Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Yeşilbaşlı Gövel Ördek(Hikayesi)

Müzik Kategorisi Türküler ve Hikayeleri Forumunda Yeşilbaşlı Gövel Ördek(Hikayesi) Konusununun içerigi kısaca ->> Yeşil başlı gövel ördek Yeşilbaşlı gövel ördek Uçar gider göle karşı Eğricesin tel tel etmiş Döker gider yâre karşı Telli ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Bay X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.170
    Rep Gücü
    37029

    Yeşilbaşlı Gövel Ördek(Hikayesi)

    Yeşil başlı gövel ördek

    Yeşilbaşlı gövel ördek
    Uçar gider göle karşı
    Eğricesin tel tel etmiş
    Döker gider yâre karşı

    Telli turnam sökün gelir
    İnci mercan yükün gelir
    Elvan elvan kokun gelir
    Yar oturmuş yele karşı

    Şahinim var bazlarım var
    Tel alışkın sazlarım var
    Yâre gizli sözlerim var
    Diyemiyom ele karşı

    Hani Karac'oğlan hani
    Veren alır tatlı canı
    Yakışmazsa öldür beni
    Yeşil bağla ala karşı


    Türkünün Adı: yeşil başlı gövel ördek
    Türkünün Yöresi:Çukurova
    Türkünün Kaynağı & Mahlası: Karacaoğlan

    Hikayesi

    Büyük bir halk şairi olan Karacaoğlan'ın hayatı üzerine yapılan araştırmalarda kesin bir bilgi yoktur. Son yıllarda yapılan araştırmalarda ve şiirlerinde yapılan incelemelerden onun 1606 da doğmuş 1670 yılında ölmüş olduğu tahmin edilmektedir. Her nekadar doğduğu yer bilinmiyorsa da öldüğü ve mezarının bulunduğu yer bellidir. Kendisinin Güney Anadolu'da yaşayan Türkmen aşiretinden olduğu daha doğrusu İçel’i olduğu muhakkaktır. Şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla kendisi pek çok yer gezmiş, aşkı ve tabiat sevgisini yaşadığı hayatı, çağının konuşma dili ile öz Türkçe olarak işlemiş ve anlatmış bir halk şairidir.
    Bugün kesin olarak bilinen bir şey varsa o da mezarının İçel'in Mut İlçesi'ne bağlı Karacaoğlan Köyü'ndeki Karacaoğlan tepesinde Karacakız tepesi ile karşı karşıya olduğudur.
    Mezar 1997 yılında anıt mezar haline getirilerek Kültür Bakanı İstemihan Talay tarafından ziyarete açılmıştır. Karacaoğlan aynı zamanda tarihte heykeli dikilen, bilinen ilk ozandır. İçel'in Mut İlçesine Heykeltraş Prof. Hüseyin GEZER tarafından yapılan heykeli 8 Haziran 1973 günü dikilmiştir. Yörede onun şiirlerinden pek çoğu halk arasında söylenir bazıları türküleştirilmiştir.

    Çeşitli kaynaklara göre Kozana bağlı Feke İlçesi'nin "Gökçe" köyünde, "Mamalı" da, "Binbuğa"da, "Erzurum"da "Zobular"da, "Gökçeli"de, "Varsak da, hatta "Belgrad"da doğduğu öne sürülmüştür. Fakat, kanımızca en sağlam ve eski kaynak, Akşehirli Ahmet Hamdi Efendi'nin hatıra defteri olup, inandırıcı delillere da-yanmaktadır. Hamdi Efendi, Varsak köyünde 1876 da hatıra defterine şu satırları kaydetmiştir: "Malum ola ki Karacaoğlan Varsak karyesinde dünyaya gelüp babası Türkmen aşiretinden Kara İlyas, fakir-el hal olmağla sayd-ü şikarla taayyuş eder olup 1013 (M .1604) tarihinde Kozan dere-beylerinden Hüsa m Beyin sayıl namıyle tut-kap asker devşirdiği hengamda İlyas dahi tutulup götürülerek orada gaip olduğu için lakapları Sayıloğlu kaldığı ve el- yevm karyei mezbur hanedanı Sayılzade Mehmet Efendi'den anlaşılmıştır. Karacaoğlan'ın ismi Hasan olup öksüz büyümüş. Vechen karayağız ve fakir çocuğu olduğu için buna Karacaoğlan denülüp böylece anıldığı. Karacaoğlan delikanlı iken munis ve zeyrekliği hasebiyle ol vaktin karye ağalarından serdengeçti Osman Ağa Karaca Oğlan'ı evlatlık şekliyle diğer fakir bir aile kızıyle teehhül ettirmiş ise de kız hor ve çirkin olduğundan Kara caoğlan babası gibi Sayıl askerliğine tutulacağını anlayup yirmi dört yaşında Varsak'tan firar-la mekanın gaip ederek, encam Maraş'ta Zülgaroğlu (Zülkadir olacak) Hüsam Bey' in himayesinde altı sene teehhül ümidiyle kalıp, teehhül ümidi münkesir olunca ora-dan müfarekatla yine geşt-i diyara başlayıp on dokuz sene sonra vatanına gelmişse de fazla barınamayıp elli beş yaşında Tarsus tarikıyla tekrar geşt-i diyara der-ban oldu-ğu (1)", kayıtlıdır. Han Mahmut adli halk hikayesinde ve diğer bazı anlatımlarda Karacaoğlan'ın Tarsus'ta Karaca Kız adındaki bir yörük beyi'nin kızına aşık olduğu, vermedikleri için kızın, arkasından da Karacaoğlan'ın Kırklar mağarasına, bazı kaynaklara göre de Eshab-ı Kehf Mağarasına çekilerek orada öldüğü rivayet olunur. İshak Refet Işıtman ise, 1933 yılında yayınladığı Karacaoğlan adlı eserinin 33. sayfasında "Şairin menkıbeleri arasında Karaca Kız adlı birisini sevdiği söylenir ve ölünceye kadar bu sevginin devam ettiği, fakat birbirlerine kavuşamadıkları, en sonunda Karacaoğlan'ın bir tepeye, Karaca Kız'ın da onun karşısındaki bir tepeye gömüldükleri anlatılır. Bu tepeler Çukurova’da imiş", demektedir. Bizim görüşümüze göre buradaki Çukurova'dan Çukur Köyü'nün anlaşılması gerekir. Zira Çukur köyü (şimdi Karacaoğlan) Karaca Kız ve Karacaoğlan Tepeleri'nin düzlüğündedir. Fuat Köprülü'nün araştırma yaptığı dönemlerdeki ulaşım imkanları dikkate alınırsa, Mut İlçesi dahi belli çevre dışında bilinmezken Çukur köyünün bir araştırmacı için bilinmesi elbette mümkün değildir. Esasen şimdiki Çukur (Karacaoğlan) köyü 1286 yıllarında Sarıkavak beylerinden Hacı Kadir ağa zamanında eski yerinden nakledilmiştir. Karacaoğlan tepesinin birkaç kilometre kuzey batısına düşen eski Çukur içme ve kullanma sularını sarnıçlardan sağlayan bir kıraç yayladır. Sarıkavak beylerinin yaylası olan bu köyün 8 kilometre kadar doğuya nakledilmesinin bir de hikâyesi vardır. Rivayete göre köyün çobanı, sürünün içinden bir tekenin sık sık ayrılarak sakalı ıslanmış şekilde geriye döndüğünü görür ve merakla takip eder. Görür ki şimdiki köyün hemen yakınında bir kaynak vardır ve teke tesadüfen bulduğu bu kaynaktan içgüdüsüyle şaşırmadan gidip, suyunu içtikten sonra dönmektedir o. Bundan sonra sadece yazları oturulan eski Çukur su kaynağına yakın yerde yeniden iskân sahası haline getirilir. Köy devamlılık kazandıktan sonra halk Karacaoğlan mezarını adeta ziyaretgâh haline getirmiş, ona evliyalık izafe etmiş, tepenin adına zamanla Erenler Tepesi de denmeye başlanmıştır.

    Kaynak-dursunlu.com

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.070
    Rep Gücü
    330

    Cevap: Yeşilbaşlı Gövel Ördek(Hikayesi)

    Bak simdi gonderdigin turkuyu keyifle dinlerim daha oncede dedimya sana hikayesini okuyunca bi baska haz veriyor insana turkuler...Canimsin tesekkur ediyorum sozunu tuttun ve forumada ekledin emegine saglik...

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: Yeşilbaşlı Gövel Ördek(Hikayesi)

    Türk'ü bence türkü söylerken dinlemek daha hoş, emeğine sağlık, kültürde, geçmişte,sanat da bu değerlerle var, emeğine sağlık. Güzel bir türkü ayrıca.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    2
    Rep Gücü
    10

    Icon14 Cevap: Yeşilbaşlı Gövel Ördek(Hikayesi)

    hımm beyendim teşekür aderim eline sağlık heryerde aradım biburda buldum da bitene bana en az 10 tane lazımama 1 tane buldum geriye 9 tane kaldı :D
    Konu RABİA tarafından (25-02-2009 Saat 06:52 PM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Vak vak ördek "Allah" dedi...
    Guney Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 06-03-2011, 12:14 AM
  2. Ördek Yavruları : Göle İlk Atlayış National Geographic Kids
    Mydonose Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 13-01-2010, 05:22 PM
  3. Gövel
    Kadim Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-11-2009, 05:21 PM
  4. İncinin Hikayesi
    SAHARAY Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 03-01-2009, 07:26 PM
  5. çirkin ördek Yavrusu..
    Mevt Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-04-2008, 12:42 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık