Önceden açtığım bir konu idi ama, kaynak olmadıgı için silindi, Az sonra kaynak ekleyeceğim dedigime rağmen yinede silindi.. Kaynağı yazımın altına mühürlüyorum.. Umarım silinmez!

FİL

Ben, karada yaşayan en büyük memeliyim.

Ailemin iki üyesi var:
Afrika Fili ve Asya Fili:

Aslında ikimizin de atası, beşbin yıl önce soyu tükendiği sanılan Mamut'dur. Asya filleri, ortak atamız mamuta daha çok benzer.
Ömrüm de uzundur. Doğada düşmanım az olduğu için 60-70 yıl yaşarım. Vahşi hayvanlar bana saldırmaya cesaret edemez ama Afrika'daki kuraklıklar beni hayatımdan bezdirir.

En büyük düşmanım, dişlerimi almak için beni acımasızca vuran ve yaşadığım alanları tahrip eden insandır
Yaşamak için özel bir yer aramam. Beni, Asya ve Afrika'nın sık ormanlarında ve açıklık bölgelerinde görebilirsiniz.
Bir fil ailesinde 6 ila 12 fil bulunur. Çevre koşulları ve sosyal ortama göre bu sayı 20'ye çıkabilir. Ailenin reisi yaşlı dişidir. Ailenin üyeleri genellikle reisin kızlarıdır.
Erkekler sürekli aileyle kalmaz, kendileri başka gruplar oluşturup gezerler. Aile içinde sorun çıkar veya kuraklık yüzünden aç kalma tehlikesiyle karşılaşırsak, birkaç gruba bölünürüz.

Sevincimizi, üzüntümüzü, korkumuzu, gözlerimizden ve hareketlerimizden anlayabilirsin. Ailemizden biri uzun bir aradan sonra geri döndüğünde sevinç gösterileri yaparız. Aileden birini kaybedersek üzülür, tören bile düzenleriz.
Ağlayan bir yavru görünce, hepimiz koşar ilgileniriz. Hafızamız kuvvetlidir. Ailemin yaşlıları, kuraklık zamanında nereye gidilip, nasıl su bulunacağını

Biz fillerin hamileliği zor geçer. Anneler yavrularını, dile kolay tam 22 ay, yani iki yıla yakın bir süre karınlarında taşırlar. Her seferinde bir yavru dünyaya getirirler.
Bir yavru doğduğunda yaklaşık 100 kilodur. Yavru, bir kaç yıl boyunca annesinin dizinin dibinden ayrılmaz. Bir yavru fil ancak 13-14 yaşına geldiğinde yetişkin olur ve eğer erkekse ailesinden ayrılır.

Görme duyumuz çok kuvvetli değildir. İnsanlar kadar uzağı göremeyiz, ama koku ve işitme duyularımız çok gelişmiştir.
Siz insanların duyamadığı düşük frekanslı sesleri duyarız ve bu seslerle haberleşiriz. Bu sayede kilometrelerce uzaklardaki kardeşlerimize bile tehlikeleri duyurabiliriz.


Alıntıdır..
Kaynak:Zürafa,Papağan,Fil (Özellikleri) - YeniYaşam YeniDoğa - Blogcu