduğundan bu istenmeyen durumdan kaçınmak için giriş sinyal seviyesinin düşürülmesi tavsiye edilir..

    Clipping (Video) ; Görüntü kaydı sırasında, kaynak video sinyalinin bazı kısımlarının ihmal edilmesiyle daha eksik(küçük) bir görüntü boyutunun kaydedilmesine denir. Buna “cropping” de denmektedir.

    Coaxial ; (Koaksiyel) Eş eksenli.

    Coaxial Cable ; Koaksiyel veya eş eksenli kablo. Bir iç iletkenle onu çepeçevre saran ekrandan oluşan kablo.

    Connector ;(Konnektör) Bağlantı elemanı.

    Color Burst Börst ; ( Renk paketi) TV işaretinde renklerin elde edilmesi için gerekli olan renk taşıyıcısını üretmek üzere gönderilen 8-11 periyotluk renk taşıyıcısı. Bu taşıyıcı PAL sistemde 4.43 MHz, NTSC sisteminde 3.58 MHz civarındadır.

    Composite Baseband Signal ;(Kompozit Temelband İşareti) Modüle edilmiş ses alt taşıyıcısı ve module edilmemiş resim işaretinden meydana gelen toplam sinyal.

    Composite Video Signal ; ( Kompozit Video İşareti) Ayınlık, renk ve senkronlama işaretlerinin hepsini bulunduran resim işareti.

    Contrast ; Bir resimde en beyaz yer ile en siyah yer arasındaki ışık şiddeti oranı.

    Cross Modulation ; (Çapraz Modulasyon) Aynı ortamda iletilen iki işaretin birbirini modüle ederek istenmeyen yeni karışma işaretlerinin meydana gelmesi.

    Crosstalk Diyafoni ; Yanyana bulunan iki hat yada kanal arasında meydana gelen karışma.

    Crosstalk (Diyafoni) Yanyana bulunan iki hat yada kanal arasında meydana gelen karışma.

    Cross Modulation ; (Çapraz Modulasyon) Aynı ortamda iletilen iki işaretin birbirini modüle ederek istenmeyen yeni karışma işaretlerinin meydana gelmesi. Sinyal bozulması bir veya daha çok RF taşıyıcısının modülasyonunun bir başka taşıyıcının üstüne bulaşması şeklinde ortaya çıkar.

    Crosstrack Error ; (XTE) Arzu edilen yoldan heriki istikametteki uzaklığınız.

    Combiner ; İki veya daha fazla sinyali birleştirmek için kullanılan alet veya sistem.

    Combiner Kombayner ; ( Birlaştirici) İki veya daha fazla işareti birleştirmek için kullanılan alet veya sistem.

    Clock bias ; Saatin gösterdiği saat ile gerçek üniversal saat arasındaki fark.

    Co-located ; (Eş konumlu) Ayni orbital konumda bulunan uydular için kullanılır. Birbirine 0.2 dereceden daha yakın bulunurlar.Co-Location Farklı frekans bandlarını kullanmaları dolayısıyla birden çok sayıda uydunun yaklaşık aynı jeostasyoner yörünge konumunu paylaşabilme yeteneklerini belirtir.

    Code Phase ; Kod fazı C/A koduna dayalı olarak yapılan GPS ölçümleri .

    COFDM ; (Coded Orthogonal Frequency Division Multiplex) Bir çoklama sistemi. Tüm multipleksin birbirine yakın aralıklı ve toplam yaklaşık 1.5 MHz band genişliği kullanan (ve bir frekans bloğu tabir edilen) birkaç yüz (hatta birkaç bin) RF taşıyıcı ile taşındığı bir yayın tekniği. Her RF taşıyıcıdaki düşük veri akış hızı nedeniyle sinyaldeki herhangi gecikmiş yansımalar (örn. "pasif ekolar") zaten yansımasız doğrudan alınmış olan yayına eklendiğinden çok kanallı yayılmaların sözkonusu olduğu ortamlarda enterferanssız alış sağlayabilmektedir.

    Color Subcarrler ; (Renk Alttaşıyıcısı) Ana video sinyaline renk bilgisini taşıması için eklenen alttaşıyıcı. NTSC sistemlerde renk alttaşıyıcısı ana video taşıyıcısına göre referanslı 3.579545 MHz, bir frekansa merkezlenmiştir.

    COMINT ; (Communication Intelligence) İletişim istihbaratı (haberalma-entelijans)

    Common Carrier ; (Ortak Taşıyıcı) FCC'nin telefon, telgraf, ve bazı uydular gibi sabit bir ücret karşılığı kamu kullanımına açık olup içiriğinin (haberleşme özgürlüğü açısından) kontroluna genellikle izin verilmeyen haberleşme sistemleri için tanımladığı sınıf. Başkalarının kullandığı haberleşme devrelerini işleten herhangi kuruluş. Telefon şirketleri, haberleşme uyduları sahibi şirketler, RCA, Comsat, Direct Net Telecommunications, AT&T bunlar arasındadır. Bu şirketlerden belirli hizmetler için sabit tarifeler belirlemeleri istenir.

    Compatibility ; (Uyumluluk) Yeni bir sistem getirilirken daha önce üretilmiş ve kullanımda bulunan eski sistemlerle de uyum sağlayabilmesi (backward compatibility) özelliği gözetilir.

    Component Video ; (Bileşenli Video) Renk(krominans), aydınlık(luminans) ve eşleme(senkronizasyon) sinyallerinin kodlanmadan ayrı ayrı iletildiği video sinyalidir. kompozit video sinyalindekinin aksine aydınlık, renk ve eşleme bilgileri bileşenli videoda ayrı tutulur. Bu sinyalin unsurlarını işlemek ve yöneltmek için üç ayrı tele, kaydedileceği manyetik ortamda da üç ayrı kayıt izine (Y, R-Y, B-Y, veya Y, U, V) gerek duyulur. Bu maksimum video kalitesi sağlar. RGB , S-Video, Y/C ve YUV olmak üzere çeşitleri vardır.

    Composite Baseband Signal ; (Kompozit Temelband İşareti) Modüle edilmiş ses alt taşıyıcısı ve module edilmemiş resim işaretinden meydana gelen toplam sinyal.. Uydu alıcısının demodülatör devresinin hem video bilgisi hem de gönderilen tüm alt taşıyıcıları (ses) içeren, süzülmemiş, üstü kesilmemiş hali

    Composite Sync ; Horizontal (yatay) ve vertikal(düşey) senkronizasyon(eşleme) sinyallerinin kombine edildiği br eşleme sinyalidir.

    Composite Video (Kompozit (bileşik) Video) Genellikle Scart konnektörlerinde kullanılan ve krominans, luminans, sync (renk, ışık ve eşleme) bilgilerini içeren TV (resim) sinyalidir. Bu standart video sinyalinde renk ve aydınlık bilgileri kırmızı, yeşil, ve mavi kanallarının çıkışının Y, I ve Q sinyallerine kodlanması ile birleşik olarak ifade edilmiş olur. Kompozit videoda blanking (karartma) ve eşleme bilgileri de bulunur ve video sinyallerinin aktarılmasındaki standart yöntem budur. CVBS' ye de bakınız.

    Compositing ; İki veya daha fazla görüntünün birbiri üstüne eklenmesi işlemidir.

    Control Point ; (Kontrol Noktası) Kontrol istasyonu da denir. Saha gözlemleri sonucu belirli koordinatlarıyla tanımlanan anıtsal nokta. Örneğin ABD’de halen Milli Jeodezi Araştırması ile ülke çapında bu tipten kontrol noktaları tutulmaktadır. Kontrol Segmanı, uydu konumlarının ve saatlerinin doğruluğunu güvence altına almak üzere kurulan dünya çapındaki GPS gözetim ve kontrol istasyonları şebekesidir.

    CONUS ; (Continental United States Continuous Wave) Kıta amerikasına ait uydu slotu. Contiguous United States. Hawaii ve Alaska hariç tüm ABD eyaletleri..

    Course Made Good ; (CMG) Başlangıç noktanızdan bulunduğunuz konuma doğru olan istikametiniz.

    Coverage ; Bir uydunu yayınlarının alınabildiği bölge. Kapsama alanı.

    Compressed Digital TV ; Aynı transpozerde 8-10 TV kanalının birlikte bulunabilmesini sağlayacak şekilde tekrarlanan bilgilerin ayıklanıp çıkartılarak hacmi küçültülen sayısallaştırılmış TV sinyali.

    Compression (Sıkıştırma); Ses ve görüntü sinyallerinin aktarılması için gereken band genişliğinin azaltılmasını böylece bir uydu transpozerinin kapasitesini arttırmayı amaçlayan uygulamaları işaret eder. Contrast: Bir resimde beyaz ile siyah arasındaki ışık şiddet oranı.

    CVBS ; (Composite Video Burst Signal) Renk ve aydınlık sinyallerinin birleştirildiği bir video sinyalidir. Siyah beyaz video sinyali ile uyumlu olacak şekilde geliştirilmiştir. Genelde RCA tipi bir konnektör kullanılır. Composite video da denir..

    CW ; (Continuous Wave) Tek frekanstan oluşan bir sinyal. .

    Çanak Anten ; Uydudan gelen sinyalleri toplayan parabol geometrisinde bir antendir.

    C/No ; (C/kTB) Taşıyıcının gürültüye oranının radyo frekans (RF) veya ara frekansta (IF) ölçülmüşüdür.

    C/T ; (Carrier-to-noise-temperature ratio) Taşıyıcının gürültü ısısına oranı.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443
    DAB ; Digital Audio Broadcasting: Dijital ses yayını.

    DBS ; (Direct Broadcast Satellite (System)) (Doğrudan yayın uydusu) Ses ve görüntü sinyallerinin uydu üzerinden doğrudan son kullanıcıya aktarılmasında kullanılır. Genellikle küçük çanak gerektiren (Ku bandı için yaklaşık 120 watt gücü olan) güçlü uydulardır. 11-13 GHz arasında doğrudan evlere yayın yapan TV uydusu. Yayını alıp yayınlayan tesislere gerek olmadan, doğrudan evlerde kurulu küçük çanaklara çok kanallı televizyon programları yayınlamak üzere uydu kulanan yayıncılara da denir.

    DBS Band Esas olarak Ku-band frekanslarının (11.700-12.500 GHz) arasındaki kısmını ifade etmekte kullanılırdı. . Şimdilerde son kullanıcıya yayın yapılan C ve Ku bandı bölgelerinin tamamı için kullanılmaktadır.

    dBi ; Bir isotropik kaynağa göreceli olarak dB gücün ifadesi

    dBW ; Gücün bir Watt'a oranının desibel cinsinden ifadesi. (EIRP değerlerinin ifadesinde kullanılan birimdir)

    DC ; Doğru akım.

    Decibel ; (Desibel) DB; Seviye birimi. İki işaretin gerilimleri veya güçlerinin oranının logaritma olarak ifadesi. Bu oran güçler için 10log(P1/P2), gerilimler için 20log(V1/V2) olarak hesaplanır. Referans olarak sırasıyla, watt, miliwatt veya µV alinmasi durumunda oran birim dBW,dBm veya dBµV alınır.

    Declination ; (Sapma Açısı) Kuzey doğrultusu ile anten dönüş ekseni(anten direği) arasındaki açı. Bu açı uygun seçildği taktirde anten doğrudan uyduların bulunduğu Klark kuşağını izler.

    Decoder; (Dekoder) Kodçözücü. Kodlanmış bir işaretin kodunu çözerek esas işareti tekrar ortaya çıkaran devre.

    Delay ; Bir sinyalin gönderici istasyondan çıkıp alıcı istasyona ulaşmasına kadar geçen süre. Tek hoplamalı bir uydu bağlantısında bu süre yaklaşık olarak çeyrek saniyeye yakındır.

    Demodülasyon ; Bir taşıyıcı üzerine modüle edilmiş olan bilgi sinyalinin taşıyıcının üzerinden geri alınması işlemi.

    Delta-v ; Yörünge parametrelerindeki belirli bir değişiklik için gereken hız değişikliği. Delta-v ‘nin yönü ve büyüklüğü en çok hangi yörünge parametrelerinin ve ne ölçüde etkileneceğini belirler. Örneğin yükselen nodda veya alçalan nodun geçişinde iken yörünge düzlemine dik bir delta-v eğim değişikliği sonucunu verir. (bu manevra sırasında oldukça fazla yakıt harcanır. O nedenle eğime sıkı şekilde müdahale edilmesi bir uydunun yörüngedeki ömrünü oldukça kısıtlar.)

    Depolariser ; Dairesel (circular) şekilde polarize edilmiş sinyallleri standart bir polarizörün seçebileceği şekilde doğrusal (linear) polarizasyona çevirmek üzere kullanılan cihaz. Feedhorn ile polarizörün arasına takılır. Dipleksör de denir.

    Descending Node ; (Alçalan Nod) Ekvator düzleminde uydunun ekvator düzlemini güneye doğru kestiği nokta.

    Despun ; Bir uydudaki antenin yeryüzüne dönük durmasını sağlayan yönlendirme. Ayrıca Hughes tipi dönen uydularda haberleşme aksamının bulunduğu kısım için kullanılır

    Deviation ; Bir FM sinyalinde, ana taşıyıcı frekansından sapmanın miktarıyla belirlenen modülasyon seviyesi

    De-Emphasis Deemfesis ; (Dengeleme) Gürültüyü azaltmak için yüksek frekanslı bileşenleri arttırılmış işaretleri eski haline getirme işlemi. Bu iş için kullanılan devre veya süzgeç.

    Demodulator ; (Demodülator) Modülasyon çözme devresi. Modüle edilmiş bir işaretten haber işaretini çıkaran devre.

    Digital ; (Dijital) Sayısal. İşaretleri sadece iki değişik seviyede kullanarak( var/yok, alcak/yüksek,1/0,+/- gibi) ileten vea işleyen devre ve sistemler. Sadece iki seviye kullanıldığından bu devrelerin gürültüye karşı duyarlılığı son derece azdır ve işaretler kalitelerinden hiçbir şey kaybetmeden saklanabilir ve çok uzaklara iletilebilir.

    Digital-to-Analog Converter; ( Sayısal/Analog Dönüştürücü) Sayısal bir işareti sürekli analog bir işarete dönüştüren devre veya sistem.

    Dipol Dipol ; (İki kutuplu) İki eşit ve simetrik koldan oluşan anten.

    Director ; (Direktör) Yagi tipi antenlerde yönlendirici eleman.

    Dish (Çanak) ; Parabolik uydu anteni için kullanılan terim, Argo.

    Distortion ; (Distorsiyon) İşaretteki bozulma.

    Disribution ; Dağıtma.

    Downconverter ; (AltÇevirici) Alçak frekansa dönüştüren frekans değiştirici. Konvertör. Fixed Satellite Service (FSS) sabit uydu hizmeti televizyon alıcısında sinyalleri tipik olarak 4 - 12 GHz olan mikrodalga sahasından daha kolay kullanıldığı temelbant (BB) ya da arafrekans (IF) 70-MHz bölgesine dönüştüren cihaz. Konvertör.

    Downlink ; (Aşağı Bağlantı) Sinyalin uydudan alıcının antenine doğru olan yolu. Bir uydudan alma, almaya yarayan çanak. Aşağı doğru olan bağlantı. Uydudan yere yapılan aktarım. İki yönlü uydu haberleşme bağlantısının uydudan yere doğru olan yarısı.

    Drift Frekans kayması ; Osilatör frekanslarında meydana gelen karasızlık.

    Drift Orbit Jeosenkron yörüngeye atılan yeni bir uydu önce genellikle varacağı yörüngenin hafifçe altında veya üstünde bir yere bırakılır. Sonra yavaş yavaş yörüngesine süzülür. Uydu bu arada Hohmann Transfer kullanılarak geçici olarak enterferansa neden olmadan testlerinin yapılabileceği farklı bir noktada durdurulabilir. Sonra esas yerine kaydırılır

    Dual Feedhorn ; (Çift Feedhorn) Hem yatay hem düşey polarizasyonlu işaretleri almak üzere kombine edilmiş besleme elemanı.

    Dual Spin ; (Çift döndürme) Yeryüzünden yüksekliğini sabit tutmak üzere uydunun ana gövdesi döndürülmektedir. Anten grubu ise bir motor ve yatak sistemi ile bakış yönünü sürekli yeryüzüne doğru tutacak şekilde ters istikamete döndürülür (despun). Bu şekilde uydunun yeri ve antenin yönünün stabilize edilmesi (sabit tutulması) işlemine "çift döndürme" denir.

    Dual-feed ; (İkili besleme) sabit bir çanak üzerinden birden çok uydunun yayınlarını almak üzere 2 veya daha fazla LNB'li anten sistemi.

    Dual-LNB (Dual-LNC) Her iki polarite için (V/H) ayrı çıkış uçları bulunan LNB

    Duplex Transmission ; Gönderici ve alıcı istasyonlar arasında heriki taraftan da aynı anda gönderme yapılabilmesi imkanı

    D-MAC ; MAC TV formatının bir diğer şekli , özellikle uydu yayınları için geliştirilmiş bir format MAC (Multiplexed Analogue Component),

    D2-MAC ; MAC TV formatının bir şekli , özellikle uydu yayınları için geliştirilmiş bir format MAC (Multiplexed Analogue Component). Resmi analog, sesi ve senkronizasyonu digital olarak gönderen yayın sistemi. Daha çok İskandinav ülkelerinde kullanılır.

    DiSEqC ; Uydu alıcılarının dışarıda bulunan antenleri seçme ve hareket motoru şalter gibi cihazlara kumanda etmek için kullandığı işaretleşme sistemi.

    DSS ; Digital Satellite System: Dijital uydu sistemi.

    DTH ; (Direct-to-Home) Amerikan Federal Haberleşme Komisyonu" tarafından uydu televizyon ve yayın endüstrilerine ilişkin uydudan eve yayını ifade eden resmi terim.

    DVB ; (Digital Video Broadcasting) Dijital görüntü yayını standardı.

    DC Power ; Güneş panelleri, ya da nükleer reaktör tarafından üretilen toplam güç.

    DCME ; (Digital Circuit Multiplication Equipment) Sayısal devre çoklama teçhizatı.

    Differential positioning Ayni GPS sinyallerini izleyerek iki GPS alıcısının birbirlerine göre konumlarının hassas ölçümü.

    Dilution of Precision (DOP) ; Bir konumu(GPS) tanımlamakta kullanılan uyduların özel dizilimi içindeki geometrisine bağlı bir gösterge. Daha yüksek bir DOP değeri atanmış olan konumlar genelde daha düşük DOP değerine sahip uyduların ölçümlerine göre daha zayıf neticeler verirler. (daha hassas sonuç verebilecek konumdaki uydulara daha düşük DOP değeri atanır.)

    Discret ; Özellikle RAI tarafından telif hakları ihlali olmaması için Spor karşılaşmaları gibi durumlarda kullanılan (analog ve digital kullanılabilen) bir şifre sistemi.

    Discriminator ; (Diskriminatör) Uydu alıcılarında kullanılan bir cins FM demodülatör.

    Dithering ; 6-MHz uydu tv sinyalini 36-MHz uydu transponder spectrumu içinde saniyede 30 defa (30 Hertz) aşağı yukarı kaydırma işlemi.. Uydu sinyalnin "diterlenmesi" sayesinde uydu sinyalinin enerjisi yerel bir ortak taşıyıcılı mikrodalga devresinin çalıştığı frekanslardan çok daha geniş bir alana yayıldığından yerel bir mikrodalga vericisinin yaratabileceği girişim (enterferans) sorunu olasılığı en aza indirilmiş olur.

    DNR ; (Dynamic Noise Reduction) Ses yayınında dinamik gürültü giderme (ses iyileştirme) sistemi

    Dolby ; Dolby A, B, C, ve Dolby SR , özellikle analog sinyallerin kayda alınması sırasında oluşan “hıss” sesi gibi istenmeyen frekansları azaltmak ve sinyalin gürültüye oranını düşürmek üzere kullanılan elektronik işlemlerdir.

    Dämpfung ; (Attenuation) Sinyal kuvvetindeki zayıflama zayıflatma (Alm.)

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443
    E3 ; Avrupada yaygın olarak kullnılan ve 34.368 Mbit/s.hızda data taşıyabilen geniş alan veri aktarma tesisi.

    Earth Station ; (Yer İstasyonu) Uydu yayınlarını almakta kullanılan istasyonlar. Bir uydudan gönderilensinyalleri almak üzere kullanılan ve anten, düşük gürültü yükselticisi(LNA) , aşağı dönüştürücü ve alıcı elektroniğinden oluşan sistemi ifade eder. Tv yayını almak için kullanılan yer istasyonu antenleri 0.2 foot - 12 foot (65 - 370cm) arası çaplarda olurlar. Uluslararası heberleşmede kullanılanlar ise bazen 100feet (30metre) kadar çapta olabilmektedir. Bugün INTELSAT haberleşmesi için kullanılan anten çapları tipik olarak 13-18 metre(40-60feet) boyutlarda olmaktadır.

    Eccentric Anomaly ; Newton'un eşitliklerinin eliptik hareketle entegrasyonunda kullanılan yardımcı açıdır. E açısı ana eksen ile elipsin merkezinden elipsin etrafına geçirilmiş daire üzerindeki bir Q noktasına olan doğru arasındaki açıdır. Burada Q noktası uydunun, elipsin küçük eksenine paralel bir doğru boyunca olan projeksiyonudur.

    Eccentricity ; Yörüngenin şeklini tanımlayan sabittir. Eliptik bir yörünge için: e = c/a olur. Burada “c” bir odak noktasından elipsin merkezine olan mesafedir, ve “a” ana eksenin yarısıdır, “e” ise sıfır ile bir arasında değişir

    Echo Canceller ; (Eko giderici) Uydu telefon hatlarında yansıma(eko) etkisini azaltan veya yok eden elektronik devre. Eko gidericiler büyük ölçüde demode olmuş olan eski eko bastırıcıların yerine kullanılmaktadır.

    Echo Effect ; (Eko etkisi) Bir hoparlörden çıkan sesin zaman gecikmeli olarak elektronik yansıması. Bu günkü digital eko gidericilerle bu büyük ölçüde yok edilebilmektedir.

    Echo Suppression ; (Eko bastırma) Deniz teknesi, seyyar terminaller gibi bir haberleşme kanalındaki yansıyıp geri dönüp gelen herhangi sinyalin bastırılması, yok edilmesidir.

    Eclipse ; (Eklips) Uydunun yeryüzü ile güneşin ya da yeryüzü ile ayın tam arasından geçtiği an

    Eclipse Protected ; (Güneş/Ay tutulması korumalı) Güneş/ay tutulması sırasında çalışır durumda kalabilen transponderler bu özellliktedir

    Ecliptic ; Yeryüzünün güneş etrafındaki turunun oluşturduğu düzlem.

    ECM ; (Electronic Counter Measure) Korsan izlemeye karşı elektronik önlemler

    ECM ; (Entitlement Control Message) Bireysel dekoder cihazlarının hedef gözeterek kullanıma açılması kapatılması işlemi komutu.

    EDTV ; (Extended Definition Television) 6 ila 8 Mbit/s veri hızında olup ITU R-601 a göre yapılan yayınlar.

    EEO ; (Extremely Elliptical Orbit) Aşırı eliptik yörünge

    EIRP ; (Equivalent Isotropic Radiated Power) Etkin Yayın Gücü -Bir uydunun herhangi bir yerden alınan sinyal siddetinin ölçü birimi. Bir antenin yönlendirilmiş olduğu doğrultuda yaydığı etkin güç. Bu güç verici gücü ile anten kazancının çarpımına eşittir. Bu terim uydudaki verici anteninden çıkan sinyalin yada gönderici yer istasyonu anteninden çıkan sinyalin kuvvetini ifade etmek için de kullanılır. Ve C/N ve S/N buna göre belirlenir. dBW cinsinden gönderilen gücün değeri, transponderin çıkış gücü çarpı verici uydu anteninin kazancı olarak ifade edilir.

    Enterfere ; Uyduya çıkan veya uydudan gönderilen sinyallerin her çeşit alıcı-verici istasyonlarının ve uyduların birbirlerinde istem dışı şekilde frekans karışıklığına sebep olma olayına interference (frekans karışıklığı) denir.

    El / Az ; (Elevation / Azimuth) Kalkış açısı ve yerel açının ayrı ayrı ayarlanabilmesine imkan veren anten mountu tipi için kullanılır..

    Elevation ; (Elevasyon) Elevation - Elevasyon. Kalkış (yükseltme) açısı. Bir uydunun bulunduğu doğrultunun yere paralel bir düzlemle yaptığı açı. Bir antenin alış yolunun yatayla yaptığı açı. Antenin haberleşme uydusuna yönlendirmek üzere yerden yukarı doğru kalktığı açı. Anten ufuk çizgisini hedef almışsa kalkış açısı sıfırdır. Eğer bulunduğu noktanın tam tepesine doğru bakarsa elevasyon 90 derece olur

    ELINT ; (Electronic Intelligence) Elektronik istihbarat.

    ELV ; (Expandable Launch Vehicle) Uzanabilir, uydu yerleştirme aracı.

    Encoder ; Bir sinyali alıcı tarafından sadece özel bir çözücü kullanarak izlenebilecek şekilde elektronik olarak değiştirme işlemi için kullanılan cihaz.

    Encryption / Decryption ; (Şifreleme / Çözme) Şifreleme bir görüntü ve/veya ses sinyalinin orijinal halinden başka bir hale dönüştürülmesi işlemidir. Çözme ise şifreleme işleminin tersi yapılarak sinyalin eski haline getirilmesidir.

    Energy Dispersal ; FM sinyalin tepe gücünü mevcut transponderin band genişliğine yayarak yersel haberleşme sistemleri ile karışma potansiyelini azaltmak üzere, modülasyon öncesi bazbant sinyaliyle birlikte oluşturulan düşük frekanslı bir dalga şekli . Aktarılan sinyaldeki sistematik düzenlerin istenmeyen muntazamlığa yolaçması olasılığını azaltmak üzere veri bitlerinin tamamlanmasında determinisitk seçmeci yöntemler içeren bir yöntem.

    ENG ; (Electronic News Gathering) Elektronik haber toplama sistemi

    Entity ; Bir tek bilgisayar sisteminin içindeki katman işlevlerini gören, alttaki katman birimine erişen ve yerel servis erişim noktalarında üstteki katman birimine gerekli hizmetleri sağlayan katman protokol makinası için OSI terminolojisidir.

    EOC ; (Edge of Coverage) Bir uydunun tanımlanan hizmet alanının sınırı. Çoğu zaman EOC ile kasdedilen hüzme merkezindeki sinyal seviyesinin 3dB aşağısıdır. Ancak yine de -3dB noktasının ötesinden yayın alınabilir.

    EOL ; (End of Life) Bir uydunun ömür sonu

    Ephemeris ; Kullanıcıya veri mesajının içinde iletilen, mevcut uydu konumuna ilişkin öngörülerdir

    Ephemeris Errors ; Bir GPS uydusu tarafından iletilen ephemeris verilerinin içinde bulunan hatalar. Bu hatalar farksal düzeltme yöntemleriyle giderilebilmektedir.

    Ephemeris Time ; Çok yüksek hassasiyetli atom saatleri ile ölçüm yapıldığında yeryüzünün dönme periyodunun çok küçük düzensizlikler gösterdiği anlaşılmaktadır. Dünyanın dönme periyodundan bağımsız hale gelebilmek için Ephemeris zamanı devreye sokulur. Bu zaman ayın gözlenen hareketlerinden hesaplanır. Pratikte ET ile Universal Time (UT) arasındaki farklılıklar ihmal edilebilmektedir. İkisi arasındaki mutlak fark son yüz yıl için yaklaşık 60 saniye kadar olmaktadır

    Epoch ; Referans olarak seçilen tarih ve saattir. Zaman bu tarihe göre ölçülür. Belirli yörüngesel unsurlar bu belirlenmiş olan epok için geçerli olur.

    Equalization ; (Dengeleme)

    Equatorial Orbit ; Dünyanın ekvatoruna paralel bir düzleme sahip olan bir yörüngedir.

    Equinox ; (Ekinoks) Dünyadan bakıldığında güneşin ekvator uzayını kesiyor göründüğü andır. Bu yaklaşık 21 martta ilkbahar ekinoksu, 22 eylülde de sonbahar ekinoksu olarak gerçekleşir.

    Erhebungswinkel ; (Elevation ) , Elevasyon , Kalkış açısı.

    ES ; (Earth Station)

    ESA ; (European Space Agency) Avrupa Uzay ve Havacılık ajansı

    ESC ; (Engineering Service Circuit) Sistem bakımı , koordinasyonu, ve genel sistem bilgi dağıtımı amaçlarıyla yer istasyonu, yer istasyonu arası veya yer istasyonu ile operasyon merkesi arasındaki haberleşmeyi sağlayan 300-3,400 Hertz konuşma sesi artı teleprinter( teletype) (S+DX) özelliğindeki kanal. Analog (FDM/FM) sistemlerinde bu amaçlar için iki adet S+DX kanalı bulunur. Bazbandın 4,000-12,000 Hertz lik kısmında bulunurlar. Digital sistemlerde ise 32 yada 64 Kbps digital sinyale dönüşük olarak kullanılan bir veya iki kanal yer istasyonu digital trafiğinin digital bit akıntısının içine katıştırılmış olarak bulunurlar. . Modern ESC cihazları her türlü analog digital kombinasyonu uydu taşıyıcı sinyallerine uyum sağlar ve yerel aktarma merkezinin yüzeysel bağlantılarının da aktarmalarını yapabilir.

    Estimated Time Enroute ; (ETE) Şu andaki hızınızla hedefinize varmanız için gereken süre.

    Estimated Time of Arrival ; (ETA) Hedefinize varış saatiniz

    ETS ; (European Telecommunication Standard) 1994 sonlarında ETSI tarafından EUREKA - 147 DAB avrupa standardı olarak kabul edildi. DAB konusunda havadaki yayın sinyalinin sahip olması gereken teknik ayrıntılarını tanımlayan belge ETS 300 401 dir. Bu belge de 774 ve 789 sayılı ITU - Tavsiyelerinin getirdiği genel sistem ve servis gereklerine dayalıdır.

    Eurocrypt ; MAC yayınların çoğunda kullanılan Smart Cardlı şifreli yayın sistemi.

    Extended IF ; Uydu alıcısının tüner kısmının universal, triple(üçlü) veya quattro(dörtlü) bantlı LNB lerce sağlanan tüm frekans bandını tarayabilmesini sağlayabilmek üzere IF ayar sahasının (950-2.050 MHz) aralığına genişletilmesi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443
    F ; (Flight) örneğin Eutelsat 2F1 de) Uçuş seferi

    F-Connector ; (F - konnektör.) F-Connector - LNB ler ve uydu alıcılar arasındaki kablolarda yaygın olarak kullanılan vidalı tip bağlantı ucu

    f/D Ratio ; (f/D oranı) Bir parabolik antenin odak uzaklığının çapına oranı. Antenin derinliğini gösteren bir ölçü. Bu değer büyüdükçe çanak daha düz, küçüldükçe daha çukur olur.

    Federal Radionavigation Plan ; (FRP) ABD’de kongrenin kararı üzerine Savunma(DoD) ve Ulaştırma(DOT) bakanlıklarınca ortak olarak yürütülen ve amacı federal kamu bütçesiyle yapılan radyo seyrüsefer sistemlerinin yarattığı frekans kirliliği ve çakışmaların önüne geçmek olan plandır. FRP, ABD hükümetinin sağladığı radyo seyrüsefer hizmetlerinin plan ve politikalarını çizebilecek şekilde tasarlanmıştır.

    Feed ; (Aktarma /, feedhorn). LNC için kullanılabildiği gibi daha çok uydudan canlı yayın aktarımı (reportaj v.s.) için kullanılmaktadır. (Newsfeed'in kısaltılmışı gibi). Bu terimin uydu haberleşmesi alanında en az iki anahtar anlamı var. Birincisi bir dağıtım merkezinden yayınların gerekli yayın merkezlerine aktarılması anlamındadır. İkincisi ise antenin sinyal besleyen kısmıdır ki bu da sadece bir feedhorn'dan ibaret olabildiği gibi ikincil yansıtıcı ve dalga kılavuzlu feedhorndan oluşan bir sistem de olabilir.

    Feedhorn ; Kısaca "Feed" denilen, ve antenden gelen mikrodalga sinyallerini süzerek LNB ye besleyen parça. Uydu anten sisteminin anten tarafından yansıtılan sinyallerden yanlış gelenleri ayıran kısmıdır. Parabolik antenin tam odak noktasına yerleştirilir.Uydu tv alıcı anteninin ana yansıtıcı yüzeyinden aldığı sinyalleri düşük gürültülü yükseltici (LNA) ya besleyen parcasıdır. Günümüzde çoğu zaman LNA + Downconverter + Feedhorn = LNBF olarak bulunur.

    Field ; (Alan) TV ekranındaki, 652 satırdan oluşan tam bir resmin 312.5 satırlık yarısı. İki tane alan üst üste geçtiğinde tam bir resim çerçevesi (frame) meydana getirir.

    File Server ; (Dosya Sunucusu) Bağlı olduğu şebekede öncül dosyaları ve uygulamaları içinde bulunduran ve gerek duyuldukça bunları şebekedeki diğer bilgisayarlarla paylaşan bir bilgisayardır. Eğer bir dosya sunucusu sadece bu göreve tahsis edilmişse, bir istemci/sunucu şebekesine bağlıdır. Bu tür bir şebeke tipi örneği Novell NetWare ‘dir. Öte yandan peer-to-peer olarak tanımlanan türde bir şebekedeki her bilgisayar bir dosya sunucusu olarak görev yapabilir. Peer-to-peer şebeke tipinin örnekleri olarak da LANtastic ve Windows for Workgroups verilebilir.

    Filter ; (Filtre) Süzgeç.

    Fingerprinting ; Video sinyalinin aktif kısmında alıcı dekoder cihazının birim adresini görünür veya görünmez şekilde sunmaktır. Bu teknik eğer alınan bir görsel malzeme kaydedilmiş ve daha sonra da oynatılmış veya dağıtılmış ise bunu yapanı bulabilmek için kullanılmaktadır.

    Fische ; (Sparklies) zayıf alınan (analog) yayının görüntüsündeki çapak için kullanılır..

    Fix Enlemi, boylamı (yada grid konumu) , yerden yüksekliği, günü ve saati ile belirlenen tek bir konum için kullanılır
    Frequency ; Periyodik bir işaretin bir saniyedeki tekrarlanma sayısını ifade eder ve birimi hertz Hz'dir. Katlarını belirtmek için kilohertz megahertz ve gigahertz terimleri kullanılmaktadır.

    FM ; (Frequency Modulation) Bazbant sinyalinin taşıyıcı dalgasının frekansını değiştirdiği modülasyon (kipleme) metodu. Modüle eden sinyalin genliğindeki değişmelerin taşıyıcı dalganın frekansını doğrudan değiştirdiği modülasyon.

    FM Threshold ; (FM eşiği) Gelen video taşıyıcı sinyalinin içinden iyi kalitede bir televizyon resminin alıcı cihazdaki demodülatör devreleri tarafından bulunup çıkartılabilmesi için giriş sinyal gücünün sahip olması gereken minimum güç.

    Focal length ; Odak Uzaklığı.Parabolün yüzeyinden Feedhorn'un yerleştirildiği odak noktası arasındaki uzaklık. Feedin orta noktasından çanağın yüzey merkezine olan mesafe

    Focal Point ; (Focus) Çanağın önünde yansıtılan sinyallerin toplandığı noktadır. Birincil yansıtıcı gelen sinyali buraya yönlendirir.

    Focus ; Odak

    Footprint ; (Ayakizi) Kapsama alanı. Bir uydunun verici anteninin aydınlattığı (yeterli güçte yayın yaptığı) yeryüzü alanı. Belirli bir uydu kanalının etkilediği coğrafi alandaki şiddetini gösteren "ayak izi" haritası . Yeryüzünü kaplayan sinyallerin eşit kuvvette oldukları EIRP sınır noktalarını birleştiren bir harita. Aynı uydu üzerindeki farklı transponderler genellikle farklı sinyal kuvvetlerinde ayak izlerine sahiptir. Uydu yaşlandıkça gerçekleşen EIRP değerleri yavaş yavaş azalır, buna karşın EIRP ayak izlerinin sınırlarının doğruluğu artar.

    Frame ; (Çerçeve) 652 satırdan oluşan tam bir TV resmi

    Frequency Coordination ; Farklı uydular yada uydularla yersel mikrodalga sistemleri arasındaki frekans enterferansını(girişimini) giderme işlemleri. ABD de bu işlemler aynı mikrodalga bandını kullanan kuruluşlar arasında ortaya çıkabilecek potansiyel mikrodalga sorunlarını önceden analiz eden geniş bir veri tabanına sahip bilgisayar sistemi sayesinde gerçekleştirilmektedir. Aynı C - Bandı spektrumu genellikle hem telefon şebekeleri, hem kablo tv şebekeleri ve hem de uydu yayınlarında kullanılabildiğinden, genellikle yeni bir yer istasyonu kurulacağında önce herhangi problem olup olmayacağını belirlemek üzere bir "frekans koordinasyonu" araştırması yapılır.

    Frequency Reuse ; (Frekansın tekrar kullanımı) Özel şekilde yalıtılmış hüzme antenleri ve / veya çift polariteler kullanarak bir haberleşme uydusunun kapasitesini azamiye çıkartan teknik.

    FSK ; (Frequency Shift Keying) Aktarılan veriye bağlı olarak taşıyıcı frekans kaymasının anahtarlandığı sistem. Daha geniş band gerektirdiğinden genellikle sadece fiber optik hatlarla birlikte kullanılır.

    FTA ; Şifresiz kanal demektir.Bazı receiverler sadece bu özelliği taşıdığından şifreli kanalları bu özellikteki receiverlerle izleme imkanı yoktur

    FSS ; (Fixed Satellite Services) Ku bandı frekanslarının ticari işletmeler için kullanılması düşünülen (10.700-11.700 GHz) aralığı. Ancak şu anda esas analog uydu TV bandı olarak kullanılmaktadır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443
    G/T ;(Gain-to-Noise-Temperature Ratio) Kazanç/Gürültü Sıcaklığı Oranı. Bir anten ve ön kuvvetlendiricinin toplam faydalı kuvvetlendirme faktörü. G/T ne kadar yüksekse alış okadar iyi olacaktır. Bir anten + LNB konfigürasyonunun dB cinsinden etkinlik derecesini ifade eden terimdir. G sistemin net kazancını ifade eder, T ise sistemin gürültü sıcaklığıdır. Sayı büyüdükçe sistem daha iyidir.

    Gain ;(Kazanç) Desibel (dB) cinsinden anten kalitesinin ölçü birimi. Ne kadar büyükse o kadar iyidir. Bir kuvvetlendiricinin çıkış gücü veya geriliminin giriş gücü veya gerilimine oranı. Bu oran genellikle dB cinsinden veya oran olarak ifade edilir. dB cinsinden yükseltme (amplifikasyonun) ölçü birimidir.

    Generation ; (Jenerasyon) Bir ses veya görüntü sinyalinin bir kopyesi. Her kopye jenerasyonunda aslından biraz daha bir uzaklaşma olur. Analog dünyasında her jenerasyon sinyal kalitesinde bir bozulmayı da beraberinde getirir. Digitalde ise her jenerasyon aslının aynı olabilir.

    Genlock ; (GENerator LOCKing) Bir giriş sinyaliyle eşzamanlı bir sinyal üreterek bağlı diğer cihazlar için zamanlama olarak kullanılabilecek eşleme sinyalleri sağlayan cihazdır. Genlocking yaygın olarak bir bilgisayardan gelen grafikleri video kamera gibi bir diğer görüntü kaynağından gelen sinyalle birleştirme işinde kullanılır.

    GEO ; (Geostationary Earth Orbit) Jeostasyoner yörünge. (Jeosenkron, durağan yörünge de denir.) Yerden 35.780Km (22.250 mil) uzaktaki TV uydularının kullandığı yörünge. Bu yörüngedeki uydular yeryüzü ile aynı hızla döndüklerinden turunu 24 saatte tamamlar ve bu yüzden bakıldıkları yerden sabit konumda görünürler. Bkz. Clarke Belt. Sıfır eğimli (sapmasız) jeosenkron uydu açısı kasdedilir. Bu yörüngedeki uydular yeryüzü ekvatorunun tepesinde bir noktada asılı gibi görünürler. Konumları Greenwich meridyeni başlangıç alınarak Doğu (E veya pzitif) yada Batı (W veya negatif) olarak tanımlanır.

    Geodetic Surveys ; (Jeodezi Tetkikleri) Tam doğru arazi haritalarının elde edilmesinde referans veya kontrol noktalarından oluşan kontrol şebekeleri kurmak üzere yapılan global tetkikler.

    Geometric Dilution of Precision ; Dilution of Precision terimine bakınız

    Geosynchronous ; (Jeosenkron) Ekvator üzerindeki Clarke dairesel yörüngesi . Dünyanın kütlesindeki bir gezegen için bu nokta yüzeyden 22,237 mil uzaktadır.

    GGA ; (Gross Gemeinschafts (Antennen) Anlage) Almanca toplu konut sistemleri için anten tesisatının kısaltılmışı. Küçüklerine GA da denir.

    GHz ; (Giga-Hertz) Saniyede bir milyar saykl(Hertz) veya 1,000 MHz. Frekansı 3GHz 'in üstünde olan sinyallere "mikrodalga" denir. 30GHz'in üstünde olanlara ise "milimetre dalgalar" denir. Milimetre dalgalarının üzerine çıkıldığında ise sinyaller ışık dalgalarının özelliklerini göstermeye başlarlar

    Global Beam ; (Global hüzme) herhangi uydudan çoğu zaman dünya yüzeyinin üçtebir kadarını kapsayan çok yaygın bir alana ışınım. Intelsat'ın uyduları ve Rus uydularında sıklıkla karşılaşılır. Uydu etkili olarak dünyanın üçte birinden izlenebilir. Sözkonusu Intelsat uydularında global hüzmeler Atlantik, Pasifik, ve Hint okyanusunun ortalarını hedef alırlar. Böylelikle bu okyanusların heriki yanlarındaki tüm ülkeler bu yayınları alabilir. Ancak bu kadar geniş bölgelere yayın yaptıklarından dolayı global hüzme transponderlerinin yeryüzü üzerindeki EIRP değerleri oldukça düşüktür. Bu yüzden de global hüzmeleri almak için kurulan yer istasyonlarında oldukça büyük çanaklar kullanmak gerekir. (tipik olarak 10 metre ve daha büyük.(30 feet'in üstü)

    Global Navigation Satellite System ; (GLONASS) Bu GPS sisteminin Rus versiyonudur. GLONASS global kapsama alanına sahiptir, ancak kusursuzluk performansı kuzey enlemler için optimize edilmiştir (GPS SPS ile aynı olarak tanımlanmıştır.)

    GPS ; (Global Positioning System) Yeryüzü üzerinde konum belirleme sistemi. Uydular yardımıyla yerdeki noktanın koordinatlarının belirlendiği seyrüsefer sistemi.

    Gregorian ; (Gregorian Dual-reflector antenna system) Ana parabol yansıtıcıya ek olarak konveks hiperbolik ikincil yansıtıcının da bulunduğu çanak tasarımı. Paraboloidal ana yansıtıcının karşısında konkav elipsoidal ikincil yansıtıcı bulunur.

    Grid ; (Coordinate System) Koordinat sistemi. . Yeryüzünü bir düzlem olarak gören bir koordinat sistemidir. Konum ölçümleri için kare bölgeler kullanır.

    Ground Speed ; Yerdeki bir konumdan bakıldığında hareketinizin hızı.

    GSO ; (Geosynchronous Orbit) Yerden 36.000 Km (22.237 mil) uzaktaki TV uydularının kullandığı jeosenkron(jeostasyoner) yörünge. Bu yörüngedeki uydular yeryüzü ile aynı hızla döndüklerinden turunu 24 saatte tamamlar ve bu yüzden bakıldıkları yerden sabit konumda görünürler. GEO< - Geostationary Earth Orbit de denir.

    GTO ; (Geostationary Transfer Orbit) Bu yörünge ekvator düzlemi üzerindedir, ancak "eliptik " şekildedir. Yörüngenin dar çapı (perigee) 200 km , uzun çapı (apogee) ise 35870 km dir. Uydular yeni atıldığında GEO'ya transfer edilmeden önce burada geçici olarak bulunur.

    Guard Channel ; Bir frekans spektrumu içinde televizyon kanalları birkaç megahertz boşluk bırakarak yerleşirler. Kullanılmayan bu boşluklar komşu televizyon kanallarının birbirine girişim yapmasını engeller.

    GUI ; (Graphical User Interface) Grafik Kullanıcı Arayüzü

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443
    H ; (Horizontal) Yatay

    H-H ; (Horizon-to-Horizon) Uyduların bulunduğu kuşağı çok hassas bir şekilde tarayabilen ve çok geniş bir hareket sahası olan kompakt polar (hareketli anten) mountu

    Half-Transponder Modus ; İki analog TV kanalının band genişliği paylaşarak (genellikle 72MHz bir transpozer için iki 36MHz kanal olmak üzere) bir transponderden yayınlanması metodu. Her kanalın EIRP değeri yaklaşık 4dB azalmaktadır. İntelsat'lar, Eutelsatlar ve Türksat'ta yaygındır. İki Tv sinyali her kanalın deviasyonu ve güç seviyesinin düşürülmesiyle tek transponderden gönderilir. Yarım transponder tv taşıyıcıları tipik olarak tek taşıyıcının doyma(saturasyon) gücünün 4 - 7dB aşağısında çalışır..
    HDTV ; (High Definition Television) Standart televizyona göre daha geniş iki misli satır sayısı olan 1152x2048 pixel yüksek tanımlı televizyondur.

    Headend ; (Ana Merkez) Uydulardan ve diğer kaynaklardan gelen sinyallerin sisteme verildiği bir kablo TV sistemleri kontrol merkezi. Kablo-TV sistemlerinde alıcılar, ana dağıtım elemanları ve diğer kontrol aletlerinin bulunduğu ana merkez. Genelde bir CATV sisteminin antenlerinin yakınında bulunan "Elektronik Kontrol Merkezi"dir. Antenlerin yanısıra önyükselticiler, frekans dönüştürücüler, demodülatörler ve, gelen televizyon yayın sinyallerini yükselten, süzen ve kablo sistemi kanallarına dönüştüren benzeri çeşitli teçhizat bulunur.

    Heliosynchronous Orbit ; (Güneşe eşlenen yörünge) "quasi-polar"bir düzlemde bulunan 600 - 800 km yükseklikteki yörünge. Uydu, dünyanın o tarafından güneş ışığında sürekli görülebilir. Heliyosenkron yörüngeler güneş araştırma uyduları veya yer gözlemleri için kullanılırlar.

    HEMT ; (High Electron Mobility Transistor) Düşük gürültü LNB tipi .

    HEO ; (Highly Elliptical Orbit) Çok eliptik yörünge. Rus "Molniya Uydu Sistemi" tarafından kullanılan yörüngedir. Extremely Elliptical Orbit (EEO). "Aşırı eliptik yörünge". olarak da kullanılır.

    HF ; (High Frequency) 3,000 - 30,000 kilohertz arasındaki radyo frekans sinyalleri. . HF radyo "kısa dalga" olarak bilinir.

    Hi-8 ; 8mm videoteyp formatının geliştirilmiş bir versiyonudur. Daha yüksek yoğunluklu bir bant sayesinde daha iyi luminans (aydınlık) bilgileri ve normaldeki 240 yerine 400 satırlık yatay çözünürlük ile daha keskin görüntü kalitesi sağlanır.

    High Band ; (Üst bant) Ku yayın bandının 11,70...12,75 GHz arasında kalan üst kısmı

    High-Power Satellite ; (Yüksek Güçlü Uydu) 100 Watt ve yukarısı transponder RF gücüne sahip uydu.

    Hohmann Transfer ; Arada perigee’si daha küçük olan daireye teğet olan yardımcı bir eliptik yörünge kullanılarak eşdüzlemli iki dairesel yörüngenin birinden diğerine yapılan geçiş. Gerekli yakıt miktarı gözönünde bulundurulduğunda delta-V için en ekonomik olan ekonomik aktarım şekli bir Hohmann Transferdir. Bu aynı zamanda mümkün diğer aktarım yörüngelerine göre en uzun sürenidir ve iki ateşleme gerektirir, bir başlangıçta ve bir de durdurma için.

    Horizontal Resolution ; Tarama (scan) çizgileri sayısı olarak belirlenen bir ayrıntı ölçüsüdür. Satır sayısı arttıkça yatay çözünürlük yükselir, resim kalitesi artar

    Horizontal Sync ; Kompozit video sinyalinin, yatay tarama sırasında görüntülerin tam ayni yatay konumundayken başlamasını sağlayacak şekilde gösterimin eşlemesini sağlayan kısmıdır.

    Horn Genişletilmiş bir feedhorn kulanan, hiçbir yansıtıcı(çanak) kullanmayan anten türü.

    Hot Signal ; Bir video sinyali , göstericinin kapasitesini aşarsa renk kanaması ve aşırı satürasyon denilen durumlar ortaya çıkar. Böyle bir sinyale “hot signal” denir. Örneğin bilgisayar grafikleri video sinyaline göre çok daha fazla renk çeşidini taşıyabilir. Sonuçta video çıkışı olacak görüntü işleme fonksiyonları yapılırken bu durum dikate alınmalıdır. O yüzden çoğu zaman renk sahasını kısıtlamak üzere bir dynamic range fonksiyonu veya benzeri gerekir.

    Hour Angle ; Bir hareketli anten mountunun kumanda yönü. Ekvator düzleminden ölçülen, meridyen düzlemi ile anten hüzmesinin yaptığı açı.

    Hour Angle ; (Saat Açısı) Gözleyen’in meridyeninden gözlenen bir gök cismine olan yönü içeren meridyene doğru batı istikametinde ölçülen açıdır.

    HPA (High Power Amplifier) Sinyalleri yükseltmek için kullanılan cihaz.

    Hue Bir rengin tonudur.

    Hybrid Satellite ; İki veya daha fazla farklı haberleşme yüklerini (mesela C bandı ve Ku bandı) aynı anda taşıyan uydular için kullanılır...

    Hz ; (Hertz) Radyo frekans karakteristiklerinin temel ölçü birimidir. Bir elektromanyetik dalganın osilasyonunda sıfırdan pozitif kutbunun tepesine oradan sıfıra ve eksi kutbunun tepesine, oradan da sıfıra olan tam turuna "saykıl (cycle)" denir. Bir tek Hertz "saniyede bir saykıl " demektir.Saniyede Cycle sayısı; bir saniyedeki tam elektrik dalgalarının sayısını ifade eden elektromanyetik frekans ölçü brimi. Bir kilohertz (KHz) saniyede bin saykl; bir megaHertz (MHz) is bir milyon; bir gigaHertz (GHz) bir milyardır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. uydu alıcısı ne önerirsiniz..
    MetinSalci Tarafından Uydu Sistemleri ve Alıcıları Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 05-02-2009, 04:20 AM
  2. uydu yayın frekasları
    süvari Tarafından Uydu Sistemleri ve Alıcıları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-03-2008, 01:10 AM
  3. Uydu Dünyası Dergisi
    sheytan Tarafından Uydu Sistemleri ve Alıcıları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-11-2007, 06:03 PM
  4. yeni uydu keyleri
    süvari Tarafından Uydu Sistemleri ve Alıcıları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-09-2007, 04:00 PM
  5. Uydu nedir?
    dogangunes Tarafından Uydu Sistemleri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-06-2007, 09:06 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık