Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Konu: DOMUZ

  1. #1
    Acemi Üye s-a-d-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Nerden
    istanbul
    Mesaj
    191
    Rep Gücü
    34

    DOMUZ

    Domuz eti niçin haramdır?
    Bir şeyin helal veya haram olması, Allah'ın emrine tabidir. Allah bir şeye "helal" derse helal, "haram" derse haram olur. Yani din bir imtihandır, insanlara yapılan bir tekliftir.

    Cenab-ı Hak, cennete layık bir duruma getirmek için, insanları imtihana tabi tutuyor. Bu sebeple, bazı emir ve yasaklar koymuştur. Esas olan da bu emir ve yasaklara uymaktır.

    Bu prensiplerin gerek insanın şahsi hayatına, gerekse cemiyet hayatına pek çok faydaları vardır. Dolayısıyla bunlar, o emir ve yasağa daha şuurlu olarak riayet etmemizi sağlıyor.

    Dinimizin yasakladığı hususlardan birisi de, domuz etidir. Bu yasaklamanın, pek çok hikmeti vardır. Biz, burada sadece birkaçına işaret etmeğe çalışacağız.

    - Domuz eti çok yağlıdır. Yenildiği takdirde, bu yağ kana geçer. Böylece kan, yağ tanecikleriyle dolmuş olur. Kandaki bu fazla miktardaki yağ atar damarların sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve kalb infaktüsüne sebep olur.

    - Ayrıca, domuz yağı içerisinde "sutoksin" denilen zehirli maddeler mevcuttur. Vücuda giren bu zehirli maddelerin dışarı atılması için, lenf bezlerinin fazla çalışmaları icap eder. Bu durum, bilhassa çocuklarda lenf düğümlerinin iltihaplanması ve şişmesi şeklinde kendini gösterir. Hasta çocuğun boğaz bölgesi anormal bir şekilde şişerek, adeta domuza benzer. Bu sebeple, bu hastalığa "domuz hastalığı" (skrofuloz) adı verilir. Hastalığın ilerlemesi halinde, bütün lenf bezleri cerahatlenerek şişer. Ateş yükselir, ağrı başlar ve tehlikeli bir durum ortaya çıkar.

    - Domuz etinde bol miktarda bulunan sümüksü bağ dokusu, kükürt yönünden çok zengindir. Bu sayede, vücuda fazla miktarda kükürt alınmış olur. Bu fazlalıksa; kıkırdak, kas ve sinirlere oturarak eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme ve bel fıtığı gibi çeşitli hastalıklara yol açar. Domuz eti devamlı yenirse, vücuttaki sert kıkırdak maddesinin yerini, domuzdan geçen sümüksü bağ dokusu alır. Bunun sonucu olarak, kıkırdak yumuşar; vücut ağırlığına tahammül edemeyerek altında ezilir. Böylece, eklemlerde bozulmalar meydana gelir. Domuz eti yiyenlerin elleri pelteleşir, yağ tabakaları teşekkül eder. Mesela yiyen kimse sporcuysa; yorgun, tembel ve az hareketli olur.

    - Domuzda, büyüme hormonu da çok fazladır. Doğduğu zaman birkaç yüz gram olan domuz yavrusu, altı ayda yüz kiloya erişir. Bu kadar süratli gelişme, büyüme hormonunun fazlalığı sebebiyledir. Domuz etiyle fazla miktarda alınan büyüme hormonu, vücutta doku şişliklerine ve iltihaplanmalara yol açar. Burun, çene, el ve ayak kemiklerinin anormal bir şekilde büyümesine ve vücudun yağlanmasına sebep olur. Büyüme hormonunun en etkili yönü, kanserin gelişmesine zemin hazırlamasıdır. Nitekim domuz kesim işiyle uğraşanlar, erkek domuzların belli bir yaştan sonra mutlaka kansere yakalandıklarını ifade ederler.

    - Domuz etinin ihtiva ettiği histamin ve imtidazol denilen maddeler, deride kaşıntı hissi uyandırır. Ekzama, dermatit, nörodermatit gibi iltihabi deri hastalıklarına zemin hazırlar. Bu maddeler ayrıca; kan çıbanı, apandisit, safra yolları hastalıkları, toplar damar iltihapları gibi hastalıklara yakalanma ihtimalini artırır. Bu sebeple doktorlar, kalp hastalarına kesinlikle domuz eti yememelerini tavsiye ederler.

    Alman hekimi Prof. Reckeweg, "Domuz Eti ve İnsan Sağlığı" adlı eserinde bir hatırasını şöyle anlatır:

    "Tedavi maksadıyla, bir çiftçi ailesinin biraz sapa yörede bulunan çiftliğine gitmiştim. Babada, müzmin antroz (dejeneratif eklem hastalığı) ve kalça eklemi iltihabı vardı. Ayrıca, karaciğerinden de rahatsız idi. Annenin, bacaklarında varis ve eziyet verici kaşıntısı olan ekzama vardı. Ailenin kızları ise, kalp yetmezliği ve romatizmadan şikayetçi idi. En sağlıklıları görünmesine rağmen oğulları da, anjin sonrası kalp yetmezliğinden ve kan çıbanından müşteki idi. Evin öbür kızı ise, müzmin bronşitten muzdarip idi. Oğullarından bir diğeri de, domuz kıllanması ve müzmin plörite yakalanmış olup, devamlı tekrar eden fistül ifrazatından şikayet etmekte idi.

    Yukarıda sakinlerin hastalıklarından uzun uzadıya bahsettiğim çiftlik içinde, muayene sırasında garip bir olaya şahit oldum. Ailenin arasında, iri cüsseli bir domuz hiç istifini bozmadan, aşağı doğru sarkan kalın bir ağaç dalına abanarak sırtını kaşıyordu.

    Hastalara, "Oradaki domuzu görüyor musunuz? Onun kaşınmasına ve iltihaplara yol açan maddeleri, etiyle beraber siz de yiyorsunuz. İşte bu maddeler, sizdeki hastalıkların yegane sebebidir" dedim. Yukarıda kendilerinden bahsettiğim, Kara Ormanlar havalisinde oturan benzeri çiftlik sahiplerinden verdiğim nasihati dinleyenler, domuz eti yemekten vazgeçerek hastalıklarının çoğundan kurtuldular. Şimdi o çiftliklerin etrafındaki otlaklarda, İslam ülkelerinde olduğu gibi küçük koyun sürüler yayılıyor."

    - Domuz eti ile insana bulaşan tehlikeli hastalıklardan birisi de, trişin hastalığıdır. Domuzlar bu hastalığı, trişinli fare yemek veya trişinli domuz
    eti ile beslenmekle alırlar. Fakat trişin, domuzlarda ağır bir hastalık yapmaz. Halbuki insanlarda, çok tehlikeli ve öldürücü bir hastalık meydana getirir.

    Domuz etiyle alınan trişin kurtçuklar, mide-barsak yoluyla kana geçer. Böylece de, bütün vücuda yayılırlar. Trişin kurtçukları özellikle çene, dil, boyun, yutak ve göğüs bölgelerindeki kas dokularına yerleşirler. Çiğneme, konuşma ve yutma adalelerinde felçler meydana getirirler. Yine kan damarlarında tıkanıklığa, menenjit ve beyin iltihabına sebep olurlar. Bazı ağır vakalar, ölümle sonuçlanır. Bu hastalığın en kötü tarafıysa, kesin bir tedavi şeklinin olmamasıdır.

    Trişin hastalığı, bilhassa Avrupa ülkelerinde yaygındır. Sıkı veteriner kontrolleri yapılmasına rağmen, İsveç, İngiltere ve Plonya'da trişin salgınları görülmektedir.

    Yurdumuzdaysa, yerli Hıristiyanların dışında hiç bir müslümanda trişin hastalığı görülmemiştir. Çünkü, ülkemizde Hıristiyanlar dışında kimse domuz eti yememektedir. İnsan ve hayvanlar, yedikleri gıdaların az-çok tesirinde kalırlar. Mesela kedi, köpek, aslan gibi et yiyen hayvanların yırtıcı; koyun, keçi, deve gibi ot ile beslenen hayvanlarınsa daha uysal ve yumuşak huylu oldukları malumdur.

    Bu durum, insanlar için de geçerlidir. Nebati gıdalarla beslenenlerin, genellikle halim-selim; et ve et ürünleriyle beslenen insanların ise daha sert mizaçlı oldukları tespit edilmiştir.

    - Domuz, dişisini kıskanmayan bir hayvandır. Domuz eti ile beslenen insanlarda, kıskançlık hissinin zayıfladığı veya dumura uğradığı gözlenmiştir.

    Fransız filozoflarından Savorin de beslenmenin mizaç üzerindeki bu tesirine çok önem vererek, "Bana ne yediğini söyle, senin ne olduğunu haber vereyim" demiştir.

    Yüce Rabbimiz, istifademiz için pek çok gıda yaratmıştır. Bunun yanında, bazı zararlı şeylerin yenilip içilmesini yasaklamıştır. Çünkü O, sonsuz şefkat ve merhamet sahibidir. Kullarına, taşıyamayacakları yükleri yüklememiştir. Emir ve yasakları, insanların rahatlıkla altından kalkabilecekleri şeylerdir.

    Acaba insan içki içmeyince, domuz eti yemeyince ne kaybeder?

    Bir makinenin mühendisi, o makinenin hangi şartlarda ve nasıl çalışacağını da belirtmiştir. Mesela kataloğunda, bir makinenin 220 voltta çalışabileceği yazıyor. Bizse, daha iyi çalışabileceğini düşünerek, 500 volta takmış olalım. Bir anda, makinenin ne hale geleceği malumdur...

    İşte insan vücudu da, Cenab-ı Hakk'ın yarattığı mükemmel bir motor ve harika bir makinedir. Bu makinenin en iyi nasıl çalışacağını da, elbette yapan bilecektir. Madem ki Allah'ımız domuz etini haram kılmıştır, öyleyse yememiz mahzurludur...

    Selahattin Salimoğlu ( Prof. Dr.)

  2. #2
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: DOMUZ

    sadece bir düşünce ,,
    aslında, domuzu islam dini dolayısıyla yenmesi günah olduğu için yemiyoruz, ben de yiyen biri değilim-sevmediğim bir hayvan,, ama düşünmemek mümkün değil. neden körü körüne düşüneyim.

    acaba kaç kişi domuz görmüştür ki nefret ediyor, domuz olmayan bir ülkede ,olma ihtimali az olan bir ülkede yaşıyoruz, yaban domuzlarını saymazssak. olmayan bir hayvanı neden kötülüyoruz ,,

    geri kalan herşeyin abartıldığını sanıyorum, kısaca domuz etinin zararı için bir çalışma yapmış birileri

    senelerdir aynı düşünceler savunuluyor trişin,tenya, çocukken din hocam da aynı şeyleri söylemişti, o kadar çok hayvan var ki trişin ihtimalli sadece domuzu örnek göstermek mantıksız geliyor,
    büyüme hormonundan bahsediyoruz ama inek sütündeki büyüme hormonundan neden hiç bahsetmiyoruz, Hemde bebeklere inek sütü içiriyoruz, ömrümüz boyu süt içiyoruz içiriyoruz, süt insan sütü değil ki ineğin boyutu bir insandan farklı, büyüme hormonlarını korkunç tetikliyor. peynir,kaşar, süt ürünleri her yanımızda,
    -hayvan bünyesi insan gibi değil hücreleri kendini beslemek için oluşturmuş, kısaca yediğimiz etler o hayvanın kendi hormonlarını içerir, süt te inek hormonları içerir

    --tavukları düşünelim tavuklar lağımların kenarındaki solucanları yer,köylerde hayvanın nerede ne yediğine bakılmaz bile, birde köy tavuğu ararız,
    -pis sular lağımlar denize nehirlere akar ,balıklar kanalların hemen yanındadır , ve burdan birçok balık cinsi (özellikle kefal sürüleri) beslenir.

    - mantıken düşünün bu hiç bir alman domuz eti yemekten şikayetçi olmuş mudur, Türkiyede et tüketimi artık çok düşmüştür dünyanın hemen her yerinde yaygındır,

    -senelerce kaçak kesimlerde at-eşek eti yemişizdir bir şekilde , domuz ne ola ki, yurtdışında daha pahalı eti ne ithal edilir ne yetiştirilir memlekette.

    -hayvanın eşini kıskanmaması mantık oluşturamaz, kendi çocuklarıyla çiftleşen ,çiftleştirilen o kadar çok hayvan varken,domuzun bu hal ve hareketlerini inceleyen mutlaka hayvanı kötülemek amaçlı düşünülmüştür.
    hayvanın insan gibi akıllı mantıklı duygusal olması düşünülemez

    - kendi pisliğini yemesi, aç bırakılırsa yiyecek bulamazssa bütün canlılar bunu yapabilecek mantıktadır, köpekleri at pisliğini koklaması ,yemesi hemen her yerde görülen birşeydir.
    onların yediği malzemeler bizim yediklerimizden daha organiktir. at saman yer ve dışkısı samanlıdır, tezek yapılır, eski köy evleri tezekle sıvanır.

    kısaca bu açıklanan çok şey sadece domuz için geçerli değildir,

    sadece günahtır desek daha mantıklı ,
    kötülemeye kalkarsak bütün hayvanlar bünyemize uygun olmayabilir sağlık estetik yönden, kokarlar

  3. #3
    Acemi Üye s-a-d-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Nerden
    istanbul
    Mesaj
    191
    Rep Gücü
    34

    Cevap: DOMUZ

    Enam Suresi 145. ayette, hınzırın etinin haram kılındığı, sebep olarak da hınzırın pis olduğu beyan ediliyor. Ayette geçen “rics” kelimesi, pis/pislik demektir. Bu kelime hınzırın etine işaret ettiği gibi hınzırın tamamen kendisine de işaret eder. (Cassas, İlgili ayetin tefsiri) Yani onun eti de diğer kısımları da (kılı, tırnağı, yağı vs.) haramdır. Pis olduğundan dolayı ayrıca satışı da haramdır. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, satışıyla beraber, bu hayvanın yağının, kandilleri yakmada ve gemileri yağlamada kullanılmasına dahi müsaade etmemiştir. (Buhari, Büyu’, 112) Bütün bu hususlarda İmam Azam’la beraber İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed de ittifak halindedir. Eskiden zarurete binaen İmam Azam, domuz kılının ayakkabı dikiminde kullanılabileceğini belirtmişse de bugün bu zaruretin olmadığı açıktır. (Bedaiu’s Sanai, 1/371) Dolayısıyla domuzun hiçbir parçasını evimize sokmamamız gerekir.



    Kul olarak bizler, ne emredilmiş veya ne yasak edilmişse, sırf emredildiği ve yasak edildiği için yaparız. Sebebini sorgulamak gibi bir altarnatifimiz yok.Ama gerçekten Allah(c.c)'ın emri mi diye sorgulayıp doğru kaynaklardan dinimizin emir ve yasaklarını öğrenmek zorundayız. Peygamberimiz geminin yağlanması için bile müsade etmemiş domuzun her şekilde kullanılmasının yasaklanması belki de bu vesile ile üretimi artılmasını önlemek içindir. eklediğim alıntının başlığına dikkat edrseniz ''domuz eti niçin haramdır''ve içeriğinde yenmesinin zararları açıklanmıştır. Domuza bir hakaret yok.Gördüğünüz yerde öldürün,işkence caizdir falan gibi hayvan haklarını çiğneyici bir dudum yok. Olamazda çünkü islam dini buna müsade etmez.
    Kaldıki burada domuz etinin faydaları ıspatlanmış olsa dahi bu onu helal kılmaz.Biz zararlı diye değil Allah(c.c)yasakladı diye yemiyoruz. Ama Alaah(c.c)'ın emride olsa araştırmayın demek ilmin önünü kapatmak olur bence.
    Orucunda, namazında faydalarından bahsedilir Ama biz orucu diyet,namazı egzersiz diye yapmıyoruz.Sadece Allah(c.c)2ın emrine uyuyoruz.
    Dağıttım biraz galiba
    Sizin ifade ettiğiniz şeye gelince haklısınız....
    Bende hep düşünmüşümdür bunu,domuza haksızlık gibi gelmiştir bazı yaklaşımlar.Ki domuz olarak yaratılmak onun seçimi değildi çünkü.Tıpkı bizimde kadın veya erkek olmayı hatta insan olmayı seçmediğimiz gibi.Domuz olarakta dünyaya gelebilirdik.
    Ve yenmesi haram olan şeyler arasında başka hayvanlar da var hatta helaller arasında sağlığımıza zararlı olanlarda ama ben domuzu ele almışım.Diğerlerinede bakarım bir ara
    Yorumunuz için teşekkür ederim.

  4. #4
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: DOMUZ

    sizinle hemfikirim, tamemen katılıyorum, yazdıklarınız doğrudur,

Benzer Konular

  1. Domuz eti
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-02-2010, 04:52 PM
  2. Domuz gribi ve domuz gribinden korunma yolları.
    YukseLL Tarafından Enfeksiyon Hastalıkları Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 30-10-2009, 12:52 PM
  3. Domuz arabası
    Kadim Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-10-2009, 07:25 PM
  4. Yorum: 17
    Son mesaj: 06-05-2009, 12:04 PM
  5. Domuz
    dogangunes Tarafından Evcil Hayvanlar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-10-2007, 02:25 AM
Yukarı Çık