Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Modernleşme ve Ailenin Çözülüşü

İnsan İlişkileri Kategorisi Evlilik ve Aile Forumunda Modernleşme ve Ailenin Çözülüşü Konusununun içerigi kısaca ->> MODERNLEŞME VE AİLENİN ÇÖZÜLÜŞÜ Modern toplumlar, derin bir aile krizi yaşıyor. Toplum ve medeniyetin temel taşı olan aileyi artık bir ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye -BaDe- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Nerden
    Eskişehir
    Mesaj
    1.588
    Rep Gücü
    20917

    Modernleşme ve Ailenin Çözülüşü

    MODERNLEŞME VE AİLENİN ÇÖZÜLÜŞÜ


    Modern toplumlar, derin bir aile krizi yaşıyor. Toplum ve medeniyetin temel taşı olan aileyi artık bir arada tutmak mümkün değil. Kutsalı kalmayan ileri sanayi toplumları, aileyi bir fayda-zarar ilişkisi açısından ele alıyor. Çıkarına uyduğu yerde aileye bir önem ve anlam biçiyor. Bireysel menfaatiyle çatıştığı yerde ise onu bir yük olarak görüyor.

    Amerika ve Avrupa ülkelerinde boşanma oranı yüzde ellilerin üzerinde. Yani her iki evlilikten biri, ayrılıkla sonuçlanıyor. Evlilik dışı ilişki ‘normal' algılanıyor, hatta teşvik ediliyor. Buna paralel olarak evlilik dışı doğan çocuk sayısı giderek artıyor. Sadece annesi ya da babası tarafından yetiştirilen çocuklar, anne-babanın bir arada olduğu ailelerde yetişen çocukların sayısını çoktan aşmış durumda.

    Sosyal güvence mi, sosyal çözülme mi?

    Evlilik dışı ilişkinin ve boşanmanın önüne geçemeyen toplum, bunu telafi etmek için devletin güvencesine sığınıyor. Boşanmış anneler, sosyal güvenlik sigortası kapsamında devletten yardım alıyor. Bunun yarattığı sahte güvenlik hissi, ailenin daha fazla çözülmesine katkıda bulunuyor.

    Modern birey, aileyi sınırsız özgürlüğünün önünde bir engel olarak görüyor. Nesiller arasında yaşanan çatışma, gençleri aile ortamından kopartmakla kalmıyor, onları aile karşıtı bir konuma itiyor. Nesiller arasındaki mesafeyi körükleyen kapitalist ekonomik sistem, aileden kopardığı genç nesli 10-15 yıl boyunca kelimenin tam manasıyla sömürüyor. Sadece Amerika'da 13 ilâ 25 yaş arasındaki gençlik grubunun yıllık kişisel harcamaları onmilyarlarca doları buluyor. Bu sektör gençlerin temel ihtiyaçlarından değil, film, müzik, kılık-kıyafet, makyaj, oyun, sinema, parti vermek gibi bireysel lükslerinden besleniyor.

    Bu lükslere karşı çıkmak, gençlerin doğal gelişimine engel olarak görülüyor. Bu kültüre karşı çıkan ortalama bir anne-baba, karşısında koca bir eğlence kültürünü, Amerikan hukuk sistemini, psikologları, medya mensuplarını buluyor. Bir başka ifadeyle, sağduyu bu muazzam sistem karşısında bastırılıyor, susmaya mahkum ediliyor. Onlarca TV kanalı, yüzlerce dizi film ile baş edemeyeceğine kanaat getiren ailelerin büyük çoğunluğu, mücadele etmekten vazgeçiyor.

    Modern birey ve aile

    Netice? Neticede Amerikan ailelerinin önemli bir kısmı, çocuklarını 14-15 yaşından itibaren kaybetmeye başlıyor. Bu kaybetme, fiziki olmaktan çok manevi bir kayıp. Yani çocuklar aileleriyle aynı evde yaşamaya devam ediyorlar ama her geçen gün başka bir dünyada yaşamaya başlıyorlar. Aile fertleri arasındaki uçurum gittikçe büyüyor. Neticede aynı evde yaşayan insanlar birbirlerine yabancılaşıyor.

    Bu yabancılaşmanın bedeli gerçekten çok büyük. Aile içi şiddet, akla ilk gelen örnek. Kadının evde dövülmesi, zannedildiğinin tersine, üçüncü dünya ülkeleriyle sınırlı bir sorun değil. Amerika'daki boşanmaların ana iki sebebi, evlilik dışı ilişki ve aile içi şiddet. Fakat aile içi şiddet, sadece eşler arasında vuku bulmuyor. Eşler arasındaki çatışma, çocuklara da yansıyor. Kendi ailesi tarafından dövülen, cinsel tacize uğrayan ve öldürülen çocukların sayısını kimse bilmiyor.

    Peki ailenin bu şekilde çözülmesinin sebebi ne? Burada iki grup sebepten bahsetmek mümkün. Birincisi, bireyin kendini ve aile ilişkilerini algılama biçimiyle ilgili. Modern bireycilik, bireyi herşeyin merkezine koyan bir dünya görüşüne dayanıyor. Bireyler kendi çıkarlarını, ailenin ve toplumun üstünde görmek üzere yetiştiriliyorlar. Aksi halde “vahşi yaşam şartları”nın bireyi yutacağı varsayılıyor. Bu varsayımda süphesiz haklılık payı var. Zira batılı toplumlar, geniş ailenin de içinde bulunduğu bir sosyal güvenlik sistemine sahip değil. Devletin tasarrufundaki güvenlik sistemi, insanlara sahip çıkmaktan ziyade onları yardıma bağımlı hale getiriyor. Bu ortamda yetişen çocuklar, her tür suistimal ve şiddetin muhatabı haline geliyor. Kısacası toplumsal bir fayda getirmesi beklenen sosyal güvenlik sistemi, bir kısır döngüye dönüşüyor ve ailenin çözülmesine isteyerek ya da istemeyerek katkıda bulunuyor.


    İslam.Tr

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    05 AMASYA,34 İSTANBUL 59 TEKİRDAĞ (oturuyorum)
    Mesaj
    453
    Blog Mesajları
    14
    Rep Gücü
    2511

    Cevap: Modernleşme ve Ailenin Çözülüşü

    Ailede, toplumda, arkadaşlıkda sevgi ve saygılar azaldı. Çünkü maddi zenginlik ön planda oldu. Herşeye rağmen manevi zenginlik çok önemli. Yarınlar için sevgi ve saygı çok önemlidir.

Benzer Konular

  1. Türkiye'de ailenin değerleri
    dogangunes Tarafından Sosyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 18-03-2011, 07:59 PM
  2. Dinsiz ailenin çocuğu ..
    Guney Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 34
    Son mesaj: 28-06-2010, 02:34 PM
  3. İslam ve Modernleşme
    Kadim Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 26-01-2009, 10:35 PM
  4. Ailenin temeli: Güven
    dogangunes Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-06-2007, 05:53 PM
  5. Ailenin Korunması Hakkında Kanun
    sibel Tarafından Hukuk Forum Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-10-2006, 01:26 PM
Yukarı Çık