1. Kutsal kitaplardaki gizli mesajlar

Dünyanın her yerinde kutsal kitaplarda gizli mesajlar arayanlar vardır. İster ebcet hesabıyla olsun, ister matematikle. Bunlardan bir tanesi de Michael Drosnin tarafından ortaya atılmıştır. İşin teknolojik kısmı, Tevrat'ın özel bir bilgisayar yazılımıyla deşifre edilmesindedir. Kitap ve yazılım satışları iyi de para getirmektedir. Ancak bazı iddialara göre Drosnin bu sayede İsrail'de Mossad'ın ve Amerikan Savunma Bakanlığı'nın dikkatini çekmiştir ve danışmanlık yapmaktadır.
Teoriye göre Tevrat'ta anlatılan ve binlerce yıl sonrasındaki olayları anlatan olaylar bu yazılımla çözülebilmektedir. Bilimsen analizler ise Drosnin'in sonuçlarının istatistiksel olarak önem arz etmediği yönündedir. Kutsal kitaplarda anlatılan olayların gelecekle ilgili önemli bilgiler içerip içermemesinden öte, mesele Drosnin'in sonuçlarının ve uyguladığı metodun gerçekliğidir.



2. SETI bir paravan!

Teoriye göre Amerikan hükümeti dünya dışı yaşamın olduğunu zaten bilmektedir. Ancak bunu saklamak için SETI projesini bir paravan olarak kullanmakta ve "Bakın dünya dışı yaşamı arıyoruz ama henüz bulamadık" demektedir.
SETI'nin anlamı Search for Extra Terrestrial Intelligence, yani dünya dışı akıllı varlık aramadır. Dev radyo teleskoplar uzaydaki uygarlıklardan gelebilecek radyo sinyallerini ve mesajları dinlemektedir.


3. ABD Wi-Fi güvenliği konusunda yalan söylüyor

Baz istasyonları bir yana yurt dışında okullarda Wi-Fi erişim noktaları bulunuyor. İddiaya göre hükümet bunun oluşturduğu sağlık riskinin farkında olduğu halde projeyi sürdürmektedir. Bu sayede Wi-Fi'nin sağlık riski oluşturmadığı gösterilmeye çalışılmaktadır. Gerçeğin üstü örtülmüştür ve çocuklar araştırmalarda gizli denek olarak kullanılmaktadır.
Bir Wi-Fi noktasının maksimum güç çıktısı bir watt'ın onda biri kadardır. Bir cep telefonu ise 2 watt iletebilir. Mesafeyle sinyalin etkisi düşer. Haliyle Wi-Fi erişim nktalarının olası zararları abartılmaktadır.

4. Google Earth'de sansür var

Dünya devletleri Google'a baskı yaparak boyun eğdirmiş ve Google Earth'ü sansürlemiştir. Eskiden sadece askeri kontrol altında olan yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinin sivillerin ve potansiyel teröristlerin eline geçmesi devletleri rahatsız etmektedir. Aslında daha yüksek çözünürlüklü görüntüler, bilinçli olarak pikselleştirilerek detaylar yok edilmektedir.
Bu teori hem doğrudur, hem de değildir. Bazı askeri üstler açıkça görülürken bazıları sansürlenmiştir.


5. E-postlar Echelon ile okunuyor

Teoriye göre Amerika, İngiltere, Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya ortak bir dinleme projesine girişmiştir. Echelon cep telefonlarını, e-postaları ve dinlenebilecek ne varsa dinlemektedir. Güçlü bilgisayarlar da bu verileri analiz etmektedir.
Buna eskiden paranoyaklık deniliyordu ama günümüzün küresel terör tehditleri düşünüldüğünde her ülkede böyle bir sistem olmadığı söylenirse, esas bu şaşırtıcı olur.


6. Microsoft HD format savaşlarını uzattı

Microsoft kasıtlı olarak HD-DVD ile Blu-ray arasındaki savaşı uzatarak tüketicilerin DVD yerine geçecek bir teknolojiye para yatırmasını önledi. Bunu yapmaktaki amacı HD medya için bir donanıma yatırım yapmak yerine vakit kazanmak ve bu hizmeti online olarak sunmaktı.
Başka bir versiyona göre Blu-ray'in kazanacağını bildiği halde savaştı. Bu sayede Windows Media Video 9 sayesinde 1920 x 1080 filmler indirmeye açılana kadar vakit kazandı.
Bu teori büyük olasılıkla gerçek. Blu-ray'in çıkışı çok uzun süre gecikti ve Microsoft Xbox 360'da HD-DVD'yi başta opsiyonel olarak harici bir disk olarak sundu ve sonra üretimi durdurdu. Bu bir strateji uyguladığını gösteriyor.


7. CIA'in kıramayacağı kod yok

Amerikan hükümetinin ne adı ne de hızı bilinen süper-süper bilgisayarları var ve bunlar bütün şifreleri kırabilir. 2002 yılında 64 bit şifreli mesajlar kırıldı. Bu 331,252 bilgisayarın neredeyse 5 yılını aldı.
128 bit şifrelemeyi kırmak bundan 18,446,744,073,709,551,616 kat uzun sürüyor. Uzmanlara göre bunu kırmak için 2005 yılında 242,000 milyar dolarlık özel donanım gerektiriyordu. Kuantum bilgisayarı için 128 bit şifreleme bile anında kırılabilir hale geliyor. Bu teori de diğerleri gibi sadece bir teori olabilir, veya gerçek olabilir ama kesin olan bir şey varsa, böyle bir gücü elinde tutan kimsenin gerçeği açıklamayacağı. İşte bu yüzden bu teori de sürüp gidecek.


8. Google hakkımızda bilgi topluyor

Google'da yaptığımız bütün aramalar depolanıyor ve bu sayede hakkımızdaki her şey öğrenilebiliyor. Dinimiz, dilimiz, ırkımız, politik görüşümüz, cinsiyetimiz ve çok daha fazlası. İddiaya göre daha sonra bu bilgiler reklam verenlere satılıyor ve bu yüzden reklam bombardımanına maruz kalıyoruz.
Google cookie'ler ile bilgi topladığını ve uygun reklam gösterdiğini zaten gizlemiyor. Ancak Google'ın bu bilgileri internette sörf yapan kullanıcıların gerçek kimlikleriyle bağdaştırıp bağdaştırmadığı veya bunu yapıp yapamadığı bilinmiyor. Böyle bir şey için internet servis sağlayıcısının iş birliği gerekiyor. Eğer ISP'den IP'yi kullanan abonenin ismi alınırsa mümkün, aksi takdirde mümkün değil.


9. Facebook CIA'nın işine yarıyor

DARPA Amerikan hükümetinin gelişmiş savunma araştırmalarını yürüten kurumu. Aynı zamanda internetin de mucidi olan kuruluş. İddiaya göre Facebook'un kuruluşunda DARPA'nın parmağı var. Ve amaç kullanıcıların gerçek isimleriyle abone oldukları ve kişisel bilgilerini özgürce paylaştığı bir platform oluşturmak, böylece herkesi fişlemek.
İstihbarat teşkilatlarını sıradan insanların bilgileri değil, suçlular ilgilendiriyor. Facebook'ta gerçek suçlular, suçlarıyla ilgili bilgi paylaşmıyor. Bu yüzden doğru olmama ihtimali var. Ama doğru bile olsa kimse doğru demeyecektir. Bu yüzden bu da devam edecek bir teori.

10. Conficker Çin hükümeti tarafından yazıldı!

İddialar göre Conficker virüsü Çin hükümeti tarafından gelişmiş siber savaş testi amacıyla yazıldı. Bulaştığı bilgisayarlara yeni komutlar iletilebilmesi sayesinde gerçek yetenekleri belirsiz ve tehlikesi büyük bir zararlı olan Conficker gerçekten korkutucu. Özellikle hükümet sistemlerine bulaşması bunun bir kanıtı.
Bir diğer teoriye göre bu solucanın kaynağı Ukrayna. Kaspersky uzmanı Eugene Kaspersky bu solucanın Ukrayna kaynaklı olduğuna yüzde 60 emin olduğunu belirtiyor. Elbette Gürcistan'ın Rusya'yı suçladığını da belirtmek gerekiyor.
kaynak:chip