Bu yazı her hangi bir kaynağa dayandırılmayan, doğruluğu iddia edilmeyen tamamen kişisel izlenimlerden oluşmaktadır. Bir karalama niteliği taşır. Özenilmemiş, tashih edilmemiştir, yazım ve imla hataları barındırır.


İskenderun, Dağlıca, ve daha pek çoğu kısacası pkk da İsrail dosyasının içinde olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden israil dosyasına bir antivirüs taraması yapılsa memleketin önü açılacak zannındayım. Acı haberlerin yanında sevindirici gelişmeler de var. Türkiye bugüne kadar bölgesinde sadece savunma durumunda idi. Şu anda ise söz sahibi ve oyun kurucu. Artık sinek avlamak yerine bataklığın kurutulması gerekiyor. Şehit olanlara gelince herkesin gıpta edeceği makamdalar. Fakat şunuda söylemeden geçemem her şehit haberinde üzülüyorum ve bunu yapan kandırılmış teröristlere de acıyorum. Bu suni bir problem. Türkiye’nin bölgede tarihinden gelen köklü bir gücü var. İsrail bunu bildiği için kendi çıkarları açısından bizi pasifleştirebilmek gayesi ile içimizde sorun çıkartıp yormaya oyalamaya çalışıyor. Ben her teröristi bir zamanların meşhur dizisi ziyaretçiler deki gibi bedenini İsrail canavarının işgal ettiği bir zavallı olarak görüyorum. Bir taraftan üzerimize saldıran bu işgal edilmiş bedenlerden korunmak gerektiği gibi asıl önemli olan Ortadoğu’nun bu yeni ziyaretçilerinin şerrini savuşturmak zorundayız. Onların istediği bizim, Türkiye'de yaşayan milletlerin birbirine düşmesidir. Biz birbirimizin insani farklılıklarına meşru dairede saygı gösterip milli birliğimizi muhafaza etmeli ve oyuna gelmemeliyiz.

Ayrıca şunu da eklemeliyim İsrail’de yapılmak istenen sadece basit bir Gazze' ye yardım meselesi değildir ve bu yalnızca sivil bir organizasyonda değildir. Sonuçları hesaplanmamış ta değildir. Bu devlet destekli ve amacına ulaşmış bir organizasyondur. İsrail artık dünyayı kandıramayacaktır. Bölgede esen gerçek terörün asıl kendisi olduğu ispatlanmaya ve dünyaya duyurulmaya başlanmıştır. Daha ileri gidecek olursak 11 eylül olayları bile ABD ve İsrail tezgahıdır. Çünkü İsrail’in Büyük Ortadoğu projesi kapsamında bölgesinde yapılması gereken restorasyonlar vardır. Bundan ABD'ye pay verip böyle bir tezgah kurulmuştur. Bu projenin devamında sırada malum İran ve ötesinde...

Türkiye Brezilya ile birlikte adım attığı İran’ın nükleer programı anlaşması bu tezgahı karıştıracaktır. Bu yüzden ABD bunu veto edecek dikkate alınmayacaktı. Şimdi ise durum değişebilir. Ortadoğu’da nükleer silahların Irakta olmadığını herkes gördü. İran'da da değildir. Fakat aynı bahane ile orası da vurulacak projeye dahil edilecek iken Türkiye rol aldı ve nükleer silahların İsrail’de olduğunu dünyaya haykırdı. Gerçek teröristin İsrail olduğunu da Mavi Marmara gemisine kurduğu çok iyi tasarlanmış yayın sistemi ile naklen verdi. Eğer bu yayın verilemese idi bugün dünya İsrail’i değil Türkiye’yi kınayacaktı. Teknolojik sahada İsrail’in bizden ileri olduğunu hatırlayacak olursak nasıl tufaya geldiklerini anlarız. Çünkü onlar yayını kestiklerini zannederek rahatça ateş açtılar. Halbuki Mavi Marmara tam o sırada başka bir frekansa geçerek bu görüntüleri yayınladı. Onlarınsa bundan haberi yoktu. Unutulmamalı ki tüm oyunlarda olduğu gibi sadece savunma ile oyun kazanılmaz. Kazanmak için oyun kurucu olmak gerek. Kamuoyunun aksine ben bu yaşananların başarılı bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Dünya üzerinde gerçek teröristlerin ABD ve İsrail olduğu artık anlaşılacaktır. En azından bizim bunu anlayıp milli birliğimizi tekrar tesis etmemiz gerekiyor.

Benim şimdi merakla beklediğim şu; Türkiye Brezilya ve İran arasında imzalanan anlaşma dikkate alınmayıp dalga geçiliyordu. Şimdi ne olacak bunu merak ediyorum. BM'de israil ve ABD eskisi kadar baskın olabilecek mi?

Bu İsrail ile Türkiye arasında kozlarını paylaşma meselesi değildir. Türkiye’nin yapmaya çalıştığı İsrail’in gerçek yüzünü görmek istemeyen ve her yaptığına göz yuman dünyanın yüzüne gerçekleri çarpmak BM’de alınacak kararlarda dünya ülkelerinin oylarını İsrail ve ABD baskısından kurtarmaktır. Böylelikle İsrail’in arkasındaki ABD desteği biraz zor duruma düşer dünya ülkeleri de kör davranmakta biraz sıkıntıya girerse Türkiye hem küresel bir aktör olacak hem de bölgesi ve dolayısı ile üzerinde oynanan oyunları bozmak fırsatı bulacaktır. Bu beraberinde Türkiye’nin maddi manevi kalkınması anl***** da gelir. Ayrıca dünya üzerinde çil sürüsü gibi parçalanmış ve sinsi sofralara servis edilmiş dindaşlarımızın da Türkiye’nin liderliği gölgesinde biraz ferah bulmasına imkan sağlayacaktır. Bu her şeyden önce insani bir zarurettir.

Tabi ki yıllarca içine kapanan ve dış politikada pasifleşen Türkiye’nin biranda silkinip hemen kolay başarılar alabilmesi beklenemez. ABD ve İsrail’in oyunları da çok kolay bozulabilecek oyunlar değildir.

Olaylara bu cepheden bakacak olursak Türkiye’nin niçin ivedi bir şekilde savaş ilan etmediğini ve konuyu uluslararası arenaya taşımaya çalıştığını anlarız. Eğer vaziyet savaşa giderse halk olarak bundan kaçmayız. Ancak böyle bir durumda ülke geri gideceği gibi küresel güç olma fırsatını da kaçıracaktır. Ve diğerlerinin tüm oyunları aynen uygulanacak biz ise sinek istilalarında sıtma salgınlarından başımızı kaldıramayız. Zaten savaş olsun istenseydi o yardımlar askeri eskort eşliğinde gönderilirdi. Fakat bu düpedüz savaş ilanıdır. Bu yüzden bu organizasyon sivil bir oluşuma ihale edilmiştir.

Tamda olayların yaşandığı anda başbakanın, dışişleri bakanın ve genelkurmay başkanının yurtdışında olmalarına da dikkat etmek gerek. Hazır Amerika kıtasında iken olaydan hemen birkaç saat sonra dışişleri bakanı ABD’ye geçip BM güvenlik konseyinin toplanmasını sağlıyor. İsrail’in kamuoyu oluşturmasına fırsat verilmiyor. Başbakan evde yoktum deyip gelişmeleri sağlıklı değerlendirebilmek için fırsat kazanıyor. Genelkurmay başkanının olay yerinin hemen yanında, Mısır’da olması da ilginç. Peki Türkiye’nin ulusal prestiji ne olacak? Gidip bunları dövmeyecek miyiz? Mutlaka İsrail cezasını alacak yaptırımlara mecbur olacaktır. Şimdi halk olarak haklı beklentimiz budur. Eğer bu da sağlanabilirse Türkiye büyük bir başarıya daha imza atacaktır. Karşı ülkeye savaş açıp binlerce insanın canına kıyılacağına dokuz şehit ile amaca ulaşılmış olacaktır. Yapılmak istenen şey daha baştan planlandığı gibi savaş değil diplomatik yollardan stratejik başarılar elde etmektir. Peki bunun için gemide ki vatandaşlarımızdan kurban mı verilmeliydi? Unutmayalım ki onlar sivil gönüllüler. Bunu bilerek, kabul ederek, ve isteyerek gittiler. Yurdumuzda gerek Türk gerek Kürt gerekse başka bir etnik unsurdan daha fazla cana kıyılmasın ve Filistin’de Bosna’da Çin’de, Azerbaycan’ da Türk cumhuriyetlerinde Afrika’da daha fazla canımız yanmasın diye kendilerini öne attılar. Keşke bizde …

Bu arada pkk nın daha yoğun karşı atakları da muhtemel.

----------------------------------------------------------------- 2 Haziran 2010







Futbolla ilgilenmem takımda tutmam. Fakat Milli takımın bir maçı olduğunda heyecanla izlerim. O gün tüm Türkiye tek yürek olur. Siyasetlede ilgilenmem çünkü hep içeriye dönük ve kısırdöngüdür. Fakat Türkiye'nin dış politikası hareketlenince ilgimi çekmeye başladı.

Yıllar yılı memlekette hep entrikalar döner, cinayetler işlenir, terör hiç bitmez. Çok entersandır ''bin askere bir terörist düşer'' ama terör hiç bitmez. Acaba bitmesi birilerinin işine mi gelmiyor? Artık bunun sorulması gerekir. Veya terörün bitmesi için hepsininin kökünün kazınması mı gerekir? Kazıyamazsınız ki. Çünkü o zaman ölen her teröristin yakını intikam için onun yerine geçer. Gittikçe kangren olur. İşin ucu soykırıma gider. Çözümün bu olmadığı artık aşikar.

Peki bir şey soracağım? Nereden çıktı bu kürt problemi?

Dedelerim ve ninelerim Çanakkale'ye yerleşmiş Bulgaristan göçmeni. (Kırcaali'den gelmişler.Türkiye'nin Etnik Kökenlerini Araştırma Komisyonu çalışmalarına göre Kırcaali bölgesinde ki türkler daha Yıldırım Bayezit zamanında orta asyadan gelen göç kafilelerinden oluşuyor. 1390 lı yıllarda Yıldırım Bayezit İstanbul'u almaya niyet ediyor. Bunun için o dönem gelen göçleri İstanbul'un Balkanlar yolu ile avrupadan alabileceği yardımların önünü kesmek için Kırcaali dağlarına yerleştiriyor. O gün bugündür o insanlar hep kendi içinde evlenip çoğalıyorlar. Belki fazla iddialı ama Türkiyede ki en eski Türk kanı oralardan gelenlerde bulunuyor ve bende de. Kısacası kürtlerle hiçbir kan bağım yok. Belki öyle düşünenler olabilir.) Şimdi diyorum ki Nedir bu kürt problemi? Benim birçok kürt arkadaşım var ve hiçbir problemleri de yok. Fakat bize pkk yüzünden bütün kürtlere düşmanlık etmemiz empoze ediliyor. Daha doğrusu birbirimize girmemiz için pkk kuruluyor ve her geçen gün genişliyor. Pkk yı bizim kürt düşmanlığımız büyütüyor. Ve bugüne kadar bu devlet politikaları ile de desteklendi. En basiti kürtçe konuşmayı yasaklamakla hiçbir şey kazanmaz aksine kürtlerin düşmanlığını pekiştirirsiniz. Ben artık devlet kurumları eli ile de yapılan bu kürtlere baskı politikasının pkk'yı canlı tutabilmek için olduğunu düşünmeye başladım.

Şimdi birde şuna bakalım. Pkk eylemleri niçin hep Türkiye'nin attığı önemli adımlar esnasında oluyor? Onların derdi Kürdistan ise davasını hep Türkiye'nin önemli stratejilerine mi endekslemiş? ÇOK SIRITIYOR

Geçen gün İsrail olayları arkasından pkk'nın eylemlerini arttırabileceğini yazmıştım. Öyle olmadı mı? Peki nereden emir aldığı şüphe uyandırıcı degil mi? ÇOK SIRITIYOR.

O gün fazla iddialı olur ayrıca yanlış anlaşılır diye yazmaktan çekindim. Türkiye'de yıllar yılı faili meçhul cinayetler işlenir. Bu cinayetlerin failleri hiç bulunmaz. Çünkü öyle olsun istenir. Nihayetinde ya toplumun bir kesimine veya Türkiye'ye fatura kesilir. Fakat köprünün altından çok sular aktı. Millet uyanmaya meseleyi kavramaya başladı. Fakat bu meçhul katil uyanamadı hala eski yöntemleri kullanmaya devam ediyor. Gerçi yöntem eski fakat etkisiz de değil. Ancak fail eskisi kadar kamuflajlı değil. Kral çıplak ÇOK SIRITIYOR.

Diyeceğim o ki İsrail beklemediği bu durum karşısında henüz lobi yapamadan dünyaya yakalanınca şaşkınlığa uğradı. İlk defa tüm dünyadan tepki aldı. Hatta ABD bile bu kankisine mecburen ağzının ucu ile niye yakalandın manasına da çıkabilen bir tepki verdi. ABD BM güvenlik konseyinde İsrail hakkında verilebilecek olumsuz kararları öyle yada böyle yine veto eder ama yinede İsrail bu güne değin hiç bu kadar zor duruma düşmemişti. Ne olur ne olmaz. BM daimi üyelerinin veto etmesini sağlayabilmek için ABD'yi orada yanlız bırakmamalı. Örneğin Fransa en kolay etkileyebileceği ülke. İsrail'i kesin bir dille kınamıştı. Malum ermenilerin Fransa diplomasisinde çok etkin lobi faaliyetleri var. Şimdi Türkiye'de bir iki ermeni suikastı olsa Fransa'da ki İsrail tutumu hemen değişebilir.

Nitekim bugün Hrant Dink'in avukatı ölü bulunuyor. ÇOK SIRITIYOR.

Şimdi bir ikide papaz öldürüldümü Hrıstiyan ülkeler hemen Türkiye'ye tavır alır. O da dün oldu. ÇOK SIRITIYOR.

Türk kamu oyuna da bu İsrail öfkesini unutturup hükümetin üzerinden İsrail intikamı baskısını düşürmek için pkk'ya birkaç eylem yaptırdınmı bu iş tamamdır. ÇOK SIRITIYOR.

Haa aslında şu Ban Ki Moon’da pek bir halt edebileceğinden değil ama yinede ağzı durmuyor. Onu da susturmak için geçen yıl olduğu gibi yine Uygur Türkleri’ ne çuvaldızı batırsak ta Çin ile Türkiye’ yi karşı karşıya getirsek diyebilir bu meçhul fail.

İsrail aslında teknolojide gelişmiş bir ülke iken bu gibi stratejik müdahelelerde hala geri kafalı. Örneğin Türkiye'yi küçük düşürmek için büyükelçimizi daha alçak bir koltuğa oturtarak dünyaya yayın yapmıştı. Hangi çağda yaşıyorsunuz. Kendileri komik duruma düştüler. Birde özür dilemek zorunda kaldılar. Şimdide zaten herkesin olmasına ihtimal verdiği suikast ve saldırılar yapılıyor. Kendilerini ele veriyorlar. ÇOK SIRITIYOR.

O zaman uğraşma İsrail ile niye uğraşıyorsun?
Kim uğraşıyor. Yıllar yılı pkk belası yetti. Biz hep Suriye'yi Irak'ı İran'ı suçladık. Fakat artık anlaşılıyor ki işin daha gerisinde başkaları da var. Malum büyük ortadoğu projesinde Türkiye'nin doğusunun da olduğu bilgisine gafil kalmamak lazım. Arapları sevdiğimiz söylenemez. Bize hep onlar sizi arkanızdan vurdu dendi. Doğrudur da. Onları sevmek zorunda da değiliz. Fakat yüz çevirmek doğru mu? Biz onlardan yüz çevirdik, diyaloğu kestik onlarda pkk'nın içlerinde yuvalanmasına ses çıkarmadı. Peki pkk'yı kim bunların rahmine yerleştirdi?

Bu yapılan Gazze operasyonunu işte bu açıdan önemsiyorum. Biz sevsekte sevmesekte arap komşularımız ile arayı düzeltebilirsek onlar zaten kendine bir faydası olmayan pkk'yı tükürür atarlar. İşte İsrail'e müdahele bize arapların ve Müslüman ülkelerin topyekün desteğini kazandırır. Bize ve bölgesine pkk belasından başka daha pek çok zarar veren İsrail'in bir anda gücü zayıflar. Bu arada İnsani açıdan Gazze'ye yardım edilmesi Allah rızası samimiyetinden de uzak değildir.

Ayrıca şunu da unutmamak gerekir; Büyük Türkiye Cumhuriyet'i lafla olmaz. Büyük olmak için bölgenizde ve dünyada da büyük olmanız gerekir. Türkiye'nin Osmanlı'dan kalan tarihi mirasından ortadoğu halklarında hala hayranlıkla bahsedildiğini unutmayalım. Türkiye bir anda bölgesinin lideri olabilir. Bu bize ne mi kazandırır? Irak savaşında ABD aptalmıydı da o kadar zora girdi, insan kaybetti, para harcadı hatta bu savaşın olabilmesi için kendi ikiz kulelerini devirdi. Bir şey kazanmadı mı?

Paçayı kurtardı.
Herkes biliyor dolar euro karşısında savaşını kaybediyordu. Dünyaya yön veren enerjidir. ABD geldi petrolün üzerine oturdu. Kontrolü eline aldı. Dolar dolayısı ile ABD gidici iken şimdi euronun düştüğü duruma bakın. AB neredeyse dağılacak sanki. Bir Yunanistan krizi bile AB'yi nasılda salladı.

Biz hala araplar bizi arkadan vurduya devam edelim. Burnumuzun ucundan haberimiz yok. Enerji üzerinde söz sahibi olan, güçlü ülkeler arasında yer alır. Güçlü olmak ise edebiyatla olmaz.

Türkiye'nin önünü açacak olan bölgesel liderliktir. Bu ise hemen az ötemizde. Arapların abisi olmak ve bize çelme takıp duran İsrail'i yakamızdan silkmek. Üstelik bizim bunu yapabilmek için İsrail ve ABD gibi vahşet ve entrika uygulamamız gerekmiyor. Sadece gönül alarak o kadar. Ayrıca tıpkı bugün kürtler gibi o gün de araplar oyuna gelmişti. Arap halklarının artık ağzı yandı. Şu anda araplara ve kürtlere düşman olduğumuzu söylebiliyorsak bizde oyuna geldik demektir. Yunanistan’la bile flört etmeye başladığımızı düşünürsek.

Birşeye daha dikkat çekerim. Türkiye birkaç yıldır bütün kronik düşmanlıklarından kurtulmaya çalışıyor. Çünkü hepsi ayak bağı. Onlardan ne zarar gelir ne fayda. Zarar gelir şöyle; Bize zaman kaybettirir. Biranda Yunanistan ile aramız düzelmeye başladı. Ermeniler ile diyalog kurulmaya çalışılıyor. Kürtler ile sorun olmasın isteniyor. Ve dahası. Çünkü bunların hepsi başımıza sarılmış aslında atsan atılır belalar. Biz bunlarla uğraşırken hele hele kürt meselesinde hem kürtler hem biz oyuna gelirken meçhul fail sınırlarımıza girmiş haberimiz yok. Ayrıca bu meçhul failin malum olabilmesi için diğer kronik düşmanlıklardan emin olunmak gerekir. Bu açıdan yapılan doğru bir harekettir.

İsmet İnönü'nün bir sözü var büyük devletler arasına girmek vahşi hayvanlarla yatağa girmek gibidir. Bu doğru. Fakat gerisinde kalmak ise vahşi hayvanların sofrasında yem olmak gibi. İsmet İnönü demişken bu millet bir kurtuluş savaşında, bir Kıbrıs harekatında, şimdi birde one minute olayında çoğulcu katılımı yakalayabildi.

Gün milli birlik günü. Unutmadan dün pkk yatağı olarak bilinen diyarbakır'da hayli kalabalık bir İsrail'i kınama eylemi yapıldı. Dikkat çekerim Kürt'ler ile ortak bir paydada buluşabiliyoruz. Bu arada pkk destekçisi partilerin diğer partiler kadar Kürtlerden oy alamadığınında hakkını vermek gerek. Yani her kürt pkk’ya destek vermiyor. Anadolu'nun manevi yapısını inkar etmek aptallık olur. Bizi birleştirecek olan bunu kabul etmektir. Sevsekte sevmesekte kimsenin meşru özgürlük sınırlarına müdahele etmeden tüm etnik varlıklarımıza saygı göstermek mecburiyetindeyiz. Bunu yapmayan İsrail gibi olur. Burnu boktan çıkmaz hem bu dünyada hem ahirette.

Peygamberim Efendim şöyle buyurur; Hatırladığım kadarı ile

''Sizin birbirinize üstünlüğünüz soy, ırk, zenginlik, güç ile değil ancak ahlak iledir.''


------------------------------------------------------------------------- 4 Haziran 2010