Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5
  1. #1
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesaj
    4
    Rep Gücü
    7

    stat Tüp Bebeğe Başlayacaklara Öneriler

    İnfertilite tedavisi gerek fiziksel, gerekse psikolojik acıdan oldukça yorucudur.

    Uyku bozuklukları,iştah bozuklukları,baş dönmeleri,mide bulantısı, titreme, bel, baş ve boyun ağrıları ilerlemiş kaygının fizyolojik belirtileri arasındadır. Psikolojik belirtileri de konsantrasyon bozuklukları,unutkanlık,panik hissi,hassasiyet,daha önce keyif alınan aktivitelerden zevk alamama ve çabuk sinirlenme olarak özetlenebilir.

    Bu duygularla bas ederken eş desteği büyük önem taşır. Eşler birbirlerinin duygularına, korkularına, ihtiyaçlarına karsı belki de her zamankinden daha fazla duyarlı olmalıdırlar. Bu tedavi sürecini birbirinizi keşfetmek, birbirinizin en derinlerde gizlenmiş duygularını anlamak; daha sıkı, samimi ve sağlam bir sevgi bağı oluşturmak için değerlendirilmelidir.

    Tedavinin her aşamasında bunu kişisel bir sorun olarak değil, ortak bir amaç (çocuk sahibi olmak) için "beraber" emek verdiğiniz bir süreç olarak yaşamanız cok önemlidir.Tedaviyi sadece tek bir kişinin çabaladığı bir zaman dilimi olarak değil; aksine ikinizin ortak bir şekilde aşmaya çalıştığı bir süreç olarak değerlendirmelisiniz. Bu nedenle, tedaviye başlangıç anından itibaren, her aşamada beraber karar vermeniz, doktor randevularına mümkün olduğunca beraber gitmeniz, eşinizin hassas ve duyarlı anlarında yanında olmanız çok önemlidir.

    Tedavi sürecinin en büyük düşmanı çevre baskısı. Yakın çevreden gelen meraklı sorular,yorumlar anne adayının psikolojisini olumsuz etkiliyor ve yakın çevreden,arkadaş ve akrabalardan uzaklaşmasına neden olabilir.

    O nedenle;

    Tedavisi gören anne adayı konuyu açmadıkca,konuşmak istemedikce sürece ilişkin soru sormaktan,yorum yapmaktan kaçınılmalı.

    Bir doğum haberi alındığında anne adayına 'şimdi sıra sende' gibi iyi niyetli dileklerden sakınılmalı.

    Çiftler öncelikle biyolojik yoldan çocuk sahibi olmaya çalıştıkları için, onlara evlat edinebilecekleri seçeneği hatırlatılmamalıdır.

    Çiftler, çevresindekilere danışana kadar, onlara infertilite tedavi hakkında yenilikler ya da yeni yerler hakkında bilgi verilmemeli.

    İnfertilite tedavisinin maliyeti de çiftler üzerinde ciddi bir baskı unsurudur. Bu konuda çifte destek olunabilinir.

    Çiftler kendilerini dertleşmeye hazır hissettiklerinde, duygularını paylaşmak istediklerinde, onlara dinleyerek ve anlamaya çalışarak destek olunmalı.

    Özellikle zaman geçtikce,tedavi devam ettikce duyguların çok değişken olabileceği, yalnız kalmak isteyebileceği için bunun geçici bir durum olduğu göz önünde tutularak anlayışlı olunmalı.

  2. #2
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesaj
    4
    Rep Gücü
    7

    stat

    Tedaviye başladığınızı mutlak suretle yakınlığına,samimiyetine güvenmediğiniz insanlara söylemeyin.
    Eşinizin ailesi ile paylaşacakanız,eşiniz ailesine sıkı sıkı tembihlesin,yerli yersiz soru sormaları,yorum yapmaları konusunda...

    Kesinlikle eşlerin birbirine çok daha anlayışlı olması gerektiği,ihtiyaç duyduğu bir süreçtir.

    Çevrenin can sıkan hallerine maruz kalmaktan sakınmak için mümkün olduğunca az ve öz insanla görüşmekte fayda vardır.
    Sanki bir şekilde anlaşılmayacakmış gibi hamileliğini "senin olmuyor,üzülme diye söylemedik" ya da "nazar değmesin diye söylemedik" şeklindeki insanlar ve tutumları her zamankinden daha çok canınızı sıkacaktır fakat kendiniz ve minik mucizeniz için aldırış etmemeye çalışın.

    Size böyle yapıldığında,moral olarak düştüğünüzü görmezden gelerek,her fırsatta konuyu açıp,hep aynı dilekleri,sözleri sarfeden insanları iyi niyetleriyle başbaşa bırakın.

    Çok fazla stres yapma, rahat ol", Sen stresli olduğun için sonuç da olumlu olmuyor" ,"Herkes nasıl katlanıyorsa,sende katlanacaksın" ,"On onbeş yıl bu tedaviyi görenleri düşün,onlar insan değilmi,bak nasıl dayanmışlar" gibi aynı yolda yürümemiş kişilerin bu söylemleri zaman geçtikce cok can sıkıyor.O nedenle fırsat vermemek gerek.Ne bu tarz sözlerin ne de akabinde yapmak zorunda kaldığınız açıklamaların sürece bir faydası var,aksine zararı var!
    Konu Marjinal. tarafından (14-11-2011 Saat 04:45 PM ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesaj
    4
    Rep Gücü
    7

    stat Özellikle Sevgili Beyler,Baba Adayları;

    Eşinizin bilgisi ve isteği haricinde;her olup biteni annenize aktarmaktan vazgeçin.Çünkü sonrasında duyduklarından ötürü eşinizin canı sıkılıyor,üzerindeki baskı artıyor,kendini suçlu ve eksik hissediyor. :roll: Bu sürecin en büyük düşmanının çevre baskısı ve beraberinde getirdiği stres olduğunu unutmayın.Eşinizin aldığı ilaçlar,tektikler,uygulamalar zaten fizyolojik ve psikolojik olarak yeterince zor ve yıpratıcıyken birde siz,eşi olarak,baba adayı olarak onu yormayın,yıpratmayın,izin ve fırsat vermeyin.Gözüne sokarcasına birilerinin doğurganlığından,çocuğundan bahsetmeyin vb.kısacası eşinizi istemedende olsa suçlu hissetmesine sebebiyet vermeyin.Özellikle bu süreçte evin sorumluluklarını paylaşın.Birlikte mümkün olduğunca yürüyüşe çıkın.Eşinizin bebekli ortamlara girmek istememesini kıskançlık olarak değerlendirmeyin,hissettiklerini anlamaya çalışın.Her zamankine göre cok daha hassas ve duyarlı olmaya,eşinizi kırmamaya çalışın.

  4. #4
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Nov 2011
    Mesaj
    4
    Rep Gücü
    7

    stat Sevgili Kayınvalideler,Babaanne Adayları;

    Lütfen gelininizi suçlar tavırlar içine girmeyin.

    Çevrenize "gelinin çocuğu olmuyor","gelin tedavi görüyor" gibi söylemlerde bulunmayın.Sevgili oğlunuzunda duruma dahil olduğunu unutmayın.Çevreden gelininize aktarılacak bu sözlerin gelininize ve ilişkinize faydadan cok zarar vereceğini unutmayın.

    Sürekli her görüşmenizde gelininizin size konuyla ilgili açıklama yapmasını,tedavinin gidişatı hattında bilgi vermesini beklemeyin.O konuyu açmadıkça sizde açmayın.

    Kısacası kızınızın başına gelse ne düşünür ne hissederdiniz o şekilde değerlendirmeye gayret edin.

  5. #5
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    May 2011
    Mesaj
    11
    Rep Gücü
    7
    valla tüp bebek çok hassas bir konu hele ki o dönemde kadın ve çevresiyle etkileşimi çok sıkıntılı oluyor her daim zaten kendi içinde yaşadıkları çok ağır oluyor bu noktada etrafındakilerin özellikle eşinin desteği çok önemli bir diğer noktada doktor ve merkez seçimi insan kendini çok yakın hissedebileceği ve güvenebilceği bir doktor seçmeli ve mutlaka araştırmalı ben doktorumu çok araştırdıktan sonra karar verdim selman laçini seçtiğim içinde hiç ğişman olmadım çok rahat hissettim kendimi tedavi sürecinde ve her derdimi paylaştım tabii bu süreçte eşimin katkıları da hiç tartışılmaz iyi ki var şimdi de beraber bebğimizi bekliyoruz allah herkese yaşatsın bu duyguyu nacizana tavsiyelerim bunlar tüp bebek bekleyenler için..

Benzer Konular

  1. Onlar Anne Karnındaki Bebeğe Düşman
    SOSYALİST Tarafından Şikayet ve Protesto ediyoruz Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 07-12-2010, 02:04 PM
  2. Ultrasonun anne ve bebeğe zararı var mı?
    dogangunes Tarafından Gebelik Hamilelik Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-03-2009, 05:19 PM
  3. İslam Dininin Tüp Bebeğe Bakışı
    bebekozlemi Tarafından Tüp bebek ( Mikroenjeksiyon ) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-01-2009, 11:13 PM
  4. Ateşli bebeğe aspirin vermeyin !
    Nil@y Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 24-03-2008, 04:00 AM
  5. yeni başlayacaklara
    azmiii Tarafından php nuke Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-01-2006, 09:39 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık