İlginç Beslenme Tekniklerine Sahip Kuşlar


Kuşlar besinlerini nasıl saklar?

Bazı kuşlar, zehirli besinleri kendilerine zarar vermeden nasıl tüketir?

Farklı gaga yapılarının beslenmelerindeki rolü nedir?


Her canlı, beslenme ihtiyacını gidermek için değişik metodlar kullanır. Kuşlar da yiyecek ararken çeşitli taktikler uygular ve elde ettiği besini farklı yöntemlerle saklarlar. Bu denli küçük yaratılmış bir canlının, yiyeceğini elde etmek için çeşitli özellikler kullanması bize onları yaratan “Üstün Akıl Sahibi” Rabbimiz’in büyüklüğünü, azametini, ilmini göstermektedir.


• Saklama Teknikleri •



2 Meşe palamudu ağaçkakanı yaz boyunca ölü bir ağaç kütüğünde sürekli olarak “delikler” açar ve yaz sonunda bu delikleri kışın yiyebileceği meşe palamutlarıyla doldurmaya başlar. Meşe palamutlarını her deliğe bir tane olacak şekilde adeta çekiçle çakar gibi yerleştirir. Fakat bu işlem ağaçkakan için oldukça uzun sürer. Çünkü önceden hazırladığı deliklerin büyüklüğüne uygun büyüklükte palamudu bulup yerleştirmeye çalışır. Eğer delik büyük olup palamut küçük olursa, gevşek duran palamut diğer kuşlar tarafından rahatlıkla alınabilir. Eğer delik küçük olup da palamudu zorla deliğe sıkıştırmaya çalışırsa bu kez palamut zarar görür. Bu nedenle deneme yanılma yöntemini uygulayan ağaçkakanın işi çok uzun sürer. Zaman geçtikçe palamutlar küçülürler ve kururlar. Bu nedenle tekrar yerlerine yenilerinin yerleştirilmeleri gerekir. Bu ağaçkakanlar büyük bir ağaçta bu palamutlardan “50.000” tanesini depolayabilirler.


2 Alakarga, yemek için topladığı palamutları birer birer toprağa gömer. Önce bir delik kazar, palamudu içine koyar ve daha sonra diğer hayvanların bunu fark etmemesi için itinayla deliğin üstünü kapatır. Bu yerleri daha sonra tekrar bulabilmek için dikkatlice işaret koyar. Belli ağaçlar, düşmüş kütükler, kaya parçaları gibi nesneleri işaret olarak kullanır. Hatta bazen buralara küçük taş parçaları taşıyarak yanlarına işaret koyar. Birçok kuş, tohumları bu yöntemle saklar. Bazı türlerin günde binden fazla tohum depoladığı kaydedilmiştir. Fındıkkıranlar bir mevsimde toplam 100.000 gibi yüksek miktarda tohum depolarlar. Yapılan deneyler kuşun 9 ay sonra tohumu gömdüğü yeri bulduğunu göstermiştir. İyi hafızasına rağmen bu kuşların gömdüğü meşe palamutlarını unuttukları yerler de vardır. Bu da meşe filizlerinin tekrar yeşillenerek topraktan çıkmasını sağlar.


• Üstün Görme Yetenekleri •


2 Su içindeki hayvanlarla beslenen kuşlar, önemli bir yeteneğe sahiptirler. Işık suya girdiğinde veya çıktığında kırılır. Bu nedenle kuşların suyun üstünde iyi bir gözlem yapmaları gerekir. Afrikalı yalı çapkını kuşu havada rüzgar yokken dahi “sabit kalabilme” özelliğine sahiptir. Ve bu da ona havada asılı kalamayan diğer yalı çapkını kuşları arasında büyük bir avantaj sağlar. O, balık avlamak için bir dalın üstünde beklemek zorunda değildir. Balığın olduğu her yerde avlanabilir.


2 Kingfisher adı verilen kuş gölün üstüne uzanan bir dalda otururken, aşağıda suyun içinde bir balık görünce hemen harekete geçer. Eğer dal suya çok yakınsa, kuş önce yukarıya doğru havalanarak yükseklik kazanır. Böylece suya dalmak için hız alabileceği bir mesafe oluşur. Aşağı doğru indikçe kanatlarını çırparak hızını daha da artırır. Kanatlarını arkaya alıp genişleterek suya dalar ve balığı yakalar. Suyun içinde de kanatlarını çırparak yükselmeye çalışır. Su yüzeyine çıkar ve tekrar dalına geri döner.


• Kanatları Kullanma Yeteneği •


2 Doğanların yakın akrabası olan kerkenezlerin çok farklı “avlanma taktikleri” vardır. Avını ararken, adeta havada asılı olarak kalır. Kuyruğunu yayarak açar ve böylece kuyruğunun havayı tutma özelliğini daha da arttırır. Ayrıca kanatlarının ucundaki tüyleri de kaldırarak hava akımlarından dolayı oluşabilecek dengesini kaybetme riskini azaltır. Kanatlarının ucundaki tüyleri birbirinden ayırır; böylece kanadın üst yüzeyinde oluşabilecek hava boşluklarını dağıtmak için, yukarı doğru çıkan küçük ve hızlı hava akımları oluşur. Kerkenez havanın ileri doğru iten bu hareketini kullanarak, rüzgarın hızıyla yol alır ve avını gözlerken iniş yapacağı bölgenin tam üstünde havada asılı durur.


2 Baykuş, avını yakalayabilmek için, avının yerini saptar saptamaz, en sessiz şekilde onun üzerine atılmalıdır. Ama kuşların çoğu uçarken bir ses çıkarırlar. Örneğin havada uçan bir kuğunun kanat hışırtısı çok uzaklardan duyulabilir. Birçok büyük kuşun kanatları da uçarken ses çıkarır. Gürültülü kanatlarsa, bir gece avcısı için avının olası bir saldırıyı fark etmesine yol açacağı için açık bir dezavantajdır. Ama bu problem gece avlanan baykuşların özel tüy yapısıyla çözülmüştür. Baykuşun tüyleri yumuşaktır, uçmasını sağlayan güçlü kanat tüylerinin uçları ise püskülümsü bir yapıya sahiptir. Kanat tüylerinin kadife yumuşaklığındaki yüzeyleri, sesi etkili bir biçimde boğarak, baykuşun sessiz uçmasını sağlar.


• Beslenme Tipine Uygun Yaratılmış Gagalar •



Kuşların gagaları türlere göre çok farklı şekillerdedir.


2 Kılıç gagalı sinekkuşunda çiçek nektarı emebilmesi için bedeninin dört katı uzunluğunda ince bir gaga bulunur.


2 Makav kuşunun gagası ise, en çetin cevizleri bile kırabilecek çengelli bir yapıya sahiptir.


2 Muhabbet kuşunun gagası tohumları kolay açabileceği bir yapıya sahiptir.


2 Flamingonun gagasında ise, minik eklembacaklıların kabuklarını süzmek için kalbura benzer özel bir bölüm vardır.


2 Yakalı kolibri (Coeligena torguatua), çiçek tozlarıyla beslenen bir kuş türüdür, ama diğer kuşlardan farklı bir özelliğe sahiptir. Çoğu kuş gibi gagasını çiçeğin içine sokarak yiyecek toplamaz. Çiçek tozu toplarken özel bir yapısı olan dilini kullanır. Dilinin ortası, iç içe girmiş iki V harfi biçiminde baştan sona oyukludur. Uzun dilini çiçeğin içine soktuğunda, çiçek tozları toplanır ve dil, ağız içine çekilirken hiçbir yere sürtünmediği için, toplanan besinde kayıp olmaz.


2 Uzun gagalı su çulluğu bir kıyı kuşudur. Yerden havalanırken çok süratli hareket eder ve zikzaklar çizer. Sığ bataklıklarda bulduğu larva ve kurtçuklarla beslenir. Su çulluğunun gagası yiyecek aramak için son derece uygun bir yapıdadır. Bu işlemi yaparken uzun gagasını toprağa daldırıp bir dikiş makinası hızıyla bir aşağı bir yukarı hareket ettirerek larva ve kurtçukları süratli bir şekilde toplar.


2 Martı türü kuşlarda gaganın biçimi beslenme özelliklerine bağlı olarak türden türe değişiklik gösterir. Örneğin martıların ve özellikle yırtıcı martıların kanca uçlu gagaları, yakalayıp koparmaya elverişlidir.


2 Atlas Okyanusu kıyılarında yaşayan deniz papağanı ile aksumru denen kuşların gagası ise birkaç balık taşırken, dalıp yeniden balık avlayabilecekleri bir yapıya sahiptir.


• Zehirli Yiyeceklerle Beslenen Kuşlar •


2 Yaklaşık 40 gram ağırlığında olan kuşlar için büyük tropik bir arının iğnesi ölümcül olabilir. Oysa bazı kuşlar arı yiyerek beslenirler. Arı-yiyiciler arının zehirli etkisinin üstesinden iki yolla gelirler. Öncelikle arının kuvvetli iğnesine karşı belli bir yere kadar bağışıklıkları vardır. İkinci olarak da kuşlar tehlikeli türlerle tehlikesiz olanlar arasındaki farkı ayırt edebilirler ve bu nedenle arılarla çok nadiren uğraşırlar. Bir arıyı yakalayan kuş, öncelikle böceği gagasının ucunda silkeler, sıkıca tutacak şekilde kendini ayarlar ve sonra da dala doğru böceği sertçe çarptırarak bayıltır. Daha sonra arının vücudunun arka kısmını pürüzlü ağaç kabuğuna sürter. Bu işlem keskin iğneyi ve ona bağlı zehirli keseleri koparıp atar. Bütün bu işlemlerden sonra kuş arının zehirinin yok olduğuna kanaati gelince arıyı olduğu gibi yutar.


2 Bitkiler için zehirli tohumlarının olması etkili bir korunma yöntemidir. Ama bazı kuşlar bu savunma metodunu nasıl geçeceklerini çok iyi bilirler. Macawlar (tropikal Amerika’ya özgü bir çeşit papağan türü) zehirli tohumları alma konusunda uzmandırlar. Dev bir kancayı andıran gagaları ile çok sert kabukları bile kırabilen bu kuşlar, zehirli tohumları yedikten sonra hemen kayalıklara doğru uçarlar ve orada bulunan killi kaya parçalarını kemirip yutarlar. Bu killi kaya parçaları tohumların içindeki toksini emer ve böylece kuşlar yiyeceklerinin besin maddesi taşıyan kısımlarını mide ağrıları çekmeden sindirebilirler.


Bir kuşun arının zehirini nasıl etkisiz hale getireceğini kendi kendine bulmuş olması mümkün müdür? Ya da zehirli bir bitkiye karşı bağışıklık kazanmasını sağlayacak maddeyi bilmesi mümkün müdür? Elbette bunları bir kuşun bilmesine imkan yoktur. Kuşun zehirli yiyecekleri yerken uyguladıkları planın üstün bir aklın ürünü olduğu kesin bir gerçektir. Kuşa bütün bunlar Rahman ve Rahim olan Allah tarafından ilham edilmektedir.


Kuşları tüm harika kompleks özellikleri ve mükemmel yaşam biçimleriyle yaratan güç, tüm doğaya ve tüm evrene hakim olan Allah’tır. Kuran’da Allah Kendi yaratması hakkında şöyle buyurmaktadır:


“Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Allah, herşeye güç yetirendir. Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır. Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.”” (Al-i İmran Suresi, 189-191)


Rahman olan Allah’ın küçücük kuşlarda meydana getirdiği son derece sistemli bir düzene sahip olan yaşam, yeryüzündeki diğer canlı türleri için de aynı mükemmelliktedir. Tek hücreliler, böcekler, vahşi hayvanlar ve bitkiler de kuşlarda olduğu gibi kompleks vücut yapılarıyla ve mükemmel sosyal düzenleriyle birlikte bir anda yaratılmıştır. Bu Allah’ın doğada yarattığı bir kanundur. Doğada evrimin iddia ettiği gibi başıboş ve tesadüfi bir “yaşam mücadelesi” yoktur, hiçbir zaman olmamıştır ve olmayacaktır. Tüm canlılar kendilerine Allah’ın verdiği görevleri yerine getirirler. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:


“O’nun (Allah’ın) alnından yakalayıp denetlemediği hiçbir canlı yoktur” (Hud Suresi, 56)
(makale harun yahya)