1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 11

Görücü usulüyle evlenmek suç mu?

İnsan İlişkileri Kategorisinde ve Evlilik ve Aile Forumunda Bulunan Görücü usulüyle evlenmek suç mu? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Görücü Usulüyle Evlenmek.. Görücü usulüyle evlenmek suç mu? Evlilik, hayatımızın dönüm noktalarından birisidir. Artık bir aileye sahip olacaksınız ve ömrünüzün ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Görücü usulüyle evlenmek suç mu?

    Görücü Usulüyle Evlenmek..



    Görücü usulüyle evlenmek suç mu?

    Evlilik, hayatımızın dönüm noktalarından birisidir. Artık bir aileye sahip olacaksınız ve ömrünüzün geri kalan kısmında yeni hayat arkadaşınızla yola devam edeceksiniz. Hayatınızın geri kalan kısmını etkileyecek böylesine büyük bir olayda acaba nelere dikkat etmeli, neleri göz önünde bulundurmalısınız?

    Evlilik insan hayatının en önemli dönüm noktasıdır. Evlenme niyetine girdikten sonra hiç beklemediğiniz ve ummadığınız bir yerden bir kapı açılır, karşınıza birisi çıkar.
    Evlenmeye karar verdiniz… Yola çıktınız… Peki, yol arkadaşınız nasıl? Bu yol arkadaşıyla bir ömür boyu birlikte olacaksınız... Tamam da ömür boyu bu yolda güven ve sadakat içinde, saygı ve sevgi içinde, şefkat ve fedakârlık duygularıyla yürüyebilecek misiniz? Burada durup düşünmek lazım…
    Evlilik konusunda en çok merak edilen konulardan birisi görücü meselesi… Günümüzde evlilikler genellikle görücü usulü dışında olduğu için sanki görücü usulüyle evlenmek bir suçmuş, yanlış bir şeymiş gibi lanse ediliyor. Bu konuda Peygamberimizin (a.s.m.) evliliklerine baktığımızda, sahabelerin evlenmesini incelediğimizde bugünkü anlamda hep "görücü" usulüyle olmuştur. Zaten başka türlü olması da düşünülemez, yapılamazdı. İslam tarihi boyunca evlilikler de hep bu şekilde olmuştur. Hem İslamî gelenek, hem sünnetteki uygulama, hem de toplum yapısı bunu gerektiriyordu. Bir tespit olarak söylemek gerekirse, boşanmalar da bugünkü kadar ileri düzeyde değildi.
    Fakat modern hayatın getirdiği değişimlerle kadınlar da erkekler gibi günlerinin büyük bir kısmını ev dışında geçirdikleri için durum değişti. Daha önceleri birbirleriyle ancak düğün ve bayram gibi bazı özel günlerde görüşebilen kadınlarla erkekler daha serbest görüşür hâle geldiler.
    Okullardaki karma eğitim, iş hayatı ortamı, çarşı, pazar ve toplu taşımacılık ve daha birçok sebepler erkeklerle kızların rahat görüşmelerine sebep oldu. Bir de cep telefonları yaygınlaşıp, internet gibi sınırsız ve kontrolsüz haberleşmeler ve görüşmeler yaygın hale gelince görücü usulüyle evlilikler azalmaya yüz tuttu.
    Fakat bütün bunlarla birlikte İslam’ın kuralları değişmiyor, Peygamberimizin sünneti değişmiyor, aile mahremiyeti gibi kadın-erkek görüşmelerinde uymaları ve dikkat etmeleri gereken sınırlar değişmiyor. Mesela, bir erkekle bir kadının baş başa kalmaları, el ele tutuşmaları, birbirlerine şehvetle bakmaları, görüşmelerin ve konuşmaların cinsellik içeriğine dönüşmesi dinin getirdiği "kırmızı" noktalardır. Bu hususlar dikkate alınmadığı zaman evlenmeden önce bile her iki tarafı da üzen çok sayıda istenmeyen/olumsuz durum ortaya çıkıyor.
    Bunun için evliliklerin kendine özgü çizgisi, ciddiyeti ve mahremiyeti vardır. Belli seviyede tanışmalar olsa bile devamı için mutlaka ailelerin yardımı gerekir. Sadece "görücü" usulünü tercih edenler değil, diğer serbest görüşenler de kaderin hükmünü yaşıyor. Yıllarca görüştükleri/buluştukları halde son anda ayrılanlar büyük bir yekûn tutuyor. Son olarak güzel bir kuralı hatırlatayım: "Allah bir şeyin olmasını dilemişse, gerekli sebeplerini yaratır."

    Bölge farklılığı evliliğe engel mi?
    Eş seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de bölge ve kültür farklılığı... Ülkemiz bir botanik bahçesi gibi... Her yerin gülü de var, dikeni de… İyisi de var, kötüsü de... Suratı asığı da var, güler yüzlüsü de... Mesela, dağlık ve karasal iklimin hâkim olduğu bölge insanı biraz daha asabi ve sert yapılı olurken, düzlükte ve ovada yaşayanlarla sahil kesimi (Akdeniz gibi) daha yumuşak tabiatlı ve sakindir.
    Yine bazı bölgelerimiz dinî geleneklerine ve ahlakî kurallara bağılılıkta öne çıkarken, bazı bölgelerimiz bu konuda bir gömlek geride kalır. Bazı bölge insanımız diğer bazı bölgelere göre daha misafirperverdir, fakat bazı bölgelerimiz ise daha bireysel bir yaşantı içindedirler.
    Ama bütün bunlarla birlikte bu genellemelerin mutlaka istisnaları vardır. Fakat bütün Anadolu insanı hep cana yakın, evine ailesine bağlı, çoluk çocuğu için her tür fedakârlığa hazırdır. Fakat bütün bunlarla birlikte genel bir ölçü olması bakımından bir insan, karakter zayıflığı taşıyorsa, hangi işi yaparsa yapsın, hangi ilde doğarsa doğsun, hangi bölgede yaşarsa yaşasın bir değişiklik olmaz. Gerçekten güvenilir, sözünde duran, iyi niyetli, kalbi sevgi dolu birisi mi, ahlakî değerleri oturmuş, manevî yönleri sağlam birisi mi, değil mi? Evleneceğimiz insanda ilk dikkat etmemiz gerekenler bunlardır.
    Ailenizin onayını almanız, onları ikna etmeniz, güvenlerini kazanmanız ise bütünüyle sizin kişisel yaklaşımınızın kalitesine bağlıdır. Anne-babanızla sağlıklı bir diyalog kurar, her şeyi rahatlıkla konuşur, meseleyi sevgi ve anlayışla, aile bütünlüğü içinde çözerseniz, ilerisi için de kârlı çıkar, mutlu olursunuz. Onun için aileler bir araya gelsinler, tanışsınlar, görüşsünler. Çünkü bir insanın konumu ve durumu ne olursa olsun o ailenin meyvesidir, onların özelliğini taşıyordur. Fakat meseleyi çok uzatır da, sürekli tartışmada tutarsanız, artık Allah'tan hayırlısını isteyin.

    Mezhep farklılığı
    Şâfii mezhebine bağlı biriyle, Hanefi birisi evlenecek olsalar anlaşabilirler mi? Evlilikte Şâfiilik ve Hanefilik ayırımı nasıl düşünülmeli?
    Şâfiilik ve Hanefilik bir din ve inanç ayırımı değildir; şu anda Müslümanların çoğunun bağlı olduğu birer İslamî mezheptir.
    Mezhep, dinin hayata geçmesi, uygulanması biçimidir. Asıl olarak mezheplerin kaynağı Allah'ın kelamı Kur'an'la, Peygamberimizin sünneti, hadisleridir. Mezhepler, başta ibadetler olmak üzere dinî hayatın uygulamasında karşılaşılan ayrıntıları belirler.
    Bu konularda da anlaşmanın ve kaynaşmanın olması gerekir. Çünkü evlilik, iki kişi arasında gerçekleşse de, bir yönüyle aileler de "evleniyor." Bu açıdan sağlıklı bir yuvanın kurulması ve yaşatılması için anne-babanın da gönlünün kazanılması önem taşıyor. Anne-babayı ikna etmek demek, onların düşüncesine saygı göstermek, onlarla birlikte hareket etmek demektir.

    Eğleniyor mu, evleniyor mu?
    Yeni tanıştığınız bir insan niyetinin ciddi olduğunu söylüyor, sizinle buluşmak ve görüşmek istiyor. Niyetinin gerçekten evlilik mi yoksa gönül eğlendirmek olduğunu nasıl anlarsınız? Bunu öğrenmenin en makul metodu ve en kestirme yolu ailelerin devreye gitmesidir. Eğleniyor mu, evleniyor mu, o zaman gün yüzüne çıkar. Ne yapar mesela: Annesine söyler, istetir. Anne-baba kıza soracak, "Ne diyorsun?" diye... Kız da ona göre niyetinizi izhar eder, sonunda belli bir karara varılır.

    Müslüman kız, gayr-i müslim erkek
    Yurtdışında yaşayan insanlarımızın en çok karşılaştığı sıkıntılarından birisi de Müslüman bir hanımın gayr-i müslim bir erkekle evlenip evlenemeyeceği meselesidir.
    Müslüman bir erkeğin veya bayanın kiminle evlenip evlenemeyeceğini Kur'an belirliyor. Mâide Suresi'nin 5. ayetinde Müslüman bir erkeğin ehl-i kitaptan olan Hıristiyan veya Yahudi bir kadınla evlenebileceğine izin veriliyor.
    Fakat Müslüman bir kızın ehl-i kitap da olsa gayr-i müslim bir erkekle evlenmesine izin verilmiyor. Bu yasaklama hem Bakara Suresi'nin 221. ayetinde "müşrik erkeklerle, iman etmedikçe, onlara mü'min kadınları nikâhlamayın" hükmüyle, hem de Mümtehine Suresi 10. ayetinde "Mü'min hanımlar kâfirlere helal değildir. Kâfirler de mü'min hanımlara helal olmazlar" cümlesi yer alıyor.
    Bu ayetlerin tefsirinde gerekçe olarak deniyor ki: Böylesi bir evlilikte, mü'min kadının küfre düşmesi korkusu vardır. Çünkü koca, kadını kendi dinine çağırır. Kadınlar genelde erkeklere uyar ve onların yaptıklarından etkilenirler, onların dinlerini taklit ederler.
    Bütün mezhepler bu konuda aynı görüştedir. Hiçbir mezhepte buna izin verilmiyor. Çünkü ayetler gayet açık. Müslüman bir bayan gayr-i müslim bir erkekle evlendiğinde dinden çıkmasa da, nikâhsız bir beraberlik yaşamış olurlar. Bu hükümler Allah'a ve Kur'an'a inanan mü'minleri bağlar.
    Buna rağmen Müslüman bir kız, gayr-i müslim erkekle mutlaka evlenmek istiyorsa o gence Müslüman olma teklifinde bulunsun. O da zaman içinde kabul ederse, neden olmasın? Zaten Hıristiyan gençlerin kendi dinlerine bir bağlılık göstermediği biliniyor.




    kaynak
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820
    emeyine saglik bizimlepaylastigin icin tesekkürle rabia

  3. #3
    bursali68
    Misafir..
    Evlilik,bir kurum olarak algılandığında ki tüm toplumlarda bu böyledir,evlilikte kişilerin içlerinde bulundukları gurupların,statülerin...önemi vardır.Tabii ki sonuçta bir yere kadar önemi vardır.Oyüzden yukarıdaki yazıya kendi şahsi görüşümü kısaca yazmak isterim.

    1-Görücü usulüyle evlenmek suç mu?

    Görücü usulü evlenmek suç mu başlığı bence yanıltıcı bir başlık,çünkü çok yakın zamana kadar zaten evliliklerin büyük bir çoğunluğu görücü usulü olmakta idi ve halen de bu tür evlilikler azımsanmayacak ölçüdedir.Ancak burada suç mu değil mi sorgulaması yerine mutlu olunabilir mi olunamaz mı sorgulaması daha doğru diye düşünüyorum.

    Evlilikler ister geçmişteki gibi görücü usulü olsun,ister belli flört devresinden sonra olsun her ikisindeki amaç mutlu bir aile olabilmektir.Ve de her iki şekilde de mutlu aile olunabildiği gibi,her iki şekildeki evliliklerin sonu hüsranla da bitebilmektedir.Önemli olan eşlerin ne kadar paylaşımcı ve zorlukları beraberce karşılayabilme güçleri olduğudur.

    Mutlu olunsun da ister görücü usulü olsun ister flört devresinden sonra olsun " Allah bir yastıkta kocatsın ".


    2-Bölge farklılığı evliliğe engel mi?

    Bölge farlılıkları eşler ve ailelerin arasında örf/adet/gelenek farklılıklarını beraberinde getirmektedir.Aslına bakılırsa çok küçük bir sorun gibi görünmesine rağmen bence büyük bir sorundur,özellikle evliliğin ilk 8 yılında.Çünkü boşanmaların geneli ilk 8 yılda gerçekleşmektedir.Bu tarihe kadar farklılıklar çözülebilirse ne ala o evlilik devam eder.Yani sıkıntılı bir durum farklı bölgelerden olmak.



    3-Mezhep farklılığı

    Mezhep farklılığı ne kadar sorun olur eşler arasında fazlaca yorum yapamam,mezhepleri tasvip etmeyen biri olarak,ancak genel anlamda itikatta aynılık çok büyük mutsuzluk çıkarmasa gerek diye düşünüyoruz.Çünkü arada sadece küçük ve aşılabilecek ayrıntılar vardır,bence çok büyük sorun yaratmayacaktır görüşündeyim.


    4-Eğleniyor mu, evleniyor mu?

    Aslında son madde olarak değerlendirebileceğim en önemli maddedir diye düşünüyorum.Aile olabilmeye hazır olamayan,bunu bir eğlence,oyun gibi görenlerin sonrasında hele ki çocuk sahibi olduklarında büyük sorunlar yaşayabileceğini düşünüyorum.Ancak bunun yaş ile ilgili olduğunu pek sanmıyorum,önemli olan kişilerin eğitimleri,duyarlılıklarıdır derim.Eğlence ile evlenmeyi karıştırmamak çok önemli demek durumundayım.


    4-Müslüman kız, gayr-i müslim erkek

    Geniş konulardan biri,üzerinde belki de en çok tartışılan ve de düşünülen konulardan biridir.Öncelikle yazıda geçen " Müşrik ve Ehl-i Kitap " kimdire bakmak gerektiğini düşünüyorum ;

    MÜŞRİK : islam dinine gore inanmayan, inanmadigi gibi inananlara karsi agresif hareketlerde bulunan, saldiran
    MÜŞRİK : muslumanlikta kendilerini yada baska bir insani allah ile es koyan insanlar.

    Kaynak : ehl-i kitap - ekşi sözlük

    MÜŞRİK
    Arapça kökenli bir kelime olan "şirk", sözlükte ortak kabul etmek, ortak koşmak anl***** gelir. İslam dini kavramıdır.
    Şirk, İslam dininde Allah'a eş ve ortak koşmak, isnad etmek, O'nun şeriki olduğunu söylemektir. Şirk için "tevhid"in zıttı, zıt kavramı diyebiliriz. Dinin itikadi esaslarından herhangi birini inkâr etmek "küfür" olduğu için, itikadın ilk esası olan "Allah'ın birliği, tevhid" esasına karşı gelmek ve inkâr etmek olan şirk, küfürlerin en büyüğüdür. Görüldüğü gibi küfür daha genel bir kavramdır; her şirk küfürdür, ama her küfür şirk değildir. Örneğin İslam'a göre, Allah'a ortak koşmak, şirktir ve küfürdür; fakat, ahiret gününe veya meleklere inanmamak sadece küfürdür, şirk değildir ve şirk olarak adlandırılamaz. Müşrik, şirk koşan demektir, ve her müşrik kafirdir, ama her kafir müşrik olmak zorunda değildir.
    İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e göre Allah'a şirk koşmak güahların en büyüğüdür, en büyük zulüm ve adaletsizliktir. Şirkin islam alimlerine göre beş çeşidi vardır:
    Şirk-i istiklâl:Düalist, ikici, Tanrı anlayışıdır, "iki müstakil ilah"a inananların şirkidir. Mecûsilik - Zerdüştçülük ve Manihaizm örnek olarak verilebilir.
    Şirk-i teb'iz:Allah'ın bir olduğunu söylemek ve kabul etmekle beraber, O'nun ilahlardan mürekkeb olduğuna inanmaktır. Hristiyanların, "Birde üç" - teslis inancı bu çeşit şirkin örneğidir.
    Şirk-i takrîb:Allah'ın bir olduğunu kabul etmekle beraber, Allah'a yakınlık sağlamak için aracılar kabul etmektir. İlk dönemlerdeki cahiliyye araplarının şirki bu çeşittir, zira onlar bir olan Yaratıcıyı, Allah'ı kabul etmekle beraber, Allah'a yakınlık sağlayacağına inandıkları putlara tapıyorlar - insanın tek başına, aracısız, Allah'a yaklaşamayacağını, tapamayacağını iddia ediyorlardı.
    Şirk-i taklîd:Ataların dinine taklîdi biçimde inanmak, onların yanlış inancını taklîd ederek şirk koşmaktır. Son dönem cahiliyye araplarının şirki bu çeşittir.
    Şirk-i esbâb:Yaratıcıyı inkâr eden şirk çeşididir. Bu çeşit şirkte, her şeyin Yaratıcının yaratmasıyla oluşmadığı, maddenin kendi kendisinin sebebi ve yaratıcısı olduğuna inanılır. Natüralist ve materyalist inanışlar bu türden bir şirke girerler.
    Müşrik terimi ise Şirk işleyen, şirk yapan manasındadır. Şirk bir tür küfür olarak tanımlandığı için her müşrik aynı zamanda kâfir (küfür işleyen) olarak da tanımlanır.
    Müşrik sözcüğü İslam dininin kutsal kitabı olan Kuran-ı Kerim'de geçmektedir:

    ''قل صدق الله فاتبعوا ملة ابراهيم حنيفا و ما كان من المشركين''
    "De ki: 'Allah doğru söyledi. Öyleyse Allah'ı bir tanıyan (Hanif)ler olarak İbrahim'in dinine uyun. O, müşriklerden değildi.'"[1] (Al-i İmran Suresi, 95. ayet)

    Kaynak : Şirk - Vikipedi
    .................................................. .........................................

    EHL-İ KİTAP : kuran-ı kerim'de kendilerine kitap verilenler (islamdan önce) anl***** gelir. yani museviler ve hristiyanlar'ın kastedildiği söylenebilir.
    Kaynak : ehl-i kitap - ekşi sözlük

    EHL-İ KİTAP :İslâm literatüründe yahudiler ve hristiyanlar için kullanılan bir tâbir, kitab ehli.
    Kur'ân-ı Kerîm, birçok yerde yahudiler ve hristiyanlardan, ehl-i kitap diye bahseder; hadislerde de bu tâbir sık sık kullanılmıştır. Böylece vahiy yoluyla nâzil olmuş Tevrat, Zebûr ve İncil'e sahip bulunan yahudiler ve hristiyanlar, bu kitaplar tahrif edilmiş olmasına rağmen, müşriklerden ayırdedilmiş ve kendilerine farklı bir statü tanınmıştır.

    EHL-I KITAP
    .................................................. ..................................................

    Tanımlamalarına baktıktan sonra yazıdaki ayetlere bakalım derim ;

    MAİDE
    5. Elyevme ühılle lekümüt tayyibat ve taamüllezıne utül kitabe hıllül leküm ve taamüküm hıllül lehüm vel muhsanatü minel mü'minati vel muhsanatü minellezıne utül kitabe min kabliküm iza ateytümuhünne ücurahünne muhsınıne ğayra müsafihıyne ve la müttehızı ahdan ve mey yekfür bil ımani fe kad habita amelühu ve hüve fil ahırati minel hasirın

    5. Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (yahudi, hıristiyan vb. nin) yiyeceği size helâldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Kim (İslâmî hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, ahirette de ziyana uğrayanlardandır.
    ................
    BAKARA
    221. Ve la tenkihul müşrikati hatta yü'minn* ve le emetüm mü'minetüm hayrum mim müşriketiv ve lev a'cebetküm* ve la tünkihul müşrikıne hatta yü'minu* ve le abdüm mü'minün hayrum mim müşrikiv ve lev a'cebeküm* ülaike yed'une ilen nar* vallahü yed'u ilel cenneti vel mağfirati bi iznih* ve yübeyyinü ayatihı lin nasi leallehüm yetezekkerun

    221. İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağırır. Allah, düşünüp anlasınlar diye âyetlerini insanlara açıklar.
    ......................
    MÜMTAHİNE
    10. Ya eyyuhelleziyne amenu iza caekumulmu'minatu muha ciratin femtehınuhunne allahu a'lemu biiymanihinne fein 'alimtumuhunne mu'minatin fela terci'uhunne ilelkuffari la hunne hıllun lehum ve la hum yehıllune lehunne ve atuhum ma enfeku ve la cunaha 'aleykum en tenkıhuhunne iza ateytumuhunne ucurehunne ve la tumsiku bi'ısamilkevafiri ves'elu ma enfaktum velyes&elu ma enfeku zalikum hukmullahi yahkumu beynekum vallahu 'aliymun hakuymun.

    10. Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları, imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduklarını öğrenirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin. Bunlar onlara helâl değildir. Onlar da bunlara helâl olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur. Aranızda O hükmeder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.
    .....................

    Tanımlamalara ve ayetlere baktığımızda " müşrikler " ile evlenilmemesi gerektiği vurgulanırken,Ehl-i Kitap ile evlenilmemesini çarpıcı şekilde vurgulanmadığı görülmekte.

    Şu tanımlama doğru sanırım " Her müşrik kafir,ancak her kafir müşrik değildir,ve ayrıca Ehl-i Kitap ile Müşrik tanımını Kur'an ayırmıştır.Bundan dolayı Hristiyan ve Yahudilerle evlenmede bir sakınca yoktur diye düşünüyorum.Ancak yazıdaki bir vurguya aynen katılıyorum,herkes kendi dinini korumalı yani Ehl-i Kitap biriyle evlenen ister bayan ister bay müslüman olsun dinini kaybetmemelidir,diye de düşünüyorum ayrıca.

    Önemli bir konuyu yansıttığınızdan teşekkür ediyorum Sn.RABİA Hnm.

    Sağlıcakla kalınız.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    535
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    3469
    Bursalı68 Değerli beyefendi arkadaşım değerli ve faydalı fikirler için teşekkür edrim
    güzel paylaşım

  5. #5
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı KİRMİZİELMA.05´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bursalı68 Değerli beyefendi arkadaşım değerli ve faydalı fikirler için teşekkür edrim
    güzel paylaşım
    Sn.Arkadaşım ben teşekkür ederim.İnşaallah yeni yıla güzel başlamışsınızdır bu arada.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    535
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    3469
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.Arkadaşım ben teşekkür ederim.İnşaallah yeni yıla güzel başlamışsınızdır bu arada.
    Bursalı68
    Güler yüzlü nezaketine teşekkür ederim
    2010 Yılında sakin ve sağduyulu olmaya devam ama
    daha çok çalışmak ve daha çok sesli plmaya daha fazla devam teşekküler

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Nerden
    İzmir-Buca
    Yaş
    25
    Mesaj
    19
    Rep Gücü
    397
    bence görücü usulüyle evlenmek suç yerine bence caresizlikten ibaret,genelde yasını basını almış erkeklerde kendi sosyal cevresindeki ilişki yetersizliği yüzünden bu yollarla careyi bulmaya calısıyor.suç değil tabiki fakat mutlu olabileceğine inan kişilerle varsada tabiki sözüm yok Allah mutlu bahtiyar etsin diyorum ve herkese yeni yıllar arkadaslar...:)

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820
    artik gürücü usülü ile evlenmeler kalmadi bircok tabular yikildi
    herkes tanisarak evleniyor beli dogo anadoluda
    bazi yerlede var.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Üyecik yunusbaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2006
    Mesaj
    19
    Rep Gücü
    12

    Icon14 Tesekur

    bu bolumden hic haberim yoktu aydinlattigin icin tesekurler arkadasim YUZ BINKERE TESEKUR EDERIM...............Müslüman bir erkeğin veya bayanın kiminle evlenip evlenemeyeceğini Kur'an belirliyor. Mâide Suresi'nin 5. ayetinde Müslüman bir erkeğin ehl-i kitaptan olan Hıristiyan veya Yahudi bir kadınla evlenebileceğine izin veriliyor.
    Fakat Müslüman bir kızın ehl-i kitap da olsa gayr-i müslim bir erkekle evlenmesine izin verilmiyor.

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    233
    Rep Gücü
    4736
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evlilik,bir kurum olarak algılandığında ki tüm toplumlarda bu böyledir,evlilikte kişilerin içlerinde bulundukları gurupların,statülerin...önemi vardır.Tabii ki sonuçta bir yere kadar önemi vardır.Oyüzden yukarıdaki yazıya kendi şahsi görüşümü kısaca yazmak isterim.

    1-Görücü usulüyle evlenmek suç mu?

    Görücü usulü evlenmek suç mu başlığı bence yanıltıcı bir başlık,çünkü çok yakın zamana kadar zaten evliliklerin büyük bir çoğunluğu görücü usulü olmakta idi ve halen de bu tür evlilikler azımsanmayacak ölçüdedir.Ancak burada suç mu değil mi sorgulaması yerine mutlu olunabilir mi olunamaz mı sorgulaması daha doğru diye düşünüyorum.

    Evlilikler ister geçmişteki gibi görücü usulü olsun,ister belli flört devresinden sonra olsun her ikisindeki amaç mutlu bir aile olabilmektir.Ve de her iki şekilde de mutlu aile olunabildiği gibi,her iki şekildeki evliliklerin sonu hüsranla da bitebilmektedir.Önemli olan eşlerin ne kadar paylaşımcı ve zorlukları beraberce karşılayabilme güçleri olduğudur.

    Mutlu olunsun da ister görücü usulü olsun ister flört devresinden sonra olsun " Allah bir yastıkta kocatsın ".


    2-Bölge farklılığı evliliğe engel mi?

    Bölge farlılıkları eşler ve ailelerin arasında örf/adet/gelenek farklılıklarını beraberinde getirmektedir.Aslına bakılırsa çok küçük bir sorun gibi görünmesine rağmen bence büyük bir sorundur,özellikle evliliğin ilk 8 yılında.Çünkü boşanmaların geneli ilk 8 yılda gerçekleşmektedir.Bu tarihe kadar farklılıklar çözülebilirse ne ala o evlilik devam eder.Yani sıkıntılı bir durum farklı bölgelerden olmak.



    3-Mezhep farklılığı

    Mezhep farklılığı ne kadar sorun olur eşler arasında fazlaca yorum yapamam,mezhepleri tasvip etmeyen biri olarak,ancak genel anlamda itikatta aynılık çok büyük mutsuzluk çıkarmasa gerek diye düşünüyoruz.Çünkü arada sadece küçük ve aşılabilecek ayrıntılar vardır,bence çok büyük sorun yaratmayacaktır görüşündeyim.


    4-Eğleniyor mu, evleniyor mu?

    Aslında son madde olarak değerlendirebileceğim en önemli maddedir diye düşünüyorum.Aile olabilmeye hazır olamayan,bunu bir eğlence,oyun gibi görenlerin sonrasında hele ki çocuk sahibi olduklarında büyük sorunlar yaşayabileceğini düşünüyorum.Ancak bunun yaş ile ilgili olduğunu pek sanmıyorum,önemli olan kişilerin eğitimleri,duyarlılıklarıdır derim.Eğlence ile evlenmeyi karıştırmamak çok önemli demek durumundayım.


    4-Müslüman kız, gayr-i müslim erkek

    Geniş konulardan biri,üzerinde belki de en çok tartışılan ve de düşünülen konulardan biridir.Öncelikle yazıda geçen " Müşrik ve Ehl-i Kitap " kimdire bakmak gerektiğini düşünüyorum ;

    MÜŞRİK : islam dinine gore inanmayan, inanmadigi gibi inananlara karsi agresif hareketlerde bulunan, saldiran
    MÜŞRİK : muslumanlikta kendilerini yada baska bir insani allah ile es koyan insanlar.

    Kaynak : ehl-i kitap - ekşi sözlük

    MÜŞRİK
    Arapça kökenli bir kelime olan "şirk", sözlükte ortak kabul etmek, ortak koşmak anl***** gelir. İslam dini kavramıdır.
    Şirk, İslam dininde Allah'a eş ve ortak koşmak, isnad etmek, O'nun şeriki olduğunu söylemektir. Şirk için "tevhid"in zıttı, zıt kavramı diyebiliriz. Dinin itikadi esaslarından herhangi birini inkâr etmek "küfür" olduğu için, itikadın ilk esası olan "Allah'ın birliği, tevhid" esasına karşı gelmek ve inkâr etmek olan şirk, küfürlerin en büyüğüdür. Görüldüğü gibi küfür daha genel bir kavramdır; her şirk küfürdür, ama her küfür şirk değildir. Örneğin İslam'a göre, Allah'a ortak koşmak, şirktir ve küfürdür; fakat, ahiret gününe veya meleklere inanmamak sadece küfürdür, şirk değildir ve şirk olarak adlandırılamaz. Müşrik, şirk koşan demektir, ve her müşrik kafirdir, ama her kafir müşrik olmak zorunda değildir.
    İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'e göre Allah'a şirk koşmak güahların en büyüğüdür, en büyük zulüm ve adaletsizliktir. Şirkin islam alimlerine göre beş çeşidi vardır:
    Şirk-i istiklâl:Düalist, ikici, Tanrı anlayışıdır, "iki müstakil ilah"a inananların şirkidir. Mecûsilik - Zerdüştçülük ve Manihaizm örnek olarak verilebilir.
    Şirk-i teb'iz:Allah'ın bir olduğunu söylemek ve kabul etmekle beraber, O'nun ilahlardan mürekkeb olduğuna inanmaktır. Hristiyanların, "Birde üç" - teslis inancı bu çeşit şirkin örneğidir.
    Şirk-i takrîb:Allah'ın bir olduğunu kabul etmekle beraber, Allah'a yakınlık sağlamak için aracılar kabul etmektir. İlk dönemlerdeki cahiliyye araplarının şirki bu çeşittir, zira onlar bir olan Yaratıcıyı, Allah'ı kabul etmekle beraber, Allah'a yakınlık sağlayacağına inandıkları putlara tapıyorlar - insanın tek başına, aracısız, Allah'a yaklaşamayacağını, tapamayacağını iddia ediyorlardı.
    Şirk-i taklîd:Ataların dinine taklîdi biçimde inanmak, onların yanlış inancını taklîd ederek şirk koşmaktır. Son dönem cahiliyye araplarının şirki bu çeşittir.
    Şirk-i esbâb:Yaratıcıyı inkâr eden şirk çeşididir. Bu çeşit şirkte, her şeyin Yaratıcının yaratmasıyla oluşmadığı, maddenin kendi kendisinin sebebi ve yaratıcısı olduğuna inanılır. Natüralist ve materyalist inanışlar bu türden bir şirke girerler.
    Müşrik terimi ise Şirk işleyen, şirk yapan manasındadır. Şirk bir tür küfür olarak tanımlandığı için her müşrik aynı zamanda kâfir (küfür işleyen) olarak da tanımlanır.
    Müşrik sözcüğü İslam dininin kutsal kitabı olan Kuran-ı Kerim'de geçmektedir:

    ''قل صدق الله فاتبعوا ملة ابراهيم حنيفا و ما كان من المشركين''
    "De ki: 'Allah doğru söyledi. Öyleyse Allah'ı bir tanıyan (Hanif)ler olarak İbrahim'in dinine uyun. O, müşriklerden değildi.'"[1] (Al-i İmran Suresi, 95. ayet)

    Kaynak : Şirk - Vikipedi
    .................................................. .........................................

    EHL-İ KİTAP : kuran-ı kerim'de kendilerine kitap verilenler (islamdan önce) anl***** gelir. yani museviler ve hristiyanlar'ın kastedildiği söylenebilir.
    Kaynak : ehl-i kitap - ekşi sözlük

    EHL-İ KİTAP :İslâm literatüründe yahudiler ve hristiyanlar için kullanılan bir tâbir, kitab ehli.
    Kur'ân-ı Kerîm, birçok yerde yahudiler ve hristiyanlardan, ehl-i kitap diye bahseder; hadislerde de bu tâbir sık sık kullanılmıştır. Böylece vahiy yoluyla nâzil olmuş Tevrat, Zebûr ve İncil'e sahip bulunan yahudiler ve hristiyanlar, bu kitaplar tahrif edilmiş olmasına rağmen, müşriklerden ayırdedilmiş ve kendilerine farklı bir statü tanınmıştır.

    EHL-I KITAP
    .................................................. ..................................................

    Tanımlamalarına baktıktan sonra yazıdaki ayetlere bakalım derim ;

    MAİDE
    5. Elyevme ühılle lekümüt tayyibat ve taamüllezıne utül kitabe hıllül leküm ve taamüküm hıllül lehüm vel muhsanatü minel mü'minati vel muhsanatü minellezıne utül kitabe min kabliküm iza ateytümuhünne ücurahünne muhsınıne ğayra müsafihıyne ve la müttehızı ahdan ve mey yekfür bil ımani fe kad habita amelühu ve hüve fil ahırati minel hasirın

    5. Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (yahudi, hıristiyan vb. nin) yiyeceği size helâldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Kim (İslâmî hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, ahirette de ziyana uğrayanlardandır.
    ................
    BAKARA
    221. Ve la tenkihul müşrikati hatta yü'minn* ve le emetüm mü'minetüm hayrum mim müşriketiv ve lev a'cebetküm* ve la tünkihul müşrikıne hatta yü'minu* ve le abdüm mü'minün hayrum mim müşrikiv ve lev a'cebeküm* ülaike yed'une ilen nar* vallahü yed'u ilel cenneti vel mağfirati bi iznih* ve yübeyyinü ayatihı lin nasi leallehüm yetezekkerun

    221. İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağırır. Allah, düşünüp anlasınlar diye âyetlerini insanlara açıklar.
    ......................
    MÜMTAHİNE
    10. Ya eyyuhelleziyne amenu iza caekumulmu'minatu muha ciratin femtehınuhunne allahu a'lemu biiymanihinne fein 'alimtumuhunne mu'minatin fela terci'uhunne ilelkuffari la hunne hıllun lehum ve la hum yehıllune lehunne ve atuhum ma enfeku ve la cunaha 'aleykum en tenkıhuhunne iza ateytumuhunne ucurehunne ve la tumsiku bi'ısamilkevafiri ves'elu ma enfaktum velyes&elu ma enfeku zalikum hukmullahi yahkumu beynekum vallahu 'aliymun hakuymun.

    10. Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları, imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduklarını öğrenirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin. Bunlar onlara helâl değildir. Onlar da bunlara helâl olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur. Aranızda O hükmeder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.
    .....................

    Tanımlamalara ve ayetlere baktığımızda " müşrikler " ile evlenilmemesi gerektiği vurgulanırken,Ehl-i Kitap ile evlenilmemesini çarpıcı şekilde vurgulanmadığı görülmekte.

    Şu tanımlama doğru sanırım " Her müşrik kafir,ancak her kafir müşrik değildir,ve ayrıca Ehl-i Kitap ile Müşrik tanımını Kur'an ayırmıştır.Bundan dolayı Hristiyan ve Yahudilerle evlenmede bir sakınca yoktur diye düşünüyorum.Ancak yazıdaki bir vurguya aynen katılıyorum,herkes kendi dinini korumalı yani Ehl-i Kitap biriyle evlenen ister bayan ister bay müslüman olsun dinini kaybetmemelidir,diye de düşünüyorum ayrıca.

    Önemli bir konuyu yansıttığınızdan teşekkür ediyorum Sn.RABİA Hnm.

    Sağlıcakla kalınız.
    Gercekten güzel ve tam ici doldurulmu$ , bir cevap olmu$... Emeginize saglik...

    O zaman bizde diyelim ki , Evlilikler nasil olursa olsun ama evlenenler ömür boyu mutlu olsun...

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Evlenmek ve kader ...
    Venhar Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-10-2009, 11:15 PM
  2. Eski kocayla evlenmek için yeni bir kocayla evlenmek şartmış..
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 18
    Son mesaj: 19-05-2009, 09:11 PM
  3. Evlenmek
    erkişi Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 06-10-2008, 06:40 AM
  4. Dengi ile Evlenmek
    guzin_abla Tarafından Evlilik ve Aile Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 04-03-2008, 03:16 PM
  5. Evlenmek mi istiyorsunuz?
    Nil@y Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 08-02-2007, 11:10 AM
Yukarı Çık