Sual: Müslüman erkek ve kadın gayri müslimle evlenebilir mi?
CEVAP
Müslüman erkek kitapsız kâfirlerle evlenemez. Kitaplı kâfir kadınla yani Hıristiyan ve Yahudilerle evlenmesi caiz ise de, tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Zimmi ile evlenmesi tenzihen mekruhtur. (Hindiyye)

İslam idaresi altında zimmi olarak yaşayan kitap ehli kadın ile evlenmek tenzihen mekruh idi. Zimmi olmayan kendi memleketinde yaşayan gayri Müslimlere harbi kâfir denir. Bugün yer yüzünde zimmi kâfir yoktur. Onun için bugün kitap ehli kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Zaruretsiz evlenmemelidir.

Müslüman kadın, kitapsız kâfirle evlenemediği gibi, ister harbi olsun, ister zimmi olsun hiçbir kitap ehli kâfirle de evlenemez. Evlenmeye karar verdiği zaman kâfir olur. (Redd-ül Muhtar)

Konu ile ilgili âyet-i kerimelerden üçünün meali şöyledir:
(Kitap ehli [Yahudi ve Hıristiyan] kadınlarla evlenmeniz helaldir.) [Maide 5]
(İmanlı kadınların kâfirlerle evli kalmaları helal değildir.) [Mümtehine 10]

(İman etmedikçe, müşrik [dinsiz, putperest] kadınlarla evlenmeyin. İmanlı bir cariye, beğendiğiniz, imrendiğiniz müşrik bir kadından elbette daha üstündür. Kadınlarınızı da, iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyin! Mümin bir köle, müşrik bir erkekten elbette daha üstündür.) [Bekara 221]


Allahü teâlânın emrini beğenmeyen
Sual: Bir erkek, dinsiz bir kadınla evlenmeye niyet edince, bir kadın da, Müslüman olmayan bir erkekle evlenmeye karar verince, niye hemen imanı gidiyor? Sadece haram işlemiş olmuyor mu? Haram işleyene kâfir denir mi?
CEVAP
Haram ile küfür farklıdır. Allahü teâlânın emrini yapmamak veya yasak ettiğini yapmak haramdır. Ancak Allahü teâlânın emrini beğenmemek, onu yanlış görmek küfürdür. Bu inceliği iyi anlamalıdır. Kur’an-ı kerimde evlenmesi yasak edilen kadınlar şunlardır:

(Ana, kız, bacı, hala, teyze, kardeş kızı, süt anne, süt kardeş, kayın valide, üvey kız, gelin ve iki kız kardeşi nikahında bulundurmak.) [Nisa 23]

(Müşrik kadın.) [Bekara 221]

Burada bildirilen kadınlarla zina eden büyük günah işlemiş olur, fakat kâfir olmaz. Ancak bunlarla evlenmek caizdir diyen kimse, Allahü teâlânın emrini beğenmemiş olur, hafife almış olur. Kâfir olması, zina yapmasından dolayı değil, Allahü teâlânın emrini yanlış kabul ederek evlenmeyi meşru kabul etmesindendir.


Sünnet olmak sünnettir
Sual: Benim yabancı bir arkadaşım var ve biz evlenmeyi istiyoruz. Müslüman olmayı istiyor. Dinimiz hakkında bilgi almış ve öyle benimle evlenmek istedi. Müslüman olmak ve benim günaha girmemi engellemek istiyor fakat bir husus var ki onun için çok önemli. Ailem onun sünnet olmadan benimle evlenmesinin mümkün olmayacağını söylüyor.
CEVAP
Anne babanız yanlış söylüyor. Sünnet olmak sünnettir, yani mecbur değildir. Hatta büyük kimsenin sünnet olması uygun sayılmaz. Esas şart müslüman olmasıdır. Müslüman olmadan evlenilmez. Evlenirseniz siz de dinden çıkarsınız.

İman etmekle beraber sünnetin şart olmasının ilgisi yoktur. Sünnet olmak adı üzerinde sünnettir. Aileniz namaz kılma şartını koyarsa daha iyi olurdu.

Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye’de diyor ki:
İmana gelen yaşlı adamın sünnet olması şart değildir. Hiç olmasa da olur denildi. Çünkü sünnet, avret yerinin görünmesi için özür olmaz diyenler de vardır. (Hadika)da ve (Berika)da diyor ki, (Müslüman olan yaşlı adam ve hastalar, sünnetin acısına dayanamazlarsa, sünnet edilmezler.)

Yukarıdaki ifadelerden sünnet olmasa da caiz olacağı bildiriliyor. Yani kendisi isterse sünnet olabilir, istemezse zorlanmamalıdır.

Sual: Bizler Almanya’da yaşıyoruz. Maalesef günümüzde iman etmemiş Almanlarla evlilikler yapılmakta. Türk olan kız ise, kızın ana ve babası Alman "damat"larını sadece sünnet olmaya zorluyorlar. Böyle bir nikahın sahih olması için neler gerekir?
CEVAP
Sünnet olmak bir şeyi halletmez. Müslüman olmadıktan sonra hıristiyan erkekle evlenilmez, evlenmeye karar verildiği andan itibaren, kız kâfir olur. Alman erkeğin önce sünnet olmasına değil, müslüman olmasına çalışmalı. Kelime-i şehadet, amentü manalarıyla beraber öğretilmeli, kalben inanıp dili ile ikrar etmesi sağlanmalı. Hakikaten müslüman olduktan sonra sünnet isterse olur, istemezse zorlanmamalıdır. Hatta büyük kimsenin sünnet olması uygun sayılmaz. Esas şart müslüman olmasıdır. Müslüman olmadan evlenilmez. Sünnet, nikah için, müslüman olmak için şart değildir.


Sual: Hıristiyan kadına mehr vermek lazım mı? Hangi haklardan faydalanabilir?
CEVAP
Mehr verilir. Mesela on altın verilirse iyi olur. Her haktan faydalanır. Bir Müslüman, hıristiyan olan zevcesinin kiliseye gitmesine ve evde şarap yapmasına engel olabilir. Hayz ve nifas sonunda, gusletmeye zorlayamaz. Kapatmaya da zorlayamaz, örtünmesini sağlarsa iyi olur.

Sual: Erkek arkadaşım bir Hollandalı kadın ile konuşuyor. Kadın domuz etini çok seviyormuş. Erkek arkadaşım ise kadının domuz eti yemeyi bırakmasını istiyor. Çünkü evlenirseler erkek bu domuz eti işini evinde istemiyor. Evlenmeyi ciddi olarak düşünüyorlar. Kadın diyor ki (Erkek arkadaşım benden bunu isteyebilir mi, yani bu hakkı var mı? Varsa uyacağım.)
CEVAP
Bir müslüman, hıristiyan zevcesinin kiliseye gitmesini ve evde şarap yapmasını yasaklayabilir. Hayz ve nifas sonunda, gusletmeye zorlayamaz. Tesettür ettirirse iyi olur. (Nimet-i islam)
Bu ifadelerden eve domuz eti sokmasını yasaklamaya kocanın yetkisi vardır.

Sual: Bir Hıristiyan kadınla evlenmek istiyorum. Bu kadının başını kapatmam gerekir mi?
CEVAP
Hıristiyan kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Yani harama yakındır. Evlenince başını kapatmanız gerekmez. Hiç bir ibadeti yaptırmanız da gerekmez. Çünkü gayri müslimin önce iman etmesi gerekir. İmansız ibadetlerin faydası olmaz.

Sual: Müslümanlığı kabul etmiş bir yabancıyla evlenmenin, ana baba razı olmasa da, onların izni olmadan evlenmenin dinimizde hükmü nedir? İleride kültür farkından doğan problemler çıkabilir ve evlilik geçimsiz bir hâl alabilir mi?
CEVAP
Gerçekten Müslümanlığı kabul etmişse, kültür farkı o kadar önemli olmaz. Çünkü kültürden kasıt, dine uymaktır. İnanılıyorsa her ikisi de dine uyacaktır. Fazla bir problem olmaz. Evet yöre farkı bile evliliğe etki ediyor. Bir taraf anlayışlı olunca problem kalmıyor. Evet yabancı çok şeyi bilmez. Müslümanlığı kabul edince dinin kaidelerini uygulaması gerekir. Ana babanın dine aykırı olan emirlerine uyulmaz. Mesela ana baba namaz kılmayan birisi ile evlen diyemez, derlerse, sözlerine uymak gerekmez. Yabancı müslüman ise evlenmek iyi olabilir. Belki o akrabalarının da müslüman olmasına sebep olabilir. Her ana babanın değil, dinini iyi bilen ehl-i sünnet olan ana babanın sözüne itibar edilir. Yabancı da olsa uygun biri bulunca evlenilebilir.

Sual: Kâfire aşık olmak caiz mi?
CEVAP
Evet. Ehl-i kitap ise evlenmek de caizdir.

Sual: Müslüman erkek ile hıristiyan kadının nikah akdi, nasıldır?
CEVAP
Müslüman erkek ile müslüman kızın nikahı gibidir. Fakat bu nikahın sahih olması için hıristiyan denilen kadının ehl-i kitap olması lazımdır. Yalnız laf ile Hıristiyanlık olmaz.

Sual: Hıristiyan bir kadınla evlendim. Sonradan öğrendim ki Hıristiyan kadınla evlenmek tahrimen mekruh imiş. Bir kere mi tahrimen mekruh işledim, yoksa ömür boyu mu tahrimen mekruh işliyorum?
CEVAP
Hıristiyan kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Bir kere mekruh işlenmiş olur.

Sual: Ben ateistim. Müslüman bir bayanla evlenebilir miyim?
CEVAP
Ateist iseniz dinen nikah olmaz. Yani o mümin kız hemen kâfir olur. O kızın kanına girmeyin. Kendiniz de müslüman olmadıkça müslümanla evlenmeyin. İleride problem olur.

Sual: Bir aylığına Amerika'ya gideceğim. Orada bir Hıristiyan kadını ile nikah yapıp dönüşümde onu boşamam uygun mudur?
CEVAP
Bu iki yönden yanlıştır:
1- Dinimizde kitaplı kadın zimmi ise, tenzihen mekruh, harbi ise onunla evlenmek tahrimen mekruhtur. Şimdi dünyada zimmi kitap ehli kadın yoktur. Hepsi harbidir. Zaruretsiz tahrimen mekruh işlemek caiz olmaz. O sizin hanımınız olacağına göre, onun işleyeceği bazı günahlara ortak olursunuz. Bu ise asla caiz olmaz.

2- Belli bir süre ile nikah yapmak haramdır. Bu süre ister kısa, ister uzun olsun. Buna müt'a nikahı denir, haramdır.


Eşlerin Cennette beraber olması için
Sual: Hadis-i şerifte, (Herkes sevdiği ile beraberdir) buyuruluyor. Kitap ehli bir kızı sevip evlenen, Cennette onunla beraber olur mu?
CEVAP
Müslüman olmayan hiç kimse, asla Cennete giremez. Hadis-i şeriflerde, Cennete cömert, güzel ahlaklı ve merhametli olanların gireceği bildirilmiştir. İmanı olmayan kimse, cömert, güzel ahlaklı, merhametli, temiz olsa da, yine Cennete giremez. Müslüman olan, bu vasıflara haiz olmasa bile, günahlarının cezasını çektikten veya affa uğradıktan sonra muhakkak Cennete girer. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cennete ancak Müslüman olan girer.) [Buhari, Müslim]

Müslüman olmayan herkes ebedi Cehennemdedir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Şüphesiz, kâfirlere Cehennem azabı ebedidir.) [Zuhruf 74]

Bugünkü yahudiler Hazret-i Musa’yı, Hıristiyanlar Hazret-i İsa’yı sevse de, ahir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselama inanmadıkları için Cehenneme gideceklerdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Beni duyup da iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan [müslüman olmayan herkes] muhakkak Cehenneme girecektir.) [Hakim]

Kâfire asla af yoktur
Allahü teâlâ, müminlerden dilediğinin günahlarını affedeceğini; fakat müşrikleri, yani kâfirleri asla affetmeyeceğini Kur'an-ı kerimde açıkça bildirmektedir. (Nisa 116)

Zerre kadar imanı olan, Cennete girecektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cebrail aleyhisselam, "Allah’a şirk [ortak] üzere ölmeyen Cennete girer" dedi.) [Buhari]

Peygamber efendimiz, birkaç günah ismi sayıp, (Bu günahları işleyenler de mi Cennete girecektir?) diye sorunca, Cebrail aleyhisselam, (Evet) dedi. Bunun için günah ne kadar çok olursa olsun, Allahü teâlânın rahmetinden ümit kesilmemelidir. İmanlı ölen herkes, geç de olsa Cennete girecektir. (Hadika)

Şu halde, bir kimseyi temizliğinden, cömert oluşundan, yaptığı iyiliklerden dolayı sevmek ayrı, müslüman olduğu için sevmek ayrıdır. Bir çok gayrı müslim, Peygamber efendimizi takdir eder, insanlığa yaptığı hizmetlerden dolayı sever. Müslüman olmadıkları için, bu sevgilerinin hiçbir faydası olmaz. Müslüman, Peygamber efendimizi severse, Cennette sevdiği ile beraber olur. Kadının da, Cennette kocası ile beraber olabilmesi için mümin olarak ölmesi gerekir. Kadın mümin, kocası kâfir olarak ölürse, yine ikisi beraber olamaz. (Berika)


İyilerle beraberlik
Sual: Bir kimse hem iyileri, hem de kötüleri sevse, hangileri ile beraber olur?
CEVAP
İyi ile kötüyü sevmek, temiz ile pisliği karıştırmak demektir. Karışım pis olur. Bir kimse, hem Peygamber efendimizi hem de Ebu Cehilin itikadını sevse Cehenneme gider.
(Allah ve Resulünü seviyorum) diyen bir kimseye, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Kıyamette sevdiklerinle beraber olursun.) [Müslim]

Âlimler, (Kişi sevdiği ile beraber olur) hadis-i şerifini şöyle açıklıyor:
Bir kimse, salih bir mümini sever, onun gibi itikada sahip olup, onun gibi amel işlemeye gayret eder. Allah dostlarını dost, Allah düşmanlarını da düşman bilirse, ahirette sevdiği kimse ile birlikte Cennette olur.

Bir kimse de hem müslümanları, hem de gayrı müslimleri sever, gayrı müslimlerin itikadlarını beğenirse, gayrı müslimlerle birlikte Cehenneme gider.

(Kişi sevdiği ile birlikte olur) demek, sevdiği kimsenin derecesine kavuşur demek değildir. Fakat iyileri sevdiği için Cennette onlarla birlikte olur. Herkes imanının parlaklığına, kuvvetine göre farklı derecelerde bulunur. (Mektubat-ı Rabbani, Hadika)

Bu yazıdan anlaşılıyor ki, imansızları sevmek, onların itikadlarını beğenmek, insanı ebedi Cehenneme sürükler. Ahirette iyilerle beraber olabilmek için, dünyada da onlarla beraber olmak, onları sevmek, onların yolundan gitmek gerekir.

Kocası öldükten sonra, birisi ile evlenen, ondan da ayrılıp başka bir erkekle evlenen kadın, ahirette hangisi ile evlenecektir? Ümm-i Habibe validemiz, böyle bir suali sorunca, Resulullah efendimiz buyurdu ki:
(Böyle bir kadın, serbesttir. Hangi kocası güzel huylu ise ahirette onunla olur. Güzel ahlak sahibi olan, dünya ve ahiret iyiliğine kavuşur.) [B.Arifin]

Görüldüğü gibi, kadın, üç kişiden hangisini daha çok seviyorsa, onunla beraber olur. Üçünü de istemiyorsa, hiç birisi ile beraber olmaz. Cennette üzüntü yoktur. Çocuk veya bekâr olarak ölenler de Cennette evlenecektir.

Gayri Müslimleri sevmek
Sual: Bazı kimseler, kiliseye gidip âyinlere katıldığımız için, onlarla yakınlık ve dostluk kurduğumuz için bizi eleştiriyorlar. Eğer kâfirleri sevmek yasak olsaydı, onlara hoşgörüde bulunmak yasak olsaydı dinimiz kitaplı kâfirlerle evlenmeye izin vermezdi. Çünkü insanın hanımını sevmemesi mümkün değil. Yoksa Ehl-i kitapla evlenmek yasak mı?
CEVAP
Ehl-i kitap zimmi ise tenzihen mekruh, harbi ise tahrimen mekruhtur. Bugün zimmi olan Ehl-i kitap yoktur. Hepsi harbidir. Tahrimen mekruh olsa da caizdir. Ancak evlenmekle kâfiri sevmeyi aynı kefeye koymak ne kadar yanlıştır. İnsan muzu da sever ama bunu yemek için sever. Gayri müslim kızının kaşını, gözünü sever. Dinini sevmesi asla caiz olmaz.

Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:
Kâfirleri sevmemek Kur'an-ı kerimde açıkça emredilmiştir. Kur'ana uymak ise farzdır.
Kâfirleri sevmenin haram olduğunu bildiren âyet-i kerimelerden birkaçının meali şöyledir:
(Allah’a ve kıyamet gününe iman edenler; babaları, kardeşleri ve akrabası olsa da, Allah’ın ve Resulünün düşmanlarını sevmez.) [Mücadele 22] (Demek ki babası da olsa kâfir sevilmez.)

(Kâfirleri dost edinen, Allah’ın dostluğunu bırakmış olur.) [Al-i İmran 28]
(Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin, sevmeyin!) [Maide 51]

(Ey iman edenler, benim ve sizin düşmanınız olanları dost edinmeyin.) [Mümtehine 1]
(Kâfirlerle, münafıklarla cihad et! Onlara sert davran, düşmanlık yap!) [Tevbe 73]
Eshab-ı kiram (Kâfirlere gazap ederler, birbirlerine merhametlidirler) diye övülüyor. (Feth 29)

Hakiki imana kavuşmak
Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(Allahü teâlânın düşmanlarını düşman bilmeyen, hakiki iman etmiş olmaz. Müminleri Allah için seven ve kâfirleri düşman bilen, Allahü teâlânın sevgisine kavuşur.) [İ. Ahmed]

(Allahü teâlânın dostunu seven, düşmanını düşman bilenin imanı kâmil olur.) [Ebu Davud]

(İsyan edenlere düşmanlık ederek, Allahü teâlâya yaklaşın!) [Deylemi]

(Bir kavmi sevip de onlarla dostluk kuran, kıyamette onlarla haşrolur.) [Taberani]

(Kâfirlerle mal, can ve dilinizle cihad edin!) [Redd-ül Muhtar] (Kâfirleri sevmek cihad değildir.)

Halife Hazret-i Ömer'e, (Hireli bir Hıristiyan var. Çok zeki, yazısı da çok güzel, bunu kendine kâtip yap) dediler. Kabul etmedi. Aşağıdaki âyeti okuyup, (Mümin olmayan birini dost edinemem) dedi.

Ebu Musel Eşari hazretleri anlatır:
Halife Ömer'e (Hıristiyan katibim çok işe yarıyor) dedim. “Niçin bir Müslüman kâtip almadın? (Ey müminler, Yahudi ve Hıristiyanları sevmeyin) âyetini işitmedin mi sen?” dedi. Ben de, “Onu dini için değil, kâtipliği için aldım” dedim. “Allahü teâlânın hakir ettiğine ikram etme! Onun zelil ettiğini aziz eyleme! Allah’ın uzaklaştırdığına yaklaşma” dedi. “Ama Basra’yı onunla idare edebiliyorum” dedim. “Hıristiyan ölürse ne yapacaksan, şimdi onu yap! Hemen onu değiştir” dedi.

Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, hakkı Ömer’in diline ve kalbine yerleştirdi.) [Tirmizi]

Sual: Müslüman bir erkek, Yahudi ve Hıristiyan kadınla evlenebiliyor da, Müslüman kadın, gayri müslim erkekle, niye evlenemiyor?
CEVAP
Dinimiz öyle emrediyor. Bunun elbette hikmetleri vardır. Fakat dinimizin emir ve yasaklarının her hikmeti bildirilmemiştir. Hikmetini bilip, hikmetinden dolayı inanmak, gayba imana aykırı olur. Din ne bildirmişse, öylece inandım demek gerekir. Eskiden zimmi olan gayri müslim kadınla evleniliyordu. Çocuklar, babanın ve çevrenin etkisiyle Müslüman olarak büyüyorlardı. Şimdi Avrupa’da Hıristiyan kadınla evlenen erkek bile, çocuklarını Müslüman olarak yetiştiremiyor. Onun için dinimiz, bu evliliği tahrimen mekruh olarak bildirmiştir. Böyle bir sebep olmasa bile, dinimizin emri ne ise, ona uymak gerekir.