Kaş Yapayım Derken Göz Çıkarmayın

Evet, biz kadınlar, siz erkeklere bayılıyoruz. Hatta bu dünyada en çok keyif aldığımız şeylerin başında sizin tarafınızdan ilgi görmek, sevilmek ve el üstünde tutulmak geliyor!

Ancak, bu söylediklerimden, bizi ilgiye boğarak her şeyi kolayca elde edebileceğiniz fikrine kapılmayın; çünkü ipin ucunu kaçırır ve bize çok fazla ilgi gösterirseniz, sizden kaçar, hatta kaçmakla kalmayıp buz gibi soğuruz. Kısacası yapmanız gereken şey bizim istediğimiz kadar ilgiyi, istediğimiz zamanda ve istediğimiz şekilde vermek; yani hem kendimizi sahiplenilmiş, hem de özgür hissetmemizi sağlamak!

1. Tanışma anında fenalık geçirtmek istemiyorsanız, “Merhaba, ben Ömer” klişesinden şaşmayın ve uzun cümleler kurmayın. Fakat biranızı içmeye devam edip bizi görmezden gelerek de bir yere ulaşamazsınız.
İlk adımı her zaman sizin atmanız ve kendinizi tanıtıp, bizi sizinle vakit geçirmeye ikna etmeniz gerekiyor. Söz konusu ilk adımı atmak olduğunda, karşınızdaki kadının barda tanıştığınız sarışın, aylardır internette sohbet ettiğiniz gizemli kızıl ya da arkadaşlarınızın size ısrarla ayarlamaya çalıştığı güzel esmer olup olmamasının hiçbir önemi yok. Yapmanız gereken şey, kendinizi fazla kaptırıp çaresiz gözükmemek. Karşınızdaki kadının dikkatini çekmeyi başarırsanız, işin yarısını hallettiniz demektir. En zor aşama ilk aşamadır. Kadınlar hiçbir konuşma fırsatını tepmezler. Bu yüzden bırakın, her şeyi o yönlendirsin; siz sadece gerekli yerlerde bir, iki ilgili cümle ile ona, onu dikkatle dinlediğinizi gösterin. Son olarak korkmayın ve gözlerimizin içine bakın. Çünkü bizimle flört etmenizi çok seviyoruz. Yoksa kırmızı ruj ve destekli iç çamaşırlarına bu kadar çok para vermemizin başka mantıklı bir açıklaması olabilir mi sizce?

2. İlk randevuya bir demet gül ve kadife bir hediye kutusuyla gitmemeye çalışın. Bu arada ‘umursamaz serseri’ imajının işinize yarayacağını da düşünüyor olabilirsiniz; ama hiçbir kadın ilk randevusunun bir hamburgercide geçmesini hoş karşılamaz.
Bazı erkekler tüm hünerlerini ilk buluşmada göstermek gibi bir hataya düşer. Çiçek, hediye ve şık bir restoranda romantik bir akşam yemeği, elinizde tuttuğunuz kozlarınızdır. Onları bir anda harcamak aptallık olur. Onu “tanıdık” bir yere götürün. Barmeni ya da restoran sahibini tanıyor olmanız personele karşı samimi davranmanız çok hoşumuza gider. Ayrıca, lütfen otomobilinizi temiz tutun. Hiç planlamadığımız bir zamanda evinize gelir ve dağınıklıkla karşılaşırsak rahatsız olmayacağımızı, hatta aksine ortalığı toplayan bir kadın olmadığı için memnun bile olacağımızı da belirteyim. Ama ne yazık ki bu kural otomobiliniz için geçerli değil. Ömür boyu yalnız kalmak istiyorsanız, başka tabi!

3. Aşkınızdan ölebilirsiniz; ama unutmayın ki âşık erkek ile acınası erkek arasında ince bir çizgi vardır.
Diyelim ki yeni bir ilişkiye başladınız ve karşınızdaki kadın Cameron Diaz’ın adeta ikizi. Bu şartlarda sakin olmanın pek mümkün olmadığının farkındayım; ama siz yine de temkinli olun ve sevginizi dağlara taşlara haykırmadan önce biraz bekleyin. En azından onun da sizin kadar heyecanlı olup olmadığından emin olana kadar. Ayrıca, kız arkadaşınıza “Bu ilişki nereye gidiyor?” ya da “ Senin için ne anlama geliyorum,” gibi sorular sormayın; çünkü alacağınız cevap hoşunuza gitmeyebilir. Siz ve ilişkiniz hakkında kararsız olduğunu düşünüyorsanız da moralinizi bozmayın; çünkü onu etkilemek ve kendinize âşık etmek için önünüzde bolca zaman olacaktır. Unutmayın ki son gülen iyi güler!

4. Duygularınızı yazarak anlatmayı deneyin; ama lütfen şiir değil!
Yakın bir kız arkadaşımın yeni bir sevgilisi var ve bu “yeni” adam ona durmadan uzun e-postalar atıyor. Buraya kadar bir sorun yok; fakat mesajların hepsi kafiyeli uzun cümlelerden ve klişe betimlemelerden oluşmakta. Kadınlar romantik erkeklerden hoşlanır, kadınlar mum ışığında yemek yemeyi, belki dans etmeyi ve çiçekleri severler; ama kadınlar onlara günde 50 defa şiir okuyan bir adamla beraber olmaz; hem de asla! Bir önceki kız arkadaşınız size duygularınızı sakladığınızı söylemiş olabilir ve siz de bir daha bu duruma düşmemek için elinizden geleni yapıyor olabilirsiniz; ama dediğim gibi, bizim istediğimiz gözlerimizin gökyüzündeki yıldızlar kadar parlak olduğunu duymak değil, sadece güzel oldukları! Ayrıca, gün içinde kendinizi gözlemleyin ve her cümlenizde bir kafiye varsa bir an önce yardım alın.

msn.com