Bir ve İkinci Dünya savaşlarına giden süreci, hobi için vaktiyle çok detaylı inceledim. Bu tecrübe nedeniyle şu aralarda bazılarınıza tek başına fazla anlamlıymış gibi gelmeyebilecek, “sui generis”, bağımsız sanabileceğiniz gelişmenin nasıl da başka olaylarla bağlantılı olduğunu, tüm bu bağlantılı olayların nasıl da aynı sonuca doğrugitmenin aşamalarını oluşturduğunu hissedebiliyorum.

Dünyaya bu gözle bakınca, şu sıralar gidişat maalesef hiç de hoş gözükmüyor. Olacağını bildiğim savaşın tarihi galiba öne çekiliyor bugünlerde. Birbirinden bağımsız gibi gözüken bazı işaretler var. Bunları alt alta sıraladığımda ne demek istediğimi siz de göreceksiniz.

- Amerika, İran’a saldırı planlarını güncelleştiriyor. Ve üstelik 2007’de İran’ın vurulmasını engellemek amacıyla yazılan ve sonradan yanlış olduğu ifade edilen CIA raporu gibi bir rapor da yok ortada bu defa. Aksine Amerikan istihbaratının tüm birimleri, İran’ın nükleer progr***** odaklanmış durumdalar. İsrail perde arkasından bilgiler vererek İran’ın 12 ay içinde nükleer silaha sahip olacağını söylüyor ve bu 12 ay içinde İran’ın vurulmasını istiyor. Amerikan istihbaratı ise nükleer silah için en azından iki yıl daha var diyor. CIA içindeki bir grup da sürenin beş yıl olduğunu vurguluyor. Bunlar 2007 yılında yanlış raporla İran’ın vurulmasını engelleyen grup da olabilir.

- İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, İran’ın üç ay içinde vurulacağı yolunda ellerinde gizli bilgi olduğunu açıkladı.

- İsrail ve ABD istihbaratı arasında istihbarat üzerine bir çekişme başlamışken İsrail’in MİT Başkanı’na getirdiği, “İran’a yakındır ve hakkımızdaki bilgileri oülkeye sızdıracak” açıklaması hem yakışıksız hem de çok tehlikeli bir gelişmedir. Bu İsrail’in, İran’ın vurulması zamanının geldiği an Türkiye’yi de düşmanı olarak konumlandırmasının, buna gerekçe oluşturmasının en ciddi ilk adımıdır.

- Mavi Marmara olayından sonra Türkiye, hava sahasını İsrail savaş uçaklarına kapadı. Bu kararın İsrail’de çok ciddi planlama sorunları doğurduğu, karara karşı verdikleri ciddi tepkiyle ortaya çıktı. İran’a yapılacak herhangi bir saldırıda Türkiye hava alanının kullanılması mecburi görülüyor bu güçler tarafından.

- Doğu Akdeniz, dünyanın en kritik bölgesi haline geldi. Lübnan ve Gazze açıklarında sürekli yeni doğal gaz rezervleri bulunuyor ve bunları işletecek ülkenin, dünyanın en güçlü doğal gaz üreticileri arasında yer alacağı belirtiliyor. İskenderun’da askeri birliğe yapılan saldırının bir de bu gözle ele alınıp değerlendirilmesi gerekiyor, keza yöredeki şehirlerimizde meydana gelen son çatışmalar da bu gözle ele alınsa iyi olacak.

- Doğu Karadeniz’deki PKK saldırıları dikkatinizi çekmiyor mu? ABD, Karadeniz’de arzu ettiklerini tam yapamadığından bir süredir çok rahatsız. Bölge doğal gaz rezervlerine,
doğal gaz ve petrol boru hatlarının geçiş yollarına hâkimiyet açısından hayati önemde. Bu arada Türkiye, Rusya ile bir güvenlik işbirliği süreci başlatıyor. Akdeniz ve Karadeniz’i birlikte ele aldığımızda Türkiye’nin hem kuzey hem güneyden doğusunun patlamaya hazır barut gibi olduğunu görüyoruz.

- PKK, uyuşturucu trafiğini kuzeyimizden yapıyor. Yani Karadeniz’in kuzeyi uyuşturucu trafiği açısından en aktif yöre haline gelmiş durumda.

SIFIR NOKTASINA CAMİ
Bu arada belki çoğunuza konuyla ne alakası var dedirtecek bir gelişme daha oldu. New York’ta İkiz Kuleler’in çöktüğü sıfır noktasına çok yakın bir adreste bir camiinşa edilmesinin yolu açıldı. Amerika’da böylesine sembolik girişimlerin daima bir gizli alt anlamı bulunur. Bu defa da ya Amerika daha sonra üzeceği bir kesime barışsever yüzünü göstermeye çalışıyor ya da caminin oraya kurulmasının toplumun çoğunluk kesiminde yaratacağı tepkiyi ileride kullanmayı düşünüyor.

İSRAİL’İN SAVAŞMA ZAMANI
Öteki Gündem programımızda her hafta, inanmayabileceğimiz ama başkaları tarafından inanıldığı için ciddiye almamız gereken bazı gizemleri inceliyoruz. Geçen hafta yazar Serhat Ahmet Tan ile İsrail’de bazı çevrelerin, kutsal metinlerde yazıldığı için bazı tarihlerde mutlaka savaşılması gerektiğine inandıklarını inceledik. İsrail, savaş kararlarını bu tarihlere bakarak kararlaştırıyor, bu nedenle de aldığı kararlar rasyonel değil. O kutsal metinlerde İsrail’in çatışacağı ülkeler arasında en önde geleni Türkiye olarak ortaya çıkıyor. O şifrelerin yazılı olduğu kutsal metinler de bizim elimizde.

Bütün bu gelişmeleri alt alta koyduğumuzda bölgemizde bir büyük savaşın olması ihtimali gerçekten büyük olasılık gibi gözüküyor. Gerçeklerden kaçmanın yararı yok, gerçeği bilelim ki bu büyük savaşa gidişi dünyada durdurabilecek tek güç olan Türkiye’nin de bir adım atmasına katkıda bulunabilelim. Türkiye’nin neden bu tek güç olduğunu bu gece Habertürk Televizyonu’nda saat 22.05’te Oktan Keleş ile yapacağımız sohbette de tekrar göreceğiz

Savaş işaretleri! - Habertürk