Din, insanı mutlu etmek için Allah tarafından indirilen değerler bütünüdür. İnsan evliyken de, bekarken de ancak dinin güzellikleriyle mutlu olabilir. İnsanı her halükarda mutsuz eden anlar, Yüce Rabbi ile irtibatının kesik olduğu anlardır. Bunun için mutluluğun temel formülleri “Hak dinin, Hak kitabı, Kur’anda”dır.

Buyrun kitabımızı açalım. “mutluluğun temel formülleri” ni beraber tesbit edelim.

“- Yeryüzünde azametle yürüme; çünkü sen ne yeri yırtabilirsin, ne de boyca dağlara
yetişebilirsin.”(İsra;37)

“- Ki başlarına bir bela geldiğinde: “Biz Allah’a aitiz ve sonunda O’na döneceğiz.”
derler. (Bakara;156)

“- Ey iman edenler, eğer siz Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder ve
ayaklarınızı kaydırmaz” (Muhammed; 7)

“- Yine sizin için nefislerinizden kendilerine ısınırsınız diye eşler yaratması ve aranızda
bir sevgi ve bir esirgeme yapması da O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda
düşünecek bir kavim için ibretler vardır.” (Rum; 21)

“- Bir tatlı dil, bir bağışlama, arkasından incitmenin geldiği sadakadan daha hayırlıdır.
Allah, ganidir, halimdir.” (Bakara; 263)

“- Senin için bağrını açmadık mı? İndirmedik mi senden yükünü? O sırtında
gıcırdamakta olan (ve bu şekilde sana eziyet veren) yükünü?” (İnşirah;1-3)

“- Bak şu güzel göğe, onu yükseltti, mizanı koydu ki, tartıda taşkınlık etmeyeseniz,
tartıyı adaletle doğru tutun, teraziyi aksatmayın.(çıkarcı olma, adil davran)
(Rahman; 7-9)

“- Ey rabbine itaat eden huzura ermiş ruh, dön Rabbine, sen O’ndan O senden hoşnut
olarak! (Fecr; 27-28)

“- Ve şunlar ki, onların arkalarından gelmişlerdir. Şöyle derler: Ey Rabbimiz, bizleri ve
önceden iman ederek bizleri geçmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve gönüllerimizde,
iman etmiş olanlara karşı kin tutturma! Ey Rabbimiz, şüphe yok ki, Sen çok
şefkatlisin, çok merhametlisin!” (Haşr; 10)

“- Ey iman edenler, niçin yapmayacağınız şeyi söylersiniz?” (Yalandan uzak dur!)
(Saf; 2)

“- Dedi ki: İşte beni hakkında kınadığınız, bu delikanlı! Yemin ederim ki, ben onunla
birlikte olmak istedim de o, iffetini koruyup bana yanaşmadı. Yine yemin ederim ki,
eğer emrimi yerine getirmezse mutlaka zindana atılacak ve mutlaka zillete
uğrayanlardan olacaktır!” (Yusuf; 32-33)

“- De ki: Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır. demiyorum; gaybı da bilmem,
size “Ben meleğim”de demiyorum. Ben ancak bana verilen vahye uyarım. De ki: kör
ile gören bir olur mu? Artık biraz düşünmez misiniz? (En’am; 50)

“- Rabbin kesin olarak şunları emretti: O’ndan başkasına ibadet etmeyin; ana babaya
iyilik edin; onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlılık çağına ulaşırsa sakın
onlara “Öf” deme ve onları azarlama; ikisine de tatlı söz söyle.” (İsra; 23)

“- Gördün mü o tanrısını canının istediği edineni? Artık ona sen mi vekil olacaksın?”
(Heveslerini kendine ilah edinme) (Furkan; 43)

“- Hevadan (arzusuna göre) söylemiyor.”(İnanma duygunu diri tut) (Necm; 3)

“- Haberiniz olsun ki, Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında
hükmettiğiniz vakit adaletle hükmetmenizi emrediyor Gerçekten Allah size ne güzel
öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah işiten ve bilendir.” (Nisa; 58)

İşte evlenmeye ve evli kalmaya karar veren iki güzel insanın başvuracağı ilahi ilkeler demetinden bir demet. Kim ki bu ilahi ilkeler ışığında evliliğe adım atarsa evli kalır, mutlu olur, kurtulur.

Çünkü gerçek mutluluğun “başucu kitabı Kur’an”dır. Ona uyan ondaki mutluluğu tadandır!
Evlenmek marifet değil evli kalabilmek marifettir. Evlenen ve evli kalabilen Allah’ın rızasına erişir. Evlenmenin ve evli kalabilmenin yolları yok değil. Hem o kadar çok ki, yeter ki yol bulmak ve yol almak isteyelim! Öyleyse yol bulup, yol almaya ne dersiniz?

Şimdi ana kaynağımız ve rehberimiz Kur’an’ın yol göstericiliğinden tanıdığımız, bildiğimiz ve anladığımız “ömür boyu aşkı ve mutluluğu yaşayabilmenin yolları”nı sıralayalım:

1-) İyi düşünerek ve araştırarak seçiminizi yapın. Aceleci olmayın. “ Deli gibi seviyorum.” “Ona öyle tutkunum ki.” Vs deyipte “göründüğünüz gibi olmanın, olduğunuz gibi görünme” nin dışında kalarak hareket etmeyin!

2-) “Kimseler ve ailem beni anlamıyor” demeyin. Kimseleri ve ailenizi anlamaya çalışın. Seçiminizi iyi yaptığınızdan emin olun. Yanılabileceğinizi düşünün, kendinizle barışın. Sakın yalan söylemeyin. Olgunlaşın.

3-) Evlendiniz; hala “bekar gibi” davranmayı bırakın. İletişiminizi sağlam yapın. İlişkilerinize kendinizi adayın güvenilir olun. “ben bu insanla yolculuğa çıkıyorum, yollarımızın inişide çıkışıda olabilir, karşınıza düzlükte çıkabilir, engebelikte… Yeter ki biz el ele olabilelim, yolları hep beraber geçelim” inancında ve anlayışında olalım.

4-) Açık, şeffaf, saydam, hoşgörülü ve anlayışlı olun. Sosyal ilişkileriniz ve ferdi davranış biçimleriniz “temel ilkeleriniz” doğrultusunda olsun.

5-) Sosyal ve kültürel ilişkilerinizi kuvvetlendirin, birbirinize odaklanın. Hakiki manada yuvanızda “Biz” olun. Sorumluluklarınızı paylaşın. Aranızda konuşun ve anlaşın. Pozitivist olun. Hep eleştirici olmayın. Hep duyarsız kalmayın. Hep memnuniyetsizliği pompalamayın.

6-) Sadece kendi mutluluğunuzu düşünmeyin. Eşinizin mutluluğunu önceleyin.

7-) Büyüklere danışın. Duygularınızı akıl ve mantık süzgeçinden geçirin. Sağlıklı bir beraberlik için birbirinizi daha iyi tanıyın ve daha iyi anlayın. Birbirinize karşı samimi ve dürüst olun. Birbirinizi olduğunuz gibi kabullenin birbiri ailelerinizide mutlu etmeyi unutmayın. Evliliğinize her an alışın. Mutlaka evli kalmaya çalışın!

8-) Birbirinize karşı nazik, nadide, nezih, nazenin, nezaketli, latif, zarif, ince ve seçkin olun. Birbirinize zaman ayırın. “seninle niye evlendim ki..?” deme ve dedirtme noktasına gelmeyin ve getirmeyin. Kendinize “zor insan” dedirtmeyin. Tek taraflı “özverili” olmayı beklemeyin. Evinize ve evliliğinize “dert- tasa” getirmeyin. Evinizin ve evliliğinizin ruhunu öldürmeyin, “elaleme” kendinizi güldürmeyin!

9-) Evlilik hayatınızı “6S 1A” formülü şekillendirin

1-Sevgi, 2-Saygı, 3- Sabır, 4-Sadakat, 5- Sağlıklı cinsi hayat, 6- Sorumluluk üzerine kurulu “1 Aile” yuvanız olsun!

10-) Arzularınızı sınırlandırın. Dahiliye soyunmayın, dış görünüşünüzü başkalarıyla kıyaslamaya kalkışmayın. Başkalarıyla yardımlaşın.

11-) Mutluluğunuzu “ben böyleyim işte” diyerek yaralamayın. Mutluluğunuz için “eşinizi kopyalamaya” kalkışmayın. Mükemmellik takıntınız olmasın. “Güç savaşı”na girişmeyin. Parayı her şey sanmayın.

12-) Problemlerinizi çözümlerken birbirinize karşı ılımlı ve anlayışlı olun. Farklılıklarınızı kabullenin. Birbirinize karşı “ömür boyu uyumlu” olun.

13-) Başkalarının ölçülerini değil kendi değerlerinizi ölçü alın. Birbirinizi çekiştirmeyin.
Birbirinize olabildiğince olumsuzlukları aktarmayın.

14-) Birbirinizi sakın ha aldatmayın. “aldatan aldanmıştır” düsturuna kulak verin. Ahlaki marazlığa düşmeyin en başta verdiğiniz “söz”ü unutmayın. Birbirinize ihanet etmeyin. Ahiretinizi karalamayın.

15-) Yakın akrabalarınızı özel hayatınıza karıştırmayın. Sırlarınızı hiçkimseyle paylaşmayın.

16-) “Bana ne”ci olmayın. Her şeyi “Kalem”lemeyin, “silgi”lemesini bilin.

17-) Mutluluğunuz için verdiğiniz emekleri zayi etmeyin. Hırçınlaşan değil, uysallaşan bir “eş” olun.

18-) Birbirinizi dinleyin, anlayın, birbirinize zaman ayırın. Kavga edin ama “gönül kırıcı ve tamiri zor, yarası silinmez kavgalar” etmeyin. Tartışırkende, şakalaşırkende, kavgalaşırken de “medeni” olun.

19-) Birbirinize karşı asık suratlı, çatık kaşlı, kızgın bakışlı, olmayın. Birbirinize karşı “gizlilik” içinde olmayın. Şüpheci olmayın. Dolduruşa gelmeyin!


Kısaca; EVLİ OLUN, EVLİ KALIN! ÖRNEK EVLİLİĞİNİZ İLE NAM SALIN! “BAL AYINIZ” ÖMÜR BOYU OLSUN, HUYUNUZ “ASR-I SAADET HUYU” OLSUN, SİZİ GÖREN SİZDE KENDİNİ BULSUN. NİHAYET “ALLAH’IN HOŞLANMADIĞI BOŞANMALAR” KAYBOLSUN ELBETTE SİZİN GİBİLER VAR OLSUN, YAR OLSUN VESSELAM

Ahmet Yüter