YUNUS'UN KAFATASINDAKİ SONAR


Bir yunus, zifiri karanlıktaki suda kendinden 3 km uzakta yanyana duran iki ayrı metal parayı birbirinden ayırt edebilir. Görerek mi? Hayır, bunu gözleri ile yapmaz. Kafatasının altında bulunan mükemmel tasarlanmış sonar sistemi, ona bu gibi hassas saptamalar yapma imkanını tanır. Böylece cisimlerin şekli, büyüklüğü, hızı ve yapıları hakkında çok detaylı bilgiler edinebilir.



Bir yunusun bu sonar sistemi kullanmayı öğrenmesi zaman alabilir. Tecrübeli bir yunus için yolladığı birkaç "sinyal" sonuç almasına yeterken, gençlerin objeleri tanımlamak için yıllarca deneme yapmaları gerekebilir.
Yunuslar sonarlarını sadece çevreleri hakkında bilgi edinmek için kullanmaz. Bazen 3-4 tane yunus bir balık sürüsünün etrafında yüzer. Bu esnada hepsi birden yüksek ses dalgaları yayar. Bu dalgalar balıkları sersemletecek kadar şiddetlidir. Yunusların bundan sonra yapacakları tek iş, sersemleyen balıkları rahatlıkla avlayıp yemektir. Yetişkin bir yunus, insan kulağının algılayamayacağı büyüklükte (20.000 Hertz ve üstü) ses dalgaları yayar. Bu dalgalar kafasının ön kısmı hizasında yer alan ve "kavun" olarak adlandırılan bir bölgeden kaynaklanır. Hayvan kafasını hareket ettirerek dalgaları istediği yöne doğru kanalize edebilir. Sonar dalgası bir engelle karşılaştığı zaman, hemen yansıyarak geri döner. Alt ağız, alıcı görevi yaparak yankıyı iç kulağa yollar. Alt ağız ile iç kulak arasındaki sinüs boşlukları ise, "lipit" adı verilen bir yağ bileşiği ile doludur. Bu yağ, alınan dalganın iç kulağa taşınması amacıyla oraya yerleştirilmiştir. İç kulak da verileri beyne gönderir. Bu veriler beyinde analiz edilir ve yorumlanır. Benzeri lipit yapıları balinalardaki sonarlarda da mevcuttur.

Yansıyan dalgalar farklı lipitlerden geçerken farklı özellikler gösterir. Bu özellikler dönen dalgaların yorumlanmasında kilit rol alır. Lipitler yansıyan dalgaları kullanabilmek için doğru şekil ve sırada düzenlenmek zorundadır. Her bir lipit kendine özgüdür ve normal balina yağından farklıdır. Her lipit çok sayıda enzimin kullanıldığı karmaşık kimyasal işlemler sonucu oluşturulmaktadır. Yunusun bu sonar sisteminin evrim teorisinin iddia ettiği gibi adım adım ortaya çıkması mümkün değildir. Çünkü lipitler tam olarak oluşana ve doğru yere ve şekle gelene kadar, işe yaramaları mümkün değildir. Balığın sonar sisteminin çalışması için, alt ağzının, iç kulak sisteminin ve beyindeki analiz merkezinin de kusursuz olarak çalışması gerekmektedir. Sistem "indirgenemez kompleks" bir yapıya sahiptir ve bu da aşamalarla ortaya çıkmasını imkansız kılmaktadır. Dolayısıyla, bu sistemin kusursuz bir biçimde Allah tarafından yaratılmış olduğu açıktır.

Yunuslar, insan kulağının algılayamayacağı yükseklikte (20.000 Hertz ve üstü) ses dalgaları yayar. Bu sesler, kafatasının ön kısmında yer alan ve "kavun" olarak adlandırılan bir bölgeden kaynaklanır. Hayvan kafasını hareket ettirerek dalgaları istediği tarafa doğru yönlendirebilir. Yayılan bu ses dalgaları, bir engelle karşılaştıkları anda yansıyarak yunusa geri döner. Hayvanın alt ağzı alıcı görevi yapmaktadır. Kendisine ulaşan sinyalleri iç kulağa ulaştırır. İç kulak da bunları beyne gönderir. Bu veriler beyinde analiz edilir ve yorumlanır.

kaynak